+ Konuyu Yanıtla
5 / 2 İlkİlk 12345 SonSon
86 sonuçtan 21 --- 40 arası gösteriliyor

Konu: -ki delilik böyledir...

  1. #21
    KİM DEDİ DÜNYADASIN DİYE
    kenarlatı tırtıklanmış çizilmiş kalın sınırlarla
    yaşadığın bir maske ardına bir hayal değil mi???

    varlığın yada yokluğun muhasebesi nereye kadar.
    gün geliyor dan diye çakıyor insanın şakağına gerçek hayat...
    kaçmak imkansız. kaçamak imkansız. nekadar sığınırsan sığın yada nereye.
    gün geliyor dann diye çıkıyor karşına.

    sen varsın yada yoksun.
    gittin yada gitmedin.
    sabah uyandın yada uyanmadın.
    geri dönüp bak dostum, inadına devam etmede hayat.
    ve sen hala oksijeninde çekiyorsan dünyanın.
    takın maskeni.
    karış insanların aralarına.
    kendi ellerinle çizdiğin sınırlardan çık..
    değilmidir yok olmuşluk hali insanı bu buhrana sürükleyen.
    varım de bağıra bağıra.
    ben varım...
    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  2. #22
    yok ben ses çıkarmak istemiyorum artık dostum,
    sinsice yaklaşan ölümü kucaklamak,soğukluğunda ruhumu söndürmek niyetindeyim.
    biliyorum aslında yasak bir duvarı aşma niyetindeyim.

    kim bilebilir ki yavaşça yayılan bu çılgınlığın,
    aslında kem akıllardan daha sadık olduğunu...
    kim söyletebilir bana "ben artık kelimesiz kaldım; ki benim için ölüm budur."

    ne kimsesiz seslere,hecelere, kelimelere
    ne bana ne sana...
    ölüme bir anlaşma...

    hadi kalk gidelim...gelmiyor elimden hiç bir şey...nasıl sessizlik bu?

    -ki delilik böyledir...

  3. #23
    bazen amaçsızlaşıyor hayat bu doğru...
    lakin nedir seni gurbete gönderen... vardır bir nedeni değil mi? eğer yok ise kendine yeni bir neden bul ve diril...
    aynaya her baktığında kanayan bir yüz görüyorsun değil mi?
    ne yapmak lazım peki..?
    hadi at diğer ucunu kimsenin tutmadığı ipleri, hüzünlü şarkılarda kaybolmak yerine kendin yaz bir yenisini!!
    bir yer bul hayatta tutacağın.
    ben bulamasamda vardır bir bulan. bir bulan bul önce.

    ve kapat gözlerini gece giysisini giyinmişken hayat. kimsecikler olmasın ortalıkta hatta gün ışığı bile. gözlerini kapat ve yaratıcını çek içine doya doya. bak nasılda tazeleniyor içindeki yaralı ruh. nasılda huzuru damlatıyor mevla...
    onun müşfik kollarına bırak kendini. başını okşasın şefkatle. unutma sen sığındıkça o kabul eder geri çevirmez!!!
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  4. #24
    bazen dilin öyle sürçüyor ki; kaç diyecekken yaklaş diyorsun...
    tut diyecekken bırak diyorsun...
    yanılsama bu...doğru yanılma...
    aynadaki sen; sendeki sen değil...
    bildiklerin senin değil...

    ve gidiyor musun kelimelerin bir infazlık canlarına değmeden...git...

    biliyor musun ;
    "ve ben usandığım bütün lisanlarımı sakladım artık; dünya diliyle konuşmayacağım bir daha..." dedikçe kelimeler üstüme üstüme geliyor.
    şimdi gidebiliyorsan hal enleminden...

    -ki delilik böyledir...

  5. #25
    Kan kokmuyorum artık dostum.Ağlamıyorum da merak etme.Ağlamak beni hep günahkâr kıldı.Gözyaşlarımı onlara emanet edeceğim giderken.Adımın geçtiği her yere onlarla tükürsünler.Onlarla yıkasınlar kirlenmiş ruhumun malayani yataklarını.

    Sen Ehrimen diyordun ben Hürmüz.Keşke seni dinleseydim dostum.Ölümü üzerime almadığım için böylesine pişmanım.Keşke ölümü takınsaydım parmaklarıma.Belki o zaman sârâ nöbetleri inletmezdi avuçlarımı.

    Şiir yazmadığımdan şikayet ediyorsun.Yazabilirmiyim?Ölüme birkaç dakika kala hangi şiir kefenimi kutsallaştırır.Düşen hep düşük kalır.Unutma bunu.Ehven iştir düşene el uzatmak.Ama topuklarımızla tekmelemeliyiz onları hep.Yoksa ayaklarımızdaki kiri nasıl caiz kılarız.

    Evet dostum.Eğer sen kaburgası kırılmış bir adamın isyanı kadar cehennemsiysen,alkış seslerine aşina değildir yadırganan ruhun.Ama cehennemsi olanlar hep cennete râm olanlardır.Bunu sakın unutma.Seni anlamayacaklar.Ve sen seni anlamayacaksın.Anlatamayacaksın.

    Çünkü sen karanlık mağaralarda açılan materyal deliklerden yalancı güneşleri izlemiyorsun.Bu yüzden körsün.Körler ülkesindeki en güzel taht yavan kalbinindir.Yalan ve günah iki siyah ok.Saplandığı yerde bembeyaz bir tövbe izi bırakır.Robin Hood vurduğu her alında bir isyan bayrağı açtırmıştır.Oku tutan el ile yayı geren kalp aynı bedenin organlarıysa,var git yoluna.Dünyayı ayaklarının altına alıp raksettirebilirsin.

    Ki unutma dostum delilik"Yağmurlara kafa tutabilmektir.Ve delilik böyledir.
    Kaburgası Kırılmış Bir Adamın İsyanı Kadar Cehennemsiyim

  6. #26
    bir dosttan geriye ne kalmıştır oysa...

    bir viranenin içinde yaşayan garip bir dilenci. ne uzanan elleri kabul etmekte, ne uzanan yüyekleri. baksana nasılda vuruyor acımasızca ay ışığı yüzüne, kalk diyor, kalk. bir peri nasıl bu hale gelir. senin görevin değilmiydi yıldızlı sopanla mutluluk dağıtmak? kalk diyor ay ışığı ona sert ve kararlı ses tonuyla; kalk ey deli peri yatmak, yenilmek, yenik düşmek yakışmaz sana, sen değilmiydin savaşladan hep galip çıkan. hani güçlüydün ya.

    gülen bir maskenin ardından seslerin geliyor sanki. gözyaşların damlıyor yere haberin bile olmuyor.
    kalk ey deli peri, geleceğin ve dostların seni bekliyor...!!!


    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  7. #27
    Ey Alim, olmadıkça kaldıran senin elin görür müyüm ben?
    kalkmam...bırakın da mendiline tek kalp para atılmadan sersefil göçeyim bu kızıl cehennemden...
    bencileyin bir garibi duymadıkça Rahman,neye yarar duyurduğum sesler dünyaya...
    yok ki o karanlık gönlüme bir güneş; çok bahçeler gördüm bülbülsüzdüler...bu gülşende bülbül bağrı yanık; hani gül nerde?bu zindanda şıngırdayan prangaların sesinden gayrı neden bir lutfü seda duyulmaz?

    bırak Ey gafil gönlüm beni! Bırak...
    ne sen de bir zerre sevda var, ne ben de bir parça akıl...
    ne gücüm var,ne arzum...ben hiç galibiyet görmedim; yeniktim,yenildim...daha da mı yenilecektim...fazla değilmiş nefsime ki daha da görecektim...

    görmezlikten gel...görmezlikten...
    ki herkes öyle yapıyor...yok orda bir ufuk...yok bir güneş...bırak...bırak ey geçmişim...bırak ey...

    -ki delilik böyledir...

