+ Konuyu Yanıtla
9 / 2 İlkİlk 123456789 SonSon
161 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: Vehhabiler Fırkasına Karşı Çok Önemli Bir Uyarı

  1. #21
    Pasif Üye ebu revaha kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Nov 2006
    Konum
    tevhid bayragının dalgalandıgı mekanlar
    İletiler
    13
    subhanallah bütün sorunlar bitti bumu kaldı aklınızı başınıza alın kardeşlerler,BOBBALAR MEZHEP SORMUYOR....

  2. #22
    agd_sisli Sedat ÖCALAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    istanbul mh. adapazarı cd. şişli sk.
    İletiler
    464
    Blogdaki Konular
    2
    gelin ortak noktada buluşalım.. vehhabiliği bırakın.. selefiliği bırakın.. hanefiliği bırakın..nakşiliği bırakın..

    hepiniz fenerbahçeli olun.. sizin tek buluşacağınız ortak nokta bu..


    o ona sapık diyo..bu buna sapık diyo.. içine ettiğimin memleketinde benden başka müslüman kalmadı en sonunda ha..

  3. #23
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi Mesajı Göster
    haşa: imam ahmeti öne atarak beni susturacağınımı sandın. sen kendini hambeli olarak göre bilirsin ama?sen hambeli meshebini kullanan sapık bir fırkasın.

    hambeli mezhebini kullanan bütün hambeliler sapık diyerek kendin bunlardan
    ayrı olduğunu söylüyorsun.
    oysa hambel ehli sünnetin en mühim müctehitlerinden biridir.
    yani sen ehli sünnet alimi olan hambel r.a ün sözünü yalanlıyorsun.

    tamam.. olabilir.. ehli sünnet ismi kullanarak ehli sünnete alimlerine
    düşmanlık etmekte olabilir.
    peki nesin sen?
    hambel r.a diyor ki ALLAH keyfiyeti şekli kendi kudretinde olmak üzere
    Arş'a istiva etmiştir.

    bende hambel r.a'ın görüşlerini kabul etmiş bir mü'minim..
    sadece onun değil, istivayı aynı şeklilde izah eden imam azamın ve
    imamı şafinin ve imamı temiyyenin görüşünüde kabul ediyorum ve iman
    ediyorum.

    peki sen neye iman ediyorsun?

    hadi söyle bana..

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  4. #24
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi Mesajı Göster
    haşa: imam ahmeti öne atarak beni susturacağınımı sandın.

    ayrıca seni ne susturur?

    yani Kur'an-ı Kerim ayetleri seni susturamadı..
    hadisler susturamadı.
    müctehid imamların görüşleri susturamadı..

    seni ne susturur?


    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  5. #25
    beni,sizin doğru iman etmeniz susturur.
    لَيْسَ كَمِثْلِه شَىْءٌ َMeâli:"Allah hiçbir şeye benzemez."

  6. #26
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    İmam eş-Şâfi'î, kendisine nisbet edilen el-Fıkhu'l-Ekber isimli eserde[3] şöyle der: "Eğer "Allah Teala, "Rahman Arş'a istiva etmiştir" buyurmuştur" denirse şöyle cevap verilir:

    "Bu (türlü) ayetler bunlara ve benzerlerine, ilimde derinleşmek arzusunda olmayan kimseleri cevap vermede şaşkınlığa sürükleyen müteşabihattandır. Yani bu kimseler bu türlü ayetleri olduğu gibi kabul edip, araştırma yapmamalı ve bunlar üzerinde konuşmamalıdır. Çünkü kişi ilimde rüsuh (derin kavrayış) sahibi olmadığı zaman şüpheye ve vartaya düşmemekten emin olamaz. Onun, Allah Teala'nın sıfatları hakkında, zikrettiğimiz gibi inanması gerekir. Allah Teala'yı hiçbir mekân ihata edemez. O'nun üzerinden zaman geçmez. O, hudut ve son noktalara sahip olmaktan münezzehtir; mekân ve yönlerden müstağnidir. "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur." (42/eş-Şûrâ, 11)[4]

    Bu hikmetli sözlerden bile mana bulamayanlar var ise Allah için sussunlar ve çekip gitsinler bir mübarek mürşide bağlanıpda kayboldukları karanlıklardan kurtulsunlar inşaAllah.
    Bu konu artık kapansın havaya anlatmıyoruz Halen daha istiva sözünü kavrayamadınız bazılarınız! Ne kadar yazık halbuki siz küfre düşmekten sakınmazmısınız? Şu yukarıdaki hikmetli sözleri tekrar tekrar okuyunuzda halen anlayamadığınız mevzular var ise bir pay çıkarın inşaAllah. Ben herkesin samimi olduğuna inandığım için burdayım ama cahillikler üzerine ise o neresi olursa olsun orada olmam inşaAllah.
    Hayırlı çalışmalar dilerim..vesselam
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  7. #27
    Ebu Hanife (ra)'a: “RABBİMİN SEMADA MI YERDE Mİ OLDUĞUNU BİLMİYORUM” diyen bir adamın hükmünü sordum. “ŞÜPHESİZ O KAFİR OLMUŞTUR... ” Çünkü Allahu Azze ve Celle şöyle buyuruyor: “RAHMAN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR”

    “ARŞIDA YEDİ KAT SEMANIN ÜSTÜNDEDİR” dedi. Bende dedim ki: O adam diyor ki tamam “ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETMİŞTİR” diyorum lakin “ARŞIN SEMÂDA MI YERDE Mİ OLDUĞUNU” bilmiyorum, tekrar Ebu Hanife (ra) cevaben şöyle dedi. “ARŞIN SEMADA OLDUĞUNU İNKAR ETTİMİ ŞÜPHESİZ Kİ O KÂFİR OLMUŞTUR.”

    Bu mevzuda İmam Malik(ra)' dan, varid olan kavil:

    Abdullah ibnu Ahmed ibnu Hanbel(ra)'dan, er-Reddu ale'l -Cehmiyyeti isimli kitabında, babası Ahmed'den oda Abdullah ibnu Nafl'den o da Malik ibnu E-nes (ra) dan şöyle dediğini rivayet ediyor.

    İmam Malik (RA) şöyle dedi:

    “ALLAH'U AZZE VE CELLE SEMÂDADIR , İLMİ İSE HER YERDEDİR, İLMİNDEN DE HİÇ BİR ŞEY GİZLİ KALAMAZ.”

    Bu Eseri Ebu Davud Mesail'de (263) Abdullah er -Reddu A-le'l -Cehmiyye de (5) ve Aciri Seria da (289) rivayet etmişlerdir.

    Ca'fer ibnu Meytmun’dan, şöyle dedi Mâlik ibnu Enes (ra)’a “RAHMAN OLAN ALLAH ARŞA İSTİVA ETTİ” Ayet-i Kerimesinde ki “İSTİVA” kelimesinde, “İSTİVA” nasıldır diye soruldu. Mâlik ibnu enes (ra) şöyle cevab verdi “İSTİVA” malumdur. Nasıl demek ise ma'kul değildir. “ALLAH'U AZZE VE CELLE'NİN ARŞIN ÜZERİNE İSTİVA ETTİĞİNE İNANMAK İSE VACİBTİR.”

    Seni ise dalâlette olan birisi olarak görüyorum der ve o kişinin meclisinden çıkarılmasını emreder .

    (Beyhaki esma/48; ebu said ed darimi er-reddu al'el cehmiye 28)

    Bu mevzuda Ahmed ibnu Hanbel (ra)’dan, naklolunan kavil:

    1) Ebu Bekr el -Hallâl'in şeyhi, Yusuf ibnu Musa'l-Kattan şöyle dedi:

    Ebu Abdullah'a (Yani Ahmed ibnu Hanbel) denildi ki:



    “(Ne diyorsun ?) Allah'u Azze ve Celle, yarattıklarından ayrı olarak KUDRETİ VE İLMİ İLE HER YERDE OLDUĞU HALDE YEDİ KAT SEMANIN ÜSTÜNDE ARŞININ ÜZERİNDE MİDİR?”

    Ahmed ibnu Hanbel de cevaben şöyle dedi: “Evet, ALLAH'U AZZE VE CELLE ARŞININ ÜZERİNDEDİR HİÇ BİR ŞEY DE İLMİNDEN GİZLİ DEĞİLDİR.”

    Bu Eseri Hallal es-Sünen'de rivayet etmiŞtir.

    2) Ebu Talib Ahmed ibnu Humeyd Şöyle dedi: Ahmed ibnu Hanbel'e “ALLAH BİZİMLEDİR” deyip şu ayeti: “Herhangi bir üç sırdaşın, bir fısıltısı oluyor mu, mutlak ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR” okuyan bir adamdan sordum. Dedi ki: “Muhakkak o CEHMİ olmuştur. Ayetin evvelini bırakarak sonunu alıyorlar.” dedi. Ben de ayeti evveliyle beraber okudum: “BİLMİYORMUSUN ALLAH HEM GÖKLERDEKİNİ HEM YERDEKİNİ HEP BİLİR. HERHANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYORMU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR. BEŞ KİŞİNİN OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH ALTINCILARIDIR BUNLARDAN DAHA AZ, DAHA ÇOK OLUYOR MU, MUHAKKAK ALLAH, HER NEREDE OLSALAR, ONLARLA BERABERDİR SONRA BÜTÜN YAPTIKLARINI, KIYAMET GÜNÜ, KENDİLERİNE HABER VERİR. HABERİNİZ OLSUN Kİ, ALLAH, HER ŞEYİ BİLİR.”



    Ayetin nihayetinde Ahmed ibnu Hanbel şöyle dedi : “(ZATI DEĞİL), İLMİ ONLARLA BERABERDİR.” Ve sonra KAF suresinden şu ayeti okudu: “NEFSİNİN ONA NE VESVESELER VERDİĞİNİ DE BİLİRİZ. BİZ ONA ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ” (Kaf Suresi, 16) Ve sonra “İLMİ ONLARLA BERABERDİR” dedi.

    (Bu Eseri Hallal es-Sünen'de (199) rivayet etmistir.)

    3) Mervezi (ra) şöyle haber verdi:



    Ebu Abdullah'a (Yani Ahmed ibnu Hanbel'e) dedim ki: “Bir insan ki, ben Allah'ın Kur'an da dediği gibi diyorum. Allah da diyor ki: HER HANGİ BİR ÜÇ SIRDAŞIN, BİR FISILTISI OLUYOR MU, MUTLAK ALLAH DÖRDÜNCÜLERİDİR.” (Mücadele 7 ) Bunu derim bundan başka birşey demem diyor. (Ne dersiniz bu adama?) Dedi ki: CEHMİYYELERİN sözüdür. Bilakis ALLAH'IN İLMİ ONLARLA BERABERDİR. ”

    (Bu Eseri Ibnu Buta Inabe'de rivayet edip Zehebi'de Uluv'da (22) tahric etmiştir.)

  8. #28
    (ikimilyonun actığı konudan alınmıştır)


    sen kafirsin

    --------------------------------------------------------------------------------

    Köprüden geçmekte olan yobaz, bir adamın intihar etmek üzere olduğunu görür.
    Koşarak yanına gelir ve ‘Dur, sakın yapma’ der.
    Adam ‘neden’ deyince, yobaz:
    ‘Yaşamak için birçok neden var’ karşılığını verir ve ... aralarında şu konuşma geçer:

    yobaz:
    - Dindar mısın?
    - Evet.
    - Ben de dindarım... Hıristiyan mısın Budist mi?
    - Hıristiyan.
    - Ben de hıristiyanım... Katolik mi yoksa Protestan mısın?
    - Protestan.
    - Ben de... Episkopal mi yoksa Baptist misin?
    - Baptist.
    - Ooo, ben de...
    Tanrının Baptist Kilisesi’nin mi, yoksa İsa’nın Baptist Kilisesi’nin mi üyesisin?
    - Tanrının Baptist Kilisesi’nin.
    - Ben de öyle...!!! Tanrı’nın reformcu Baptist Kilisesi mi, Tanrı’nın orijinal Baptist Kilisesi mi?
    - Tanrı’nın reformcu Baptist Kilisesi.
    - Ben de... !!! !!! 1879 tarihli mi, yoksa 1915 tarihli reformdan yanasın?
    - 1915.
    Yobaz:
    ‘Vay kafir vay’ diyerek adamı köprüden aşağı iter!


    hadi itin birbirinizi

    yapmayın arkadaşlar ebu revaha kardeşimizin söylediklerine kulak verin bombalar mesep sormuyor
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  9. #29
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Alıntı Khattap tafarından gönderildi Mesajı Göster
    İmam eş-Şâfi'î, kendisine nisbet edilen el-Fıkhu'l-Ekber isimli eserde[3] şöyle der: "Eğer "Allah Teala, "Rahman Arş'a istiva etmiştir" buyurmuştur" denirse şöyle cevap verilir:

    "Bu (türlü) ayetler bunlara ve benzerlerine, ilimde derinleşmek arzusunda olmayan kimseleri cevap vermede şaşkınlığa sürükleyen müteşabihattandır. Yani bu kimseler bu türlü ayetleri olduğu gibi kabul edip, araştırma yapmamalı ve bunlar üzerinde konuşmamalıdır. Çünkü kişi ilimde rüsuh (derin kavrayış) sahibi olmadığı zaman şüpheye ve vartaya düşmemekten emin olamaz. Onun, Allah Teala'nın sıfatları hakkında, zikrettiğimiz gibi inanması gerekir. Allah Teala'yı hiçbir mekân ihata edemez. O'nun üzerinden zaman geçmez. O, hudut ve son noktalara sahip olmaktan münezzehtir; mekân ve yönlerden müstağnidir. "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur." (42/eş-Şûrâ, 11)[4]

    Bu hikmetli sözlerden bile mana bulamayanlar var ise Allah için sussunlar ve çekip gitsinler bir mübarek mürşide bağlanıpda kayboldukları karanlıklardan kurtulsunlar inşaAllah.
    Bu konu artık kapansın havaya anlatmıyoruz Halen daha istiva sözünü kavrayamadınız bazılarınız! Ne kadar yazık halbuki siz küfre düşmekten sakınmazmısınız? Şu yukarıdaki hikmetli sözleri tekrar tekrar okuyunuzda halen anlayamadığınız mevzular var ise bir pay çıkarın inşaAllah. Ben herkesin samimi olduğuna inandığım için burdayım ama cahillikler üzerine ise o neresi olursa olsun orada olmam inşaAllah.
    Hayırlı çalışmalar dilerim..vesselam
    Ya Safa Cihad yolundan gittiğiniz alim zat (İbni Teymiyye (r.a) ) Şafi mezhebinden değilmiydi muhalefetine rağmen? Neden bahsediyorsun?...denmişki arş semadamıdır değilmidir bilmiyorum derse kafir olmuştur! tabiki doğrudur bu inkara girer! Şüphesiz Allah arşa ve herşeye hakimdir! ama siz arşa oturuyor derseniz siz kafir olursunuz! ÇOK İNCE NOKTADA DÖNÜP DURUYOR TEHLİKELİ VAZİYETLERE TAKILIYORSUNUZ! İmam-ı Şafi Hazretleri ne güzel izah buyurmuş ama siz ne İmam-ı Şafi hazretlerini nede büyük İmamları işinize geldiği noktalarda kaale alıp işinize gelmediği noktalarda kaale almamak ile büyük hatalar işliyorsunuz! Mezhepsizseniz söyleyin kimse siz laf diyemez herkes birbirine saygı duyar ama sen Allah'a mahluka varan yakıştırmalar yaparsan kafir olursun inşallah kimse mahlukata benzetmez! Allah arşa hakimdir keyfiyeti bilinmez her türlü mekandan münezzehtir..Küçük hatırlatma mezhepsizler İmam-ı Azam hazretlerine Ebu Hanife derler! İkinci Küçük Hatırlatmam ise Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinde o ayeti kerime şöyle naklediliyor; 5-O Rahman, Arş'a hakim oldu.
    Kimse yanlış bilgilerle pak imanlarına karanlıkları bulaştırmasın.Bu tartışmalarda halen haşa ki Allah arşa oturuyor deniliyorsa o kimseler kafirdir zira bu fetvayı aldım! İsterseniz fetva sahibini de derim!
    Bu yazdıklarımı iyi okuyunuz ve sapmalara karşın kendinizi koruyunuz! son yorum ise şu olsun inşaAllah..

    Teymiyye Allah (CC)'ın el Fetava'l Kubra adlı kitabında Allah tealaya el ve yüz gibi sıfatlar da isnad etmiş fakat insanların bunu anlayamadıklarını yazmıştır. Bunu da Zümer suresinin 67. ayete "Allah'ın kadrini hakkıyla bilemediler" sözüne dayandırmıştır. Teymiyye savubduğu fikirleri sahabe ve tabiuna dayandığını ifade ediyor ama tamamen bu çizginin dışında.

    Teymiyye kendi anlayışına göre Allah'ın arşda karar kıldığını iddia eder. Bunu da nüzul hadisine dayandırır. Allahu Tealanın dünya semasına meyletmesini mekansal olarak bir yerden diğer bir yere hareket etme şeklinde algılayan Teymiyye, bu noktada ifrada düşmüştür. ehli sünnet kelamcıları ve mezhep imamları nuzulu kabul etmekle beraber şerh koymuşlarıdr. Yani nuzulu teymiye gibi kabul etmemişlerdir. Mezhep imamları, bir yerden başka bir yere intikal etmeyi öngören anlayışı kabul etmemişlerdir. Çünkü bu durum yaratılanlara özgü bir durumdur ve Allah tüm bunlardan münezzehtir.

    İşte Teymiyye bu itikadi noktada büyük bir yanılgıya düşmüş ve bu çizgisini hayat boyu devam ettirmiş ve daha sonra fikirlerini öğrencilerine bırakmıştır.

    Bu arada Teymiyyeye rafızı dememin nedeni rafızı mezhebinden olmasından dolayı değil, ehli sünnete göre rafızı sayılan işler yapmasındandır...
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  10. #30
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (Orijinal) Çevirisi içinde: "arş" (6 sonuç)


    --------------------------------------------------------------------------------

    (A'RAF suresi 54. ayet)

    Elmalılı Orijinal Filvakı' rabbınız o Allahdır ki Gökleri ve Yeri altı gün içinde yarattı, sonra Ârş üzerine istiva buyurdu, geceyi gündüzü bürür, o onu kışkırtarak ta'kıb eyler, güneş ve ay ve bütün yıldızlar emrine müsahhar, bak halk onun, huküm onun, evet o rabbül'âlemin olan Allah ne ulu!..


    (YÛNUS suresi 3. ayet)

    Elmalılı Orijinal Rabbınız o Allahdır ki Gökleri ve Yeri altı günde olarak yarattı sonra Arş üzerine istivâ buyurdu emri tedbir ediyor hiç şefaatçi yok ancak onun izninden sonra, işte bu evsafın sâhibi Allahdır rabbınız, o halde ona ibadet ediniz, artık düşünmez misiniz!


    (RA'D suresi 2. ayet)

    Elmalılı Orijinal Allah odur ki Semalara direksiz irtifa' verdi, onları görüyorsunuz, sonra Arş üzerine istivâ buyurdu ve Şems-ü Kameri teshır eyledi, her biri müsemmâ bir ecel için cereyan ediyor, emri tedbir, âyetleri tafsıl eyliyor ki sizler rabbınızın likasına yakîn hasıl edesiniz


    (TÂHÂ suresi 5. ayet)

    Elmalılı Orijinal O rahmâni Arş üzerine istivâ buyurdu


    (SECDE suresi 4. ayet)

    Elmalılı Orijinal Allah, o ki Gökleri ve Yeri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur, sizin için ondan başka ne bir veliy vardır, ne bir şefi', artık düşünmez misiniz?


    (HADÎD suresi 4. ayet)

    Elmalılı Orijinal O odur ki Gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva buyurdu, Yere gireni ve ondan çıkanı, Gökten ineni ve ona yükseleni hepsini bilir ve her nerede olsanız sizinle beraberdir, hem Allah her ne yaparsanız görür


    diğer bir husus, elmalılı hamdi yazır bir müctehit değildir.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  11. #31
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal
    TAHA 1 - Tâ, Hâ,

    TAHA 2 - Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.

    TAHA 3 - Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.)

    TAHA 4 - Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle (onu) indirdik.

    TAHA 5 - O Rahmân (kudret ve hakimiyyetiyle) Arş'a hakim oldu.

    TAHA 6 - Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin arasında ve toprağın altıda bulunanlar O'nundur.


    ikimilyon kardeşim ben kitapdan buldum okudum hangimiz yalan söylüyoruz yada yanılıyoruz? Hatta bendeki Elmalılı tefsirleri başka başka baskıda birkaçtane ve hepsi aynı senin ki nerden? Bak ikimilyon kardeş istivayı reddeden kafirdir ve istiva kelimesini hakim olma manasında söylüyor büyük zatlar! Ancak sana soruyorum sen hakim olmayımı savunuyorsun yoksa oturmayımı? Zira bu fark kafirliğe gidebilir dikkat et inşaAllah.
    Biz Allah'ı tüm noksan sıfatlardan tenzih eder ve tüm mekanlardan münezzeh olduğuna iman ettik.Zira Allah azze ve celle'nin oturmaya ihtiyacı varmı keyfiyeti bilinirmi? Ne cüretle istivayı halen oturmak olarak yorumlayanlar oluyor ve bunun hükmü de noksan sıfatları reddiye gider ve haşa Allah'a mekan istinad eder O'nu mahlukata benzetirsiniz bu ise ancak kafirliktir lütfen bu çizgiyi aşmayın imanınızı yanlış bilgilerle saptırmayın inşaAllah..İmam-ı Şafi hazretleri ne güzel izah buyurmuş ama sizler O izahı da anlayamıyorsanız konuşmanın anlamı yok malesef!


    Vesselam
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  12. #32
    Alıntı Khattap tafarından gönderildi Mesajı Göster
    alim zat (İbni Teymiyye (r.a) ) Şafi mezhebinden değilmiydi?
    değildi.
    Ahmet bin Hanbel -Allah ondan razı olsun- ona tabiiydi..daha sonra müctehid oldu...
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  13. #33
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    1. Vehhabiler, bir memlekete hâkim olurlarsa ilk yapacakları şeylerden birincisi bütün mezarlıkları yerle bir etmektir. Bugünkü hâl olduğu gibi, Mekke-i Mükerreme'de "Cennet-ul Mualla" ve Medine-i Münevvere'de de "Cennet-ul Bakî" mezarlıklarında yatan binlerce sahabenin mezarları ziyaret edilecek olursa, kimin mezarı kime ait ve nerede olduğu belli değildir.
    ebu derda abinin eklediği hadisler...

    Alıntı ebu derda tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Kabir üzerine bina yapmak, kireçle badanalamak ve yazı yazmak yasaktır: Nesei; 2028,
    Kabir üzerine yazı yazılmaz: İbni Mace; 1563,
    Kabir yükseltilmez üzerine kubbe yapılmaz: Müslim; 969, Ebu Davud; 3218, Tirmizi; 1049, Nesei; 2029, İbn Mace; 1575,
    Kabir yanında hayvan kesimi yoktur: Ebu Davud; 3222,
    Kabirde namaz kılınmaz: Müslüm; 532, Nesei; 760,
    Kabirleri yükseltmek,yapmak,tuğla,taş,kerpiç kullanmak çamur ile sıvamak üzere kubbeler yapmak bidattır: Müslüm; 969, Tirmizi; 1058, Ebu Davud; 3218, Nesei; 2029, İbn Mace; 1575,

    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    2.Başta Peygamber Efendimiz aleyhissalâtuvesselam olmak üzere (üstünlük sıralamasına göre), ondan sonra gelen bütün Peygamberler ve o Peygamberlerden sonra insanlarda gelen bütün geçmiş evliya dâhil, hiç birinin kabirlerinden bereket dilemek maksadıyla ziyaret edilmesini kabul etmeyip: "Şirk (küfür)" olduğunu söylerler. Bir kişi: "Yâ Muhammed" veya "Medet yâ Rasulallâh" veya "Medet yâ Abdulkâdir Ceylâni" derse veya bir evliyanın yüzü suyu hürmetine Allâh'tan af dilerse, onlara göre Din'den
    çıkar kâfir olur.
    yine ebu derda abiye dönüyorum

    Alıntı ebu derda tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Kabirlerden medet umulmaz: Nahl; 20, 21, Yunus; 106, Araf; 194, Ahkaf; 5,
    Yardım daima Allah -Subhanehu ve Teala- ’ tandır: Ali İmran; 126,
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    3.Ölüm meleği olan ve Peygamber Efendimiz'in Hadis-i Şerifi ile adının
    "Azrail" olduğu bilinen, yüz milyonlarca Müslüman tarafından "Azrail" ismiyle bilinirken, Vehhabiler bu ismi red ve inkâr ederek: "Azrail diye bir şey yoktur" diyorlar. Hâlbuki İmam Taberânî'nin "ET-Tivâlât" adlı kitabında ve İbn-u Firhûn'un "Tebsîrat-ul Hukkâm" adlı kitabında da zikredilmiştir.
    kim inkar ediyor???
    hangi kaynakta kabul edilmiyor.
    getir kaynağını bakalım..


    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    4.1200 yıldan bu yana inançta Müslümanların çoğunluğunu oluş turan iki hak mezhep vardır. Birisi Maturîdî diğeri ise Eş-ârî mezhepleridir. Vehhabiler bu iki hak mezhebe yönelik: "Sapık" derler.
    Allah Allah..
    peki bu sapıklık ithamını Selefler yada vahabiler nerde demişler???
    getir kaynağını bakalım..


    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    5.Vehhabiler Ebû Cehil ve Ebû Leheb müşriklerinin bugünkü Müslümanlardan daha imanlı olduklarını iddia ediyorlar.
    peki bu iddianın kaynağı nedir?
    getir kaynağını bakalım..


    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    7.Camiler'de namazlardan sonra yapılan toplu zikire bid’at derler, bunun da Din'den gelmeyip kötü olan bir ş ey olduğunu iddia ederler. Ayrıca Ayet ve Hadis-i Şerif ile sabit olan zikir ve dualar dışında kalan bütün zikir ve dualara: "Bid'attır" diyorlar.
    Abdullah bin mesud -Allah ondan razı olsun- 'un olayını bilir misin?
    namaz sonrasında yapılan taşlarla zikrin,Asr-ı saadet döneminde yapıldığına dair delil getirir misin?
    getirmezsen bu bir bid'attır.

    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    8.Vehhabiler, ölmüşlerimizin ruhuna Kur-ân'ı Kerîm'den, "El-Fâtihah", "Yâsîn-i Şerîf' ile başka Ayet veya Sureler okumak, haram ve kötü bid'at olduğunu söylüyorlar.
    kaynak???
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    9. Vehhabilere göre Teravih namazını yirmi rekât olarak kılmak günahtır. Bunu, hâşâ Hazreti Omar radiyallâhu anhu'nun uydurduğunu söylerler.
    Böylece Hazreti Omar'ı hem Din'de bozgunculuk, hem de hainlik etmek suçuyla itham ederek hakaret ediyorlar.
    kaynak???
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    10. "Cuma günü okunan ikinci ezan, kötü bir bid'attır" der ve Hazreti Osman tarafından uydurulduğunu iddia ederler.
    Bunda da Hazreti Omar'a hakaret ettikleri gibi, Hazreti Osman'a da: "Bid'atcı" demekle hakaret etmiş oluyorlar.
    kaynak???
    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    11. Bu Ümmetin selefinden halefine kadar, gelmiş geçmiş büyük âlimlerin çoğuna: "Sapık" ve bazılarına da: "Kâfir" derler.
    Örnek verecek olursak İmam Cuveynî, İmam Razî, İmam Takiyyuddîn-i Subkî,
    İmam Muhyiddîn bin Arabî, İmam Abdulkâdir Ceylânî ve daha birçok; yüzde yüz Ehl-i Sünnet âlimlerinden olan büyüklerin kimine: "Sapık" kimine de "Kâfir" derler.
    cahilliğine gülüyorum...
    abdulkadir geylaniyi selefiler veya senind eyiminle vahhabiler küfürle itham etmezler.
    Şeyhu'l İslam ibn-i teymiyye abdulkadir geylanin bir eserine şerh yazıyor hatta..

    ibn-i arabinin yaptıklarını ben yapsaydım sen ne derdin?


    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    12.İslâm Dini'nde hak bilinen ve âlimlerin söz ve görüş birliğiyle caiz olan "tevessül(1) meselesine: "Şirk'tir" diyorlar.

    1 Tevessül: Bir müslümanm: "Allâh'ım filan Peygamber veya filan evliyanın hürmetine beni affet" ve benzeri sözlerin söylemesine "tevessül" denir.

    bu konu çoook uzun..
    yeni konu açacam sırf tevessülle ilgili..

    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    13.Teşbih: Müslümanlar tarafından yüz yıllardan beri yapıla gelen, teşbih ile zikir ibadetinin kötü bid'at olduğunu söylerler.
    Resulullah -Aleyhisselatu vesselam- zamanında tesbihatla ilgili birkaynak var mı elinde?


    Alıntı ehlisunnet tafarından gönderildi
    15. Çok önemli olan farz, emir ve yasaklarla ilgilenmeyip kafadan uydurdukları şeytanî safsatalarla Müslümanları, bölüp parçalamaya çalışıyorlar.

    Toplumumuzdaki, farz olan ibadetlerden uzaklık, içki içmek, faiz ve rüşvet yemek, kumar oynamak, türlü türlü münker ve fuhuş bataklıkları dururken, bunlara yönelik hiçbir tedbir aldıkları görülmemekte olup, bunların yaptıkları ise ancak; yukarıda sıraladığımız hususlarda geçen batıl şeylerle (Din'de gerçekten payı olmayan), delilsiz ve mesnetsiz tehlikeli (küfre düşüren) iddialarla Müslümanları uğraştırmaktan başka bir şey değildir.
    bunlar şahsi görüş..
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  14. #34
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Alıntı karaselam tafarından gönderildi Mesajı Göster
    değildi.
    Ahmet bin Hanbel -Allah ondan razı olsun- ona tabiiydi..daha sonra müctehid oldu...
    Farketmez oda Dört büyük imam'ın birine bağlanmış! Çok fazla olarak ortak görüşlüdür dört imam'da..
    vesselam
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  15. #35
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Alıntı Khattap tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal
    TAHA 1 - Tâ, Hâ,

    TAHA 2 - Ey Muhammed! Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik.

    TAHA 3 - Ancak Allah'tan korkan kimse için bir öğüt olarak (indirdik.)

    TAHA 4 - Yeri ve yüce gökleri yaratanın katından yavaş yavaş bir indirilişle (onu) indirdik.

    TAHA 5 - O Rahmân (kudret ve hakimiyyetiyle) Arş'a hakim oldu.

    TAHA 6 - Bütün göklerde olanlar, bütün yerdekiler, bu ikisinin arasında ve toprağın altıda bulunanlar O'nundur.


    ikimilyon kardeşim ben kitapdan buldum okudum hangimiz yalan söylüyoruz yada yanılıyoruz? Hatta bendeki Elmalılı tefsirleri başka başka baskıda birkaçtane ve hepsi aynı senin ki nerden? Bak ikimilyon kardeş istivayı reddeden kafirdir ve istiva kelimesini hakim olma manasında söylüyor büyük zatlar! Ancak sana soruyorum sen hakim olmayımı savunuyorsun yoksa oturmayımı? Zira bu fark kafirliğe gidebilir dikkat et inşaAllah.
    Biz Allah'ı tüm noksan sıfatlardan tenzih eder ve tüm mekanlardan münezzeh olduğuna iman ettik.Zira Allah azze ve celle'nin oturmaya ihtiyacı varmı keyfiyeti bilinirmi? Ne cüretle istivayı halen oturmak olarak yorumlayanlar oluyor ve bunun hükmü de noksan sıfatları reddiye gider ve haşa Allah'a mekan istinad eder O'nu mahlukata benzetirsiniz bu ise ancak kafirliktir lütfen bu çizgiyi aşmayın imanınızı yanlış bilgilerle saptırmayın inşaAllah..İmam-ı Şafi hazretleri ne güzel izah buyurmuş ama sizler O izahı da anlayamıyorsanız konuşmanın anlamı yok malesef!


    Vesselam


    yapma khattab. beni çocuk yerine koyma.
    senin orjinal dediğin metinle elmalılı hamdi yazırın sadeleştirilmemiş
    orjinal metni arasında bariz bir şekilde fark var.
    herkes bilir ki elimalılı hamdi yazır düşük cümle kullanır.
    ve metin içinde parantez kulllanmaz.
    senin verdiğin metin sadeleştirme metnidir.
    onun 1938de yazdığı metnin günümüz türkçesiyle aktarılmaya çalışılmış
    halidir o metin. sendeki ya selahattin kaya'nın ya da mehmet talu'nun sadeleştirmesidir.
    zaten mevcut olan bir orjinal elmalının kendi meali var
    bundan başka iki tanede sadeleştirme var.

    ama benim verdiğim metin elmalılı hamdi yazırın sadeleştirilmemiş kendi
    metnidir.

    alttaki bölümü okursanız aradaki farkı anlarsınız.


    BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM



    [020.001] Ta Ha

    [020.002] Kur'anı sana bedbaht olasın diye indirmedik

    [020.003] Ancak saygısı olana tezkir için

    [020.004] Bir tenzil olarak indirdik o yaradandan ki hem Arzı yarattı hem o yüksek yüksek Gökleri

    [020.005] O rahmâni Arş üzerine istivâ buyurdu

    [020.006] Bütün Semavâttakiler ve bütün Arzdakiler ve bütün bunların aralarındakiler ve bütün yerin dibindekiler hep onun

    [020.007] Sen bu sözü ı'lan edeceksen de o hem sirri bilir hem daha gizlisini

    [020.008] Allah, başka tanrı yok ancak o Hep onundur o en güzel isimler (esmâihusnâ)

    [020.009] Hem geldi mi Musânın kıssası sana?

    [020.010] Bir vakıt o beni ateş gördü de ehline durun, dedi: benim gözüme bir ateş ilişti belki size ondan bir yalın getiririm, yâhud üzerinde bir kılağuz bulurum

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  16. #36
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Sorum şu; istivayı oturmamı yoksa hakimmi olarak yorumluyorsun! Bizim NAKŞİBEND CEMAATİ hakimdir diye yorumluyor sen ikimilyon kardeş nasıl yorumluyorsun vehhabiler gibimi yoksa Seyyidlerin cemaatleri gibimi?
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  17. #37
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    bismillahirrahmanirrahim.
    Errahmanü alel arşisteva..

    değerli khattab kardeşim,

    şimdi bu ayeti,
    Errahmanü alel arşil hakimin..
    ya da,
    Errahmanü alel arşil melikin..
    şeklinde değiştirerek inanmamı nasıl istersin..

    benim böyle bir şeyi düşünmeye bile cesaretim yok..

    bak ben diyorum ki..

    ALLAHu zülcelal -ben arşa istiva ettim buyuruyor ve kullarına da
    buna böyle iman etmelerini ve müteşabih olduğu için tevil etmemelerini
    emrediyor.

    bu ayetle rabbimizin arşa hakimiyet kurduğunu düşünebilirsin.
    arşa hakim olduğunu düşünebilirsin. arşta karar kıldığını
    düşünebilirsin. ama bu düşünceni hüküm olarak ortaya koyamazsın.

    çünkü hükmü ALLAH koyar zira rabbimiz tek hüküm koyucudur.
    yani ahkemil hakimin'dir.

    hal böyleyken ben,
    ALLAHın arşa bir insan gibi oturduğuna inanmıyorum.
    ben ALLAHın arşa; yüceler yücesi zatının dilediği
    gibi ve dilediği şekil ve anlamda istiva ettiğine inanıyorum.
    ve diyorum ki alim olan ALLAH bu ayetle sadece arşa hakimiyet
    kurduğunu bildirmeyi dileseydi bu ayet herhlukarda -Errahmanü alel arşil hakimin..
    olarak inerdi.

    ama rabbimiz bu ayeti Errahmanü alel arşisteva olarak indirmeyi
    dininin tamam olması için uygun gördü.

    o dinini tamamladıktan sonra anlamını ve şeklini bildirmediği bu kelimeleri
    tevil etmeyi (al-i imran 7 de) yasaklamıştır.

    ve bu ayete oluğundan başka anlamlar yüklemeden ve anlamı bildirilmediği
    içinde sonradan ekleme anlamlar (bidat) oluşturmadan;
    olduğu gibi iman etmemizi istemiş.

    ve bende aynen böyle yapıyorum. hiçbir ekleme ya da eksiltme yapmadan
    olduğu gibi iman ediyorum.


    öte yandan okuduğum ve gördüğüm kadarıyla bu ayeti tevil edenler
    bu tevillerinden maksatla ALLAHın vucut olarak heryerde olduğunu ispata
    ve bundan kasıt olarakta yarattıklarının ancak ALLAHın vucudunun bir
    parçası olduğu fikrini oluşturmaya çalışmışlardır.

    bu ayete insanlar hiçbir yorum getirmese ve sadece olduğu gibi
    inansa insanlar hiç bir şey kaybetmezler.

    yok arkadaş...
    ben bu ayeti tevil etmeden ve istiva kelimseinin yerine -hakim- melik gibi
    kelimeler koymadan olduğu gibi inanıyorum.

    ELHAMDÜLİLLAH

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  18. #38
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    Güzel katılıyorum yazdıklarına..Lakin istiva sözcüğü Allah'ın arşa hakim olduğu görüşü ise çok sağlamdır! Bunu büyük alimlerimizde belirtmiştir! İbni Teymiyye'nin bağlı olduğu mezhep imam'ının sözü ne güzeldir ve şu açıklamaya katılıyorum o ayeti kerimede;
    İmam Ahmed b. Hanbel'in görüşü de diğerlerinden farklı değildir. el-Hallâl, onun şöyle dediğini nakletmiştir: "Allah Teala Arş'a, kendisi için bir sınır söz konusu olmaksızın, sıfatsız (keyfiyetsiz) olarak, vasfedilmeyecek bir tarzda, dilediği gibi ve dilediği şekilde istiva etmiştir."[5] ,

    İmam-ı Azam hazretleri:
    "Allah Teala, kendisi için bir ihtiyaç ve (Arş'ın üzerine) istikrar (yerleşme, mekân tutma) olmaksızın Arş'a istiva etmiştir. O, Arş'ı da diğer mahlukatı da korumaktadır. Eğer (Arş'a ve bir yerde yerleşip mekân tutmaya) muhtaç olsaydı, tıpkı mahluklar gibi alemi yoktan var etmeye ve idareye muktedir olamazdı. (Bir mekânda) oturmaya ve karar kılmaya muhtaç olsaydı, Arş'ı yaratmadan önce Allah Teala nerede idi? Yüce Allah bundan münezzehtir."[1]

    Ehl-i Sünnet Kelam ulemasının kabulü ise Allah Teala'ya herhangi bir şekilde mekân isnadının caiz/doğru olmadığı şeklindedir. O'nun Arş'ı istiva etmesini, Arş üzerinde mekân tutması şeklinde anlamak, ardından başka problemleri gündeme taşımaktadır. Doğrusu Allah Teala'nın mekândan münezzeh olduğunu ve ilmiyle her yerde hazır ve nazır bulunduğunu söylemektir.

    Bu yazımdaki bir uyarıda şu dikkat çeken hadis-i şerif olsun inşaALLAH..Ben sadece büyük alimlerimizin ortak görüşlerini dile getirmeyi azim ettim tehlikeli düşüncelere karşın ama şu hadis-i şerif çok çok dikkat çekilmesi gereken bir uyarıdır!

    Ebu Hureyre (r.a.)'den (rivayet edildiğine göre) Peygamber (s.a.):

    "Kur'ân-ı Kerim hakkında (şahsi kanaate dayanarak) münakaşa etmek küfürdür." buyurmuştur.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  19. #39
    Kısıtlanmış Üye
    Giriş
    Sat Jun 2006
    Konum
    Kocaeli/Gölcük
    Yaş
    35
    İletiler
    404
    İmam-ı Ebu Hanife rahmetullahi aleyh'den O'nun mezhebine muhalefetleri söz konusu iken O mübarekten kanıt gösteripde bazı yanılgılara yol açmak çok tehlikelidir.Cevabı bir büyüğümüz ne güzel vermiştir tabi anlayana!!!


    Soru: "... O halde onu âzad etmeyeyim mi?" dedim. "Bana bir getir hele!'' dedi. Ben de câriyeyi ona getirdim. Ona: "Allah nerde?" diye sordu. Cariye: "Semâda!" diye cevap verdi. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sordu. O da: "Sen Resûlullah'sın!'' diye cevap verdi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam: "Onu âzad et, çünkü mü'mine'dir" buyurdu." Müslim, Mesâcid 33, (537); Ebu Dâvud, Salât 171, (930, 931 ); Nesâî, Sehv 20, (3, 14-1 8). "
    Yukarısı bir hadisin son kısmıdır, kaynağıyla beraber görüyorsunuz. Ehl-i Sünnet itikadında Allah'a mekân isnadı caiz değildir, Allah semada demek küfürdür değil mi? Peki Resulullah efendimiz s.a.s "Allah semada" diyen kadına neden bir şey dememiş ve onu mümine diye nitelendirmiştir?

    Cevap: Başta Sahabe olmak üzere "Ehl-i Sünnet-i hassa" dediğimiz Selef ulemasının tavrı, müteşabih ayet ve hadislere varit oldukları gibi iman ve anlamlarını Allah Teala'ya havale etmek şeklindedir ve aslolan budur. "Ehl-i Sünnet-i amme" dediğimiz müteahhirun ise, yakin seviyesindeki azalma ve muhtelif cereyanlar sebebiyle imanî meselelerde şüphelerin artması gibi sebepler dolayısıyla bu türlü ayet ve hadisleri muhkem nasslar doğrultusunda ve sahih Arap dilinin ölçüleri içinde tevil etmiştir.

    İbn Teymiyye ile başlayan ve kendisine "Selefî" diyen cereyan, müteşabih ayet ve hadislerin anlaşılması konusunda daha farklı bir yol izler ve şöyle der: Bu türlü ayet ve hadislerin anlamı malumdur; ancak "keyfiyeti" bizce bilinmez. Kur'an'da ve hadislerde Allah Teala'nın elinden, yüzünden, inmesinden... bahsedildiğine göre bunların "hakiki anlamda" mevcudiyetine inanır, "nasıl"lığı sorusunu ise, "O'nun uluhiyet, azamet ve şanına layık bir şekilde" diye cevaplarız.

    Allah Teala'ya mekân izafesi problemi de bu bağlamda önemli bir yer işgal etmektedir. Gerek yukarıda bir varyantı verilen rivayetten, gerekse "Arş'a istiva" vs. ilgili diğer ayet ve hadislerden hareketle Selefî ekol, Allah Teala'nın (Arş, sema vb.) belli bir mekânda ve dolayısıyla (uluvv/yükseklik, yukarıdalık gibi) belli bir "yönde" bulunduğunu söyler. Bu bağlamda genel muhtevalı eserler yanında İbn Teymiyye'nin "Kitâbu'l-Arş"ı, İbn Kudâme'nin "İsbâtu Sıfeti'l-Uluvv"u ve ez-Zehebî'nin "el-Uluvv li'l-Aliyyi'l-Azîm"i gibi monografiler de mevcuttur.

    Allah Teala'ya mekân izafesi, tabiatı gereği müstakil bir mesele olmayıp, beraberinde başka problemleri de getiren son derece temel bir tartışmadır. Arş'ı da, semayı da, diğer mekânları da yaratan Allah Teala olduğuna ve O'nun istivasının "mekân tutmak" anlamına geldiği iddia edildiğine göre, İmam Ebû Hanîfe'nin de dile getirdiği "Allah Teala bu mekânları yaratmadan önce neredeydi?" sorusuna İbn Teymiyye'nin bulduğu cevap, "Arş'ın nev'î kıdemi"dir. Bu, şu demektir: Allah Teala ezelden beri üzerine istiva ettiği Arşlar yaratmaktadır. Yenisini yarattığında bir öncekini yok etmektedir ve bu, ezelden beri böyle devam edegelmektedir. Bu izah tarzının ne kadar problemli olduğu ise açıktır. Zira Allah Teala dışında varlığı ezelî olan bir başka varlık tasavvur edildiğinde, zorunlu olarak o varlığın mevcudiyetinin bir yaratıcının varlığına mütevakkıf bulunmadığını, varlığının zorunlu ("vâcibu'l-vücud") olduğunu söylemiş olursunuz. Bunun ne anlama geldiği ise açıktır...

    Bu, meselenin sadece bir yönüdür. Bunun dışında, muzaf mekânın Allah Teala'nın zatını ihata etmesi ya da O'nun azametiyle mütenasip bir azamette olması, "havadis"in (varlığı sonradan olan varlık ve olayların) Allah Teala'ya hululü... gibi meseleler de kaçınılmaz olarak yukarıdaki bakış açısının doğurduğu problemler olarak gündeme gelmiş ve tartışılmıştır.

    Benim görebildiğim şudur: Selefî ekol sanki bu meselede yaklaşımının temeline haber-i vahid türü rivayetleri koymuş, muhkem nassları onlar doğrultusunda anlamayı tercih etmiştir. Oysa önemli bir kısmı rivayet tekniği açısından problemli olan bu rivayetlerin titiz bir ayıklamaya tabi tutulması ve sahih olanların muhkem nasslar doğrultusunda anlaşılması gerektiği açıktır.

    Hanefî Usulü'nde mukarrer olan "Kur'an'a haber-i vahid ile ziyadenin mümkün olmadığı" ilkesinin önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Meselenin temeline tenzih ayetlerinin yerleştirilmesi ve diğer ayet ve hadislerin bu doğrultuda anlaşılması en sağlam yoldur.

    "O'nun benzeri hiçbir şey yoktur" ayeti (42/eş-Şûrâ, 11), Allah Teala ile mahlukat arasındaki ontolojik farklılığı dile getiren muhkem bir nass olarak meselenin temelini teşkil etmektedir.

    Bunun yanı sıra, "De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Allah'ındır" (6/el-En'âm, 12) ve "Göklerde ve yerde bulunan herkes Rahman'a kul olarak gelecektir" (19/Meryem, 93) ayetleri, mekânın ve barındırdığı her şeyin; "Gecede ve gündüzde barınan her şey O'nundur" (6/el-En'âm, 13) ayeti de zamanın barındırdığı her şeyin Allah Teala'nın mülkü olduğunu açık biçimde ifade etmektedir.

    "O'dur ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a istiva etti. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir..." (57/el-Hadîd, 4) ayeti de konumuz bakımından son derece ilgi çekicidir. Zira burada Allah Teala'nın Arş'ı istivası ile "maiyyet" (kullarla birliktelik) bir arada zikredilmiştir. Neden buradaki "maiyyet"i, "ilmi ile kulların yanında olmak, onların her yaptığını görmek, işitmek, bilmek..." diye tevil etmek doğru ve gereklidir de, "istiva"yı "hükümranlığı altına almak" vb. bir şekilde tevil etmek yanlıştır?
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  20. #40
    Taner PINAR
    Misafir
    Allah c.c. zatı hakkında parantez içinde anlamlar yükleyerek yorum yapmaktan yine Allahc.c. na sığınırım.

+ Konuyu Yanıtla
9 / 2 İlkİlk 123456789 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •