“Tablolar Konuşuyor” Gerçek Engelliler Ortaya Çıkıyor

Türk Telekom’un bir sosyal sorumluluk projesi olarak hazırladığı, Türkiye’nin görme engellilere yönelik ilk betimlemeli resim sergisinin açılışına katıldım.

Sanatta engelleri kaldırmak ve bilgiye erişimde fırsat eşitliğine dikkat çekmek üzere “Tablolar konuşur, engeller yok olur” sloganı ile hazırlanan sergi açılışa katılan görme engellilerin aralarında konuştuklarından duyduğuma göre gerçekten başarılı bir çalışma olmuş.

Bu sergi benim için de ilginç bir deneyim oldu. Gözlerimi kapayıp tablonun karşına geçip kulaklığı taktığımda birçok ünlü sesten Bellini’nin Fatih Sultan Mehmet tablosundan Hoca Ali Rıza’nın İftar Sofrası’na, Picasso’nun Yaşlı Gitarist tablosundan Ahmet Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi’ne kadar dünyaca ünlü eserleri dinleyerek gördüm. Düşünsenize bir ses size karşınızda ne olduğunu tüm betimlemeleriyle anlatıyor. Harikaydı doğrusu.



Gözlerimi açtığımda ise sergiye açılış kokteyli için katılan zihinsel engelli insanlarla karşılamam, engellerin bedende değil zihinlerde olduğunu bir kez daha idrak etmemi sağladı. Muhteşem bir sergi, görme engelliler tabloları dinliyor ama bizim zihinsel engelliler kalkmış ellerinde yiyip içtikleri ikramların boşalan bardaklarını tabloların önündeki kulaklıkların bırakıldı masalara serpiştirmiş. Nasıl bir zihinsel engele sahip insan bu boşları tabloların önüne bırakır anlamak mümkün değil gerçekten.




İşi, bir adım daha öteye geçiren ve şampanya kadehinden tabloyu fotoğraflamaya çalışan bir başka davetli ile karşılaştığımda ise tam manasıyla şoke oldum. Yahu sanatı kadehinin yansımasında arayan ve sosyal medyasında bir kare paylaşmak için komik duruma düşen bir insandan sanata değer vermesini nasıl bekleyebiliriz ki. Komik ve ibretlik bir durumdu doğrusu.

Açılışta görme engelli ünlü ressam Eşref Armağan’da bir resim çizdi. . Herhangi bir resim eğitimi almadığı halde, maket modellerine parmak uçlarıyla dokunarak nesneleri resmetme yeteneğine sahip olan Armağan, bir masa telefonunu canlı olarak tuvale çizdi. Armağan’ın “Hiçbir görene ihtiyaç duymadan resimleri hayal edebilmek çok güzel. Sergide ilk olarak Çığlık tablosunu dinledim ve ben ‘Görme engelli değilim’ dedim. Bu nedenle proje, benim gibi görmeyen bir ressam için ayrıca çok değerli” sözleri de serginin önemini ortaya koyuyor bence.

Kanaatimce serginin en olumsuz yanı toplu ulaşımı neredeyse olmayan Uniq İstanbul’da açılması olmuş. Sergi bu haliyle ancak görme engelli zenginlerin ulaşabileceği bir sergi olacak zannederim. Umarım bir an önce metro veya metrobüs ile ulaşılabilecek bir A.V.M de de bu sergi yer alır da görme engelli insanlar çok daha rahat ziyaret edebilir.
Bu arada sergi Uniq İstanbul’da 17 Eylül’e kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek. Yolunuz düşerse gidin ve deneyin derim.

Tevfik YAZICILAR
12 Eylül 2017