2 / 1 12 SonSon
28 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: aynı konunun üç değişik versiyonu...

  1. #1

    aynı konunun üç değişik versiyonu...

    Ayni konunun 3 versiyonu...
    *************************
    1- Kadin/Erkek
    2- Kadin/Kadin
    3- Erkek/Erkek

    1.Versiyon Kadin / Erkek: Bir erkegin hayati nasil karartilir?> >
    Kadin: Saçimi kestireyim mi?
    Erkek: Olur.
    Kadin: Ama kiyamiyorum.
    Erkek: Öyleyse kestirme.
    Kadin: Canim degisiklik istiyor...
    Erkek: O halde kestir.
    Kadin: Bana akil vermeyi birak, delilere verir gibi.
    Erkek: Eger nasil hosuma gittigini bilmek istiyorsan, sana derimki uzun
    saçli. Bunu biliyorsun.
    Kadin: Beni tanidiginda kisaydi.
    Erkek: Ve sana tam olarak ne dedigimi hatirliyorum: 'Ne güzel olurdun uzun
    saclı
    Kadin: Ama herkes kesmemi söylüyor.
    Erkek: Bu durumda kuaföre git ve birak uyuyayim lütfen. Bunu senden
    Allah rizasi için istiyorum.
    Kadin: Peki nasil kestireyim?
    Kat kat mi yoksa perçemli mi?
    Erkek: Kat kat.
    Kadin: Bana yakisacagini sanmiyorum, çünkü saçim çok düz.
    Erkek: Birak perçemli olsun.
    Kadin: Çok yorucu.
    Erkek: Yordugu zaman tekrar kestirirsin.
    Kadin: O zaman asla uzatamam.
    Erkek: Uzatmak istiyorsan kestirme güzelim.
    Kadin: Bana güzelim deme! ! ! ! ! ! !
    Erkek:? ! ? ! ? ! ? ! !

    2.Versiyon Kadin / Kadin:
    ***************************
    1.Kadin: Ah sekerim saçini mi kestirdin? Ne kadar güzel olmussun! ! !
    2.Kadin: Ay sahi mi söylüyorsun? Ben pek emin olamiyorum. Ay çok mu
    kisa
    oldu acaba...? ?
    1.Kadin: Amaaan ne alakasi var. Benim yüzüm bu kadar genis olmasa ayni
    kesimi bende denerdim. Benim su saçim klasik oldu artik, yeni bir
    modele
    hiç cesaret edemiyorum.
    2.Kadin: Ay yapma Allah askina nesi varmis yüzünün.... Bak söyle
    suralarindan kat verdirsen, harika olur! ! Benim de boynum uzun olmasa
    ayni
    seninki gibi bir model yaptirirdim.
    1.Kadin: Ah sekerim sende bir alemsin. Keske benimde boynum seninki
    gibi
    olsa. En azindan su çökük omuzlarimin dikkat çekmesini engellemis
    olurdum.
    2.Kadin: Ayol sen ne diyorsun? .. Senin gibi omuzlari olsun isteyen bir
    sürü kiz var... Giydigin her sey sana öyle yakisiyor ki.. Birde benim
    su
    kisa kollarima bak. Omuzlarim seninkiler gibi olsaydi, giydigim bluzlar
    üstümde emanet gibi durur muydu?

    Vırvırvır dırdırdır vıdıvıdıvıdı...





    3.Versiyon Erkek / Erkek:
    **************************
    1.Adam: Saçini mi kestirdin?
    2.Adam: Evet
    1.Adam: Sihhatler olsun abi! ..
    2.Adam: Sagol...

    yok yok ben bu sefer yorum yapmıcam.. birileri kızar falan
    ama çok gerçekci olmuş beyaaaa
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  2. #2
    Tuba bayanlar adına YAZIKLAR OLSUN...

    TÜH...

    ARKADAN BIÇAKLAMAYA İYİ BİR ÖRNEK...


    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  3. #3
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2

  4. #4
    vallahi dünyada kurduğum en ilginç ama beni en iyi anlatan cümlelerden biri. ben bu bayanları anlayamıyorum. anlayamadan da ölcem.
    seni de anlayamıyorum.
    bu kadın değilde erkekleri kızdıracak bir yazı olsa başırrılı olmaz dı. çünkü bayanlardaki bu alınganlık onlarda yok
    anlayamıyorum bu kadınları, hiççç anlayamıyorummm
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  5. #5
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2
    Alıntı tuba tafarından gönderildi
    vallahi dünyada kurduğum en ilginç ama beni en iyi anlatan cümlelerden biri. ben bu bayanları anlayamıyorum. anlayamadan da ölcem.
    seni de anlayamıyorum.
    bu kadın değilde erkekleri kızdıracak bir yazı olsa başırrılı olmaz dı. çünkü bayanlardaki bu alınganlık onlarda yok
    anlayamıyorum bu kadınları, hiççç anlayamıyorummm
    hahaha birbirlerine düştüler...
    işte bayanların dayanışması

  6. #6
    Alıntı KaRaMaN tafarından gönderildi
    hahaha birbirlerine düştüler...
    işte bayanların dayanışması
    karamannn geçliğine yazık
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  7. #7
    Ben sana şimdi uzun uzun anlatırdım ama hiç uğraşamam...

    Manken akıllı olmakla cinsiyeti karıştırmamak lazım...

    Onun erkeğide kadınıda bir...

    Emin ol saça karşı yorumuda aynı...
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  8. #8
    yok be yaaaaaa.
    bu gerçekten doğru elifim. çok nadirdir senin manken akıllı tabirinin içine girmeyen insanlar...
    bir elin parmakları kadar yada.
    yani bunu benden iyi biliyorsun gözüm...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  9. #9
    Alıntı tuba tafarından gönderildi
    yok be yaaaaaa.
    bu gerçekten doğru elifim. çok nadirdir senin manken akıllı tabirinin içine girmeyen insanlar...
    bir elin parmakları kadar yada.
    yani bunu benden iyi biliyorsun gözüm...



    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  10. #10
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2
    Alıntı tuba tafarından gönderildi
    karamannn geçliğine yazık
    çok korktummmmm

  11. #11
    Alıntı tuba tafarından gönderildi

    1.Adam: Saçini mi kestirdin?
    2.Adam: Evet
    1.Adam: Sihhatler olsun abi! ..
    2.Adam: Sagol...
    İşte bu yaa helal olsun.

  12. #12
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    lütfen fıtratla ilgili problemlerinizde açıklama yapmak zorunda bırakmayın beniçanneme ablama (halamın kızı) ve kardeşine hep söylerim.sizin fıtratınız bu çok hırslısınız.başarıya her zaman daha yakınsınız ama eğer iki bayan aynı işle meşgulseler sen daha güzel ben daha güzel yapıcam diye genelde (her insanda aynı olmayabilir nefsine hakim olanları tenzih ederim) birbirlerine düşerler ve o yüzden erkekler yöneticilikde daha sabırlıdırlar.ama hanım yöneticiler de vardır alanında uzman.azınlıktadırlar çünkü hakimiyet konusunda acizliklerini kabullenmelidirler.neyse daha yazacak komik kavramlar geldi aklıma ama daha yeniyim İNŞALLAH ilerleyen günlerde kiminizi kızdırarak kiminizi güldürerek yazabilirim bu konu hakkında çünkü yaklaşık 89 (83 te doğdum çünkü)dan beri gözlemliyorum sizi( yani bayanları kastediyorum)
    ALLAH a emanetsiniz
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

  13. #13
    tesbitler güzel özellikle tenzih ettiğiniz azınlığa selam olsun....
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  14. #14
    İşte farkımız...Tuba abla teşekkürler bunu kanıtladığın için...

  15. #15
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    ben de teşekkür ederim.çok şükür sınırları kısa da olsa hakimiyet var Elhamdulillah.ALLAH emmareyi geçmeyi,levvameyi aşmayı, mülhimeden sıyrılmayı,mutmainnede tatmini, razıyyede O(C.C)' dan razı olmayı ve merdiyyede ise O(C.C)' nu razı etmeyi,nasib ettikten sonra kemale ermeyi nasip eder İŞALLAH bunu okuyan herkesi.
    yaw insan isteyince güzel şeyler yapabiliyomuş.tamam biraz alıntı kaynıyo olabilir ama içimden gelince (riyadan ALLAH a sığınarak tabii) yazıyorum gitsin.
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

  16. #16
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    herkesten özür dilerim
    mizah bölümünde fazla ağır olmuş bu yazı.ama bi daha olmaz .neyse form kullanmayı öğreniyo diye affedin bu garibi.affetmek büyüklüktür.ama çok utandım şimdi.yazıyı gönderdikten sonra farkettim ne yaptığımı.gülmeyin çok utanıyorum.nolur gülmeyin.
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

  17. #17
    ozisler sen foruma değil ama forum sana alışacak az daha bekle. meraklanma
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  18. #18
    Alıntı ozisler13 tafarından gönderildi
    herkesten özür dilerim
    mizah bölümünde fazla ağır olmuş bu yazı.ama bi daha olmaz .neyse form kullanmayı öğreniyo diye affedin bu garibi.affetmek büyüklüktür.ama çok utandım şimdi.yazıyı gönderdikten sonra farkettim ne yaptığımı.gülmeyin çok utanıyorum.nolur gülmeyin.
    mizah olunca ciddiyette olamaz mı?? bence çok iyi bağladın işi arkadaşım...sağol...

  19. #19
    KON-BEY Hasan Hüseyin ER kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jan 2007
    Konum
    KONYA/BEYŞEHİR
    İletiler
    332
    Blogdaki Konular
    5
    "Hanım, ben böyle bir şeye asla müsaade edemem. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başka kimse alamaz. Hem dünyaya gelen rızkıyla ve sabrıyla gelir, bunu sakın unutma. Diğer iki evladımızı nasıl büyüttüysek, onu da büyütürüz. Allah Kerîm'dir."



    Nurten Hanım gözlerini araladı. Hiç de huzurlu geçmemişti gecesi. Bütün gece kabus doluydu. Dün aldığı kötü haberi bir türlü çıkaramıyordu aklından.

    "Belki de evet belki de rüyaydı bu haber!"

    Aceleyle kalktı yataktan. Masanın üzerinde duran kağıda bakana dek gülümseyen yüzü, asıldı aniden.

    "Doğruymuş. Evet, hamileyim. Kendimi kandırmaya çalışıyorum. Doğru işte üçüncüye hamileyim. Bir bebek daha! Aman Allah'ım! Düşünmek bile istemiyorum. İki çocuğu büyütene kadar neler çektim ben. Hayatım karardı. Tam rahata erdim, rahat bir nefes aldım derken, bir bebekle daha asla uğraşamam. Ne yapmalıyım, Allah'ım? Ne yapmalıyım?"

    Yatakta uyumakta olan kocasına baktı. Henüz ona bile söylememişti hamile olduğunu. "Ona söylesem de bir şey fark etmez ki, nasıl olsa "Dünyaya gelen büyür." diyerek tepkisiz kalır." diye geçirdi içinden.

    Dalgın bir şekilde kahvaltıyı hazırlamaya başladı. Mutfaktan eşine seslendi sonra. Adam yarı uykulu geldi, hazır sofraya oturup yemeye başladı. Zoraki yediği her hâlinden belliydi. Sonra karşısında oturan karısına baktı. Çok durgundu. Bir noktaya dalmış, hareketsiz oturuyordu.

    – Ne oldu hanım? Bu ne dalgınlık?

    – Yok bir şey. Haydi, sen acele et, işe geç kalacaksın.

    Yerinden kalktı. Çocukların yanına gidecekti ki, tekrar geri döndü, kısık bir ses tonuyla eşine seslendi:

    – Bey sana bir şey söyleyeceğim.

    – E.......söyle bakalım.

    – Ben hamileyim, biliyor musun?

    – Doğrumu bu? Çok sevindim. Bebek sevmeyi de özlemiştik hani…

    – Sen sadece sevmeyi düşünüyorsun. Oysa ben nasıl bakacağımızı… Neden? Çünkü sen sadece seviyorsun. Ben ise sabahtan akşama kadar çocuklarla canım çıkıyor. Birde uykusuz geceler… Yok, bey, ben iki çocuğu büyütene kadar ne zorluklar yaşadım. Hastalıkları, üstleri, başları, mamaları, bezleri… Yeni yeni kendime geldim. İnsan içine çıktım. Bu yaştan sonra üçüncü bir bebekle asla uğraşamam. Ben bu bebeği aldırmaya karar verdim.

    Adamın neşesi kaçtı. Elinden çatalı hışımla bırakırken, bir taraftan da düşüncelerini açıklıyordu:

    – Hanım ben böyle bir şeye asla müsaade edemem. Allah'ın verdiği canı Allah'tan başka kimse alamaz. Hem dünyaya gelen rızkıyla ve sabrıyla gelir, bunu sakın unutma. Diğer iki evladımızı nasıl büyüttüysek, onu da büyütürüz. Allah Kerîm'dir.

    Nurten Hanım hıçkırıklarla ağlarken, bir taraftan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu:

    – Tabiî, sen ne gördün ki! Akşamdan akşama baba oldun sen. Bütün sıkıntıyı ben çektim. Gece sabahlara kadar ben salladım. Acıktıklarında ben doyurdum. Bezlerini ben yıkadım. Sen ne yaptın? Sadece sevdin.

    – Ama ben de rızklarını temin etmek için gece yarısına kadar çalıştım. Bir şey diyor muyum? Bunlar bizim görevimiz hanım. Sen ne dersen de, ben izin vermiyorum..

    Adam aceleyle hazırlandı. Kapıya gelince seslendi:

    – Hanım! Ben gidiyorum. Bir şey istiyor musun? Gelirken alayım.

    – Sadece bana kürtaj için para bırak.

    Adamın yüzü asıldı:–Sana anlattım ya! İzin de vermiyorum para da. Akşam gelince konuşuruz.

    Kapıyı hışımla kapatarak çekip gitti. Nurten Hanım kendini çaresiz ve yalnız hissediyordu. Bir yandan ortalığı topluyor, bir yandan da eşinin ardından söyleniyordu:

    –Sen ne çektin de konuşuyorsun? İzin yokmuş. Senden izin isteyen mi var?

    Sonra gözüne bilezikleri takıldı. Evet, bunları annesi takmıştı. Bilezikleri bozdurarak kürtaj olabilirim diye düşündü. "Buna da bir şey diyemez ya. Çünkü onun değil." diye düşünürken gülümsüyordu.

    – Bu işi bugün halletmeliyim. Akşam olmadan, o işten gelmeden hem de. Yine aynı konuşmaları çekemem vallahi.

    Uyuyan çocuklarına baktı. Daha uyanmayacaklarını biliyordu. Onlar uyanana kadar işini halledebilirdi. Uyandıklarında okumaları için bir not yazarak hazırlanıp hızla çıktı evden. İlk işi açık olan bir kuyumcu dükkânı bulup, annesinin taktığı bilezikleri bozdurdu ve en yakın hastaneye attı kendini. Nihayet doktorun karşısındaydı.Olan biteni anlattı bir çırpıda. Doktor daha ufak olduğu için bebeği alabileceğini söylediğinde biraz rahatladı. Hemşire yatacağı yeri gösterdi ona. Biraz korku biraz da tereddütle şaşkın bir şekilde yatarken kararsızlığı devam ediyordu.

    – Acaba vaz mı geçsem? diye geçirirken içinden, bebek bakımının zorluklarını geçirdi gözünün önünden.

    – Yok, yok, bu gün bu iş bitmeli. Kurtulmalıyım mutlaka, dedi. Hemşireyle konuşuyordu ki, verilen narkozun tesiriyle kendinden geçmişti.

    Minicik masum bebek parçalara ayrılarak kazınıyordu. Daha annesinin şefkatini hissedemeden, kokusuna doyamadan, koynunda güven duyacağı bir gece bile geçiremeden, bu dünyada en fazla güveneceği varlık tarafından yok edilmişti bile...

    Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordu. Gözlerini araladığında. Her yer bulanıktı. Gözleri birşeyler sormak için birilerini aradı. Belli belirsiz seçebiliyordu hemşireyi.

    – Bitti mi? diyebildi sadece. Hemşire iş bitirici bir ifadeyle:

    – Evet, efendim. Geçmiş olsun. Kendinizi iyi hissettiğinizde evinize gidebilirsiniz.

    – Hemen gitmeliyim. Bana bir taksi çağırın lütfen. Evde çocuklarım var, çoktan uyanmışlardır.

    – Biraz daha dinlenirseniz daha iyi olur

    – Evde dinlenirim. Beni kapıya kadar bırakın. Taksiyle giderim ben.

    Hemşire telefonla konuşup taksinin kapıda olduğunu söylediğinde yavaşça doğruldu yerinden. Başı dönüyordu. Kendini hiç de iyi hissetmiyordu; ama gitmeliydi mutlaka. Akşam olmadan evde olmalıydı. Hem de çocukların uyanmış ve acıkmış olabileceklerini düşünerek, getirilen tekerlekli iskemleye oturdu. Başı hâlâ dönmekteydi. Şoföre adresi verdikten sonra derin bir oh çekti. Şoför:

    – Geçmiş olsun abla. Hasta mısınız?

    Hâlsiz ve yorgun bir şekilde karşılık verdi:

    – Yok, iyiyim şu an. Bir sorunu hallettim de.

    Derken hafifçe gülümsedi. Evlerine yaklaşmışlardı ki, bir kalabalık ilişti gözüne. İtfaiye, ambulans ve meraklı bir sürü insan yığını uğultu hâlindeydi sanki. Şoför:

    – Abla, burası tıkalı… Evin de yakınsa, sen in istersen, arabayla daha ileri gidemeyiz.

    – Evet, ev az ileride. Tamam, ben burada ineyim.

    Parayı uzatırken bir taraftan da söyleniyordu:

    – Tam da zamanında sıkıştı trafik. Ne oldu acaba?

    Şoför paranın üzerini verirken bir yandan da:

    – Tekrar geçmiş olsun abla, diyerek geri döndü ve hızla uzaklaştı. Nurten Hanım bitkin ve hâlsiz bir hâlde yavaş yavaş ilerlerken, içine bir korku düştü. Hızlı adımlarla gitmek istese de vücudunu taşıyacak dermanı bulamıyordu kendinde. Ambulansa çarşafa sarılı bir ceset getirildiğini gördüğündeyse korkusu iyice arttı. Etraftakiler:

    – İki çocuk da zehirlenmiş. İçeride başka kimse var mı acaba? diye bağrışmalar onu iyice korkutmuştu ki, kafasını kaldırdığında gördüğü manzara dehşetti. Evinden kara dumanlar gökyüzüne doğru çıkarken, etrafta keskin bir yanık kokusu hâkimdi. İnsanların uğultulu bağırışları içerisinde olan biteni anlamıştı. Zaten bitkin olan bedeni daha fazla dayanamadı; olduğu yere yığılıp kaldı. Ambulansın başındaki doktor görevlilere seslendi;

    – Kadın bayıldı! Arkadaşlar çocuk cesetlerinin yanına taşıyalım da ilk müdahalesini yapalım. Haydi, arkadaşlar acele edin...



    Mükerrem BULUT
    HAK GELDİ BATIL ZAİL OLDU

  20. #20
    Bekarlık gerçekten sultanlık. Yukarılarda ispatı bolca var...
    Klavye Mücahidi

2 / 1 12 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •