+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor

Konu: Saadet Partisi'ni ayağa kaldıran tutuklama

  1. #1

    Saadet Partisi'ni ayağa kaldıran tutuklama

    Saadet Partisi'ni ayağa kaldıran tutuklama

    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Yaman, FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. Milli Görüş camiası tutuklama kararına büyük tepki gösterdi...







    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Yaman, FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. Milli Görüş camiası tutuklama kararına büyük tepki gösterdi.
    Konuyla ilgili açıklama yapan Saadet Partisi il Başkanı Birol Aydın, “Adaletin hava gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğunu, geç gelen adaletin de adalete en büyük darbe olacağının da bilinmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    FETÖ soruşturması kapsamında tutuklandığı belirtilen avukat Mustafa Yaman’la ilgili gerekli makamlarla görüşmeler yapıldığı, bilgilendirmeler ve sunulan belgeler doğrultusunda iddia edilen suçun asla yerinde olmadığı ifade edildi. Saadet Partisi kanadından yapılan açıklamada “Bir yanlışlık olduğu ve bu mağduriyetin bir an önce sonlandırılması gerektiği” ifade edildi.

    Saadet Partisi il Başkanı Birol Aydın, “İkna olunmasına rağmen hala olması gereken adımların atılmadığını üzülerek müşahede ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Saadet Partisi il Başkanı Birol Aydın’ın yaptığı basın açıklaması şöyle;


    “Geçtiğimiz Perşembe günü haftalık olağan il yönetim kurulu toplantımız sonrası, il binamızın önünde yönetim kurulu üyemiz Av. Mustafa Yaman emniyet yetkilileri tarafından gözaltına alınmıştı. Bu işlem söylenildiğine göre FETÖ soruşturması kapsamında gerçekleştirilmişti. Gerekli makamlarla yapılan görüşmeler, bilgilendirmeler ve sunulan belgeler doğrultusunda iddia edilen suçun asla yerinde olmadığını, mutlaka bir yanlışlık olduğunu ve bu mağduriyetin bir an önce sonlandırılması gerektiğini ifade ettik. Olayın açıklığa kavuşturulması adına muhataplarımıza her konuda gerekli desteği verdik. Ancak ikna olunmasına rağmen hala olması gereken adımların atılmadığını üzülerek müşahede ediyoruz.

    Bu durumda aşağıdaki soruları sormak ve bunların takipçisi olmak bizim olduğu kadar bütün kamuoyunun da üzerine düşen sorumluluktur.

    1- Mustafa Yaman Bey bir avukattır ve her gün bir şekilde adliyelere girip çıkmaktadır. Evi, barkı, ofisi bellidir. Buna rağmen haftada bir katıldığı yönetim kurulu toplantısından sonra gözaltı işleminin yapılması bir mesaj mıdır? Mesaj ise bunun muhatabı kimdir? Şayet bu işlemde Mustafa Bey’in şahsında Saadet Partisi’ni zan altında bırakmak gibi bir niyet varsa herkes bilmelidir ki, bu çamur bu camiaya asla tutmaz. Böyle bir art niyeti taşıyanlar da mutlaka bu yaptıklarının altında en kısa zamanda kalırlar. En sağından, en soluna kadar herkesin malum yapıyla hiçbir zaman iş tutmayan tek partinin biz olduğumuzu dile getirdiği bir ortamda, bu niyetle yapılan girişim ancak hadsizlik olur.

    2- Devletlerin görevi vatandaşlarını kirletmemektir. Suçu, suçluyu, masumu ayırmak için azami gayret göstermek ve adalete olması gereken güveni maksimum derecede sağlamaktır. Cezayı verirken de kişinin kimliğine, rütbesine, makamına, mevkisine, ırkına mezhebine bakmamaktır. Herkes biliyor ki, bağlantısı olmadığı halde salt kişisel hesaplaşmalar üzerinden bazılarına özellikle suçlamalar yapılıyor. İktidar sahipleri bile zaman zaman ‘cadı avı’ diye bu süreci tarif ediyor. Herkes şunu çok iyi idrak etsin ki, bu mantıkla Mustafa Yaman Bey gibi mağdurlara yapılanlar ancak darbe girişiminin arkasında olanların ekmeğine yağ sürer.

    3- ‘15 Temmuz Darbe İhaneti’ ile mücadelede başarı net bilgi, doğru belge ve şüpheye yer bırakmayacak yaklaşım ve uygulamayla sağlanır. “Çamur at izi kalsın” mantığı devletlerin değil, kişisel ihtiraslarının esiri olmuş ‘kraldan çok kralcı’ tabirinin üzerlerine tam uyduğu yetkileri boylarına büyük gelen zavallıların işidir.

    4- Her şeye ve bütün yanlışlıklara rağmen ülkemizin bir hukuk devleti olduğunu, hukuk ve vicdanlarının sesine göre hareket eden, karar veren hâkim ve savcılarımızın varlığını gayet iyi biliyoruz. Adaletin hava gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğunu, geç gelen adaletin de adalete en büyük darbe olacağının da bilinmesini istiyoruz.

    Sonuçta biz Saadet Partisi İl Başkanlığı olarak, lise eğitimi aldığı dönemden bugüne partimize gönül vermiş, resmi vazifeler üstlenmiş, adaylıklarımızı yapmış, büyük kongrelerimizde delegelik vazifelerinde bulunmuş, STK’larda aktif olarak çalışmış, hatta iktidar partisi içinde bulunan birçok isim tarafından bu özellikleriyle bilinen ve adı geçen malum yapıyla adı yakından uzaktan bir arada bulunması bile abesle iştigal sayılacağı onlar tarafından da kabul edilecek olan arkadaşımızın daha fazla mağdur edilmeden serbest bırakılması gerektiğini buradan ifade etmek istiyoruz. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

    Kamuoyunun bilgilerine sunarız…”

    SOSYAL MEDYADA TEPKİLER YÜKSELDİ

    Saadet Partisi yönetim kurulu üyesi Avukat Mustafa Yaman'ın gözaltına alınmasına sosyal medyadan da tepkiler geliyor. #YamanÇelişki etiketiyle yapılan çalışmada Yaman için adaletin gecikmemesi isteniyor.

    Mustafa Yaman'ın tutuklanmasının ardından Saadet Partisi organizasyonu altında Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.









    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

  2. #2
    Hukuksuzluğun belgesi



    Önceki akşam bir hukuk garabeti yaşanmıştı… Mahkeme, “Bylock yoktur” diyen adli bilişim raporunu görmedi… Vicdanlar böyle bilsin…


    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi
    ve HUDER İstanbul İl Başkanı Mustafa Yaman, bir hafta önce toplantı için bulunduğu Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda ByLock kullandığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Yaman, 5 günlük incelemelerin sonucunda telefonunda ByLock bulgusuna rastlanmamasına ve hiçbir delil olmamasına rağmen çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olaya tepki gösteren yüzlerce vatandaş Çağlayan Adliyesi’ne akın etti. Sosyal medyada da günün konusu olan skandal tutuklamaya, toplumun birçok kesiminden tepki yağdı.

    ADALET SU GİBİ BİR İHTİYAÇTIR

    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Av. Mustafa Yaman’ın ByLock gerekçesiyle tutuklanması Milli Görüş camiasını ayağa kaldırdı. Skandal tutuklamayla ilgili Saadet Partisi İl Teşkilatı, Çağlayan Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın, adaletin hava gibi, su gibi bir ihtiyaç olduğunu belirterek, geç gelen adaletin adalete en büyük darbe olacağını ifade etti.