  8. #28
    bir çırpıda nasıl bırakıp gidilir ki? yok olmak bukadar basit mi ki??? kolay mı, zahmetsiz mi?
    "hadi eyvallah" diye nasıl çıkarsın dünyadan dışarı...?
    geçilmez bu kızıl deniz bir şems olmadan.!
    ne kimsening gücü var buna nede senin!
    bırak da gel artık eyreti düşlerini, gülüşlerini...
    kime kafa tutmaktasın. kendin ne mi?
    sen zaten kendinde değilmisin. ruhun bedenden ayrılana kadar cekeceksin bu çileyi. çilen bu senin.

    bir sigara dumanından ibaret tüm hayallerimiz müşterek. nasılda salına salına dağılıyorsa gri bulutlar etrafa öyle dağılmakta grilikler etrafımıza. bırak da gel artık sende ki deliliği...
    yeterrrr demenin zamanı değil mi???


    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  9. #29
    seslere aldırış etmeden, susturdun mu yüreğini öyle ise gerçeği biliyorsun demektir. peki nedir gerçeklik?

    dün aynaya baktım,daha bir karanlıktı gözlerim; daha bir siyah gülüşlerim...yüzüm günahlarımın defteri gibi...onlar çoğaldıkça yüzüme daha az bakar oluyordum.

    şimdi anlıyorum kaçtığımız kendi korkunç maskelerimizden başkası değil...cinayetin faili de biziz, mefulü de biziz...işte gerçek bu...
    ben cesedimi sermedikçe hangi serseri çiğneyip geçebilecekmiş beni? ancak bunu benim cezam,mükafatım görüyorsam da kimene! seslenip durma ey dost, senin sesin acıtır yolu karanlıkta yiten bu kara'yı...

    "Sır, perdenin önünde durabilme cesaretini gösterene aşikarmış..."
    perdenin önünden bile geçemeyene bunca keder dokunur mu ki?
    yok değil kaçmak niyetim,görünmemek sadece...ki zaten bu gördüğün kadarıyla varım; geride kaldığım kadarıyla...

    bazen kendime söylüyorum; bazen kendimce...

    -ki delilik böyledir...

  10. #30
    kendisi koyar insan gerçekliğin adını tanımını. annesidir onun. her kes kendi gerçeğini kendisi doğurur tırnaklarını toprağa saplarcasına ağrılarla.
    lakin kimse değilim ki ben. seni kimsesizlikte bırakayım!!!
    bir atımlık ferimizi bir bardak demli çayla karıştırıp içtiğimiz gecelerin hatırına kimse değilim.
    aynı cümlenin iniş çıkışları içinde, insanların yüzümüze kustukları manasız ifadelerini birbirimize anlattığımız gecelerin hatırına kimse değilim.

    haydi diyorsam hala sana, kimse değilim.
    gel diyorsam gerçeğim. en gerçek kadar gerçeğim hemde...

    dilimizde yığıların altında kalmış, huzur terennümleri ve gözlerimizde tortusu acının ve kederin.
    derin felsefelerle buhrana mı sürüklüyoruz kendimizi yoksa???
    bir küçük minicik, ufacık, tefecik, sevimli ama asi, güleç ama huysuz bir zamanın gerisinde kalan, gözyaşının aynisini bulmakla huzurla karıştığı, hesapsızca, sansürsür, noktasız bitimsiz kurulan cümlelerin ve gecelerin hatrına gerçeğim. tıpkı senin ve hüznün kadar gerçeğim.

    bazen yakışıyor insana hüzün, delilik gibi!

    ey geçmişim, kim demiş ki siyah hüzün, kim demişki keder?
    asalettir başlı başına. asilce duruşdur...

    asudeyim yine senin avareliğine karşı. gül de güleyim. kararıyorum, siyahına karşı açıl ki renkleneyim. mesrur değilim, eylemem kalbimi sana karşı, yalan bilmem. ama ziyannnnn..... seneler sonra, geçmişten çıka gelir apansız, amansız. sadece tereddütteyim...

    ki inadım aslında budur.

    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  11. #31
    değil misin kimse, öyleyse sen en iyi bilirsin benim tuttuğumun bir müddet sonra ona arkamı dönemeyeceğim bir vefa halini aldığını?

    sahi hatırlarsın değil mi dostum,biz binlerce kelimelerin etrafında dönüp dururken o anlamaz bakışlarıyla yalnızca kelam ettiğimizi düşünenlere tavrımızı?

    çünkü çoktan doldu etrafımdaki boşluklar kimseyle!...ne kendimle kalabildim ne kimse'siz...
    bir tutulamaz sitare idim, ışık sandılar...bir kem hayal idim,gerçek sandılar...
    sen kimse olma zaten geleceğim Ey...sen de hükümsüz kelimelere gizlendiğimi aşikar edersen nasıl tutarım acımı 'dilimde...

    daha geçende yarıştırdım yine kendimi yağmurla...hah...yakmıyor onun zerreleri benim katrelerim kadar...yine paramparça ettim deli gömleğimi....olmadı...olmadı dostum...

    ahh...ben ister miyim tozuna toprağına sürgün olduğum yolların beni benden etmesini...sen sakın tozuma bulama tebessümlerini; deliydi de...deliğini bilememiş deliydi de...sesim kesilmedikçe O kattan...duyarsın...ama bil ki ben daha ne kadar dileneceğimi ,nerde vazgeçeceğimi bilemedim...bildiğim vakit belki geç...ancak benim vaktim olacak...şimdilik ahdime sırt çevirmiş kişi ben olmayacağım diyorum...

    -ki delilik böyledir...

  12. #32
    Bundan sonrası.Mermer taşların üzerinde bir ölü yatar her kalemi eline alışında.Neden anlamıyorlar beni dersin?Neden anlatamıyorum dersin?Sorular sorular sorular.Hiçbir cevap yoktur karanlık gecede.Ve sen çekilirsin Fildişi Kulene.

    Goethe gibi "ya örs ya çekiç olacaksın" demezsin.Sen ikiside olmazsın.Sen demir olursun.Çekiçte bana vursun örste bende ezilsin dersin.İşte bu noktada insan olduğunu kavrarsın.Bir kalbin olduğunu,düşünen bir et parçasına sahip olduğunu tahayyül edersin.Hırsızlar çaldıklarını geri verseydi,dünya ne adaletli olurdu dimi dostum?Ama toprağa düşen yağmur buluta geri dönemezki.

    Diyalektik hüzünlerimiz var.Statik değil hiçbiri.Hep hareket halinde.Hayatımızın en meşhur dinamiği;acı.Bu dünya bir örümcek ağı dostum.Ağı kuranda ağı bozanda aynı yalancı örümcek.Sen bu ağdan kurtulmalısın dostum.

    Benmi?

    Ben o ağlara kalbimi hapsettim.Şimdi lavramda örümcek şarkıları şakıyor.Doğuyorum yepyeni bir ölüme daha.Ne kadar yaşarsak o kadar ölüm kapasitemiz vardır.Yaşamalıki;ölümün hakkı verilsin.

    Hayatını karma endişelere garkeyleyen dostum.Kan bağışı yapanlar azalınca dünyanın damarları nasılda çatladı görüyormusun.Ben bir kan'dım.Kanla yazılmıştım.Rüzgara kafa tutabilseydim pıhtılaşmazdım.Ama gördünya katıyım.Likitize edemiyor beni hınç yağmurları.

    Çok oyun oynadım bu pazarda.Sattıklarımı almak istiyorum artık.Ama her satılan tezgah altına iniyor.Bıçkın değilim.Kalpazan da değilim.Sadece gözlerime inanmak istiyorum.Yaşamak bir parça görememektir demişti birileri.İnanmıyorum.Ben görmemeyi seçerek oyumu körlüğe verdim.Niye şimdi yaşamıyorum?Yaşamaktan aldığım his,ateşböceklerinin sırtına düşen karın erittiği kıvılcım kadar bile değil.

    Herkes beni taşlıyor dostum.Recm ediliyorum her kelimede.Her dudak bana bir çarmıh.Her yürek bir mengene.Sıkıştırıyorlar beni.Ölümü arzuluyorum.Dün gece kendimi öldürmek istedim.Ama öldürecek bir ben bulamadım.

    İstedimki bir çocuk körebe oynasın saçlarımın parendesinde.Anneler oğullarını kalbimden izâl eylesin.Ama ben suçluyum.Onlara hiç teselli vermedim.Bir yıldırımdım.Ama şimşeksiz.Çatırdadım.Ama parıldayamadım.

    Artık gidiyorum.Hicretine adaklar adamıştım acının.Günahların en temizi kalbin nadim olduklarıdır.Ben bir münadiyim dostum.İnsanlara sağırım,kalplere kör.Herkes bir parça hayat.Bense bütünüyle ölüm.

    Hayatın en tarihsel paradoksuyum.Kimse beni giyinemez.Çünkü beni giyinenleri tedavi edecek bir terzi yok.

    Şimdi çıkarın üstünüzden benden kalan hatır libaslarını.Bensiz çıplak kalsanızda benle örtülü değilsinizki zaten.

    Ölmek çıplaklaşmaktır dostum.Yaşamak kalıplaşmak.Şimdi ben ikisi arasındayım.Bir Araf'ta kendime ağlıyorum.Ve yanımda kan çiçekleri.Soluyoruz....

    Sahi delilik nasıldı?...
    Kaburgası Kırılmış Bir Adamın İsyanı Kadar Cehennemsiyim

  13. #33
    öbek öbek melankoli işliyor vucudumuza, marazi bir hastalık ki dolanıyor damarlarımızda, bir dağ kadar heybetli ve bir kuzu kadar korumasız, kim derdi bunca hastalıla dolu yürek hayata dönecek???

    ey geçmişim, gam teline dokundukça dokunuyor zaman, zaman dindirmiyor acılarını, kim dedi sana rahat yatacaksın yatağına diye. kim taahhüt etti rahat bir hayatın olacağını. beynindeki soru damlacıkları bir çığ olup vurduğunda anlının şakağına orta yerine içerden, gelecek vadeden genççç nasıl topalayacaksın bu durumu...
    ama hakikatın peşinde olan insanların iç huzurunu bırakıp bunca sorgulamanın altına yatmaları gerekmiyor mu???
    yoksa nasıl da çürür insanlık damarlarımız..
    unutma dost her çekilen acının ödülü büyümektir...
    kalbindeki gerilimi kim bilebilirki senden başka...?

    acını çek ve ödülünü al, al ki büyü, büyükü geleceğin seni beklemekte...

    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  14. #34
    ya istemiyorsam büyümek...büyümek ve karışmak o kapkaranlık hissizliğe...
    yok değil derdim benim tahammülsüzlük acıya...
    acı karındaş bana doğduğum günden bu yana...

    söyle sevgili dost, çok şey mi istiyorum;çok mu görünür yoksa istenince?
    kaybettim ben daha ötesi var mı?gelecekte bir kayıp ki zaten oynanmadan masadan kalkamadığın bir kumar bu!...

    bittikçe dimağımdaki kelimeler ,yüreğimi ezip yenileri kelama koşturuyorum.

    yine diyorum yine karanlığıma değil,başka kızıl ufuklara doğdu güneş...

    yine..yine diyorum kimse bilmeden kayboluyorum kendi yalnızlığımda...

    ki bu kuyuya bir ip bile salınmamış...hiç suyu kalmamış...ya gözyaşlarım...onlar bile vefasız....bir varlar,kana ramak kalmışçasına sızıyorlar yüreğimin duvarlarından...bir yoklar...yokluk işte tarifi iki tırnak içinde...ve bizim hiçlikte en çok sevdiğimiz tanımdı onunla...o ki yalnızlıktı bana...yokluğu yok etmenin imkanı olsaydı,kendime rağmen tırnak içlerini boşaltıp,onu yokluğa sığdırıp yokluk olurdum...ama kabil mi salınıp durduğumuz ve en çok ümitvar olduğumuz anlarda bile bizi yoklayan o koca boşluğu duyumsamamak???

    inanki ümitsiz değilim...yalnız artık neyim,nasılım bilecek halde değilim...

    sahi bilebilirim değil mi?
    peki neden? neden?neden?

    ey geleceğim,sen orada öylece yüreğine tutturduğun umutları kuytu karanlıklarıma salmaktasın.ya ben...ben ne yapabiliyorum,ne yapıyorum...
    susacağım...diyorum susamıyorum bile...bir alacakanlık şarkısıyım ki doğmadıkça güneş nerden bileceğim susmak nedir diye...bitse artık...

    -ki delilik böyledir...

  15. #35
    En hayırlısı gözüyle bakmak,Allah'ın verdikleinden emin olmak hayata dair güven verir insanoğluna...İblisse ümitsizliği fısıldar sürekli ve yüreğimize indirmeye çalışır...

    Değmezmiş de ve koş...
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  16. #36
    özür dilerim bi delilikte ben söyleyeyim kaybettigini bile bile sevmektir delilik

  17. #37
    selam verip yokolmakmıdır delilik. delililiğe kılıfımıdır kaçışın.. ipleri ısrarla germenin manası nedir ki..

    bırak yaşasın seni hayat sen onu yaşayamıyorsan.
    bırak da bazen istediği gibi olsun herşey..
    bırak ey geçmişim.
    gel diyeceğim gelmeyeceksin..
    geldiğin çocuksu bir sevinçti, gittiğin ateşten yelek oldu.
    suskunluğun öfkenden daha acı..
    konuş, konuş ki kuş cıvıltıları gelmiyor kulaklarıma artık..

    heyy... sakın dinleme içindekini..

    - ki delilik böyledir...
    Düzenlendi: Tuba ÇELİK 16-06-2007 16:51
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  18. #38
    Selamdı...Selam'dan bir selametlik düşer sana da bana da geleceğim Ey...Ondandır sığınıp kaybolmam selama...

    bilmiyordum ki,sesimi sana duyuranın o postacı kuşlardan sarkma sözler olduğunu...bilmiyordum ki nasıl yeniden ve yine yaşanır,bana rağmen...
    Söylesene kadim zamanım,o zamanda tanışıp kavilleştiğim, bu çıkmaz yolun üstünden de uçar mı selam yollamak istediğim kuşlar?

    susmalarım,sesimi kaybetmemden inan ki...kızıyorum bazen...kırılıyor arada gönül...kırıyorum bu yüzden ne varsa! sakın sen de bana kırdıklarımın arasında billur bir gonca gösterme! göre göre bu hale düştüm zaten gülüşü goncalıları...

    gideyim diyorum ya bazen...beni hiç aramasan sormasan yokum zaten...varlık neydi ya sahi? nasıl da emin herkes olduğu halden...peki ben niye bir Emin biliyorum, beni bildiğinden emin olduğum...

    konuşayım...konuşayım da duyacak mısın,yoksa her ses gibi bu da bir duvara çarpıp beni vuracak?duyulmamak öyle derin karanlık ki...

    ki bilirsin zaten sen de....

    -ki delilik böyledir....

  19. #39
    yalanlar istemedim ki neden yalan söylüyorsun

    dostluk bu kadarmı zordu

    adressizdi hemde
    "göklerin ardında gökler var... bir deniz var.. Çok engin..
    Ufkun ötesinde başka ufuklar var..."

  20. #40
    bilirmisin geçmişim,

    o postacı güvercinler ötelere kadar çırparlar kanatlarını. geçmişin tozlarıyla misafir olurlar bazen soframa. bir müjde mi oldu sana bu. sanmam. bu aralar gülmüyormuşsun
    hatta gülmekte istemiyormuşsun...
    "neden bukadar hırçınlaştın" soruları çizik ata ata yağmaya çevirmiş selsebil yüzünü...

    heyyy hoyrat rüzgarın deli perisi, hadi nefes et, et ki ötelere kanatlanırken yorulmasın kuşlar, rüzgarın şahlandırsın onları...

    iki kelamım vardı büyüdü tıpkı gözyaşımın büyüdüğü gibi. artık konuştukça ağlıyor, ağladıkça konuşuyorsun bilirim..
    ya sana uzattığım maske, hiç yüzüne tuttun mu onu aynaya bakarken....
    - ki delilik böyledir...
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

+ Konuyu Yanıtla
5 / 2 İlkİlk 12345 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •