Recai Kutan: Erbakan, İslam dünyasının uyanışına vesile oldu

ESAM,çarşamba konferansları yeni dönemi ESAM Genel Başkanı Recai Kutan’ın, ‘Küresel Krizler, İslam Dünyası ve Batı’ konferansı ile başladı. Konuşmasında tarihi mesajlar veren Kutan, Batı âleminin çökme aşamasına girdiğini, verdiği örneklerle tek tek anlattı.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) geleneksel hale gelen ‘Çarşamba Konferansları’nın yeni dönemi, ESAM Genel Başkanı Recai Kutan’ın gerçekleştirdiği “Küresel Krizler, İslam Dünyası ve Batı” adlı konferansı ile başladı. Konferansa, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Ahmet Tekdal, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Karaman, Lütfi Yalman, Atik Ağdağ, Fatih Aydın, Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya’nın yanı sıra partinin üst düzey yöneticileri ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve vatandaş katıldı.


ERBAKAN HOCA İSLAM ÂLEMİNİ ETKİLEDİ
ESAM’ın geleneksel hale gelen Çarşamba Konferansları’nın önemini anlatan Kutan, 1969 yılından beri kesintisiz olarak Çarşamba Konferansları’nın yapıldığını kaydetti. Kutan, “Bu programın geçmiş yıllardaki yeni dönem ilk konuşmacısı hep merhum Necmettin Erbakan Hocamız olurdu. Erbakan Hoca her vesile ile Müslüman ülke temsilcilerine, gücü ve menfaati hak sebebi sayan Batı’nın gerçek yüzünü, sömürgeci zalimlerin hile ve desiselerini anlatır, Müslüman ülkelerin bir ümmet şuuruyla, birlikte hareket etmelerini öğütlerdi. Erbakan, Türkiye gemisinin Batı’ya dönük rotasını, ‘milli yöne’ döndüren bir liderdir. Sadece Türkiye’yi değil, İslam âlemini de etkilemiş, İslam dünyasında siyasi uyanışa vesile olmuştur” dedi.



COĞRAFYAMIZDAKİ PROBLEMLERİN ARKASINDA BATI VAR

Küresel krizlerin her alanda yaşandığını belirten Kutan, İslam coğrafyasında büyük trajedilerin yaşandığını ifade etti. Kutan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yemen’den Libya’ya, Suriye’den Afganistan’a, Arakan’dan Somali’ye kadar İslam dünyasında problemlerin arkasında Batı merkezci düşüncenin yani sömürgecilik hareketlerini görmekteyiz. Bunlara ilaveten, bugün Filistin’de, Myanmar-Arakan’da, Bangladeş’te, Mısır , Afganistan, Irak, Yemen’de Müslümanların siyasi meşruiyetlerini yok sayan, küresel güçlerden talimatla hareket eden ve alabildiğine zulmeden işbirlikçi zihniyetler yeni sömürgeciliğin temsilcisi rolünü üstlenmiş vaziyettedirler. Bütün bu küresel sorunlar, tükenmekte olan Batı medeniyetinin değerlerinin ürettiği sorunlardır.”

SİYONİZM’İN ASIL HEDEFİ CİHADI YOK ETMEK

Siyonizm’in asıl hedefinin cihat şuurunu yok etmek olduğunu söyleyen Kutan, “Hedefleri en kısa zamanda Osmanlı’yı ortadan kaldırmak ve dünyanın merkezi olan bu bölgeleri ele geçirmekti. Emperyalistlerin en çok korktuğu ise Müslümanların haksızlara karşı mücadele etme azmi idi. Yani cihat şuuru. Bu yüzden öncelikle yapılması gereken şey Osmanlı Devleti’ni bu özelliklerden arındırmak gerekirdi. Bir yandan savaşlar ile bir yandan da kültür emperyalizmi ile Osmanlı’yı zayıflatmaya çalışıyorlardı. Osmanlı’nın güçlü kalması onlar için tehlike idi. Çünkü Siyonizm’in ana hedefi olan Büyük İsrail Devleti için bir engel oluşturuyordu” diye konuştu.

BATI ÂLEMİ GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İSTEMİYOR

Kutan, Siyonizm’in ve Batılı emperyalistlerin asırlar boyunca İslam bayraktarlığı yapmış olan Türkiye üzerinde birçok senaryo hazırlayıp uygulamaya koyduğunu kaydetti. Türkiye’de 1970’li yılarında PKK gibi terör örgütlerinin olmadığının söyleyen Kutan, PKK’yı da DEAŞ’ı da kuran gücün CIA, MOSSAD ve diğer hain ülkeler olduğunu belirtti. Türkiye’nin stratejik önemini anlatan Kutan, “Türkiye, dünyanın en zengin petrol yataklarının tam göbeğinde bulunuyor. Petrol ve doğalgaz boru hatlarının geçiş güzergâhında yer alması Türkiye’ye ayrı bir önem kazandırıyor. Siyonizm’in kontrolünde olan İngiltere, ABD , Fransa, Almanya gibi sömürgeci Batı âlemi, eskiden beri, bu bölgede güçlü bir Türkiye istemiyor. Neticede, Türkiye’nin güçlenmesini önlemek için bir takım adımlar atmaya başladı. Birçok gelişmeye de destek veriyor” değerlendirmesini yaptı.

İSLAM KARDEŞLİĞİNİ KAYBETTİK

İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntılara değinen Kutan, önemli tespitlerde bulundu: “Bu gelişmelerin dâhili ve harici sebepleri var. Gerçekleri tespit etmek için dâhili ve harici sebepleri birlikte mütalaa etmemiz gerekiyor. Şüphesiz ki İslam ümmeti olarak bizim de büyük hatalarımız var. Allah’ın emrettiği birliği, İslam kardeşliğini kaybettik. Mezheplere, meşreplere, ırklara, coğrafyalara mensubiyeti, İslam’a mensubiyetin önüne geçirdik. Kendimiz gibi olmayanları tekfir ettik. Tekfir ettiğimiz kardeşlerimizle savaşmayı cihat zannettik. Bütün bunlar, Allah’ın lütfunu, rahmetini, ümmetin üzerinden aldı.”

KIBRIS BARIŞ HAREKETİ MÜSLÜMANLARI HEYECANLANDIRDI

Kutan, “Müslümanlar 250 yıla aşkın bir süre Batılılar karşında mağlup oldu. 1974 yılında Kıbrıs’ta katliamlar arttı. Her seferinde Kıbrıs’a çıkarma yapılması için hazırlıklar yapıldı. Ancak ABD ve Batı’nın tepki göstermesi nedeniyle bir türlü hareket başlamadı. 1974 yılında Kıbrıs’ta aynı katliam yaşanınca koalisyon ortağı olan Milli Görüşçüler Kıbrıs Barış Hareketi’ni başlattı. O dönemde, hava kuvvetlerimizin eksikleri Pakistan ve Libya gibi Müslüman ülkelerden sağlandı. Hatta Kıbrıs Barış Hareketi sırasında Kaddafi bir uçağa kendi sırtında yük taşıyıp, Türkiye’ye gönderdi” dedi.

BATI ÇÖKME AŞAMASINA GİRDİ

Dünyanın jandarmalığını yapan zalim emperyalist Batı’nın çökme aşamasına geldiğine vurgu yapan Kutan, “Bu bir temenni değil, gerçekleşmekte olan bir durumdur. ABD ve Avrupa her geçen gün güç kaybediyor. Bizleri parçalamak için zerk ettikleri ırkçılık, şimdi kendilerini bitiriyor. İkinci Dünya Savaşı’nda kurulan düzen çökmek üzeredir. Batı parçalanma aşamasına girdi. İspanya’da Katalanlar parçalanmayı adım attılar. İtalya’da, Milano ve Lombardiya parçalanıyor. Flâmanlar ve Valonlar Belçika’dan ayrılmak istiyor. Almanya’ da, Bavyera bağımsızlık istiyor. İngiltere’de ise İskoçya bağımsızlık istiyor. Tırmanan aşırı sağ ve faşizm Batı’nın intiharıdır” değerlendirmesinde bulundu.

GÜN YENİ DÜNYA DÜZENİ KURMA GÜNÜDÜR

Menfaat ve gücün değil hakkın ve haklının hâkim olduğu yeni bir dünyaya ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Kutan, bu dünya düzenini emperyalist Batı’nın kuramayacağının altını çizdi. Kutan, son olarak, şunları kaydetti: “Müslümanlar, barış ve adaletin hâkim olduğu bir dünya istiyor. Böyle bir dünyayı kuracak temel ilke ve esaslara Türkiye sahip. Bu nedenle, biz yeni bir medeniyet ve yeni değerlerin gerekliliğine inanıyoruz. Bütün dünya halklarını, yeni değerlere ve ‘Yeni Bir Dünya’ arayışına çağırıyoruz. Çünkü yoksulluk, açlık, savaş, ölüm ve korku ile simgeleşen Batı medeniyeti, uzun süre devam edemez, etmemelidir. Bugün Müslümanlar, kendi sorunlarını ve beşeriyetin karşılaştığı sorunları, kendi dünya görüşü ve değer ölçülerini esas alarak çözmeye çalışmalıdır. Asıl olan ‘hak ile batılın mücadelesidir’. İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin, doğru ile yanlışın mücadelesidir. Her dönem dünyayı felakete sürükleyen nemrutlar oldu. Ama hamdolsun ki İbrahimler de vardı! Önemli olan hangi safta olduğumuzdur. Gün, kendi inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında toplanarak, yeni bir medeniyeti kurmaya çalışma günüdür.”