15 yıldır ithalata yol verildi

Çiftçi perişan… 70’li yıllarda ülkemizden hayvan kaçırılıyordu... Şimdi yılda 1 milyon hayvan ithal ediyoruz


Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin Ağustos Ayı İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. OHAL’in süresine ilişkin eleştiriler dile getiren Karamollaoğlu, “OHAL’in ne kadar süreyle kalacağının belli olması lazım. Hükümet kararnamelere dayanarak ülkeyi tanzim ediyor” dedi. Uzun süredir gündemi meşgul eden “metal yorgunluğu” konusuna da değinen Karamollaoğlu, “Zannediliyor ki, AK Parti politikaları değişirse hükümet ayakta durur. Metal yorgunluğu AK Parti’nin kendisinde var” ifadesini kullandı.

OKUL, YOL, İNŞAAT YAPIYORSUNUZ, GÖRÜYORUZ...

Hükümetin tarım ve hayvancılıkta uyguladığı politikayı eleştiren Karamollaoğlu, “Son iki yılda 1 milyon hayvan ithal edildi. 70’lerde Türkiye’den hayvan kaçırılırdı. Bunu önlemek için tedbir alıyorduk. Şimdi ithal eder hale geldik. 5 milyon ton buğday ithal ettik. Mercimek, fasulye ithal ediyoruz. Çiftçi perişan. Tarım bakanları mangalda kül bırakmıyor. Siz gelmeden önce ithal var mıydı? Şimdi ne haldeyiz. 15 yıl iktidarda kalacaksınız. Bu hale getireceksiniz. Sonra bizim hiç iyi işimizi görmüyorsunuz diyorlar. Yok, görüyoruz. Okul yapıyorsunuz görüyoruz. Yolu görüyoruz. İnşaatları görüyoruz” diye konuştu.


MEMURA VERİLEN ZAM KABUL EDİLEMEZ

Karamollaoğlu, memura verilen zammın kabullenilecek bir zam olmadığının altını da çizerek, iki haneli rakamlara yükselen enflasyonun üstünde bir zammın memura verilmesi gerektiğini söyledi. Karamollaoğlu, “Son zamanlarda memurlara yönelik bir zam yapıldı. Bu zammı ilk duyduğumda şaşırdım. Biri hükümetle dalga geçiyor sandım. ‘Sendikalarla dalga geçiliyor’ diye düşündüm. Sonra baktım cidden 3+3 teklif edildi. Sonra birazcık artış yapıldı. Enflasyonun çıktığı iki haneli rakamlarda memura yüzde 10’un üstünde zam verilmesi gerekiyordu” ifadelerini kullandı.
SORUNLAR MALAZGiRT RUHUYLA ÇÖZÜLÜR

26 Ağustos’un Malazgirt Zaferi’nin yıldönümü olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, Malazgirt Zaferi’nin bizler için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Karamollaoğlu, “Alparslan ile beraber Anadolu’nun kapıları bizlere açıldı. Malazgirt, Milli Görüş için çok önemli bir zaferdir. Hatta hareketimizin ilk üyesi de Erbakan Hoca’nın isteğiyle Malazgirtli bir kardeşimizdir. Malazgirt, birlik ve beraberliğin simgesidir. Malazgirt Zaferi herkesin zaferidir” diye konuştu.
Saadet Partisi Ağustos Ayı İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısını yoğun bir katılım ile Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, ülkenin içinde bulunduğu zor problemleri Saadet Partisi’nin çözeceğini kaydederek, “İster sene sonu olsun ister normal vaktinde seçimler yapılısın. Seçimlere en hazırlıklı parti Saadet Partisi’dir. Bu seçimlerin en etkili partisi Saadet Partisi olacaktır” açıklamasını yaptı.
SORUNLAR MALAZGİRT RUHUYLA ÇÖZÜLÜR

26 Ağustos’un Malazgirt Zaferi’nin yıldönümü olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, Malazgirt Zaferi’nin bizler için çok önemli olduğuna dikkat çekti. Karamollaoğlu, “Alparslan ile beraber Anadolu’nun kapıları bizlere açıldı. Malazgirt Milli Görüş için çok önemli bir zaferdir. Hatta hareketimizin ilk üyesi de Erbakan Hoca’nın isteğiyle Malazgirtli bir kardeşimizdir. Böylece Milli Görüş olarak ilk üyemiz Malazgirtli biri oldu. Malazgirt rakamların pek bir mana göstermediğinin ifadesidir. Çünkü 20 bin kişilik bir ordu. 200 bin kişilik ordu karşısında zafer elde etmiştir. Bunu herkesin başarabileceği bir durum değil. Bu dava şuuruyla olur. Malazgirt birlik ve beraberliğin simgesidir. Malazgirt Zaferi herkesin zaferidir. Malazgirt’i zihinlerimizde hep bir yer edinmesi gerekiyor” diye konuştu.
MEMURA VERİLEN ZAM KABUL EDİLEMEZ

Karamollaoğlu, memura verilen zammın kabullenecek bir zam olmadığının altını da çizerek, iki haneli rakamlara yükselen enflasyonun üstünde bir zammın memura verilmesi gerektiğini söyledi. Karamollaoğlu, “Son zamanlarda memurlara yönelik bir zam yapıldı. Bu zammı ilk duyduğumda şaşırdım. Biri hükümetle dalga geçiyor sandım. ‘Sendikalarla dalga geçiliyor’ diye düşündüm. Sonra baktım cidden 3+3 teklif edildi. Sonra birazcık artış yapıldı. Sonra kabul edildi. İstediğinizi verdik diye konuşmaya başladılar. Enflasyonun çıktığı iki haneli rakamlarda memura 3,5+4 teklif ediyorsanız. Bu onlarla alay etmektir. Bunu sadece memur için söylemiyorum. Herkes için söylüyorum. Herkesin geçimini sağlayacak bir ücretin almasını istiyoruz. Yüzde 10’nun üstünde zam verilmesi gerekiyordu” ifadelerini kullandı.



KENDİNİZDEN BAŞKA HERKESİ SUÇLU GÖSTERİYORSUNUZ

Karamollaoğlu, 15 Temmuz’da hain darbecilere karşı milletin topyekûn mücadele verdiğini de ifade ederek, “Türkiye ihtilalle karşı karşıya kaldı. Evet, milletimiz ayağa kalkıp, darbeyi engelledi. Ama siz bunu hükümet başarısı gibi göstermeye kalkarsanız. Sonra bunu başka yere kesmeye kalkarsanız. Suçu tamamıyla üstünüzden atacaksınız. Bu paralel yapı dedikleri yapıda geçmişte siz tezkiye almadan bir kişiyi devlete almıyordunuz. Savcı, hâkim, doktor ve öğretmen olacaksa polis olacaksa ve orduda görev alacaksa herkes bunlardan tezkiye almak zorunda kalıyordu. Şimdi siz kendinizden başka herkesi suçlu gösteriyorsunuz” ifadelerini kullandı.
KHK’LAR İLE ÜLKE TANZİM EDİLMEMELİ

Olağanüstü Hal uygulamasını doğru bulduğunu da aktaran Karamollaoğlu, süresi ile ilgili eleştiriler getirdi. Karamollaoğlu, “OHAL’in ne kadar süreyle kalacağının belli olması lazım. Hükümet kararnamelere dayanarak, ülkeyi tanzim ediyor. Okul açacak, MİT’i alacak Cumhurbaşkanlığına bağlayacak bunun terörle mücadeleyle ne alakası var? Kimse gıkını çıkaramayacak. Hükümetin istemediği şekilde ifadeler kullananlar yarın tutuklanabiliyor. Bizim çalıştığımız insanlara FET֒cülük yakıştırılamaz. Saadet Partililere bu yapılmaya reva görülürse Türkiye’de hukuk yoktur demektir. Dikta rejimi ne demektir. Şuan ne yapılıyor? Bir kişi karar veriyor. Herkes ‘tamam’ diyor. Hükümette uyuyor. Bir de diyorlar günlük hayatına müdahale ediliyor mu? Yok, birde gel günlük hayatıma müdahale et” şeklinde konuştu.
METAL YORGUNLUĞU AK PARTİ’NİN KENDİSİNDE VAR

Hükümetin 2023 yılının yaklaşmasıyla birlikte cümlelerinde 2053 yılını kullanmaya başladığını da söyleyen Karamollaoğlu, “Uçaklarımız 2023 yılında uçacak. 2023 yılı yaklaşınca şimdi 2053’ü söylemeye başladılar. Olmadı 2071’i dilendirmeye başladılar. 15 sene iktidarda kaldıktan sonra hangi politikaları değiştireceksiniz. Zannediliyor ki, AK Parti politikaları değişirse hükümet ayakta durur. Metal yorgunluğu AK Parti’nin kendisinde var. Ülkeyi yönetemiyor. Bu meselelere daha ciddi yaklaşması gerektiğini düşünüyoruz. Doğru reçete üreten doğru politika üreten tek parti Saadet Partisi’dir. Biz bir anlayış olarak 50 senedir siyasetin içindeyiz. Bir sürü badireler atlattık. Bölündük, parçalandık ama bizden kopan herkes biz yanlış yaptık. ‘Başkasının oyuna geldik’ dediler” dedi.
SAADET SEÇİME HER DAİM HAZIR

Konuşmasının son bölümünde ise bir baskın seçim ihtimalinin halen olduğunu aktaran Karamollaoğlu, teşkilat olarak gafil avlanmamak için bütün hazırlıkları tamamladıklarını söyledi. Karamollaoğlu, “Ama biz bir baskın seçimin olma ihtimalini de her zaman gündemimizde tutuyoruz. Başka söylemlere itibar etmeden, bu sene Kasım’da bir seçim olma ihtimali hala var. Bunun için biz kendimizi Kasım’da olacak bir seçime göre hazırlamak mecburiyetindeyiz. Çalışmalarımız da inşallah buna endeksli olarak yürütülecek, gafil yakalanmamalıyız. Ani bir karar neticesinde ‘Vay canına böyle bir durumla da karşılaşacağımızı hiç düşünmemiştik’ dememeliyiz. Onun için bugün yapacağımız il başkanları toplantımız, tarihi bir toplantı. Hazırlıklarımızı gözden geçirmek, varsa eksik olan kongrelerimizi tamamlamak, teşkilatlarımızdaki birtakım noksanlıkları gidermek mecburiyetindeyiz. Çelikleşmek mecburiyetindeyiz. İnşallah önümüzdeki seçimler Saadet Partimizin yeniden millet nazarında ittifakla desteklendiği bir seçim olacak. Biz var olduğumuzu, ülke problemlerini çözmeye hazır olduğumuzu mutlaka ispat edeceğiz” diye konuştu.
TARIM POLİTİKALARINA SERT ELEŞTİRİ

Hükümetin tarım ve hayvancılıkta uyguladığı politikayı eleştiren Karamollaoğlu, “500 bin büyükbaş hayvan ithal edildi. Geçen sene sonun da 500 bin hayvan ithal edilmişti. Bu 1 milyon hayvan yapar. 475 bin küçükbaş hayvan ithal ettik. 70’lerde Türkiye’den hayvan kaçırılırdı. Bunu önlemek için tedbir alıyorduk. Şimdi ithal eder hale geldik. 5 milyon ton buğday ithal ettik. Mercimek, fasulye ithal ediyoruz. Çiftçi perişan. Topraklarımız ekilip biçilmiyor. Tarım Bakanlarını bir dinleyin. Mangalda kül bırakmıyorlar. Allah aşkına siz bir rakamlara bakın. Siz gelemeden önce ithal var mıydı? Şimdi ne haldeyiz. 15 yıl iktidarda kalacaksınız. Bu hale getireceksiniz. Sonra bizim hiç iyi işimizi görmüyorsunuz diyorlar. Yok görüyoruz. Okul yapıyorsunuz görüyoruz. Yolu görüyoruz. İnşaatları görüyoruz” diye konuştu.
ÜLKE EKONOMİK OLARAK DUVARA TOSLADI

Karamollaoğlu, konuşmasında ekonomik gelişmeleri de ele alarak, “Türkiye ekonomik olarak duvara tosladı. Varlık Fonu bile işe yaramıyor. Hükümet IMF’ye gitse, o bile 5 kuruş para vermez. Çünkü güvencesi yok. Nasıl geri alacağını hesap eder. Siz verilen bütün kredileri bitirmişsiniz. Nasıl güvenecekler size. Kimseyi kimseye şikâyet etmiyoruz. Herkes olan biteni görüyor zaten. Kimsenin ekmeğine de yağ sürmüyoruz. Türkiye etkisiz bir ülke haline geldi. Politikaları gereği posta koyuyorlar. Durmadan ‘Ey Almanya!’ diyorlar. Tamam da bu bir şey ifade etmez. Problemlerimizi çözmek için dış politikada da efelenmeye ihtiyacımız yok” dedi.