10 / 3 İlkİlk 12345678910 SonSon
183 sonuçtan 41 --- 60 arası gösteriliyor

Konu: demiral.

  1. #41
    demir almakmıdır çözüm,
    insan gittiği yere kendiyle gitmezmi. ya zehir ellerindeyse.
    değdiği şehirleride öldürmezmi...
    zamandan dem vuran, nerde yok ki zamanın kavramı,
    aynileşmiş hayatlardan sıkılan
    hayat hep ayni değil mi
    alışmıyormu insan herşeye zamanla
    hey kaptan
    demir alasın mı geldi
    git ellerindeki zehirle öldür zaten yıkık kentleri
    acıma canlılara
    ve kaptan
    korkuyorsun sanırım, kalabalığa karışmaktan
    hep marjinal olman lazım değil mi
    farklı görünmen lazım
    kaptan!!!!!!!
    korkuyorsan demiral.
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  2. #42
    Taner PINAR
    Misafir
    Soğuk ve Sisli bir havada ,
    korunaktan çımaktansa,
    sıcak salebi yudumla ,
    yola çıkmak cesaret ister ya,
    cesaret görecelidir,
    kimine göre enayiliktir.

    içini sıcak salep dahi ısıtamıyorsa,
    sürekli bir üşüme hissediyorsan,
    gideceğin yeri dahi bilmiyorsan,
    umutlar limanına demir attıysan,


    ufukları gözle , düşün.. cesaretini topla,
    emanet edeceğin değerlerini,
    emanet edebileceklerinin değerlerine böl,

    sonuç pozitif ise sür zehirli boyayı , terketme limanı

    sonuç negatif ise durma dostum ..

    hemen..

    demiral.

  3. #43
    kaptanın seyir defteri:


    bugün 128! ile konuştuk . 128! bu aralar herşeyi kafaya takıyor. adam olmaz bu çocuk. sürekli yusuftan bahsediyor. canı sıkılıncada yel değirmenlerine sataşıyor.
    bak yine geldi...

    -kaptan, fazla zehrin var mı?
    -yok
    -ee yusufu ne vereceğim ben o zaman ?
    -ne bileyim ben kendi zehrinden ver
    -sen daha çocuksun diyor o ama bana. çok ukalasın diyor. biliyorum evet öyleyim , bu zehir ikimizede yeter işte diyorum ama dinlemiyor... birde bu ''ben'' varya kaptan , hepsi onun suçu...
    -şey kaptan birde ''kara'' göründü !
    -''kara'' bizim içimizde
    -ya kaptan ne diyorsun anlamıyorum ama...
    -git aynaya bak belki anlarsın
    -tamam.
    -peki zehir ne olacak?
    -''zehir'' bizim içimizde
    -anlamadım ???
    -git aynaya bak !
    -hıı tamam
    -yusuf peki onu ne yapacağız ?
    -''yusuf'' bizim içimizde !
    -tamam o zaman ben aynaya bakayım... şey birde kaptan senin fazla aynan var mı?

    (offf bu çocuk adamı kanser eder)

    -128! bekle ! al bu aynayı...
    -sağol kaptan teşekkürler :) ya şey ben birde şeyi soracaktım ???
    -!!!
    -donkişotu bilirmisin kaptan ?
    -128! cık dışarı !
    -tamam kaptan kızma şey diyecektim donkişot bizim içimizde ! :)
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  4. #44
    Taner PINAR
    Misafir
    Nefis ne kadar garip değil mi?

    Nefis iskender kebabı değil ,
    Nefis çorba değil,
    Nefis bir oturma odası takımı değil,
    Nefis bir villa değil.

    Nefis bir şeytan.

    içimizde şeytan mı taşıyoruz.

    bu nefis denen şey bizi istediği gibi yönlendiriyor mu ?

    terbiyesizleşen bu nefsi terbiyeli hale getirmek için ne yapmalı peki?

    küçük günahlardan korkmakla başlamalı , dikenli bir yolda uzun bir elbiseyle gezeceksin ve elbiseni hiç bir yere taktırmayacaksın.. buna Takva diyorlar..

    sonra.. sakin olacaksın.. çabuk kızmayacaksın .. buna hilim diyorlar..

    bunlar var ise sende.. şimdi bildiklerini anlatabilme derdine düşebilirsin..

    Ebu bekr r.a. örnek olarak gösterilir bu meclislerde sürekli .. Ashabın Ömer bin hattabı var . Hamzası var.. bunları da örnek alabilirsin..

    en iyisi ne peki.. ? müminlerle konuşurken Ebu Bekiri (r.a.), İSlam düşmanları ile karşılaşınca da Ömeri (r.a.) örnek al.


    Resulullah s.a.v. mi zaten örnek almazsan hatalar zincirine takılır düşersin.


    Ashabından örneklere de kapalı kalma..

    demiral.

  5. #45
    Taner PINAR
    Misafir
    küçük ayrıntılar ,

    dev aynasında mı görüyorlar kendilerini?

    onlar kendilerini dev aynasında görüyorlar da bana ne oluyor?

    onların ebatlarını bilmeme rağmen neden bende büyük görüyorum?

    yok böyle olmayacak. topla pılını pırtını gitmiyorsun.

    marina soğuk , karanlık, ıssız ve korkutucu olsa da..

    dev dalgalarla uğraşmayı gözüne kestirebiliyorsan.

    gövdene itimadın varsa ?

    durma .. demiral.

  6. #46
    kaptan bana arasıra geliyorlar biliyorsun
    (hoş sendende pek eksik olmuyorlarya:) )

    ayağa kalkıyorum, bir bıçak gibi parlıyor öfke !

    gidip abdest alıyorum

    - bak diyorum 128! çocuk olma! , ben çocuğum diyor.

    evet kaptan çocuk oluyorum çoğu zaman...

    hidet ve öfke...

    tebessüm ve teleşsız bir buse...

    güller ve dikenler...

    ne zamandır hep gece hep gece kaptan

    bilyelerimden topacımdan çoktan geçtim

    gömleğim kiraz ağacında yırtılmadı kaptan !

    ben çocukluğumu eksiksiz bir isyanla değiştim;

    önüme geldiler durdular

    ne dedilerse , öfkeli bir çocuk buldular karşılarında...

    meslek derslerinde tekbir sure ezberlemedim...

    kapılardan kovdular pencerelerden girdim...

    lisede namaz vakti devamsızlıktan vurdular !

    bak kaptan sen sevmessin ama ne babamın yüzü

    ne ablamın öğüdüydü

    beyaz sakallı bir bilge geldi bir akşam

    evlat dedi;

    ağladım kaptan... ölümüne korktum! sadece buraya gel evlat dedi...

    uzun bir elbisesi vardı... beyaz çok beyaz , korktum ve sarıldım...

    ne oldu sonra biliyormusun kaptan

    128! bırakıp gitti beni

    yusuf geldi...

    tanıştık , anlaştık...

    kitaplar verdi bana , sus dedi sadece oku !

    okuyorum kaptan !

    sadece okuyorum

    ancak böyle diniyor içimdeki öfke

    yalnız böyle kurtuluyorum keder denilen musubetin elinden...

    (kaptan arada da yazıyorum işte bunaldıkça)

    sağol kaptan iyi geldi.
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  7. #47
    ''Dertler derya olmuş,ben de bir sandal''
    Arabesk hayatlardan sıyrılıp bakıyorum kendime.
    İçimde kemirgen bir mahlukat
    Dev bir soru işareti insan
    Her cavap için ayrı bir liman
    Bir limana atıyorum kendimi
    Lağbali muhabbetlerin teşhirinden kurtulmuş değiller
    Hayat üçlemelerden ibaret
    Sarmıyor
    Ayrılıyorum
    Kulağımında bir melodi
    ''Boşluklardan boşluk beğen''
    Bir bilge yaklaşıyor yanıma
    Hayatın sırrını veriyor
    ''Hayat herşeye rağmen devam ediyor''
    Öyle mi 128! Hayat herşeye rağmen devam ediyor mu?
    Onca itilip kakılmalara,her dersten kalmalara,atılmalara rağmen
    Hayat hala devam ediyor mu?
    Kurduğun hayallerin,hayalden öte gitmeyişine hergün şahitlik etmene rağmen
    İsyanın eşiğinde bir hayat sürmelere rağmen
    Payına düşen sükuta rağmen
    Heybende kalan yegane aşka rağmen
    Hayat devam ediyor da,biz mi mazisinde kaldık?
    ''Allah'ın sizin için biçtiği fiyat cennettir.Değerinizi düşürmeyin..(M.İ)''

  8. #48
    Taner PINAR
    Misafir
    İnsanlar gördüm içleri boş ,

    insanlar gördüm dışları boş,

    insanlar gördüm hem içi hem dışı boş,

    insanlar gördüm dışı derya, içi derya..

    sade olanlarına rastladım,

    karışık türlerini gördüm,

    emitasyonu olurmu demeyin ,

    insanın da emitasyonu var..

    adam olmak , efendi olmak , esnaf olmak , olgun olmak ...

    kızmamak, sakin olmak , hoşgörmek,

    zaman içinde planyadan geçen davranışların sonunda bu erdemleri yakalamak
    yakalayamadığının peşinde olmaya çalışmak

    kadar ..

    arada çocuk olmak, ömer olmak , deli olmak ta var.

    kızıyorum da .. kızgınlığımı anlatamıyorum desem ..

    anlayanlar kadar anlamamakta ısrar edenler ile , anlamak istemeyenler kadar..

    anlamasına rağmen anlamamış gibi yapanlarda var..

    dik durmak ne kadar önemli ise , dik durana hakkını vermek te o kadar önemlidir..

    kime değer vereceğini , tecrübelerinle belirlemek zorundasın..

    yan yatanla, yana yana yatan bir mi?

    koşanla koşturan arasındaki ilişkiler , kızanla kızdıran arasındaki ilişkiler
    ..

    ya ne duruyorsun be kardeşim ?

    hadi deli etme adamı demiral..

  9. #49
    kaptan ;

    ne diyeyim ben şimdi sana

    senki gönlündeki isyanı metanete dönüştürecek kadar cesursun biliyorum

    biliyorum üzerine geliyorlar , damarına basıyorlar...

    hiddetli adamsın biliyorum... sözünün eri adamsın...

    kalemin kılıç gibi parlıyor çoğu kez ,kınında tutamıyorsun...

    belkide bu yüzden seviyorum seni, saygı duyuyorum...

    sen sinsi biri değilsin... ne geciyorsa gönlünden , cekinmeden vuruyorsun onu ortaya,
    kıvırmıyorsun çoğu korkak gibi laf ebeğili yapmıyorsun...

    mert birisin , dürüst adamsın kaptan !

    kaptan sen imanlı adamsın !

    bak kaptan ben seni kardeş bildim abim bildim eğer burada yazılanlara inanıyorsan ;

    bana şunu söyle : öfke put değilmidir kaptan.

    birkaç çapulcu ne söylerse söylesin , kendi dar zihinlerinde ilahlaştırdıkları yalanlara iman
    etsinler bize ne ! onların iman ettiği hurafelere inanmadık biz !

    biz dava dediysek , dava adamlığından bahsettiysek bunu sadece 500 lük tesbihlerin
    koruyucu ruhaniyeti saymadık ! bu teşkilatı bir silsileye soktuysak bu emir komuta altında
    disiplinli bir öngörüydü ! kula kulluk yapan adamların anlamayacağı o dar zihinlerin
    kavrayamayacağı bir öngörü ! biz nefis terbiyesi dedik kaptan onlar dervişlikten gayrısı
    olmaz saydı...oturdukları yerden sadece duayla dünya kurtulur saydılar...

    hayır kaptan bizim atalarımız at sırtında savaş meydanında hakim oldu dünyaya. biz
    disiplinli adamız kaptan , biz büyük cihadıda küçük cihadıda biliriz , ikisini birbirine karıştırmayız.
    bu dava kimsenin malı değil kaptan seninde benimde o dar kafalı birilerinde değil kaptan...

    bak kaptan sen bu meydanı bırakıp hiçbiryere gidemezsin!

    öfkene yenilemezsin kaptan olmaz ! savaş sırasında kenera çekilemezsin kaptan olmaz !

    öfke bir puttur kaptan ve o ki kılıçtan keskin bilirim,

    bana sırtındaki yaraları , hançerleri gösterme bu yeterli değil !

    bana gitmekten bahsetme kaptan !

    bana yoruldum deme ben bu adamlarla aynı yerde olamam deme bana
    gitmekten bahsetme kaptan !

    sen sevsende sevmesende bu gemide yer alacaksın kaptan cünkü sen imanlı adamsın!
    çünkü sen inanmış adamsın ! çünkü sen inandığı gibi yaşayan bir adamsın kaptan !
    okçular kendilerine verilen tepeyi hiçbirzaman terketmez çünkü! daha vurulacak çok
    hedef kazanılacak çok zafer var!

    kaptan 128! daha çocuk 128! bazen ne dediğini bilmiyor 128! daha büyüyecek kaptan
    ama 128 ! şunu çok iyi biliyor o seni bırakmadan sen bu gemiyi bırakamazsın!

    kaptan öfkene ve çapulçulara yenilme !

    kaptan gel ve demiral yoksa isyan çıkaçak ve bunda en büyük pay senin olacak!

    ve unutma gemiyi en son kaptanlar terk eder önce giden farelerdir !

    hadi bu limanda fazla oyalandık

    demiral !
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  10. #50
    Dumanaltı sohbetleri...

    - Çok durgunsun bugün.Hayırdır?
    - Yok.Yok birşeyim...
    - Nasıl yok ya! Balgibi de bişeyler var işte.Suratından düşen bin parça
    - Yok dedim ya! Canım sıkkın biraz o kadar
    - Uzatma işte.Neyin var söyle.Dost değil miyiz! Paylaş benimle.Hadi ama...
    - Gitmekten bahsediyor kaptan
    - Ne? Ne kaptanı? Kaptan kim? Ne diyorsun anlamıyorum hiçbirşey
    - Boşver
    - Şunu açıkça anlatsana.Neden bahsettiğini anlamıyorum
    - Neyse boşver.Bak nedicem? Gemiyi en son kaptanlar terketmez mi?Böyle öğretilmediler mi bize?
    - Evet öyle.Ölmek var dönmek yoktur kaptanlara.Ama niye?Çok garip sorular soruyorsun ya.Anlamıyorum.Offf sıkıldım ama
    - Boşver dedim ya.Anlamazsın.Ben de anlatamam zaten.Çünkü bende anlamıyorum.Neden insanlar savaşmak yerine kaçmayı tercih ederler.Bilmezler mi ki o savaş bitmedikçe kaçmak olmaz.İnsan kendinden nereye kadar kaçabilir ki.Korkularla yüzleşilmesi gerektiğini öğrettiler bana.Ve o savaşın hiç bitmeyeceğini.Takatinizin sonuna kadar savaşmalısınız dediler.Siz değil misiniz cenneti arzulayan.Öyleyse cihad edin dediler.İnsan en çok kendi kendini kandırırmış.Kendi zihnimizde oluşturduğumuz doğrularımız bizi ne hale getiriyor.İnsan inandıktan sonra yanlışı da doğru olarak görebiliyor yada gösteriliyor.
    Gitmek doğru gelmiyor bana.Henüz aklım ermiyor gitmek ne demek.Hz. Ali'nin bir sözü geliyor aklıma.
    ''İnsanlar derin bir uykudadır.Ölünce uyanacaklar''
    Ölmeden uyanamaz mı insan.Henüz aklım ermiyor...
    Ama şunu biliyorum.Kaptan gemiyi terk ederse o gemide isyan çıkar!
    - Bi dakka şimdi.Söylediklerini onaylayabilirim.Ama ne yalan söyliyeyim ben gene bişey anlamadım.
    - Boşver dedim ya boşver.Kendi kendime konuşuyorum işte.Bakma sen bana.Kalk hadi gidelim
    - Gitmek mi???
    - Yok yanlış anladın.Burdan gidelim diyorum.Sıkıldım bu ortamdan.Benim bildiğim tek gitmek eylemi bu.Yoksa savaş alanından gitmek mümkün mü?İnsan kendinden ne kadar gidebilirse,bu savaştan da o kadar gidebilir.
    - İyi tamam öyle olsun gidelim öyleyse.Bak ama bir daha ki görüşmemizde kendine çeki düzen ver.Bu halini hiç sevmiyorum.Bulmaca gibi oluyorsun
    - Tamam tamam.Bakma sen bana.Esti işte.Allah sabredenlerle beraberdir.Sabredelim ve görelim...
    ''Allah'ın sizin için biçtiği fiyat cennettir.Değerinizi düşürmeyin..(M.İ)''

  11. #51
    Taner PINAR
    Misafir
    İçide dışı da dolu insanlar konuştu.

    iki yüzlü , hatta ikiden de fazla yüzü olanlar.. dolu olanlar konuştuğunda susarlar.

    en büyük cihatlardan biride ne şartlar altında olursa olsun hakkı söylemektir.

    durma göre, adamına göre, nefsine göre, menfaatlerine göre konuşmayanlar için bu cihat kolaydır.

    chp zihniyetinin bir tavrı vardır bilirmisiniz?

    cevap veremediklerinde , sıkıştıklarında itham eder, ,iftira atarlar . Konuları saptırır kendilerini küçük düşüren ortamı dağıtırlar.

    sözlerinin başına ve sonuna "size çok büyük saygı duyuyorum" ifadesini ekler. arada ellerinden , dillerinden ne gelirse yaparlar..

    karşına aldığında seni öven sözler söylerler. üçüncü bir şahıs geldiğinde sanki üç dakika önce size övgüler yağdıran adam gitmiş yerine büyük bir düşman gelmiş olur.

    kendi fikirlerini açıkça çürütseniz dahi ; onlar yinede nefislerine hoş geleni yapmak için olmadık bahaneler üretir ve buna kendilerini inandırırlar.

    konu chp değil ya..

    neyse..

    yorgunluk belirtileri sadece fiziksel değildir.

    bir dost der ki ; yorulduğuna değiyormu bari ? yorulduğun , yorulmana sebep olanlar verdiğin değeri haketmiyorlar.

    Sol yanım çok haklı diyor.. Sağ yanım , senin amacın ne? eğlenmek için emek verilmez diyor..

    hiç kıpırtı dahi olmayan bir havada yol alırken gemi övülmez , daha çetin ve büyük dalgalar olduğunda sizi yanıltır, utandırır..

    gerekli kontolleri yap artık 128 , yola çıkıyoruz..

    demiralma zamanı..

  12. #52
    Bir sokak arasında kendilerine biçilen hayatı yaşayan küçücük bir bedenin bakışları düştü aklıma
    Elinde bir parça ekmek,patlak bir plastik top ve abisinden kalma eski kara lastikler
    Acıların ve korkuların taht kurduğu mabedinde inadına bir gülümseme
    Henüz ismini bile bilmediği ''keder'' bakışlarını esir almışsa da
    Yine de inadına bir gülümseme
    Hayat bir somun ekmek
    Hayat eski bir topaç
    Hayat babasından yadigar gurur
    Boşverin siz beni
    Sıkıldım işte.
    Trafik ışıklarında yeşilin yanmasını bekleyen insanları gördüm.
    Korkunun yönettiği insanları.
    O çocuk geldi aklıma.
    Yazdım
    Bu kadar...
    ''Allah'ın sizin için biçtiği fiyat cennettir.Değerinizi düşürmeyin..(M.İ)''

  13. #53
    Taner PINAR
    Misafir
    İçini kaplayan sevinç,

    kavuşma ümidinin getirdiği belli belirsiz neşe,

    olacakları az çok tahmin ederken parlayan gözler,

    vaadedilene ulaşabilme ümidinin pırıltısı..

    aslına bakarsanız tüm bunlar normal zamanda da olması gerekir müslümanım diyende..

    demekle kalmıyor işte..

    hüzün gerekli midir insanoğluna?

    sürekli neşeli olanda bir sorun vardır değil mi?

    boşver ya.. neşeli ol ..şimdi zamanıdır..

    haydi millet... haydi ahali...

    demiralma zamanıdır..

  14. #54
    Taner PINAR
    Misafir
    bir düşünün hele.. kaç yaşındasınız?

    bu yaşa kadar yaşadıklarınızı gözden geçirin ne kadarını hatırlıyorsunuz?

    ne kadarı sizin için değerli?

    peki .. ne kadar yaşayacaksınız?

    hiç gerçekten öleceğinizi düşündünüz mü ?

    sürekli ölüm haktır deriz dururuz..

    gerçekten öleceğimize inansak böyle rahat hareket edebilirmiyiz.


    ashabtan bazıları evine 2 metre çukur kazar gece oraya girip yatarmış diye duymuştum ..

    ölüm , ahiret kalbine sağlam bir şekilde girsin diye..

    ölecek misiniz ?

    kime sorsak evet diyecek..

    ya sonrası ?

    bak bakalım hesaplar tutuyor mu ?

    bilanço da karmı çıkıyo?... zarar mı ?

    nefsine yaptırma hesabı .. o kalem oynatır.. aldatır..

    sen yap sen..

    demiral..

  15. #55
    Taner PINAR
    Misafir
    128!!

    limandaki duruşumuz uzun oldu..

    marina artık dalgaları kesemez oldu.. mertlik boyasını sürmüş olmamıza rağmen , soğuk hava ve tuzlu su gövdeyi yıpratmaya başladı..

    adam bulmak zorlaştı , tayfa çok.. adam yok..

    koca gemi ıssız , koca gemi yalnız.. zehirli boya az..

    128!!

    yoksun.. oysa sen isyanı da , rotayı da önceden seziyordun..

    liman karanlık , liman puslu, gece hiç çekilmiyor 128!!

    sende gidermiydin .... hitaplarını terk ederek bu limandan... nerede filhakika?

    yolculuk var demiştin.. ?

    haydi demiştin..

    demiralma zamanı ..

    geldi geçiyo 128!!

    sen yoksun..


    içi dışı dolu adam bul..

    gel artık..

    ben gidiyorum ..

  16. #56
    hani bazı zamanlar vardır kaptan kendini yalnız hissedersin de değilsindir ; bu gaflettir.

    gaflet kaptan gaflet

    şeytan içine ümitsizliği üflemiştir !

    hiçbirşey tat vermez

    soluduğun hava içtiğin sigara

    ne yana dönsen meymenetsiz simalar

    ne yana dönsen riya inkar ...

    eline cebine atarsın ; küçük sevimli bir ayna (hani sen hediye etmiştin :) )

    bakarsın ki o meymenetsiz surat sensindir

    ve benliğin bunu inkar eder !!! ....

    hayır suçlu ''ben'' değilim...

    ah kaptan ah

    bu hezimet bir KABİL kompleksi!

    bu yeniliş bu tükeniş

    bu kendini göklere cıkaran ukala varlık yerlerde sürünen bir ''benlik'' sevdasıdır.

    ama anlamassın işte bunun adıdır gaflet!

    gaflet bir bodur ağaçtır aslında

    onu gözümüzde büyüten biz olsakta gaflet bir bodur ağaçtır.

    elim baltada kaptan !

    acık suları bekliyorum kıyım için

    okyanusları bekliyorum ...

    hadi kaptan hadi

    artık acılalım

    demir alalım

    sancak alabanga !
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  17. #57
    Taner PINAR
    Misafir
    koca okyanus..

    hedef büyük.. yakıt çok , senleyim benzini ile çalışan motorlarda az yakıtla çok yol alınır..

    imanla kaplanmış gövdeye dalgalar karşı gelemez..

    yolar kısalır.. ümitle , heyecanla başlayan hareketlerde ..

    umutlar gıdan olur.. erzak çok.. umut çok..

    deli rüzgar, delilerle dolu gemi önünde saygı ile durur..

    korkmaya gerek yok..

    nefislere seslenin millet.. deyin ki; liman da kal..

    haydi.. cemaat..

    demiral..

  18. #58

    ''evet isyan''

    bir yeri tamamlayan ona anlam katan insanlardır kaptan

    insanı tamamlayan yine insandır !

    (o insan ki çamurdandır)

    demem o ki birşeyler eksik !

    eksik bir adam ne yapar bilirmisin kaptan ?

    mantıksızlaşır !

    ve yalnızlık dediğimiz şey anlatamamaktır , anlaşılmamaktır.

    anlatamıyorum kaptan , anlamıyorlar...

    ben çamurdan yarım bir adamım ve şu sıralar öyle pekte mantıklı olduğum söylenemez.

    bak kaptan bir yanımı istanbulda bıraktım (kalpsizim)

    kaptan aynam kırıldı (anlayanım kalmadı)

    bir adam anlatamassa ne yapar biliyormusun ?

    yalnızlaşır.

    ve yalnızlaşırsa bunalır

    sıkıntı ve isyan !

    kaptan gel ve demiral !

    (''mendilimde kan sesleri'')
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

  19. #59
    Taner PINAR
    Misafir
    yola çıktım , yolum uzun, meşakkatliydi..

    biliyordum zorluklarla dolu bir yolculuk olduğunu bile bile gitmek istemiştim. Derdim ecri büyük bir eylem yapmaktı.

    Yine tahminlerimin üzerinde sıkıntılarla dolu bir yolculuktan sonra dünyanın merkezine, ilk inşa edilen eve vardım. kimse kabul etmedi bizi O kabul etti.. O misafir etti.

    O! nun evinde kaldık topluca.. sonra bir mesken bulduk ama asıl meskenimiz ilk inşa edilen ev idi. ziyaret ettik bol bol.. etrafında döndük, dilimiz döndüğünce isteyerek..

    Yalvardım, ısrar ettim.. Anladım ki...Kim olursan ol, hangi makamın sahibi olduğunu zannedersen zannet.... Aciz birisin.. Zavallısın.. Tüm kainatı elinde tutan o büyük Zatı, ne kadar uğraşırsan uğraş, övmekte dahi acizsin..

    İlk inşa edilen eve yanaştım.. Duvarlarını elledim.. 3. kez gelmeme rağmen bu sefer daha dikkatli baktım o Taştan Eve.. Evet Taş.. taşlardan yapılmış bir bina.. Ama çekici , İhtişamlı.. Anlam veremediğim bir asaleti var.. Taş olduğunu bile bile bakmak dahi insana huzur veriyor..

    Dünyanın dört bir yanından gelen insanlar İbrahim a.s. ı duymuşcasına o davete icabet etmek adına , kimi 3700 km kimi 8000 km kimi 12000 km yol tepmişler..

    Kimi uçakla , kimi 68-70 model eski bir döküntü otobüsle , kimi lüks otobüslerle nasıl binek bulduysalar onunla bu davete icabet etmişler..

    Hepsi ayrı dilden konuşsada.. Yan yana geldiğinizde muhakkak yarım saati bulan bir sohbet etmeden ayrılamıyorsunuz.. Ne mi konuşuyoruz? ne olursa.. Nasıl mı anlaşıyorsunuz.. merak etmeyin amaç aynı, ibadet aynı olunca, renk, dil farketmiyor.. Ayrılırken birbirinize dua edeceğinize dair söz vererek ayrılıyorsunuz..


    İtilir kakılırsınız, helalleşirsiniz.. ezilirseniz.. gideceğiniz yer zaten belli..

    Anlamak veya anlatmanın en kolay olduğu belde .. Mekke..

    Arafatta, müzdelifede , mina da, kabe de.... mahşerin provasını yaşayacaksınız.. kefenlerine bürünmüş tek tip elbiseli insanlar yumağı içinde, aceleci, sakin, hırslı, zavallı, olgun, acemi, cahil, temiz , pis ... her türlü insanla beraber aynı işi yapmak için , aynı yolu tepmek, aynı ibadeti yerine getirmek için yarışacaksınız..


    En sonunda .. ete bürrünmüş , kendisine verilen bir kaç iş, makam veya mal ile oyalanan birer zavallı olduğunuzu anlayacak ve hem şaşıracak hemde bir sahibiniz olduğu için şükredeceksiniz..

    yaaa.. 128!!!

    boşver anlamayı , anlatmayı... anlayan anladı...

    anlamayan anlayana anlatır bir gün.. dert etme..

    hadi .. demiral..

  20. #60
    kaptan

    ve birgün sular aniden durulur , ne bir yel ne dalga...

    ama hava kapalıdır kaptan ,

    içinde nedensiz bir huzursuzluk...

    (kurtlar puslu havaları sever ve ihanet )

    laf ebeliği yapmaya gerek yok şunu diyorum :

    düşmanın vurduğu değil dostun attığı gül kaptan !

    kaptan dev dalgalarla boğuşmak kolaydır aslında ;

    zor anlar birçok şey katar insana

    zor zamanlar zor insanlar ve düşmanlar !

    kolaydır bu

    ama ihanet kolay sindirilecek birşey değildir !

    ''ihanet bir bilmecedir''

    şimdi senin kafan dingin göğsün genişlemiştir !

    dualarında bir zemzem ferahlığı

    kaç soruya yer varsa okadar soru bende...

    kaç sıkıntıya yer varsa o kadar sıkıntı bende...

    ben kaptan ben başını belası !

    ''ben'' kaptan başımızın belası !

    hoşgeldin !

    hoşgeldin !

    hoşgeldin !

    biraz konuşalım demir alırız kaptan ve nokta (.)
    "yolda yürürken eğer ayağınız taşa takılırsa siz yine amerikaya küfredin." (humeyni)

10 / 3 İlkİlk 12345678910 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •