Seçim barajı Milli Görüş’ü engellemek için

ESAM'dan çarpıcı rapor. Seçim barajının milli iradeye verdiği zarara dikkat çekilen raporda, millet iradesinin Meclis'e yansımasının önündeki en büyük engelin yüksek baraj olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişin başlamasıyla birlikte yüzde 10’luk seçim barajı ile ilgili tartışmalar üst seviyeye taşındı. Sistemde yaşanan tıkanıkların nasıl kaldırılacağı muamma iken Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından hazırlanan ‘Temsilde ve İstikrar Çerçevesinde Ülke Seçim Barajı Uygulaması’ adlı rapor, Türkiye ’nin 30 yılık sorunlarına ışık tutuyor.

ÇARPICI TESPİTLER
12 Eylül 1980 askeri darbenin bir ürünü olan yüksek baraj, demokrasinin önünde büyük bir engel olarak görülürken, şu tespit dikkat çekti: “Vatandaş, oyunun ziyan olacağı korkusuyla kendi partisine değil, güçlü olan partiye oy vermek zorunda kalıyor. Bu nedenle ülke barajı uygulaması, ‘samimi oy kullanmak yerine, stratejik oy kullanma’yı teşvik ediyor. Stratejik oy kullanımı, millî iradenin parlamentoya tam olarak yansımasını engelliyor.” Türkiye ve dünyadaki seçim sistemlerinin ele alındığı ‘Temsilde ve İstikrar Çerçevesinde Ülke Seçim Barajı Uygulaması’ adlı raporda, yüzde 10’luk seçim barajı, oy hesaplanmasında kullanılan sistemler, yönetimde istikrar, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinde seçim sistemine eklenen maddeler olmak üzere birçok konu yer alıyor.

SEÇİM BARAJI ASKERİ DARBENİN ÜRÜNÜ
Yüzde 10’luk seçim barajı uygulamasının 12 Eylül 1980 askeri darbesinin bir ürünü olduğu belirten raporda, bu barajın zamanında Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin engellemeye yönelik hazırlatıldığı belirtiliyor. Türkiye’de uygulanan seçim barajı uygulamasının dünyadaki en yüksek oranlar arasında olduğuna dikkat çekilirken, sistem dolayısıyla birçok seçimde milli iradenin yüzde 45’inin parlamentoda temsil edilmediği aktarılıyor.


YÜZDE 45 PARLAMENTODA TEMSİL EDİLMİYOR
Yüzde 10’luk seçim barajı uygulamasının 12 Eylül 1980 askeri darbesinin bir ürünü olduğu belirten raporda, bu barajın zamanında Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin engellemeye yönelik hazırlatıldığı belirtiliyor. Türkiye’de uygulanan seçim barajı uygulamasının dünyadaki en yüksek oranlar arasında olduğuna dikkat çekilirken, sistem dolayısıyla birçok seçimde milli iradenin yüzde 45’inin parlamentoda temsil edilmediği aktarılıyor.

SAMİMİ OY STRATEJİK OYA DÖNÜŞTÜRÜYOR
Toplumun büyük çoğunluğunun seçim barajı uygulamasından rahatsız olduğu anlatılan raporda, vatandaşların kendi siyasi partilerinin Meclis’te az olsa da temsil edilmesini istiyor. Söz konusu seçim barajının vatandaşları, tercihen güçlü olan iki büyük partiye ittiği belirtilen raporda, sistemin Meclis içindeki 2 partiyi kökleştirdiğini ve bunun da milli iradeye zarar verdiği ifade ediliyor. Raporda dikkat çeken ifadeler şu şekilde: “Ülke barajı uygulaması ile seçmenlerin oylarının ziyan olmaması için büyük partilere yönlendirilmesi de amaçlanmaktadır. Yüzde 10’luk seçim barajının yüksek olmasından dolayı oy kullanırken ilk tercihleri olan siyasî partilerin baraj altı kalması ihtimaline karşı diğer siyasî partilerden birisini tercih etmektedirler. Bu nedenle ülke barajı uygulaması, ‘samimi oy kullanmak yerine stratejik oy kullanma’yı teşvik etmektedir. Stratejik oy kullanımı, millî iradenin Parlamento’ya tam olarak yansımasını engellemektedir. Seçmenler birinci tercihlerine oy verdiklerinde oylarının ziyan olacağını düşündüklerinden genellikle ikinci tercihlerine yönelmekte ve bu durum, aslında aynı görüşü paylaştıkları partinin birçok görüşünün Meclis’te dile getirilmesini engellemektedir.”

SIFIR BARAJ UYGULAMASI TEMSİLDE ADALET GETİRİR
Temsilde adaletin gerçekleşmesinin ancak sıfır barajlı bir seçim sistemle olabileceği ifade edilen raporda, “Ülke seçim barajının sıfırlanması fikrine çok parçalı bir parlamento aritmetiğinin söz konusu olabileceği söylenerek karşı çıkılabilir. Mevcut sistemde yüzde 10’luk yüksek seçim barajının özellikle 90’lı yıllar boyunca çok parçalı bir parlamentonun oluşmasını engellemediği göz önüne alındığında ülke seçim barajı uygulamasının sürdürülmesi hâlinde de aynı tehlike söz konusu olabilecektir” ifadeleri dikkat çekti.