    ADLİ BİLİŞİM RAPORU: BYLOCK’A RASTLANMAMIŞTIR

    Türkiye’nin önde gelen Adli Bilişim uzmanlarından Halil Öztürkci imzalı raporda “İlgili telefon üzerinde adli bilişim cihazın fiziksel imajı alınarak gerçekleştirilmiş ve hem mantıksal hem de fiziksel seviyede (silinen verileri de kapsayacak şekilde) analizler yapılmıştır. Gerçekleştirilen adli bilişim incelemesi sonucunda ByLock uygulamasının yüklendiğine veya kullanıldığına dair bir bulguya rastlanmamıştır” ifadelerine yer verildi.

    MAHKEME, RAPORU DİKKATE ALMADI

    MUSTAFA Yaman’ın vekili ve Hukukçular Derneği Genel Başkan Yardımcısı Av. Dr. Mustafa Halit Korkusuz: “Bu hukuki bir garabettir. Tutuklamaya ilişkin gerekçe gösterilen evrak ve belgeler bize gösterilmedi. İddia edilen programın Yaman’ın telefonuna yüklenmediğine dair adli bilişim uzmanları tarafından verilen raporu mahkemeye sunduk fakat dikkate alınmadı.”

    Avukat Mustafa Yaman’ın tutuklanması kararının hemen akabinde Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Mustafa Yaman vekili ve ayrıca Hukukçular Derneği Genel Başkan Yardımcısı Av. Dr. Mustafa Halit Korkusuz, “Mustafa Yaman’ın tutuklanması hukuki bir garabettir. Tutuklamaya ilişkin gerekçe gösterilen evrak ve belgeler bize gösterilmedi. İddia edilen programın Av. Mustafa Yaman’ın telefonuna yüklenmediğine dair adli bilişim uzmanları tarafından verilen raporu sayın mahkemeye sunduk fakat dikkate alınmadı” ifadelerini kullandı. Korkusuz, “Av. Mustafa Yaman gibi bir ismin tutuklanması bütün FETÖ yargılamalarını sulandırabilir ve kırılmalara sebebiyet verebilir. Bu yüzden adalet ve hakkaniyet çerçevesinde en yakın zamanda haksız bir şekilde verilen tutuklama kararının kaldırılması gerekiyor” diye konuştu.



    KARARIN ViCDANLARDA YERi YOKTUR


    Mustafa Yaman’ın tutuklanma kararının kabul edilebilir bir durum olmadığını ifade eden AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “Saadet Partisi İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı muhterem insan Av. Mustafa Yaman’ın parti yönetim kurulu toplantısının hemen ardından FETÖ ile ilişkilendirilerek gözaltına alınması ve akabinde tutuklanması kendisini tanıyan, kimliğini, çalışmalarını ve gayretini öteden beri bilen herkes için şaşırtıcı ve üzücü olmuştur. Vicdanlarda yer bulmayan, âdeta psikolojik bir savaş gibi duran, adalete olan güveni sarsan bu tip yaklaşımların ağır travmalar oluşturacağı yadsınamaz. Yapılan işlemin ivedi bir biçimde gözden geçirilmesi gerekir. Adalet herkese lazımdır” dedi.

    ADALET ER GEÇ TESİS EDİLECEKTİR


    Hukuk-Der Genel Başkanı Cavit Tatlı: “Mustafa Yaman abi bizim yakinen tanıdığımız, güvendiğimiz bir büyüğümüz. Tutuklanması bizleri üzmüştür. Hukuk dairesi içerisinde elimizden geleni yapacağız. Bizler hukukçuyuz. Adaletin tesis edileceğine inanıyoruz.”

    Mustafa Yaman’ın suçsuz olduğuna inandığını söyleyen Hukuk-Der Genel Başkanı Cavit Tatlı, “Mustafa Yaman abi bizim yakinen tanıdığımız, güvendiğimiz bir büyüğümüz. Tutuklanması bizleri üzmüştür. Hukuk dairesi içerisinde elimizden geleni yapacağız. Bizler hukukçuyuz. Kanunlar çerçevesinde elimizden gelen tüm çalışmayı yapacağız. Adaletin tesis edileceğine inanıyoruz” diye konuştu.

    YAMAN’IN FETÖ İLE ALAKASI OLAMAZ


    Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen: “Mustafa Yaman benim 30 yıllık dostumdur. FET֒den tutuklanması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü Yaman, 80‘lerde öğrenci olduğu yıllarda bile, ‘Bu Gülen’e güven olmaz’ diyen bir isimdi. Milli Görüş camiası ise her zaman FETÖ ile arasına mesafe koymuştur. Bu durumdan dolayı da hep haklı çıkmıştır.”

    Devletin sistematik bir hata ile karşı karşıya olabileceğini ifade eden Başbakan Başdanışmanı Mustafa Şen; Mustafa Yaman benim 30 yıllık dostumdur. FET֒den tutuklanması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü Yaman, 80‘lerde öğrenci olduğu yıllarda bile ‘Bu Gülen’e güven olmaz’ diyen bir isimdi. Bu işte bir terslik olduğu aşikârdır. Ben olay ile ilk günden itibaren yakinen ilgileniyorum. Mustafa Yaman yakında evine dönecektir. Ancak Yaman vakası bugün bizi farklı bir noktaya getirebilir. İnşallah bu tutuklanmalar sistematik bir hata değildir. Eğer böyle ise daha farklı çalışmalar yapılması icap edebilir. Ayrıca şunu da ifade edeyim ki; Mustafa Yaman taş gibi bir Milli Görüşçüdür. Milli Görüş camiası ise her zaman FETÖ ile arasına mesafe koymuştur. Bu durumdan dolayı da hep haklı çıkmıştır” diye konuştu.


    GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR


    İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım: “40 yıldır Milli Görüş davası içinde hizmet eden Yaman’ı kırmızı ByLock listesinde göstermek, olsa olsa FETÖ tarafından yapılan karşı bir operasyondur. Geç gelen adalet, adalet değildir.”

    İVEDİLİKLE HATADAN DÖNÜLMELİ


    Mustafa Yaman’ın tutuklanmasını, FET֒nün yaptığı karşı bir operasyon olarak yorumlayan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, “Bizim Mustafa Yaman’a kişisel bir kefaletimiz var. Mustafa Yaman bizlerin öğrencilik yıllarından itibaren tanıdığı ve kefil olduğu bir isimdir. 40 yıldır Milli Görüş davası içinde hizmet eden Yaman’ın FETÖ ile bir bağının olduğuna inanmak mümkün değildir. Yaman’ı kırmızı ByLock listesinde göstermek, olsa olsa FETÖ tarafından yapılan karşı bir operasyondur. Şu an yapılması gereken adalet mekanizmalarının ivedilikle bu yanlışı düzeltmesidir. Geç gelen adalet, adalet değildir. Biz inanıyoruz ki yakında bu hatadan dönülecektir” dedi.

    MİLLİ GÖRÜŞ PROVOKASYONLARA GELMEYECEK


    TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz: “Nasıl 28 Şubat gibi acı dönemleri bertaraf ettiysek, bundan sonraki süreçte de milli ve yerli olan düşünce, sistem ve insanlarla ülkemiz geleceğe yürüyecektir. Milli Görüş hareketi asla provokasyonlara gelmeyecektir, gelmemelidir.”

    Provokasyon tehlikesine dikkat çeken TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz; “Milli Görüş hareketi yerli, milli ve kökleri kendi medeniyet tasavvurumuza ait bir harekettir. Nasıl 28 Şubat gibi acı dönemleri Milli Görüş temeli ve müntesipleri ile millet olarak bertaraf ettiysek, bundan sonraki süreçte de milli ve yerli olan düşünce, sistem ve insanlarla ülkemiz geleceğe yürüyecektir. Milli Görüş hareketi asla provokasyonlara gelmeyecektir, gelmemelidir. Kendi içerisinde FETÖ ve benzeri örgütlere yer vermeyen bu hareket, inanıyorum ki; kendi içerisine sızma ihtimali bulunan hainleri de bizzat kendisi temizleyecek şuura sahiptir. Bu vesile ile FETÖ ile mücadele gerekçesiyle tutuklanan Av. Mustafa Yaman Bey’in hukuk nezdinde bir an önce aklanacağını, adaletin hak ve hakkaniyet çerçevesinde tecelli edeceğine olan inancımı paylaşmak istiyorum” dedi.

    YAMAN, FETÖ İLE BAĞDAŞTIRILAMAZ


    HUDER Genel Başkanı Hüseyin Kaya, “Mustafa Yaman’ın FETÖ yapısıyla ile değerlendirilmesi mümkün değildir. Kendisi uzun yıllardır Milli Görüş yönetimi içerisinde çalışan bir arkadaşımızdır. Bylock kullanımı ile alakalı arkadaşlarımız bilirkişi raporu hazırlattılar, raporda Bylock kullanılmadığı tespit edildi. Ama yeniden devlet incelemesi yapılacak. Yeni raporda da Bylcok’un kullanılmadığı anlaşılacaktır. En kısa zamanda başkanımızın tahliye edileceğine inanıyorum” diye konuştu.

    Millî Gazete



    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

  3. #3
    Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu Açıklaması


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi ve HUDER (Hukuki Araştırmalar Derneği) Başkanı Mustafa Yaman'ın tutuklanmasına ilişkin, "Geçmişte herhangi bir şekilde, FETÖ ile irtibatımızın olmamasına rağmen, MİLKO (Milli Görüş Kuruluşları) kuruluşlarımız dahil hiç kimsenin bu örgütle emel birliğinde, dava birliğinde bulunmamış olmasına rağmen bir arkadaşımızın gece saat 11.00'de İstanbul İl Teşkilatımızın mutat toplantısının çıkışında polisler tarafından gözaltına alınması ve dün akşam tutuklanması akla ziyan" dedi.

    Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Masum insanların gözaltına alınmasının, tutuklanmasının devlete ve ülkeye zarar vereceğini belirten Karamollaoğlu, hükümeti adalet mekanizmasının etkili çalışabilmesi için adım atmaya çağırdı. Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Geçmişte herhangi bir şekilde, FETÖ ile irtibatımızın olmamasına rağmen, MİLKO (Milli Görüş Kuruluşları) kuruluşlarımız dahil hiç kimsenin bu örgütle emel birliğinde, dava birliğinde bulunmamış olmasına rağmen bir arkadaşımızın gece saat 11.00'de İstanbul İl Teşkilatımızın mutat toplantısının çıkışında polisler tarafından gözaltına alınması ve dün akşam tutuklanması akla ziyan."

    Karamollaoğlu, 15 Temmuz hadiselerinin yeniden büyük Türkiye'nin kuruluşunun bir vesilesi olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, o gece yaşananların bütün vahametine rağmen ülke, millet ve gelecek adına umut ortaya koyduğunu vurguladı.

    "O gece bütün ihanet şebekelerine rağmen bu millet, sahip olduğu iman ateşinin hiç bir zaman söndürülemeyeceğini göstermiştir." diyen Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

    "Hiç şüphesiz ki darbeye teşebbüs eden, kanlı cunta hareketinin içinde yer alan, milletine kurşun sıkan, Meclisine bomba atan canilerden mutlaka hesap sorulacak ve bunlar en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Ancak bu süreçte asıl önemli olan Türkiye'de bırakın darbe yapmayı, hiç kimsenin darbeyi aklından bile geçirmeyeceği köklü hukuki, siyasi ve kurumsal dönüşümleri gerçekleştirmek olmalıdır."

    Srebrenitsa'da yaşanan katliamın 22.yılının yaşadığını hatırlatan Karamollaoğlu, 22 yıl önce 8 binden fazla insanın Birleşmiş Milletler'in güvencesi altındaki bir bölgede olmasına rağmen Sırplar tarafından katledildiğini anımsattı. Temel Karamollaoğlu, Holladalıların çıkardıkları karar ile kendilerini sadece 300 kişiden mesul görmelerinin ise utanç verici bir karar olduğunu ifade etti.

    Sakarya'da Suriyeli hamile kadının ve 10 aylık bebeğinin öldürülmesi konusuna da değinen Karamollaoğlu, son zamanlarda bazı kesimlerin Suriyelileri hedef göstererek toplumda yeni gerginliklerin fitilini ateşlemeye çalıştığının altını çizdi. Karamollaoğlu şunları kaydetti:

    "İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre 2014-2017 yıllarında Suriyelilerin suça karışma oranı sadece yüzde 1,3. Gösterilmek istenenin tam tersine Suriyeliler topluma en kolay adapte olan kardeşlerimizdir. Ekonomimize ve iş gücü piyasamıza da önemli katkılar sağlamaktadır. Bugün ekonomik hayatımıza, 5 binin üzerinde Suriyeli firma yaklaşık 650 milyon Türk lirasının üzerinde bir katkı sağlamaktadır."

    Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Suriyelileri Türkiye'deki problemin merkeziymiş gibi göstermeye çalışmanın iyi niyetten uzak olduğunu belirterek, bunun Türkiye'de iç karışıklık çıkarmaya yönelik kirli bir provokasyon olduğuna dikkati çekti.
    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

  4. #4
    Yusuf Kaplan'dan o tutuklamaya sert tepki


    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Yaman, FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. Milli Görüş camiası tutuklama kararına Yeni Şafak yazarı Kaplan büyük tepki gösterdi...






    Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Yaman, FETÖ suçlamasıyla tutuklandı. Milli Görüş camiası tutuklama kararına büyük tepki gösterdi.

    Üstelik Adli Bilişim Uzmanı Halil Öztürkci’nin yaptığı inceleme sonucunda Mustafa Yaman’ın telefonunda ByLock da bulunmaması Milli Görüş camiasının tepkisini arttırdı.

    Tutuklama kararına Milli Görüş’ün dışından en sert tepkiyi ise hükümete yakın Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan verdi. Kaplan, Mustafa Yaman’ın telefonunda ByLock bulunmadığına dair inceleme sonucunu paylaşarak, “FETÖyle ilgisi yok İşte belgesi! Ama Mustafa Yaman tutuklandı KUMPAS BU. İSLÂMÎ KESİMLERİ. BİRBİRİNE DÜŞÜRECEKLER!” ifadelerini paylaştı.

    Kaplan’ın tepkisi bununla da kalmadı. Yeni Şafak yazarı tutuklama kararına yönelik Twitter adresinden şu ifadeleri paylaştı:

    “Mustafa Yaman tutuklandı Olmaz. AkParti’yle Saadet birbirine düşürülmek isteniyor. Fitne Kumpas bu. #YamanÇelişki Seyretme Oyuna da gelme. UYARI/YORUM MUSTAFA YAMAN'IN TUTUKLANMASI KIRILMA NOKTASI İSLÂMÎ KESİMLERİ BİRBİRİNE DÜŞÜRECEKLER BASİRET VE İSTİŞARE ŞART #YamanÇelişki”
    Hükümete yakın isimlerden gazeteci Nevzat Çiçek de “Mustafa Yaman'ın tutuklanması meselesi bir kırılmadır... Umarım herkes farkındadır...” uyarısını yaptı.


    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

  5. #5
    Saadet Lideri Karamollaoğlu, Mustafa Yaman'ı cezaevinde ziyaret etti

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklu bulunan Avukat Mustafa Yaman'ı Metris Cezaevinde ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Karamollaoğlu, "ömrünü Milli Görüş davasına hizmetle geçiren bir insanın FETÖ'cülükle itham edilmesi kadar büyük garabet olmaz" dedi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ByLock kullandığı iddiasıyla tutuklu bulunan Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) İstanbul Şubesi Başkanı ve Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi avukat Mustafa Yaman'ı, Metris Ceza İnfaz Kurumu'nda ziyaret etti. Karamollaoğlu’na, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Sevim, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın eşlik etti. Ziyaretin gerçekleştiği dakikalarda ise, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, İl Gençlik Kolları Başkanlığı ile beraber çok sayıda teşkilat mensubu Metris Cezaevi’nde Yaman’a destekhazır bulundu.

    Ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapan Saadet Lideri Karamollaoğlu, Yaman'ın moralinin ve neşesinin çok iyi olduğunu söyledi.



    'ADALET SIKINTISI VAR'

    Yaman'ın tutuklu bulunması nedeniyle mutsuz olduklarını anlatan Karamollaoğlu, "Hakkında açılan davanın kısa zamanda neticeleneceğini ümit ediyorum. Çünkü ByLock'la ilgili iddiaların incelendikçe ne kadar sathi ve tutarsız olabileceği ortaya çıkıyor. Avukatlarımız ve kendi de gerekli bilgileri hem savcılara hem de mahkemede aktaracak. Bu takdiri ilahi, kendisi ve bizler için imtihan. Tutuklu insanlar, derinlemesine inilmeden tutuklanırsa, ülkede adalet sıkıntısı var manası çıkar." diye konuştu.


    'ÖMRÜNÜ MİLLİ GÖRÜŞ DAVASINDA GEÇİREN YAMAN'IN FETÖ'CÜLÜKLE İTHAM EDİLMESİ GARABET'

    Temel Karamollaoğlu, adaletin kısa zamanda tecelli etmesini istediklerini dile getirerek, "Aksini düşünmek akla ziyan olur. Adaletin tesisi için hepimiz gayret göstermek zorundayız. Zannın üzerinde durarak bir insan hakkında hüküm verilemez. Mustafa kardeşimizin ByLock kullandığı iddia ediliyor ancak ortaya konulan dayanaklarla bir insanın mahkum edilmesi mümkün değil. Hele de ömrünü Milli Görüş davasına hizmetle geçiren bir insanın FETÖ'cülükle itham edilmesi kadar büyük garabet olmaz." şeklinde konuştu.




    İCRA MAKAMINDA OLANLAR KANI DURDURMA İMKANINA SAHİPLER

    Bir gazetecinin, Arakan'da Müslümanlara yönelik katliamları hatırlatması üzerine Karamollaoğlu, şu görüşleri dile getirdi:

    "Dünyanın dört bir yanında maalesef kan akıyor. Akan kan genelde Müslüman kanı. Özellikle Arakan'da son dönemde devlet tarafından çok ciddi katliam yapılıyor. Öyle bir boyuta ulaştı ki sadece Müslümanlar değil, başkaları da bigane kalamadılar ve mutlaka kısa zamanda Arakan'a müdahale edilmesi gerektiğini söylediler. Özellikle Kurban Bayramı'nda hac yapanlar bu kanın durması için dua edecek. Arakan da bunların başında gelecek. Ancak sadece Arakan değil, bugün Yemen, Suriye, Libya, Afganistan'da da kan gövdeyi götürüyor. Üzerimize düşen sadece bu konuları dile getirmek olmamalı. İcra makamında bulunanların bizden farkı var. Onlar birtakım adımları atarak bu akan kanı durdurma imkanına sahipler."

    MEZHEP KAVGASINDAN HAYIR GELMEZ

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İslam dünyasının bir araya gelmesi durumunda bu olayların kısa sürede ortadan kalkacağını kaydetti.
    Müslümanların birbirini kırmaktan vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Karamollaoğlu, "Sünni, Şii, Türk, Kürt, Arap... Ne ırkçılık ne de mezhep kavgasından hayır gelmeyeceğini, bunun sadece bize karşı olan ülke ve grupların faydasına olacağını görmemiz gerekiyor. Bayram münasebetiyle İslam Konferansı Örgütü'nün dönem başkanlığı yapan Türkiye bugüne kadar muhalif olduğu kesimlere de el uzatarak, akan kanı durdurmak için çalışmalı. Buna ihtiyaç var. Herkes, 'Ben haklıyım' kavgası yaparsa akan kan durmaz, vahşet ortadan kalkmaz. Onun için Arakan başta








+ Konuyu Yanıtla

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •