Milli Gorus Portal  

Geri Git   Milli Gorus Portal > FORUM MİLLİ GÖRÜŞ > Siyasi Konular
Anasayfa Milli Görüş Bloglar Arama Bugün Konuları Okundu İşaretle

Yanıtla
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Eski 07-11-2006, 13:10   #1
M.Zahid ÖZPELİTOĞLU
z@hid
 
M.Zahid ÖZPELİTOĞLU kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Tue Oct 2006
Konum: balıkesir civarı...
Yaş: 26
İletiler: 277
M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***M.Zahid ÖZPELİTOĞLU ***
Necmettin ERBAKAN'IN DEVRİMİ- 1961

Yeryüzündeki hiç bir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun kadar aşağılanmadı. 40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi. Kimileri "modeli çalıntı" dedi, kimileri ise "Erbakan'ın başarısız girişimlerinden biri olduğunu" savundu. Ama "devran er ya da geç döner" demiş atalarımız. Çoğu otomobil kullanmayı dahi bilmeyen 23 Türk mühendisinin 129 günlük onur mücadelesinin ürünü olan "Devrim", şimdi artık yavaş yavaş iade-i itibarına doğru emin adımlarla ilerliyor. Türk otomotiv tarihinin bu en duygusal öyküsünün baş kahramanını yakından tanımış olmaktan dolayı kendimi çok şanslı sayıyorum.



İmal Tarihi::::::::::: 1961
Ağırlık:::::::::::::::: 1250 kg.
Uzunluk:::::::::::::: 4500 mm.
Genişlik:::::::::::::: 1800 mm.
Yükseklik:::::::::::::1550 mm.
İmal Yeri::::::::::::: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
İmal Süresi::::::::::: 4,5 ay
Üretim Sayısı::::::::: 4 Adet Binek Otomobili
10 Adet Motor::::::: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
7 Adet Şanzuman:::: 3 adet A tipi 4 adet B tipi
Silindir Sayısı::::::::: 4
Silindir Çapı::::::::::: 81 mm.
Silindir Hacmi::::::::: 20 70 cm
Strok:::::::::::::::::: 100 mm.
Kompresyon::::::::::: 6,8 : 1
Güç:::::::::::::::::::: 50 HP
Devir:::::::::::::::::: 3600 d/d
Karakteristik::::::::::: Dört zamanlı



yapım aşaması








Devrim'lerin Üretimi devam etseydi ,
Türkiye şu anda Otomotiv sektöründe
çok büyük bir yol almıştı..


kaynak:yenişafak.m.günven


__________________
M.Zahid ÖZPELİTOĞLU Çevrimdışı   Facebook'ta Paylaş Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-11-2006, 23:07   #2
Ömer KILIÇ
byUkala
 
Ömer KILIÇ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Tue May 2006
Yaş: 28
İletiler: 3,630
Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***Ömer KILIÇ ***
evet türkiye tarihine bakıyoruz iyi olumlu türkiyeyi kalkındıracak hamleler altında hep aynı imza erbakan

allahım ilk yerli araba bile ona ait ne diyelim...


__________________
"yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)
Ömer KILIÇ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-11-2006, 23:10   #3
Belkıs Elif REŞADİYELİ
 
Belkıs Elif REŞADİYELİ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sun May 2006
Konum: İstanbul
İletiler: 3,877
Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***
Ya bizler...Her yerde aynıyız,bizden öncekilerde aynıymış.

Hoca her şeyi düşünür,organize eder biz de benzin koymayı unuturuz:)


__________________
"Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."
Belkıs Elif REŞADİYELİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-11-2006, 23:12   #4
Bilal YILMAZ
kozalak
 
Bilal YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Wed Jun 2006
Konum: Trabzon
İletiler: 1,317
Blogdaki Konular: 1
Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***Bilal YILMAZ ***
şimdi olsa idi bi tane alırdım he...
kurtulurdum bu fransızlardan...


__________________
"Ey iman edenler..! Zorluklara ve sıkıntılara sabırla katlanın. Şeytan ve uşakları olan kafirlere karşı bu sabırla yarışın, cihad için hazırlıklı ve uyanık bulunun ve yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulun ki mutluluğa erebilesiniz.."
-Ali İmran 200-
Bilal YILMAZ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-01-2007, 22:39   #5
NAİL KARAASLAN
Kısıtlanmış Üye
 
NAİL KARAASLAN kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sat May 2006
Konum: kocaeli
İletiler: 416
Blogdaki Konular: 2
NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***NAİL KARAASLAN ***
Bunu okuyun da içiniz parçalansın...

DEVRİM

Efsane otomobil'e dokunmak

Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun
kadar aşağılanmadı.
40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs
darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi.

Kimileri "modeli çalıntı" dedi, kimileri ise "Türk mühendislerinin
yetersizliğinin simgesi" olduğunu ileri sürdü.
Ancak gerçek o kadar farklıydı ki...Türkiye, destansı filmlere konu
olabilecek "büyük cesaret öyküleri"nin öyle pek
sık yaşanmadığı bir ülke. Gündelik hayatında "kira ve fatura ödeme"
çemberinin içine sıkıştırılmış olan bir toplumun
mensupları, bu kısır döngüden sıyrılıp kendilerini nasıl aşabilirler
ki? Bizlere dayatılan tek boyutlu hayat ve buna bağlı

olarak gelişen köşeye sıkışmışlık duygusu, sadece ilginç ve sıradışı
toplumsal portreler üretmedeki kabızlığımızın
değil, edebiyatımızda polisiye, bilim-kurgu ya da gerilim gibi
popüler türlerin güdük kalışının da temel nedeni kanımca.

Türk milletinin mensupları boylarını aşan işlerle uğraşmayıp
sürekli "ekmek" peşinde koşmalı, öyle değil mi ya!

İşte "Devrim", bundan tamı tamına 42 yıl önce, hayâl kurması
şiddetle yasaklanmış olan böyle bir toplumda doğdu.
Türkiye'nin ilk gerçek yerli otomobil prototipiydi o. Koç
topluluğunun resmî tarihe göre "ilk" sayılan "Anadol"undan
daha önce doğmuştu. Ancak, dedik ya, bu sıkıştırılmış toplum için
haddi fazlasıyla aşan bir çabanın, cüretkâr bir
hayâl gücünün ürünüydü "Devrim".

Nitekim, anında cezalandırıldı. Bir daha da yıllar boyunca kimseler
adını bile anmayacaktı. Anmamak şöyle dursun,
üç tane gıcır gıcır "Devrim"den ikisinin karanlık güçler tarafından
preslenerek yok edildiğini biliyoruz bugün.
Sonuncu otomobili ise ona emek veren Eskişehirli işçiler güç bela
kurtardılar hayâl düşmanlarının ellerinden...

"Bana bir otomobil yapın"

Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes'in
idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir.
Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine
gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "mühim bir
konuyu istişare etmek üzere" Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler.
Bu insanların bazıları yurt dışında görev
yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "devletin isteği başımız
üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir.

O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere,
bizzat Cemal Gürsel'den gelen "çok gizli" damgalı
bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde
halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere,
hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil
üretmenizi istiyorum."

O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makûs
talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar.
En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe
başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın
Eskişehir'deki Cer Atelyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet
Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin...

Günde birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç
ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan,
tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve
direksiyondan vitesli harika bir "aile otomobili" üretir
kahramanlarımız.

Hem de bir tane değil, tam üç tane!

Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde
tamamlanmıştır. Araçlara "Devrim 1",
"Devrim 2" ve "Devrim 3" ad> ı verilir. Mühendislerden biri
Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini
düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder.
Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise
onu 29 Ekim geceyarısı Ankara'ya götüren "Karakurt" treninde binbir
güçlük içinde siyaha boyanır.

Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin
bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde
Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kılpayı yetiştirilir.
Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir
benzin ikmali yapılma şansı dahi tanımayan Gürsel,
bindiği krem renkli "Devrim"den inip siyah "Devrim"e geçince, aracın
zaten az miktarda olan benzini de biraz sonra biter.

Ve siyah "Devrim" yarı yolda durur. Gürsel'in, şoför koltuğundaki
mühendise sorusu kısa ve nettir: "Ne oldu?"

Şoför, "Benzin bitti Paşam" der korkarak. Bunun üzerine "Garp
kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için
benzin koymayı unutuyorsunuz" diyerek hışımla aracı terkeder Gürsel.
Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da
bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan
panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve "Devrim'ler"
daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler.

Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23
tane gözüpek mühendisi bırakarak...

'Devrim' koruma altında...

Aradan geçen yıllarda Eskişehir DDY tesislerinin, hem yurt içi hem
de yurt dışı pazarlara vagon ve makine üreten dev bir

devlet şirketine dönüştüğünü görüyoruz. "Tülomsaş" adını alan bu
şirketin hangarlarından birinde, tamamen orada çalışan
insanların özverisiyle korunmaya çalışılan iki numaralı "Devrim",
hakkında sarfedilen onca hakaret cümlesine inat,
adetâ akıllı bir varlık gibi yokoluşa direndi. Zaman zaman test
sürüşleri için çalıştırılması dışında, işçiler bu eşsiz yadigârı

yıpratmamaya azami özen gösterdiler.

"Efsane otomobil" ile ilk kez bundan bir kaç yıl önce Tülomsaş'ı
ziyarete gittiğimde tanışmıştım. Orijinal jantların göbeklerinde

ve kaputunda "Devrim" yazısını görünce içimin fena olduğunu
hatırlıyorum.
Ama beni en çok "Devrim"in ön paneli etkilemişti o zaman.
Kadranlarındaki bütün ibareler Türkçeydi.
"Hararet","benzin", "yağ" gibi sözcükleri görünce kendimi bir an
için Alman gibi hissettim. Diyeceksiniz ki bu ne demek şimdi?

Hani Almanlar'ın yüzde yüz kendi üretimleri olan BMW, Mercedes, Opel
gibi dünya markası olmuş otomobillerine bindiklerinde

yüzlerine yayılan mağrur bir ifade vardır ya, "Devrim"in milliyetçi
kadranı da bana bir an için ona benzer bir gurur duygusu

vermişti işte. Bu karşılaşmadan önce ve sonra bir daha hiç
yaşayamadığım türden bir gurur...

Geçtiğimiz günlerde, "Devrim"in son durumunu öğrenmek üzere, uzun
bir aradan sonra yeniden Tülomsaş'ı aradım ve
Basın-Halkla İlişkiler Müdiresi Semiha Ünal ile görüştüm. Ünal, bu
görüşmemizde bana sevindirici bir haber verdi.
Geçtiğimiz aylarda Tülomsaş Genel Müdürü Dilaver Zeki Daloğlu'nun
direktifleriyle tesisin bahçesinde bir "mini müze"
oluşturulmuş ve "Devrim" bu müzede yıpratıcı iklim koşullardan
etkilenmeyeceği camekanlı bir bölüme konulmuş.

Ne güzel! Birileri yıkmaya çalışırken, birileri de herşeye rağmen
direniyor ve bir kentin onuru olan bu eşsiz eseri koruma

altına alıyor. Tülomsaş ailesine buradan içten bir selam
gönderirken, yolu bundan sonra Eskişehir'e düşecek okurlarımıza

da ısrarla sesleniyorum: Gidin ve Tülomsaş'ın bahçesindeki "Devrim"i
mutlaka görün. Onu, bu ülkede toplu iğne bile
üretilemediği bir dönemde Türk mühendisleri yaptı. Ve birçoğu o
günlerde henüz otomobil kullanmayı dahi bilmiyordu.


NAİL KARAASLAN Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-04-2007, 07:59   #6
Tevfik YAZICILAR
_ALBAY_
SİTE BAŞKANI
 
Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu May 2006
Konum: İstanbul
İletiler: 7,081
Blogdaki Konular: 5
Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***


__________________
Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!
Tevfik YAZICILAR Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-04-2007, 09:31   #7
Halil BAYIR
 
Halil BAYIR kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu Mar 2007
İletiler: 956
Blogdaki Konular: 2
Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***Halil BAYIR ***
Türk yazısını okuyunca gurur duydum içimde tarifini edemediğim bir haz oluştu, asıl gururu bu otomobilin mucitlerinden biri olan muhterem Erbakan hocamın öğrencisi olmaktan dolayı duydum :)


otomobilin eskişehirde olduğunu bu haber sayesinde öğrendim inşaallah en kısa zamanda gideceğim ve izlenimlerimi tekrar buraya aktarmaya çalışacağım inşallah

teşekkürler :)


__________________
Her cümlenin ilk kelimesi büyük harfle başlar. Başlayan cümle bir karakter boşluk bırakılıp yazılır.
Halil BAYIR Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-04-2007, 14:24   #8
Abdurrahman EFİLTİ
Pasif Üye
 
Giriş: Wed Apr 2007
Yaş: 23
İletiler: 6
Abdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond reputeAbdurrahman EFİLTİ has a reputation beyond repute
Es-Selamü Aleyküm

Deniliyor ki bu otomobil insan içine çıkıp 100 metre gittikten sonra durunca Cemal Gürsel şöyle demiş;

"Batılı kafasıyla otomobil ürettiniz, doğulu kafasıyla içine benzin koymadınız"

Darbecilerin vatanseverliği böyle oluyor işte.


Abdurrahman EFİLTİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-04-2007, 22:48   #9
Numan NOYAN
 
Giriş: Wed Jan 2007
Konum: balıkesir
Yaş: 24
İletiler: 1,424
Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***Numan NOYAN ***
Alıntı:
Tevfik YAZICILAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
biz balıkesirliler olarak metin hasırcıyı misafir ederiz buyursun gelsin inşaallah


__________________
"göklerin ardında gökler var... bir deniz var.. Çok engin..
Ufkun ötesinde başka ufuklar var..."
Numan NOYAN Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-2007, 00:03   #10
Yavuz Selim ÖZDİN
 
Yavuz Selim ÖZDİN kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Fri Apr 2007
Konum: Vatan Millet SaKaRyA
Yaş: 23
İletiler: 188
Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***Yavuz Selim ÖZDİN ***
ArkadaŞlar , KardeŞler GeleceĞİn Erbakanlari Da Bİzlerİn Arasindan Çikacak İnŞallah...


Yavuz Selim ÖZDİN Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2007, 09:34   #11
Tevfik YAZICILAR
_ALBAY_
SİTE BAŞKANI
 
Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu May 2006
Konum: İstanbul
İletiler: 7,081
Blogdaki Konular: 5
Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***
vikipedia da devrim otomobili bilgileri...


Devrim, Türkiye'nin Cemal Gürsel'in istek ve özel direktifi ile üretilen, ordunun binek otomobil ihtiyacını karşılamak amacı da güden, ilk yerli ve seri üretim hedefiyle başlanan otomobil projesidir.Dönemin rakamlarıyla 1.400.000 TL'ye malolmuş ve 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde proje tamamlanmıştır.

Otomobil dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'i (Cemal Ağa) Cumhuriyet bayramına götürerek hem tanıtımını hem ilk vazifesini gerçekleştirecek iken benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmiştir. Cemal Gürsel tarafından "Garp kafasıyla araba yaptık, şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk" mizahi tabirine de konu olmuştur.

İşin aslında Eskişehir'den, Ankara'ya trenler ile taşınan devrim otomobillerine benzin koyulmamıştır.Çünkü trende oluşabilecek bir tehlikede otomobillerin en az zararlar kurtarılması düşünülmüş ve araçların ihtiyacı benzinin de Ankara'da konvoy yolunun üzerinde bulunan bir Mobil istasyonundan alınması, ve buraya kadar aracın ihtiyaç duyacağı benzinin mühendisler tarafından trene koyulması dahi mühendislerin en ince detayları dahi ne kadar düşündüğünü ve planladığını gösterir. Trenden indirilen arabalara çok daha sonradan Cumhurbaşkanı binmeden önce yapılan hazırlıklar sırasında neden benzin ikmali yapılmadığı bugün dahi bilinmez.Ancak konvoy Mobil istasyonuna uğrayıp vakit kaybetmek istemez ve böylelikle arabalar benzinsiz kalır.

Motoru eski bir 6 silindir Chevrolet motorudur.İki silindiri kesilip dört silindire indirilmiş, daha sonrada bundan kalıp yaparak arabalara monte edilmiştir.

İki farkli renk otomobil götürülmüştür.Bej renk Devrim ve Siyah (Makam Aracı modeli) Devrim.Siyah olana Cemal Gürsel bindirilmiş ve 100 metre gidebilmiştir.Geçen sürede Bej renkli olanın benzin ihtiyacı karşılanıp, Cemal Gürsel siyahtan indirilerek Bej renkliye bindirilmiş ve o gün belirlenen tüm güzergahları başarıyla tamamlamışlardır.

Devrimin o dönemde makina mühendisliği alanında Türkiye için gerçekten bir devrim olabileceği düşünülmekte, adı bu yüzden Devrim konulmuştur. Eğer Devrim beş arabayla kalmasaydı, şu anda Türkiye dünyanın en büyük makina sanayiilerinden birini kurmuş olabileceği yönünde fikirler mevcuttur. Devrim'in önemi Türk elinden ilk üretilen araba olması ve Türk mühendisliğinin bir şeyler yapabileceğini, başarabileceğini göstermiş olmasıdır. Ayrıca benzin, yağ, hız gibi göstergelerin Türkçe ikazlarla belirtilmesi de buna eklenebilir.

Bej renkli bir kopyası hala Eskişehirde saklanmakta ve hala çalışır halde tutulmaktadır.


Üretici marka: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
Model Adı: Devrim
Üretim yılı: 1961
Motor tipi: 10 Adet Motor :
4 adet A4L tipi
3 adet A4T tipi
3 adet B3T tipi
Silindir Sayısı : 4
Dört zamanlı
Silindir Çapı : 81 mm
Strok : 100 mm
Kompresyon : 6,8 : 1
Silindir Hacmi : 2070 cm3
Devir : 3600 d/dk
Motor gücü: 50 HP
Uzunluk: 4500 mm
Genişlik: 1800 mm
Yükseklik: 1550 mm
Boş ağırlığı: 1250 kg


__________________
Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!
Tevfik YAZICILAR Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2007, 10:38   #12
Erdem YILMAZ
 
Erdem YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sat Apr 2007
Yaş: 27
İletiler: 90
Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***Erdem YILMAZ ***
unutulmayacak efsane hizmetlerden birtanesi daha.... Allah'a şükür milli görüş imzasıyla.


Erdem YILMAZ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-04-2007, 11:07   #13
Tevfik YAZICILAR
_ALBAY_
SİTE BAŞKANI
 
Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu May 2006
Konum: İstanbul
İletiler: 7,081
Blogdaki Konular: 5
Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***Tevfik YAZICILAR ***
İmal Tarihi : 1961
Ağırlık : 1250 kg.
Uzunluk : 4500 mm.
Genişlik : 1800 mm.
Yükseklik : 1550 mm.
İmal Yeri : Eskişehir Demiryolu Fabrikası
İmal Süresi : 4,5 ay
Üretim Sayısı : 4 Adet Binek Otomobili
10 Adet Motor : 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
7 Adet Şanzuman : 3 adet A tipi 4 adet B tipi
Silindir Sayısı : 4
Silindir Çapı : 81 mm.
Silindir Hacmi : 20 70 cm
Strok : 100 mm.
Kompresyon : 6,8 : 1
Güç : 50 HP
Devir : 3600 d/d
Karakteristik : Dört zamanlı,

16 Haziran 1961 TCDD Fabrikalar ve Cer Daireleri Yönetici ve Mühendisleri ile toplantıda Ulaştırma Bakanlığının yazısı okunarak, 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCCD işletmesine verildiği bildirilir.

Bu iş için 1.400.000 TL. ödenek ayrıldığı belirtilir. Süre 4,5 aydır. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir mi ki? Bırakınız geliştirmeyi hiçten yola çıkarak çalışabilecek bir otomobil yapılabilir miydi?

Tüm ülkede Üniversiteden Basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye’de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal GÜRSEL paşaya sunulabiliyor, bir ikincisi paşayı Anıtkabir’e götürüyor, sonra da Hipodrom'daki geçit resmine katılıyordu.

Bu nasıl gerçekleşmişti? Ne getirmiş, ne götürmüştü?

Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD’nin görevlendirilmiş olması, o tarihlerde TCDD’nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı’ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı.

Yüksek Mühendis Emin BOZOĞLU yönetim grubunun başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eşyöneltmek suretiyle birinci derecede rol oynamıştı.

Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görevalan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12’şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirerek işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı.

Çalışmalar için, Eskişehir Demiryol Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi. Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna varıldı.

Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ile beş kişilik, toplam 1000-1100 kg. ağırlığında ortaboy denilebilecek bir tip üzerinde uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.

Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Kroserin damı, kaput ve benzeri saçları, sonra bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi.

Karar verilen yandan subablı bir 4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryol Fabrikalarında dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.

B Tipi adı verilen üstten subablı bir üçüncü motorda bu kez tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir’de imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.’ye ulaşmış ve daha sonra Diesel’e çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen gruplarına uygulanmıştır.

Süspansiyon grubu ön takımları için “Mc Phearson” sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve Eskişehir’de yeniden imal edildi.

Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu.

Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.

Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu.

Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrubeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar yerli idi.

Bir yandan bu ilk otomobilin yol tecrübeleri sürdürülürken bir yandan da ikinci otomobilin yetiştirilmesine çalışılıyordu. Siyah renkteki bu iki numaralı Devrim’in son kat boyası ancak 28 Ekim akşamı vurulabilmişti. Pasta ve cilası Ankara’ya sevkedilmek üzere yüklendiği trende, gece yol alırken yapıldı. Buharlı lokomotiflerde, çekilen trende bacadan *küfür yasak*raması olası kıvılcımlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depoları boşaltılmıştı.

Tren sabaha karşı Ankara’ya geldi. İki Devrim o zamanlar Sıhhıye semtinde, şimdiki Adliye Sarayı’nın yerindeki Ankara Demiryol Fabrikasına indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal, sabahleyin Sıhhıye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti. 29 Ekim sabahı Fabrikaya gelen otomobilli, motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskordun arasında Devrim’ler yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için Mobil’e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. arabaya kondu, 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı fakat, 100 metre kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’nın “Ne oluyor?” sorusuna direksiyondaki Y. Muh. Rıfat SERDAROĞLU “Paşam, benzin bitti.” cevabını verdi. Paşa’dan özür dilenerek 1 numaralı Devrim’e geçmesi rica edildi. Büyük bir hoşgörü ile buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’e bu otomobil ile gitti, inerken ünlü “Batı kafasıyla otomobili yaptınız ama doğu kafasıyla ikmali unuttunuz.” sözlerini söyledi.

Ertesi gün bütün gazetelerin sözbirliği etmişçesine “100 metre gidip bozuldu” başlığını attıkları 2 numaralı Devrim aynı gün Hipodrom’daki geçit törenine katılıyor, basınımız ne bunu, ne de Cemal Paşa’nın Anıtkabir’e bir başka Devrim otomobili ile gittiğini yazmıyor, yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruyorlardı. Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan “At neslinin ıslahı” için 25 milyon TL ödenekten ve sonucundan kimse söz etmiyordu. Hala merak eder sorarım at neslinde o günden buyana bir gelişme sağlanmış mıdır diye...

Bir de otomotiv sanayimize bakalım: Ekonominin gerekleri uyarınca montaj biçiminde başlayıp bugün büyük birer sanayi kuruluşu durumuna gelmiş bulunan Kamyon-Otobüs-Otomobil firmaları yüzbinlerce araç üretebiliyor... Ve bunlar ithal yolları açık olduğu halde satışlarını arttırabiliyorlar.

Acaba bugüne kadar basınımızdan olumlu yazılar almamış olan Devrim Otomobilleri yapılmasaydı, Türkiye’de bir otomotiv sanayii oluşabilir miydi, hiç sanmıyorum. Çünkü Devrim Otomobillerinin ortaya çıkmasıdır ki “Türkiye’de otomobil ve motor yapılamaz” görüşünü yıkmış tartışmaların yönü değişmişti.

Salih KAYASAĞIN
Mak.Yük. Mühendisi


__________________
Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!
Tevfik YAZICILAR Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-05-2007, 15:53   #14
Ravza AYYILDIZ
....
 
Ravza AYYILDIZ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu Apr 2007
Konum: G.kore
İletiler: 3,039
Blogdaki Konular: 3
Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***Ravza AYYILDIZ ***
arkadaşlar geçenlerde devrim'i bir dizifilmde kötü emellerinde kullandılar... sinir oldun...


__________________
AMPÜLLERİ SÖNDÜRÜNÜZ!
ELEKTRİĞE %65 ZAM!
Ravza AYYILDIZ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2007, 10:17   #15
Turgut KÜÇÜK
 
Turgut KÜÇÜK kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sat Apr 2007
Yaş: 46
İletiler: 66
Blogdaki Konular: 3
Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **Turgut KÜÇÜK **
Alıntı:
Kadir KILIÇASLAN tafarından gönderildi Mesajı Göster
evet türkiye tarihine bakıyoruz iyi olumlu türkiyeyi kalkındıracak hamleler altında hep aynı imza erbakan

allahım ilk yerli araba bile ona ait ne diyelim...
Bide benzin koymayı akıl etselerdi..


__________________
Davasına sevdalı.

Düzenlendi: Tevfik YAZICILAR 22-05-2007 13:51
Turgut KÜÇÜK Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2007, 19:25   #16
Abdullah AĞAÇ
 
Giriş: Fri May 2007
Yaş: 37
İletiler: 13
Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *Abdullah AĞAÇ *
her zaman hocanın hayırlı işlerin önü kesildi bu insanlar alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz hazreti muhammed [sallallahu aleyhi vesellem] i anlamadı hocayı anlayamamış veya anlamak istememiş bu anlayamayışı nı normal karşılıyorum bu tamamen nasip işi


Abdullah AĞAÇ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-09-2007, 00:23   #17
Uğur EKİNCİ
Kısıtlanmış Üye
 
Uğur EKİNCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Fri Aug 2007
İletiler: 83
Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***Uğur EKİNCİ ***
belkide o benzin koymayı unutma işide bir komploydu


Uğur EKİNCİ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-07-2008, 23:08   #18
Kayıtsız
Misafir
 
İletiler: n/a
mutlaka bir komploydu. ama güneş balçıkla sıvanamaz.


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-07-2008, 18:27   #19
Muhammed ER
 
Muhammed ER kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu Jan 2007
Yaş: 30
İletiler: 5
Muhammed ER is on a distinguished road
erbakan hocamdan allah cc razı olsun bende alman veya fransız veya japon arabası kullanmıyorum proton kullanıyorum Proton (Perusahaan Otomobil Nasional Berhad) 1982 yılında Malezya hükümet başkanı olan Dr. Mahathir Muhammed tarafından kurulmuştur. ...


Muhammed ER Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-09-2008, 23:05   #20
Emin YILMAZ
 
Emin YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sat Sep 2006
Konum: Yenibosna
Yaş: 21
İletiler: 5,021
Blogdaki Konular: 2
Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***Emin YILMAZ ***
tamamen elle üretim... üretilen araçlardan biri kayıp, biri de eskişehir tülomsaş lokomotif fabrikasinin bahcesinde camekanda duruyor...
İLK YERLİ ÜRETİM OTOMOBİL DEVRİM
29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir...


İmal Tarihi::::::::::: 1961
Ağırlık:::::::::::::::: 1250 kg.
Uzunluk:::::::::::::: 4500 mm.
Genişlik:::::::::::::: 1800 mm.
Yükseklik:::::::::::::1550 mm.
İmal Yeri::::::::::::: Eskişehir Demiryolu Fabrikası
İmal Süresi::::::::::: 4,5 ay
Üretim Sayısı::::::::: 4 Adet Binek Otomobili
10 Adet Motor::::::: 4 adet A4L tipi 3 adet A4T tipi 3 adet B3T tipi
7 Adet Şanzuman:::: 3 adet A tipi 4 adet B tipi
Silindir Sayısı::::::::: 4
Silindir Çapı::::::::::: 81 mm.
Silindir Hacmi::::::::: 20 70 cm
Strok:::::::::::::::::: 100 mm.
Kompresyon::::::::::: 6,8 : 1
Güç:::::::::::::::::::: 50 Hp
Devir:::::::::::::::::: 3600 d/d
Karakteristik::::::::::: Dört zamanlı




16 Haziran 1961 TCDD Fabrikalar ve Cer Daireleri Yönetici ve Mühendisleri ile toplantıda Ulaştırma Bakanlığının yazısı okunarak, 29 Ekim 1961 tarihine kadar binek otomobili tipinin geliştirilmesi görevinin TCDD işletmesine verildiği bildirilir.

Bu iş için 1.400.000 TL. ödenek ayrıldığı belirtilir. Süre 4,5 aydır!. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir mi ki? Bırakınız geliştirmeyi hiçten yola çıkarak çalışabilecek bir otomobil yapılabilir miydi?

Tüm ülkede Üniversiteden Basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen kimse ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 28 Ekim 1961 sabahı Türkiye'de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye'de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi Binası önüne götürülerek Devlet Başkanı Cemal GÜRSEL paşaya sunulabiliyor, bir ikincisi paşayı Anıtkabir'e götürüyor, sonra da Hipodrom'daki geçit resmine katılıyordu.
Bu nasıl gerçekleşmişti? Ne getirmiş, ne götürmüştü?

Projeyle başka bir kuruluşun değil de TCDD'nin görevlendirilmiş olması, o tarihlerde TCDD'nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı'ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunmasıydı.

Yüksek Mühendis Emin BOZOĞLU yönetim grubunun (Necmettin Erbakan'da gruptadır) başı olarak 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmasını sağlayıp eşyöneltmek suretiyle birinci derecede rol oynamıştı.

Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görevalan mühendislerin, proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12'şer saat, gerektiğinde bazı geceleri, sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirerek işbaşında kalmayı yüksünmeyecek ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı.

Çalışmalar için, Eskişehir Demiryol Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina seçildi. Elden geldiğince çeşitli tipte otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçaların nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması sonucuna varıldı.

Önce otomobilin ana hatları belirlendi. Dört ile beş kişilik, toplam 1000-1100 kg. ağırlığında ortaboy denilebilecek bir tip üzerinde uzlaşıldı. Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olarak, 50-60 BG. vermeliydi.

Karoser için hazırlanan 1/10 ölçekli maketlerden seçilen 1/1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Kroserin damı, kaput ve benzeri saçları, sonra bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi.

Karar verilen yandan subablı bir 4 silindirli motorun, gövde ve başlığı Sivas Demiryol Fabrikalarında dökülüp, Ankara Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir'de yapıldı. Motor Ankara Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG.'den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi.


B Tipi adı verilen üstten subablı bir üçüncü motorda bu kez tanınmış bir 6 silindirli otomobil motorundan esinlenerek, fakat krank ve eksantrik milleri yeni baştan çizilip, hesaplanmak suretiyle Eskişehir'de imal edildi. Bu motor frenleme de 60 BG.'ye ulaşmış ve daha sonra Diesel'e çevrilerek istasyon aydınlatılmasında kullanılmak üzere yapılan elektrojen gruplarına uygulanmıştır.

Süspansiyon grubu ön takımları için "Mc Phearson" sistemi önerilmişti. Bu gün çok yaygın kullanılan bu sistem, o tarihte bulduğumuz kadarıyla bir tek firma tarafından uygulanıyordu. Benimsendi ve Eskişehir'de yeniden imal edildi.

Eylül sonuna doğru, ön ve arka camları, piyasada bulunabilenlere uydurmak zorunluluğuyla modele göre biraz değiştirilmiş iki gövde çatılmış ve biri A diğeri B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu.
Şanzumanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.

Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri de gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu.

Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrubeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı, diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçalar yerli idi.

Bir yandan bu ilk otomobilin yol tecrübeleri sürdürülürken bir yandan da ikinci otomobilin yetiştirilmesine çalışılıyordu. Siyah renkteki bu iki numaralı Devrim'in son kat boyası ancak 28 Ekim akşamı vurulabilmişti. Pasta ve cilası Ankara'ya sevkedilmek üzere yüklendiği trende, gece yol alırken yapıldı. Buharlı lokomotiflerde, çekilen trende bacadan sıçraması olası kıvılcımlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depoları boşaltılmıştı.


Tren sabaha karşı Ankara'ya geldi. İki Devrim o zamanlar Sıhhıye semtinde, şimdiki Adliye Sarayı'nın yerindeki Ankara Demiryol Fabrikasına indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal, sabahleyin Sıhhıye'deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis'e gidilecekti. 29 Ekim sabahı Fabrikaya gelen otomobilli, motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskordun arasında Devrim'ler yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için Mobil'e uğramadan yola devam ettiler. Meclis'in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. arabaya kondu, 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis'in önüne gelmiş ve Anıtkabir'e gitmek üzere 2 numaralı Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı fakat, 100 metre kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa'nın "Ne oluyor?" sorusuna direksiyondaki Y. Muh. Rıfat SERDAROĞLU "Paşam, benzin bitti." cevabını verdi. Paşa'dan özür dilenerek 1 numaralı Devrim'e geçmesi rica edildi. Büyük bir hoşgörü ile buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir'e bu otomobil ile gitti, inerken ünlü "Batı kafasıyla otomobili yaptınız ama doğu kafasıyla ikmali unuttunuz." sözlerini söyledi.

Ertesi gün bütün gazetelerin sözbirliği etmişçesine "100 metre gidip bozuldu" başlığını attıkları 2 numaralı Devrim aynı gün Hipodrom'daki geçit törenine katılıyor, basınımız ne bunu, ne de Cemal Paşa'nın Anıtkabir'e bir başka Devrim otomobili ile gittiğini yazmıyor, yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruyorlardı. Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan "At neslinin ıslahı" için 25 milyon TL ödenekten ve sonucundan kimse söz etmiyordu. Hala merak edip sormak gerekir at neslinde o günden buyana bir gelişme sağlanmış mıdır diye...

Bir de otomotiv sanayimize bakalım: Ekonominin gerekleri uyarınca montaj biçiminde başlayıp bugün büyük birer sanayi kuruluşu durumuna gelmiş bulunan Kamyon-Otobüs-Otomobil firmaları yüzbinlerce araç üretebiliyor... Ve bunlar ithal yolları açık olduğu halde satışlarını arttırabiliyorlar.

Acaba bugüne kadar basınımızdan olumlu yazılar almamış olan Devrim Otomobilleri yapılmasaydı, Türkiye'de bir otomotiv sanayii oluşabilir miydi, hiç sanmıyorum. Çünkü Devrim Otomobillerinin ortaya çıkmasıdır ki "Türkiye'de otomobil ve motor yapılamaz" görüşünü yıkmış tartışmaların yönü değişmişti.

Devrim'in Yapım Aşaması...


Devrim'lerin Üretimi devam etseydi , Türkiye şu anda Otomotiv sektöründe çok büyük bir yol almıştı...



Posta kutumdan...


__________________
YERSEN...
Emin YILMAZ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Yer İmleri

Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
MimiklerKapalı
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı


Saat 18:49.


Powered by vBulletin 3.7.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.