3 / 1 123 SonSon
48 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: her hafta bir "izm" işleyelim...

  1. #1

    her hafta bir "izm" işleyelim...

    “İZM”LER ve MİLLİ GÖRÜŞ

    MARKSİZM
    Karl Marks’ın materyalist,maddeci felsefeye ve sınıf çatışmasına dayanan doktrinidir.Karl Marks Alman Sosyalizm kuramcısı ve devrimcisidir.1818’de doğmuş,14 Mart 1883’te ölmüştür.Yahudi kökenli bir aileye mensup olan Marks’ın babası Prusyalıların başlattığı Yahudi düşmanlığından korunmak için Protestan olmuştur.
    Marks filozof Hegel’in etkisinde kalmış,Sosyalizmi benimsemiştir.Hegelci Sosyalistlerle diyaloğunun güçlenmesi sonucu Marksizm bir felsefe olarak doğmuştur.
    Marksizm’de gaye devletsiz bir toplumun meydana gelmesidir.Zira bu anlayışa göre “İNSAN HİÇBİR ÖZELLİĞİ OLMAYAN EKENOMİK BİR HAYVANDIR.”Tek değeri ise emektir.
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  2. #2
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    güzel bir konuda kısa, öz ve net bilgiler teşekkürler...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  3. #3
    Bir daha ki konu tubaizm olabilir mesela...

    Onun hayata bakış açısı...

    İnsana bakış açısı...

    Politika ve reel ekonomi hakkındaki yorumları gibi...


    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  4. #4
    Alıntı elif7 tafarından gönderildi
    Bir daha ki konu tubaizm olabilir mesela...

    Onun hayata bakış açısı...

    İnsana bakış açısı...

    Politika ve reel ekonomi hakkındaki yorumları gibi...


    O daha keşfedilemedi. tubaizm daha bilim adamlarının 100 yılını falan alabilir.

  5. #5
    Alıntı mustafa agd tafarından gönderildi
    O daha keşfedilemedi. tubaizm daha bilim adamlarının 100 yılını falan alabilir.
    o bilim adamlarının sorunu...

    Bana böyle cevaplarla gelmeyin...

    Ya çözeceğiz ya işleyeceğiz başka yolu yok...



    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  6. #6
    Hiç uğraşamam valla.Daha çok gencim biraz hayatımı yaşıyım.

  7. #7
    Alıntı mustafa agd tafarından gönderildi
    Hiç uğraşamam valla.Daha çok gencim biraz hayatımı yaşıyım.
    Ah bu bencillik

    Ah bu adam sendecilik

    Ah bu bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasıncılık

    Offf offf...




    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  8. #8
    konuyu yerle yessan ettiğniz için saolun arkadaşlar.....
    sıradaki izim konusunu mustafa agd ye mi versem. araştırıp getisin. kısa ve öz
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  9. #9
    Alıntı tuba tafarından gönderildi
    konuyu yerle yessan ettiğniz için saolun arkadaşlar.....
    sıradaki izim konusunu mustafa agd ye mi versem. araştırıp getisin. kısa ve öz

    İnsanoğluna iyilik yaramıyor...

    Daha da iyi anladım şimdi...

    İyilik yap kötülük bul...
    "Kentler bizi hiç anlamayacak ve esirgemeyecek,ucu yanmış kibrit çöpü gibi kırılacağız,Birşeyler dokunulmamış kalsın gidelim bu şehirden..."

  10. #10
    ödevi duyunca küs numarası yap tabi
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  11. #11
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2

  12. #12

    pragmatizm

    PRAGMATİZM = UYGULAYICILIK

    (Os. Fiilîyye, Kıymeti fiiliye mezhebi, Fiilîyatçılık; Fr. Pragmatisme, Al. Pragmatismus, İng. Pragmatism, İt. Pragmatismo) Uygulamada yarar sağlamayı gerçeğin ölçütü sayan öznel idealist burjuva öğretisi...
    Pragmacılık, uygulamacılık ve kılgıcılık deyimleriyle de dilegetiriliyor. Eylem ve yararlı anlamlarını dilegetiren Yu. pragma deyiminden türetilmiştir. Kapitalist üretim düzeninin ilk gelişme alanı olan iş adamları ülkesi İngiltere'de John Stuart Mill'in biçimlendirdiği yararcılığın, yeni ve son gelişme alanı olan iş adamları ülkesi Amerika'da Charles Peirce (1839-1914)'in temellerini atığı William James (1842-1910)'in geliştirdiği uygulayıcılığı doğurması doğaldır. Böylelikle, kapitalizmin kendine özgü metafizik felsefesi kurulmuş olmaktadır. James, aynı adı taşıyan yapıtında pragmatizm sözcüğü için "gerçi bu ad hoşuma gitmiyor, ama onu böyle adlandırıyorlar, değiştirmek için artık çok geç" diyor. Yapıtını da yararcı Mill'e şu sözlerle armağan ediyor: "zihnin pragmatik açıklığını ilk olarak kendisinden öğrendiğim, yaşamış olsaydı liderimiz olacağını düşünmekten zevk duyduğum John Stuart Mill'in anısına". Pragmacılık, James'in deyişine göre, bir felsefe olmaktan çok bir metod, düşünceyi doğurduğu eyleme göre ölçen bir yöntemdir. Charles Peirce, 1878'de Popular Science Monthly dergisinde yayınladığı Fikirlerimizi Aydınlığa Kavuşturmanın Yolu başlıklı yazısında şöyle diyordu: "Bir düşüncenin anlamını açıklamak için onun hangi davranışı doğurduğunu bilmek gerekir. İşte o davranış, o eylem bizim için düşüncenin ta kendisidir". William James, yirmi yıl sonra, kimsenin üstünde durmadığı bu sözü bulup ortaya çıkarmış, felsefesini bu söze dayamıştır. Pragmatik metodda yeni hiçbir şey yoktur, diyor William James. Sokrates onun ustasıydı. Aristoteles, metodik olarak onu kullanmıştı. Locke, Hume, Berkeley onun araçlarını kullanarak gerçeğe yararlı oldular. Oysa Pragmacılığın bu öncüleri onu ancak parçalar halinde kullandılar. Onlar sadece giriş yapmışlardı. Pragmacılık metodu günümüze gelinceye kadar genelleşmemişti, evrensel bir görevin bilincine varamamıştı. Ben bu göreve inanıyorum, konuşmalarımın sonunda size de bu inancı aşılayabileceğimi sanıyorum. Herhangi bir yerde bir ayrım meydana getirmeyen bir ayrım hiç bir yerde var olamaz. Felsefenin bütün görevi, bu dünya formülü ya da şu dünya formülünün doğru olmasının hayatımızın belli anlarında üzerimizde ne gibi bir ayrım doğuracağını anlamak olmalıdır. Pragmatik metod, her şeyden önce, başka türlü son verilemeyecek olan metafizik tartışmaların yatıştırılması metodudur. Dünya tek midir, çok mu? Kadere mi bağlıdır, yoksa hür müdür? Madde midir, ruh mu? İşte birtakım kavramlar ki dünya için doğru olmaları da kabildir, olmamaları da. Bu çeşit kavramlar üstündeki tartışmaların sonu gelmez. Böyle hallerde pragmatik metod, her kavrama, kendisinden değer verilebilecek pratik sonuçlar çıkarmak suretiyle yorumlamaya çalışır. Bu kavram öteki kavramdan daha doğru olsaydı, herhangi bir kimse için pratik bakımdan ne gibi bir ayrılık doğacaktı? Çıkarılan sonuçlarda pratik hiç bir ayrılık yoksa her iki düşünce de, pratik bakımdan, aynı şeye karşılık olmaktadır. Şu halde tartışma yersizdir. Tartışma yerindeyse, bunun ya da ötekinin doğruluğu halinde pratik bir ayrılığı görebilmemiz gerekir. Bunun, kabacası şu demektir: Dünya madde olsa ne dacak, ruh olsa ne olacak? Biri ya da öteki olması pratik bir fayda sağlıyorsa o zaman başımızın üstünde yeri var... Nitekim William James, pragmacılık metodunu kullanarak Ruhçuluğu seçmektedir. Çünkü diyor, materyalizm umut kırıcıdır. Ruhçuluksa umut, hoşlanma, yaşama isteği vericidir. Tanrıya inanmak insanlar için faydalı bir eylemdir. Bu eylem insanlara, James'in deyişiyle töresel bir tatil yaptırır. Ölümlü dünyadaki kötülüklerin Tanrıda yok olacağı düşüncesi, bizleri sorumluluk kaygusundan kurtarır. İyiliğin, sonunda, nasıl olsa geleceğine güvenerek korkumuzu yenebiliriz. Dünya arabasını, yürüdüğü yolda, keyfince gitmeye bırakarak töresel bir tatil (Ahlak tatili) yaparız. İyi ama, gerçek bu mudur, derseniz James'in karşılığı hazırdır: Gerçek, pratik faydası olandır. Pragmacılık, böylelikle, Akılcı sistemlerle Görgücü sistemler arasındaki uzlaşmaz ayrılığı çözdüğü kanısındadır. Aklın verilerini de pragmatik metoda vurarak hem dinci kalabilecek, hem de olgularla ilgilenebilecektir. Her ikisinde de Pratik fayda bulunduğuna göre, bunları birbirinden ayırmayı düşünmememektedir. Görgücüler Tanrı düşüncesine, istedikleri kadar "Teşekkür ederiz, kullanmıyoruz" desinler, Pragmacı pratik fayda bulduğu sürece onu kullanmakta devam edecektir. Pragmacılara göre bir düşünce, yaşayışımız için elverişli olduğu sürece doğru'dur. İyi'dir yerine doğru'dur diyebiliriz, çünkü bu iki kavram birbirinin aynıdır. Doğru sözcüğü, inanç alanında iyi olduğunu ispat eden her şeyin adıdır. Doğru olan, belirli sebepler dolayısıyle aynı zamanda iyi'dir. Bizim için neye inanmak daha iyi olurdu, dersek, bu söz şu anlama gelir. Neye inanmak zorundayız? Bu sorunun karşılığı şudur: İnanılması bizim için daha iyi olan şeye inanmak zorundayız. Şu halde, bizim için daha iyi olan'la, bizim için daha doğru olan arasında hiç bir başkalık (difference) yoktur. Pragmatik metod doğru'yla iyi'yi birleştirmektedir. Bundan şu sonuç çıkıyor: Erdem yaşayışımız için elverişli olduğu sürece, pratik fayda sağladiği hallerde doğru'dur. Her şey pratik fayda ölçüsüne vurulmalıdır, her şey pratik faydaya göre değerlendirilmelidir. Bu açıdan güzel'i de doğru'yla ya da iyi'yle birleştirerek Felsefenin, Bilimin, Sanatın yetkilerini tek elde, fayda ölçüsüne vurarak değerlendirmelidir. Çünkü bunların pratik değer ya da değersizlik bakımından hiç bir ayrılıkları yoktur. Pragmacılar soyut düşüncelere, deney öncesi düşüncelere de kendi metodlarını uyguluyorlar. Onlara göre dogru düşünce (a priori fikir), pratikte doğrulanabilen bir düşüncedir. Bir düşüncenin gerçeği, ona yapışık, hareketsiz bir özellik değildir. Gerçek, düşüncenin başına gelen bir şeydir. Bir düşünce, kafamızda dururken doğru olamaz. Ancak doğru bir hale gelebilir, olaylar yüzünden doğrulaşır. Onun gerçekliği, geçer hale girmesiyle (Validation) olur. Sonsuz derecede faydalı ya da sonsuz derecede zararlı bir gerçeklikler dünyasında yaşamaktayız. Dogru düşünce bizler için önemlidir. Bir ormanda kaybolursanız, açlıktan ölmek üzere bulunursanız, keçi yoluna benzer bir şey görünce, bu yolun sonunda insanların oturduğu bir evi düşünmeniz çok önemlidir. Burada doğru düşünce faydalıdır, çünkü konusu olan şey faydalıdır. Doğru düşüncenin pratik değeri, bu düşünceye karşılık olan nesnelerin pratik değerinden çıkmaktadır. Gerçekte bu nesneler her zaman için faydalı olmayabilirler. Örneğin keçi yolunun sonundaki ev, boş bir evse, açlıktan ölmek üzere bulunan sizin için hiç bir faydası yoktur. Ama her nesne bir gün, bir zaman önem kazanabileceğinden, herhangibir durumda doğrulanabilecek bir genel düşünceler stokunu elde bulundurmamız faydalıdır. Doğru sözcüğü doğrulama sürecini harekete getiren bir düşüncenin, faydalı sözcüğü onun deneyde tamamlanan görevinin adıdır. Doğru düşünceler, faydalı olmadıkça, değer belirten bir ad kazanamazlar. Kuram'la olgu, soyut düşünceyle işe yarar pratik arasındaki bu birleşme, ölçüsüz derecede bereketlidir. Gerçek, düşünürken bize faydası olan şeydir, nasıl ki hak da eylem halinde bize faydalı olan şeydir. İnsanlar içiri gerekli olan, uygun olan iş görecek bir kuram bulmaktır. İşte Pragmacılık, bu kuramdır. Görüldüğü gibi, uygulayıcılık, burjuva dünyasında pek tutulduğu ve pek yayıldığı halde, bilimdışı bir kuramdır. Bilimi de açıkça yadsır. James'e göre "İnsanın dünyadaki durumu, kedinin kitaplıktaki durumu gibidir; görür ve duyar ama hiç bir şey anlayamaz". Pragmacılar dünyanın nesnel gerçekliğine gözlerini kapamışlardır. Gerçek, kendi yararımıza göre belirlmekle, özneldir. Bu bakımdan pragmacılık tekbenciliğe (solipsizm) varmaktadır. Her şey ben'im ve her şey benim içindir. Bu kanıysa pek açık olarak saçma bir kanıdır. Bilinemezci yönleri de bilgiyi yadsımakla eylemsel uygulamayı köksüz bırakmaktadır. Uygulama, bilgisizliği değil, tam tersine bilgiyi gerektirir. İnsan eylemi etkili olabilmek için nesnel yasaların bilgisine dayanmak zorundadır. Yararlılık, gerçeğin ölçütü olamaz. Tam tersine, ancak nesnel gerçekliğin bilimsel bilgisidir ki insanlığa yararlıdır. İnsan, bilimsel bilgileri aracılığıyla pratik eylemde bulunur ve bu pratik eylemi sonunda amacına varabilir; amacına ulaşabilmesi, ancak nesnel gerçekliğin bilimsel bilgisiyle olanaklıdır. Pragmatizm, Dewey, F.S. Schiler vb. tarafından izlenmiş, ırkçılığı ve faşizmi açıkça savunmaya kadar çeşitli biçimlere bürünmüştür.
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  13. #13
    KOMÜNİZM
    Toplumun geçim araçlarını herhangi bir sermayeden elde edilen kardan değil,tüm varlığı emek talebine dayanan Komünizm aslında Kapitalizme karşı ekonomik bir reaksiyon olarak doğup daha sonra bir hayat tarzı ,yaşambiçimi dahası DİN haline gelmiş devrimci bir ideolojidir.
    Kurucuları Karl Marks ve Freidrich Engels’tir. Bu iki komünist insanlık tarihinin en büyük kehanetinde bulunup, binlerce yıllık geleceği okuyup, insanlığın kapitalizmden komünizme geçip, geleceğin dinsiz, özel mülkiyetsiz, sınıfsız bir toplumun olacağını ileri sürmüşlerdir.
    1917 Şubat ihtilali; teoride belirtildiği gibi Rusya’da kapitalizmin kötü yüzünü görüp ayaklanan işçilerin eylemleriyle değil; aslında Kapitalizm dönemini henüz yaşamayan ihtilalcilerin çarlığa karşı ayaklanmasıyla başlamıştır.
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  14. #14
    FAŞİZM

    İtalya’da 1922 – 1925 yılları arasında yerleşmiş olan, tek partinin diktatörlüğüne, milliyetçilik heyecanına ve meslek kuruluşlarına dayanan rejimdir. Eski sosyalist Mussolini tarafından 1915’te İtalya’nın müttefikler safında savaşa girmesini sağlamak için devrimci eylem birliklerini kurmuş, bu toplulukları 23.03.1919’da cumhuriyetçi, demokratik ve sosyalist program altında İtalyan savaş birlikleri haline getirmiştir.
    Faşizm, haklının değil güçlünün sistemi... Tıpkı Siyonizm gibi ırkçı bir ideoloji olan faşizm, şiddete, baskıya ve zulme dayalı bir sistemi savunur.
    Faşizm, ciddi olarak ilk defa Mussolini ve Hitler aracılığıyla uygulanmışsa da tarihe bakıldığında başka faşist uygulamalara da rastlanmaktadır. Roma İmparatorluğu ve Persler ırkçı uygulamalarıyla bunun ilk örneklerindendir.
    Faşizmde, ülkeyi yöneten kadro, ülkenin tek hakimidir. Alınan kararlar, yapılan uygulamalar tamamen bu kesimin iradesiyle gerçekleşir. Söz konusu kadro sadece kendi sahip olduğu ideolojiyi hakim kılmaya çalışır. Bu nedenle halkın, yönetim üstündeki eleştirileri, tavsiyeleri dikkate alınmaz. Halka empoze edilmek istenen ideolojiye ters düşen fikir ve düşünceler baskıcı yöntemler kullanılarak susturulmaya çalışılır. Halkın oluşturabileceği kurumlar ve yapabileceği faaliyetler sadece bu yönetim tarafından şekillendirilir. Kısacası faşizmde her birey, yönetimin oluşturduğu resmi ideolojiye hizmetle yükümlü olan bir araç haline getirilir.
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  15. #15
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2
    Bir gün TKP ye gitmistik ziyarete..
    Onlar devrim yapinca devletin butun fabrikalarina el koyacaklarmis...
    Onu asacak bunu keseceklermis...
    Yahu Hak Hukuk diyoz birakin onlari tek yol devrim diyolar...
    Allah islah etsin

  16. #16
    devrimizmi de işleyelelim ozaman
    karaman ödev senin olsun kardeşim
    kitapları okuyorsun lakin bilgiye sahip değilsin...

  17. #17
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Narsizm

    aslı; narsiuszm.
    kendine tapma. nefsin insandaki tam hakimiyet hali.
    benzer kelimeler, bencillik/enaniyet/egoizm.
    aslı yunan mitolojisinden gelir. narsius denen bir kafir göldeki yansımasına aşık olur. olaylar gelişir ve bu duygu onun ölümüne sebep olur.
    bencillikle farkı:
    bencil, karşısına gelen tercih haklarında hep kendine hoş geleni tercih eder. narsist, tercih olmaksızın herşeyin üstünde olmak ister.
    bencil, mücadele etmez, sadece kendini tercih eder. narsist, hayatını kendini beğendirmek ve kabul ettirmek için adar. karşı tarafı tatmin etmek bile onlarda kendisinin beğenilmesi içindir. ancak kendileri tatminsizdir.
    bencil, başkasının fikrini önemsemez. narsist, önemsemiyor gibi görünsede aslında onun hayatı başkalarının fikridir. nefsini ve benmerkezini korumak için kendi nefsinden ve rahatından feragat eder.
    eğer insan nefsinin güçsüzlüğü ve çaresizliğini görmek isterseniz bir narsistin hayatını gözlemleyin.
    ikimilyon

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  18. #18
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2
    Alıntı ikimilyon tafarından gönderildi
    aslı; narsiuszm.
    kendine tapma. nefsin insandaki tam hakimiyet hali.
    benzer kelimeler, bencillik/enaniyet/egoizm.
    aslı yunan mitolojisinden gelir. narsius denen bir kafir göldeki yansımasına aşık olur. olaylar gelişir ve bu duygu onun ölümüne sebep olur.
    bencillikle farkı:
    bencil, karşısına gelen tercih haklarında hep kendine hoş geleni tercih eder. narsist, tercih olmaksızın herşeyin üstünde olmak ister.
    bencil, mücadele etmez, sadece kendini tercih eder. narsist, hayatını kendini beğendirmek ve kabul ettirmek için adar. karşı tarafı tatmin etmek bile onlarda kendisinin beğenilmesi içindir. ancak kendileri tatminsizdir.
    bencil, başkasının fikrini önemsemez. narsist, önemsemiyor gibi görünsede aslında onun hayatı başkalarının fikridir. nefsini ve benmerkezini korumak için kendi nefsinden ve rahatından feragat eder.
    eğer insan nefsinin güçsüzlüğü ve çaresizliğini görmek isterseniz bir narsistin hayatını gözlemleyin. ikimilyon
    Allah akıl fikir versin...
    Kendine aşık olmak...
    Türkçede buna kendini beğenmişlik derler

  19. #19
    Taner PINAR
    Misafir
    cevap yazana bak...

  20. #20
    KaRaMaN Ömer KARAMAN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Karadeniz'in İncisinden
    Yaş
    35
    İletiler
    510
    Blogdaki Konular
    2
    Alıntı ebu derda tafarından gönderildi
    cevap yazana bak...
    bu laf bana mı abi teessüf ederim

3 / 1 123 SonSon

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •