Milli Gorus Portal  

Geri Git   Milli Gorus Portal > SERBEST FORUM > EDEBİYAT
Anasayfa Milli Görüş Bloglar Arama Bugün Konuları Okundu İşaretle

EDEBİYAT Kitap - Dergi - Gazete - Sizin Kaleminiz - Makaleler - Denemeler - Hikayeler - Şiir - Biyografiler

Yanıtla
 
Konu Araçları Bu Konuda Ara
Eski 16-05-2006, 12:18   #1
Belkıs Elif REŞADİYELİ
 
Belkıs Elif REŞADİYELİ kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Sun May 2006
Konum: İstanbul
İletiler: 3,877
Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***Belkıs Elif REŞADİYELİ ***
Sezai Karakoç: Yollar...

Ah, yollar, bu yollar!
Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları.
Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları.
Mesnevi’nin, Manevi’nin, ilahilerin, na’tların, Mektubat’ların, Risale’lerin yolları.
Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırat’tan haber veren, haber olan bu yollar.
Şeytanı taşlama yolları, bu yollar.
Çöllerden geçirip Kabe’ye ulaştıran bu yollar.
Kıyametten alamet bu yollar.
Mahşere pencere bu yollar.

* * *



Yollar,
Ah bu yollar
Üveys-i Karani’nin, Cüneyd-i Bağdadi’nin, Beyazid-i Bestami’nin, Hallac-ı Mansur’un, Abdülkadir Geylani’nin, Ahmet Rufai’nin, Muyiddin-i Arabi’nin, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, Bahaeddin Nakşibend’in, İmam-ı Rabbani’nin, Halid-i Bağdadi’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Akşemseddin’in, Aziz Mahmud Hüdayi’nin, bütün bu hazretlerin ve onlara bağlıların ve daha nice uluların yolları.

Bu yollar ki, gidip gidip Ana Yol’la birleşirler. Ana Yol’da toplaşırlar ve Tek Yol olurlar. O yol ki, imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve Büyük Peygamber’in yoludur. O yol ki Kur’an Yoludur, Hakikat Yolu’dur. Hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki, Allah Yoludur.
Her insanın mizaç damarından geçen bu yollar! Kanı süte çeviren, sütü bala döndüren, balı kevsere dönüştüren bu yollar.

Ah, bu yollar!
Aklın, mecnunluğun, meczupluğun ötesinde bu yollar.
Seher sarhoşluğu yolları.
Miraç gülleriyle donatılmış, ruhuna Sidretül Münteha kokuları sinmiş bu yollar.
Vecd yolları.
Aşk yolları.
Gözün kaymadığı bu yollar, gönlün bulanmadığı bu yollar.

Şiirin sözü, semanın raksı, orucun açlığı aştığı yollar. Sohbetin çileyle pekiştiği, ruh direncinin riyazetle sağlamlaştığı, kalbin ruhla desteklendiği, ruhun sırla aydınlandığı, gecenin gündüze döndüğü, gündüzün güneşleştiği bu yollar.

Ah, yollar, bu yollar!
Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları.
Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları.
Mesnevi’nin, Manevi’nin, ilahilerin, na’tların, Mektubat’ların, Risale’lerin yolları.
Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırat’tan haber veren, haber olan bu yollar.
Şeytanı taşlama yolları, bu yollar.
Çöllerden geçirip Kabe’ye ulaştıran bu yollar.
Kıyametten alamet bu yollar.
Mahşere pencere bu yollar.

Ah, yollar, bu yollar!
Ruhun arınma yolları. Uyarış ve uyarılış, muştulanma ve muştulama yolları.
Tanık olunma ve tanık olma yolları.
Cihadın bin bir türlüsünün yolları.
Şeytana matem, nefse imtihan, gönle bayram olan bu yollar.
Gerçek kişiliğe ermek için benlik pürüzlerinin ortadan kaldırıldığı bu yollar.
İnsan için cehennemi şerha şerha yarıp cennete yol açan bu yollar.
İnkar Kızıldenizini ikiye bölüp inanç Tur-ı Sina’sına erdirecek Musa’nın Asası yollar.
Ölüyü dirilten İsa nefesi yolları.
Allah’ı gören Ulu Peygamber’in izi olan bu yollar.
Kandil kandil ışıklanan bu yollar.
Türbe türbe aydınlanan bu yollar.
Gökte uçan kuşların saf saf geçişi gibi zikir halkaları olan bu yollar.
Tanrı yolunda fikir halkaları olan bu yollar.
Dostluk ve barış, hakkı teslim yolları.
Tanrı’dan razı olma ve Tanrı razılığı yolları.
Nefsi ruha, ruhu hakikata adama ve kurban verme yolları.
Eleştiriden özeleştiriye, bunalımdan sükunete çıkma yolları.

Ah, yollar, bu yollar!
Ne kadar uzakta görünürler, ama ne kadar yakındırlar. İnsana şahdamarı kadar yakın bu yollar.
Haraplıktan sonra mamurluk, yıkılmaktan sonra yapılma, hastalıktan sonra şifaya erme, tutsaklıktan sonra kurtulma, öldükten sonra dirilme yolları.
Mutlak İrade önünde küçük iradelerin baş kesip erdiği büyük irade yolları.
Ahlakın en güzeli için örnek alma ve örnek olma yolları.
Bütün yaratıklara şefkat, merhamet ve sevgi ile bakan sultanların yolları.
Uhrevi alemin Süleyman mührünü taşıyan bu yollar. O mührü Mekke ve Medine’den alıp Kudüs’e, Şam’a, Bağdat’a, Konya’ya, Diyarbekir’e, Bursa’ya, İstanbul’a varmaya giden bu yollar.
Ahiret damgalı, kıyamet aşılı şehirler doğuran bu yollar.

Kıyılarında cennet üzümlerinin ve narlarının, Ahiret hurmalarının ağaç ağaç, dal dal sallandığı, muştu çiçeklerinin yaprak yaprak parladığı bu yollar.
Ne kadar taşlık ve sert görünürler, ama ne kadar yumuşaktırlar.
Ab-ı Hayat, Tuba ve Hızır yolları.
Her umut kesilen yerde kaybolmuşken yeniden beliren yollar.
Ayağa kalkış yolları, diriliş yolları, bu yollar.
Ah, yollar, bu yollar!



SEZAİ KARAKOÇ'UN 'MAKAMDA' ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR.


__________________
"Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."
Belkıs Elif REŞADİYELİ Çevrimdışı   Facebook'ta Paylaş Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-2006, 01:53   #2
Berre KOZANOĞLU
Berre
 
Berre KOZANOĞLU kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu May 2006
İletiler: 430
Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***
YAĞMUR DUASI

Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden birşey bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler

Bir yağmur bilirim bir de kaldırım
Biri damla damla alnıma düşer
Diğerinde durup göğe bakarım
Ne şehir ne deniz kokan gemiler
Bir yağmur bilirim bir de kaldırım

Nedense aldanmış bir gece annem
Bir kadın gömleği giydirmiş bana
İşte vuramadı gökler bana gem
Dinmedi içimde kopan fırtına
Nedense aldanmış ilk gece annem

Biri çıkmış gibi boş bir mezardan
Ortalıkta ölüm sessizliği var
Bana ne geldiyse geldi yukardan
Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar
Biri çıkmış gibi boş bir mezardan

İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükür ki fark var
Birine cennetse birine zindan
İyi ki bilmiyor kalabalıklar

Yağmur duasına çıksaydık dostlar
Bulutlar yarılır gökler açardı
Şimdi ne ihtimal ne de imkan var
Göğe hükmetmekten kolay ne vardı
Yağmur duasına çıksaydık dostlar

Ben geldim geleli açmadı gökler
Ya ben bulutları anlamıyorum
Ya bulutlar benden birşey bekler
Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum
Ben geldim geleli açmadı gökler


Sezai Karakoç


Berre KOZANOĞLU Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-05-2006, 17:23   #3
to_be_continue
Pasif Üye
 
to_be_continue kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Mon May 2006
Yaş: 28
İletiler: 28
to_be_continue has a spectacular aura aboutto_be_continue has a spectacular aura about
Donuk Aşk




Yine akşam oldu,
Yalnızlık omuzlarıma çivisini çaktı yine,
Uzaklık aynı gerçi,
Heryerdeyken olan uzaklığın pek değişmedi,
Yine akşam oldu orda olduğu gibi,
Görebiliyorum seni burdan da,
Aynısıydı ordayken de,
Uzaklıktan korkmuyorum belki de,
Orada da aynıydı uzaklık gerçi
Donuklaşmış oldu artık bu,
Bir o kadar da hüzünlü romanlar gibi,
Galiba ben baştan kaybetmişim,
Belki de ben baştan kazanmışım, insanlık kaybetmiş...

Sezai Karakoç





to_be_continue Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-2006, 21:52   #4
Berre KOZANOĞLU
Berre
 
Berre KOZANOĞLU kullanıcısının Görüntü Resmi
 
Giriş: Thu May 2006
İletiler: 430
Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***Berre KOZANOĞLU ***
Küçük Na't ...

Göz seni görmeli, agiz seni söylemeli
Hafiza seni anmak ödevinde mi
Bütün deniz kiyilarinda seni beklemeli
Sen eskimolarin isinmasi sevgililer mahseri

Aklim yeni bir akildir çiçeklerden
Mantigim mantigin üstünde yeni
Içimde Nuh'un en yeni tufani
Dünyaya ayak basiyorum yeniden

Göz seni görmeli agiz seni söylemeli
Bütün deniz kiyilarinda seni beklemeli

Yüzlerce yil geçiyor belki bir bulut geçiyor
Ben yeni dogmus bir çocuk gibi
Herkesin konustugu dilden mahrum
Ama yepyeni bir dil konusmanin sevinci

Bütün deniz kiyilarinda seni anmali
Sen buzullarin erimesi eskimolarin isinmasi



Berre KOZANOĞLU Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Yer İmleri

Konu Araçları Bu Konuda Ara
Bu Konuda Ara:

Gelişmiş Arama

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
MimiklerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı


Saat 05:02.


Powered by vBulletin 3.7.4 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.