Derdimiz tebliğdir

Anadolu Gençlik Derneği’nin her yıl düzenli olarak tertiplediği Üniversite Başkanları Toplantısı’nda konuşan Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı (YİK) Başkanı Asiltürk, kampta yaptığı konuşmada “Bizim derdimiz kavga değil, tebliğdir” dedi.


Anadolu Gençlik Derneği her yıl Eylül ayında üniversitelerin öğretime başlamasından hemen önce 81 ildeki Üniversite Başkanlarını kampta bir araya getiriyor. Bu yıl düzenlenen kampa Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanı Salih Turhan katıldı.

NE YAPACAKSAK HİKMET İLE YAPMAMIZ GEREKİR

Kampta konuşan Oğuzhan Asiltürk şunları kaydetti: “Derdimiz birisini küçük düşürmek, gereksiz tenkit etmek değil. Müslümanlıkta tenkit yoktur. İkaz vardır. Bu da tatlı dil ve güler yüz ile olur. Ama biz Batı’nın düzenine tabi olmuşuz. Onlar nasıl siyasi çalışma yapıyorsa bizde yapıyoruz. Ama İslam’da kimse kimseye hücum etmez. Yanlış yola gidenleri o yanlıştan döndürmedir bizim amacımız. Ne yapacaksak hikmet ile yapmamız gerekir. Bizim derdimiz kavga değil, tebliğdir”

HAMD ETMEKLE MÜKELLEFİZ

AGD/MGV Genel Başkanı Salih Turhan Üniversite Başkanlarına şöyle konuştu: “Elbette biz her türlü sıkıntıya ve acıya rağmen kulluğumuzun gereği olarak şükretmekle, hamd etmekle mükellefiz. Ancak Arakan’dan Suriye’ye, Libya’dan Yemen’e gerçekten içler asıcısı bir durum var. Hamd etmek, şükretmek nasıl kulluğumuzun gereği ise, hayata ve insana dair sıkıntıların giderilmesi için, kardeşlerimizin yaşadıkları acıların son bulması için gayret etmek de kulluğumuzun gereğidir.”

YUSUF’U VE KARDEŞİNİ ARAYINIZ

İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif’i hatırlatan Turhan: “Çoğu zaman söylüyoruz. İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Milli Mücahede yıllarında Anadolu’da gittiği yerlerde işgallere karşı halkı ümitlendirmek için çıktığı kürsülerde Yusuf suresi 87. Ayeti kerimeyi okurmuş: “Yusuf’u ve kardeşini arayınız. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.” Biz bütün bu çalışmaları Yusuf’u ve kardeşini aramak için yapıyoruz. Bu ülkenin tüm gençlerine “Yusuf’umuz olur musunuz?” diyoruz. Yine bu coğrafyanın tüm gençlerine “Yusuf’umuz olsanız da olmasanız da bizi sizi yaratılış gereği kardeş biliyoruz” diyoruz.