2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: 2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konfe

  1. #1

    2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konfe

    2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı

    2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı' İstanbul'da gerçekleştiriliyor.


    Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı'nın(MGV) ve Kudüs ve Filistin için Çalışan Gençlik Hareketleri Platformu'nun organize ettiği ve çeşitli ülkelerden katılımcıların yer aldığı '2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı' gerçekleştiriliyor.

    İstanbul'da gerçekleştirilen programdaki tüm gelişmeler milligazete.com.tr'dencanlı olarak aktarılacak.



    AGD ve Kudüs ve Filistin için Çalışan Gençlik Hareketleri Platformu tarafından ortaklaşa düzenlenen program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanı Salih Turhan ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç programın katılımcıları arasında yer alıyor.




    Foto: Muhammed Musab


    FORUM BAŞKANI MUHAMMED MUSAB: BİZ KUDÜS İÇİN VARIZ, FİLİSTİN İÇİN VARIZ


    Programda gerçekleştirilen Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan Forum Başkanı Muhammed Musab, "Kudüs için burada toplandık. Bizim gençliğimiz güçlüdür ve izzetlidir." ifadelerini kullandı.

    Filistin mücadelesinin bir akide mücadelesi olduğunu belirten Musab, "Filistin Hak-Batıl savaşında Hakk’ın tarafını tutmaktır. Biz Filistin uğruna birçok şehit verdik. Kudüs’e yönelik saldırılara karşı biz gençler dimdik ayaktayız." dedi.

    Konuşmasında Katar'a da değinen Muhammed Musab, Katar'ın Filistin konusunda büyük destekleri olmuştur. Bizim de Katar’a destek olmamız gerekiyor. Katar için elimizden geleni yapmalıyız." ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Muhammed Musab konuşmasında "Bu dava devam edecektir. Biz Kudüs için varız, biz Filistin için varız. Bizler Hak yolunda asla gevşek davranmayacağız. Bizler ilmimizle fikrimizle her şeyimizle varız ve geliyoruz" dedi.



    Foto: İhab Nafii

    İHAB NAFİİ: BİR SONRAKİ BULUŞMAMIZ ÖZGÜR KUDÜS'TE OLACAK


    Birlik Başkanı İhab Nafii Anadolu Gençlik Derneği'ne gayretli çalışmalarından ötürü teşekkür ettiği konuşmasında bir sonraki konferansın Allah'ın izniyle özgür Kudüs'te olacağını söyledi.

    Konuşmasında Katar'a yönelik uygulanan ambargoya da değinen Nafii, "Burada El Cezire’ye de değinmek istiyorum. Maalesef bu kanalın kapatılması hedefleniyor. Bilinmesini siterim ki bizler El Cezire’nin ve Katar’ın yanında yer alıyoruz" ifadelerini kullandı.

    AGD- MGV GENEL BAŞKANI SALİH TURHAN: İSTANBUL SİZİNDİR, KUDÜS BİZİMDİR


    Programda konuşmalarını gerçekleştiren AGD-MGV Genel Başkanı Salih Turhan, katılımcılara hoşgeldiniz dedi.

    Turhan konuşmasında Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı anarken “Filistin konusunda şehit olanlara rahmet diliyoruz. Kudüs davasını Türkiye’ye aşılayan merhum Erbakan hocamızı rahmetle anıyoruz. Bugün biz İstanbul’da ev sahipliği yapıyoruz. Ama İstanbul sizindir, Ankara sizindir, Kudüs bizimdir, Kahire bizimdir." ifadelerini kullandı.



    SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI TEMEL KARAMOLLAOĞLU: KUDÜS ÜMMETİN ORTAK PAYDASIDIR


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı'nın(MGV) ve Kudüs ve Filistin için Çalışan Gençlik Hareketleri Platformu'nun organize ettiği ve çeşitli ülkelerden katılımcıların yer aldığı '2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı' nda konuşmalarını gerçekleştirdi.

    Katılımcılara hitap eden Karamollaoğlu, Kudüs'ün Müslümanlar için önemini vurguladı. Müslümanların bir araya gelmesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu, "Açıktır ki, Kudüs bugün öncülüğünü Siyonizm’in yaptığı küresel bir kuşatma ile karşı karşıyadır. Bu küresel kuşatmaya ancak küresel bir direnişle karşılık verebiliriz. İhtilaflarımızı, farklılıklarımızı öne çıkararak veya kaşıyarak değil, ittifaklarımızı güçlendirerek bu gidişi engelleyebiliriz. Bu yüzden zaman süslü laflar söyleme zamanı değildir. Kudüs’ün kurtuluşunu gerçekten istiyorsak, lafa değil icraata ihtiyacımız var. Çünkü ırkçı emperyalizm laftan değil ancak ve ancak güçten anlar" ifadelerini kullandı.

    Karamollaoğlu'nun konuşmasının tam metni şu şekilde:

    Bu önemli programın gerçekleşmesinde emeği geçen kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Her cümlenin anahtar kelimeleri, her programın etkin unsurları vardır. Şu an “Uluslararası Gençlik Hareketleri, “Kudüs ve Filistin” Destek Birliği Konferansı”ndayız. Kanaatime göre bu başlığın iki anahtar kelimesi var; Birisi KUDÜS, Diğeri ise GENÇLİK… Konumları ve kadim tarihleri ile öne çıkan bazı şehirler vardır. İnsanlığın yol gösterici önderleri bu şehirlerde yetişmiş ve kitleleri hak ve adalete bu mekânlarda davet etmişlerdir. Bu şehre İslâmi literatürde "Kutsal veya Temiz şehir" anlamına gelen “Beytül Makdis” denmiştir. Peygamberler şehridir. Bu yönüyle Kudüs sadece bir şehir, sadece bir mekân, sadece mukaddes bir belde değil bir davadır, bir sevdadır. İsra ve Mirac’ın simgesidir. İlk kıblemiz, ilk istikametimizdir. Hakk’ın ve Hakikatin tecelligahıdır ama hepsinden önemlisi Arabıyla, Acemiyle, Sünnisi ve Şiisiyle, hepimizin ortak şuuru, ortak paydasıdır.

    GENÇLİK İSE ÖZGÜR KUDÜS’ÜN TEMİNATIDIR


    Az önce ifade ettiğim gibi bu programın bir diğer anahtar kelimesi de gençliktir. Çünkü Gençliğe sahip olan geleceğe hâkim olur. Bugün İslam dünyası birçok stratejik zenginliğe sahip. Madenler, petrol yatakları, su kaynakları, tarım havzaları. Ama en büyük zenginliğimiz gençliğimizdir. İslam coğrafyası diğer dinlerle kıyaslandığında dünyanın en genç nüfusuna sahiptir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Bu konuda hazırlanmış raporlar var. Bu raporlara göre 23 yaş ortalaması ile Müslümanlar dünyanın en genç nüfusuna sahip. Buna karşın, Hristiyan dünyasının yaş ortalaması 30, Yahudi dünyası ise 36 yaş ortalaması ile en yaşlı grup. İnşallah, barış ve huzur dolu bir dünya, herkes için adalet, herkes için özgürlük isteyen bir gençlik tarafından inşa edilecektir. İşte o gençlik bu gençliktir. Ben düzenlenen bu çalışmaların, bu konferansların bu yolda atılmış önemli birer kilometre taşları olduğuna inanıyorum.

    İSLAM BİRLİĞİ’NİN ANAHTARI KUDÜSTÜR


    Milli Görüş hareketi Kudüs’ü İslam birliğine giden yolun mihenk taşı olarak görmüştür. Bu yüzden siyasal hareket olarak tarih sahnesine çıktığı 1969 yılından sonra Konya’da gerçekleştirdiği ilk miting “Kudüs mitingi” olmuştur. Aynı şekilde Milli Selamet Partisi’nin kapatılmasından önce 1986 yılında tertip ettiği son mitingi de Kudüs mitingi olmuştur. Çünkü bütün farklılıklarına rağmen, İslam dünyasının üzerinde tartışmasız ittifak ettiği tek konu Kudüs’tür. Gazze’de patlayan bir bomba Şam’dan Tahran’a, Cidde’den İstanbul’a aynı acıyla yürekleri yakmaktadır. Ambargo yüzünden ilaç bulamadığı için hayatını kaybeden Filistinli bir çocuk hepimizde aynı gözyaşına neden olmaktadır.

    KUDÜS HAKKIN HÂKİM OLDUĞU BİR DÜZEN İLE ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞUR


    Hakkı üstün tutan anlayış hâkim olduğu sürece, hangi ırka, hangi inanca mensup olurlarsa olsunlar, Kudüs’te insanlar, bir arada mesut bir şekilde yaşamışlardır. İslam’ın hakim olduğu dönemlerde, bu beldede yaşayan bütün insanların, temel insan hakları teminat altındaydı. Filistin’de adalet vardı. Refah ve huzur vardı. Yahudi’siyle, Hıristiyan’ıyla ve Müslümanıyla Kudüs’de barış ve hoşgörü hâkimdi. Ama ne zaman Kudüs Haçlı zihniyetinin eline geçti. huzurun yerini kargaşa, kardeşliğin yerini düşmanlık, adaletin yerini zulüm aldı. Hoşgörü’nün yerini baskı ve dayatma aldı.

    KRAL RİCHARD İLE SELAHATTİN EYYUBİ MUKAYESESİ


    Hakkı üstün tutan anlayış ile kuvveti üstün tutan anlayış arasındaki farkı anlamak için, haçlı seferlerinin öncüsü Kral Richard ile Kudüs Fatihi Selahattin Eyyübi arasındaki farkı anlamak yeterli olacaktır. Kral Richard”ın öncülüğünde Avrupa’nın her yerinden toplanarak gelen Haçlı orduları Kudüs’ü 15 Temmuz 1099 yılında işgal etmişlerdi. Bu işgal esnasında tarihin en kanlı katliamlarından birini gerçekleştirdiler. Haçlılar Kudüs’e girdiklerinde tarihçilerin kayıtlarına göre 70 binin üzerinde Müslüman katledildi. Öyle ki bir rivayete göre Kudüs’ün sokaklarında akan insan kanları atların üzengilerine kadar geliyordu. Bu işgal tam 88 yıl sürdü.


    PEKİ, SELAHATTİN EYYUBİ NE YAPTI?


    88 sene sonra Selahattin Eyyubi, Kudüs’e girdiğinde, “Siz 70 bin Müslüman’ı katletmiştiniz, şimdi bende 170 bin Hıristiyan’ı katledeceğim” demedi. Kudüs’e, Hz. Muhammed’in (SAV) Mekke’ye girdiği gibi girdi. Fatih Sultan Mehmet’in, Bizans’a girdiği gibi girdi. “Ben Müslüman’ım, sizin yaptığınızı yapamam. Ne dinim, ne inancım, ne vicdanım, ne ahlakım, ne imanım buna izin vermez” dedi. Kudüs’te yaşayan hiç kimseye en ufak bir zarar vermedi verdirtmedi. Kudüs’te yaşayan herkesin inanma ve inandığı gibi yaşama hakkını teminat altına aldı. Kudüs’te, Filistin’de yeniden adil

    bir düzeni inşa etti.

    NİHAİ HEDEFLERİ BÜYÜK İSRAİL DEVLETİNİ KURMAK


    Bu somut örnek göstermektedir ki, Tarih boyunca Tevhid ve adalete inananlar, Kudüs'ü barış yurdu haline getirmişlerdir. Kuvveti üstün tutan zalim ve despotlar ise bu kutsal şehri savaş ve çatışma diyarına dönüştürmüşlerdir. Bugün de durum farklı değildir. Önce Filistinlileri, kaba kuvvet zoruyla, füzelerle ve tanklarla ya katlettiler veya evlerinden, yurtlarından göçe mecbur bırakarak İsrail’i kurdular. Şimdi de, Büyük İsrail’i kurmak için çalışıyorlar.

    İsrail’i, Arz-ı Mev-udu içine alacak şekilde Büyük İsrail’e çevirmek için, her türlü savaş, tecavüz, terör ve karışıklığı meşru görüyorlar. Bugün Filistin’de yaşananlar, Kudüs’te yaşananlar bu anlayışın sonucudur. Oradaki insanların aç, ilaçsız, elektriksiz ve susuz bırakılması suretiyle yok edilmelerini sağlamaktır.

    PEKİ, İSLAM DÜNYASI NE YAPMALI?


    Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gece gündüz ağlamanın, sızlamanın Müslümanlara hiçbir faydası yok. Bugün sorulması gereken asıl soru şudur? Irkçı emperyalizm adım adım hedefine yürürken, biz ne yapıyoruz, ne yapmalıyız? Gazze’ye fosfor bombaları yağarken biz ne yapıyoruz, ne yapmalıyız? İsrail askerleri kirli postallarıyla Mescid-i Aksa’yı basarken bir ne yapıyoruz? Bu zulüm dünyasını yıkıp yerine adil bir dünyayı kurmak için mi çalışıyoruz, yoksa ırkçı emperyalizmin oyunlarına figüranlık mı yapıyoruz! İnsanlığın kurtuluşu için mi çalışıyoruz yoksa tekbir getirerek birbirimizi mi boğazlıyoruz!

    ÖNEMLİ OLAN NE HİSSETTİĞİMİZ DEĞİL NE YAPTIĞIMIZDIR!


    Açıktır ki, Kudüs bugün öncülüğünü Siyonizm’in yaptığı küresel bir kuşatma ile karşı karşıyadır. Bu küresel kuşatmaya ancak küresel bir direnişle karşılık verebiliriz. İhtilaflarımızı, farklılıklarımızı öne çıkararak veya kaşıyarak değil, ittifaklarımızı güçlendirerek bu gidişi engelleyebiliriz. Bu yüzden zaman süslü laflar söyleme zamanı değildir. Kudüs’ün kurtuluşunu gerçekten istiyorsak, lafa değil icraata ihtiyacımız var. Çünkü ırkçı emperyalizm laftan değil ancak ve ancak güçten anlar.

    İSLAM DÜNYASI ORTAK MÜESSELER OLUŞTURMALI


    Açık ve net olarak söylemek istiyorum. Yeryüzündeki Müslümanlar şu 5 maddeyi hayata geçirmediği sürece sadece Kudüs’ün, Filistin’in değil İslam coğrafyasının kurtuluşu mümkün olmayacaktır.

    1. İslam Ülkeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulmalıdır. Bu teşkilat tüm Müslüman ülkeleri ve Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan tüm Müslümanları temsil etmelidir. Bu teşkilatın gayesi barışı ve adaleti sağlamalı, zulüm ve sömürüye engel olmak olmalıdır.

    2. İslam Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kurulmalıdır. İslam ülkeleri arasında ekonomik işbirliği ciddi bir şekilde artırılmalıdır.

    3. İslam Ülkeleri Ortak Para Birimi oluşturulmalıdır. İslam ülkeleri kendi aralarında ticareti bu para birimi ile yapmalıdır.

    4. İslam Ülkeleri Savunma Birliği Teşkilatı kurulmalıdır. Müslüman olsun ya da olmasın bütün insanların zulümden ve işgallerden kurtulmalarının yegâne yolu budur.

    5. İslam Ülkeleri Bilim ve Kültür İşbirliği Teşkilatı kurulmalıdır. Bu teşkilat bilim ve teknoloji paylaşımına aracılık etmelidir.

    BİN YILLIK YÜRÜYÜŞLER BİR ADIMLA BAŞLAR


    İçinizden şöyle geçirdiğinizi hissediyorum: “Bütün bunlar nasıl olacak. Bu İslam ülkeleri mi bu müesseseleri kuracak. Bunlar birer hayalden ibaret.” Çeşitli vesilelerle söyledim, bir kez daha söylüyorum; “Eğer bir hayaliniz yoksa bir geleceğiniz de yoktur.” Hayal etmeden büyük idealler gerçekleştirilemez. Biz gençlerin hayallerine inanıyoruz. Çünkü bin yıllık yürüyüşler bir adımla başlar. Bugün mazlum milletlerin birleşmesini hayal olarak görenler hiçbir zaman emperyalizmin esaretinden kurtulamazlar. Hiç kimse İslam âleminin bugünkü dağınıklığına bakarak İslam birliği kurulamaz zannetmesin. Biz inanıyoruz ki Allah’ın izniyle İslam birliği mutlaka kurulacaktır. Dünyanın bugünkü gidişatı karşısında bu bir tercih değil zorunluluktur. Bu inanç ve temenni ile katılımlarınızdan dolayı tekrar teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.




    HAMAS LİDERLERİNDEN USAME HAMDAN: İSRAİL'LE MÜCADELE EDEN HERKESE TERÖRİST DİYORLAR


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun ardından kürsüye Hamas liderlerinden Usame Hamdan çıktı.

    Katılımcılara seslenen Hamdan, Siyonist İsrail'le mücadele içerisinde bulunan Müslümanlara terörist yaftası vurulmaya çalışıldığını kaydetti. Filistin'de büyük bir direniş örneği sergilediklerini belirten Hamdan, Kudüs'ü özgürleştirmenin tüm Müslümanlara bir görev olduğunu vurguladı.

    Usame Hamdan, konuşmasında “Filistin ve Kudüs Müslümanların yanında çok kıymetlidir. Peygamber efendimizin miraca yükseldiği yerdir. 124 bin peygamberin namaz kıldığı yerdir. Mescid-i Aksa düşmanlarımız dinimizi yıkmak için uğraşmış ve uğraşmaktadırlar. Bir Siyonist Yahudi’ye bir taş atıldığında bütün dünya ayağa kalkarken, yüzlerce Filistinli Müslüman şehit edildiğinde kimsenin sesi çıkmıyor. İsrail’e düşmanlık yapan herkesi terörist adı altında etiketliyorlar. İsrail ile mücadele ettiğimizden terörle suçlanıyoruz. Bugün terörle mücadele ediyoruz diyenler bir baktığımızda asıl terörün banisi kendilerinin olduğunu görüyoruz. Kudüs davası için uğraşan herkesi şu anda terörist ilan ediyorlar. Şu anda bizim düşmanımız olan Siyonizm İslam ümmetinin kalkınmasını engelleyerek rahata kavuşmasını istemiyorlar. Ümmetimizi dağıtarak bir araya gelmemizi istemiyorlar ve birlik olmamızı kabul edemiyorlar. Sen özgür olamazsın, sen özgürce konuşamazsın, sen ekonomini geliştiremezsin, sen hakkını ve adaletini yayamazsın, tesis edemezsin diyerek bizlerle savaşıyorlar. Ümmetin birliğini dağıtmak için uğraşıyorlar. Size karşımızdaki düşmanın gücünü anlatıyorum. Tüm Müslümanlar Kudüs halkı için her fırsatta direniş gösterisi yapmaları gerekiyor. Elhamdülillah Mescid-i Aksa’da büyük bir direniş görüyoruz.
    İslam ümmetinin birliğine karşı yapılan tüm hareketlerin durdurulması için buradayız. Ancak bu sadece buradakilerin değil tüm dünyada ki Müslümanların görevidir. Kudüs, 1 milyar Müslümanın davasıdır. Biz birlik olursak Siyonizm geri adım atmaya başlayacaktır." ifadelerini kullandı.

    MÜNİR SAİD: KATAR KUDÜS'Ü SAVUNDUĞU İÇİN CEZALANDIRILIYOR

    '2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı' nda "Kudüs ve Filistin Destek Birliği" adına Münir Said konuşmalarını gerçekleştirdi.

    Münir Said değerlendirmelerinde Katar krizine değinerek Katar'ın Filistin'e destek verdiği için cezalandırıldığını söyledi. Said, "Katar hep Kudüs’ü savundu. Bugün baktığımızda Katar’ın abluka altına alındığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

    "Sürekli zaferi düşünmeliyiz. Ve süreklilik arz eden çalışmalarda bulunmalıyız" ifadelerini kullanan Said konuşmasında "Saadet Partisi nasıl ki her yıl İstanbul’un Fethi’ni kutluyorsa biz de her yıl inşallah Kudüs’ün Fethi’ni kutlayacağız" diye konuştu.





    SAADET PARTİSİ YİK BAŞKANI OĞUZHAN ASİLTÜRK: BATILI ÜLKELERDEN MEDET UMMAK YANLIŞTIR, ŞUURLU OLALIM


    '2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı'nın açılış bölümü Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk'ün konuşmalarıyla nihayete erdi.

    Konuşmasında katılımcılara teşekkür eden Asiltürk, "Bu toplantı Filistin için özgürlük, İsrail için lanet toplantısıdır" ifadelerini kullandı.

    Asiltürk, İslam aleminin birlik olmaktan başka bir çaresi olmadığını kaydetti. "Müslüman ülkeleri perişan eden bu batılı ülkelerden medet ummak yanlıştır. Şuurlu olalım" ifadeleriyle katılımcılara seslenen Oğuzhan Asiltürk, "İmtihandayız, unutursak aldanınırız. Farkında olursak birlik oluruz, güçlü oluruz" dedi.


    Öte yandan Oğuzhan Asiltürk, "Sünnetullah bellidir. Kendimizi düzeltirsek, düzen değişir" dedi.




    ZAKARIYYA NACİB: MÜSLÜMANLARIN İÇ ÇATIŞMALARI İSRAİL'İN İŞİNE GELİYOR

    '2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı'nda "Kudüs ve Kudüs Halkının Durumu" oturumu düzenlendi.

    Oturumda Zakarıyya Nacib sunumlarını gerçekleştirirken Siyonist İsrail'in Kudüs'teki İslami varlığı yok etmek istediğini vurguladı.

    Nacib, "Kudüs’teki islami varlığı yok etmek istiyorlar. Eski Kudüs’te Filistinlileri göç etmeye zorluyorlar. Müslümanların iç çatışmaları da Filistin’e gerekli desteği vermemelerine yol açıyor. Bu durum da Siyonist İsrail’in işine geliyor. İsrail tüm varlığıyla Filistin’de zulmediyor" ifadelerini kullandı.





    MİLLİ GAZETE GENEL YAYIN YÖNETMENİ MUSTAFA KURDAŞ: BATILI KAVRAMLARLA DÜŞÜNÜNCE VARACAĞIMIZ YER YİNE BATI OLUYOR


    Programın 2. oturumunda "Yeni Medyanın Kurtuluş Mücadelesine Etkisi Sempozyumu" gerçekleştirildi. Oturumda Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş da bir sunum gerçekleştirdi.

    Mustafa Kurdaş sunumunda “Allah tüm çalışmalarımızı hayırlı kılsın. Gerekli dersleri almayı bizlere nasip etsin. 6 yıl önce aynı salonda buluştuk. Mavi Marmara saldırısı yapıldığı gün Erbakan hocamızın başkanlığında yine burada birlikteydik. Ve biz Mavi Marmara saldırısı unuttuk. İsrail ile normalleşmeye başladık. Bunu hatırlatmak istedim. Çünkü, unutmamamız lazım. Toplumsal hafızamız çok zayıf. Algı yönetimi ile bize unutturmaya çalışıyorlar. Oysa ki geçmişte bize yapılanları unutmamamız gerek. Algı yönetimi binlerce yıldır var. İnsanoğlu binlerce yıldır kandırılıp sırat-ı mustakimden ayrılıyor. Dil araçtır. Türkçe, Arapça, İngilizce veya Fransızca konuşabilirsiniz. Ancak nece konuştuğunuz değil ne anlattığınız önemlidir. Müslümanların sahip olduğu televizyonlar, gazeteler de var orada da ne anlattığımız ve neyi çoğalttığımız önemli. George Soros, Macaristanlı bir Yahudi’dir. Onun üniversitelere verdiği fotokopi makineleri sayesinde Macaristan, komünizmden kapitalizme çok kolay bir geçiş sağlamıştır. Bunu sadece bir fotokopi makinesi ile yaptı. Üniversitelere fotokopi makinesini herkesin özgürce kullanması şartı ile verdi. Daha sonrasında da öğrencileri örgütleyip onları kullandı. Gördüğünüz gibi neyi çoğalttığımız oldukça önem arz ediyor. Peki kavramlar? Batılı kavramları daha çok kullanıyoruz. Biz batılı kavramlar ile çözüm arıyoruz. Varacağımız nokta da yine batı oluyor. Ancak fikir üzerinden devrim yaparsak etkili olabiliriz. Klasik savaşlar stratejik noktaları vurur. O noktaları tekrardan inşa edebilirsiniz. Ancak psikolojik savaş zihinleri, yürekleri vurur. Oraları tekrar inşa edemezsiniz. Biz zihnimizi kaybettik. Tekrar kazanmamız gerekiyor. Kendi para birimimiz, meclisimiz, ticaretimiz var diye özgür olduğumuzu düşünüyoruz. Ancak Katar’da böyle olmadığını gördük. Dayanışma olmadan, birlik olmadan tam bağımsız, özgür olamayız. Aynı hedefe yönelirsek kurtuluşa erebiliriz. Medyanın çok önemi yok geçmişte şiirle mektupla yakın zamanda ise radyo ve televizyonla algı yönetimi yapıldı ve yapılmaya devam edilecek. Biz birliğimizi bozmamalıyız.
    Günümüzde insanoğlu düşünemez durumda. Oysa ki Kur’an-ı Kerim’de Allah birçok ayette düşünün, akıl edin diye bizi uyarıyor. Siyonizm güçlüdür, faizsiz iş yapamayız, ev alamayız diyoruz oysa ki Allah’tan başka ilah yoktur diyoruz. Ama birçok güce tevekkül etmekten geri durmuyoruz. Orta doğuda İsrail’in varlığını kabul ediyoruz. Bu kabul edilemez. Değişmeyen tek şey değişimdir sözü oldukça yanlıştır. Değişmeyen tek şey Hak-Batıl mücadelesidir. İnsanların çoğu “İslam’ı kurtaralım” diyor ancak İslam ile insanlar kurtulabilir. Bir asır önce Bangladeşli kadın İngiliz Emperyalist efendisini sırtında taşıyordu. Bugün biz ondan daha vahim haldeyiz. Nato’ya üyeysek güçlüyüz, AB üyesiysek güçlüyüz, diyoruz. Sümmehaşa. La ilahe illallah deyip Allah yolunda mücadele etmezsek güçlü olamayız. İsrail ile normalleşmek yerine tekrardan Kudüs’te ordumuzun fotoğrafını çekme hayalini taşımalıyız ve bu uğurda mücadele etmeliyiz. Birlik olmalıyız. Ancak bu birliktelik gazete ve televizyonlar, sosyal medyadaki aktivistler ile de birliktelik sağlamalıyız." ifadelerini kullandı.

    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

  2. #2
    Selahaddin Eyyûbi, Kudüs’te Adil Düzen’i inşa etti



    Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Milli Gençlik Vakfı (MGV) ve Kudüs ve Filistin İçin Çalışan Gençlik Hareketleri Platformu’nun organize ettiği ‘2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı’ çeşitli ülkelerden gelen katılımcılar ile gerçekleştirildi. Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’te, Filistin’de yeniden adil bir düzeni inşa ettiğini belirtti.



    Kudüs, İslam birliğine giden yolun mihenk taşıdır

    60 MÜSLÜMAN ÜLKE BİR ARAYA GELİRSE KİMSE KARŞISINDA DURAMAZ

    2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı’nda konuşan Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Avrupa’nın bugünkü zenginliği sömürü ve zulümle elde ettiği zenginliktir” dedi.

    Asiltürk, “Şimdi Batı’yı görüyoruz. Batı, Irak’a girdi. Ne olduğunu hep birlikte gördük. Suriye’ye ve Libya’ya da girdi. Ne olduklarını burada da gördük. Dünyanın huzura kavuşması için İslam hukukunun dünyaya hâkim olması gerekir. Kudüs için 60 Müslüman ülke bir araya gelirse hiçbir güç karşısında duramaz” ifadelerini kullandı.

    2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı’nda konuşan Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Toplantımız Filistin’e destek diğer yönden İsrail’e lanet toplantısıdır. Hz. Ömer’den sizlere bahsetmek isterim. Filistin’in ilk kurtarıldığında Kudüs’e davet ediliyor. Kudüs’e kölesi ile birlikte yola çıkan Hz. Ömer, yolda bir müddet ilerledikten sonra kölesini deve bindirerek, devenin yularından çekiyor. Kudüs’e kadar sırayla böyle devam ederken Kudüs’e yaklaşıldığında ise deveye binme sırası köleye geliyor. Bunu gören Kudüs halkı köleyi Hz. Ömer, Hz. Ömer’i ise köle zannettiler” İslam ülkesi liderlerinin bu şuuru ve adaleti taşıması gerektiğini vurguladı.



    “ALLAH İLE BİRLİKTE OLAN KAYBETMEZ”

    “Avrupa’nın bugünkü zenginliği sömürü ve zulümle elde ettiği zenginliktir. İşte Avrupa zenginliği bu şekilde kazanmaktadır” diyen Asiltürk “Şimdi batıyı görüyoruz batı Irak’a girdi. Ne olduğunu hep birlikte gördük. Suriye’ye ve Libya’ya da girdi. Ne olduklarını da burada da gördük. Dünyanın huzura kavuşması için İslam Hukukunun dünyaya hâkim olması gerekir” ifadelerini kullandı. Dünyada 60 Müslüman ülke bulunduğunu ve Müslüman ülke idarecilerinin İslam şuurunda olması gerekliliğini hatırlatan Asiltürk, “ABD ve İsrail Mısır’da İhvan’a darbe yaptığında milyonlarca dolar para aktarımını gerçekleştirdi. İşte bu yüzden öyle ülkeler var ki; ‘Biz batılı ülkelerle tek devlet olmak istiyoruz’ diyorlar. Bizde bu yüzden diyoruz ki Allah ile birlikte olan kaybetmez diyoruz. Kudüs için 60 Müslüman ülke bir araya gelirse hiçbir güç karşısında duramaz. Allah’ın izniyle bir araya gelirsek zafere ulaşacağız. Öte yandan 3. Dünya savaşına doğru da gidiyoruz. Rasullullah (sav) efendimiz Melheme-i Kübra yani büyük kargaşa yaşanılacağını bizlere haber veriyor. İşte bizde peygamberimizin işaret ettiği 3. Dünya savaşına ABD, Suriye ve Rusya ile birlikte savaşın içine doğru çekiliyoruz. Ve bu savaşın sonunda Peygamber efendimizin müjdelediği gibi Asr-ı Saadeti hep birlikte yaşayacağız inşallah” ifadelerini kullandı.

    “BİRLİK OLMALIYIZ”

    Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk konuşmasına Endonezya’da yaşadığı bir olayı anlatarak devam etti. Asiltürk, “Kıbrıs Barış Harekâtı zamanında bir heyet oluşturuldu. Bana da bu heyete katılmam talimatı verildi. Bende o dönemler Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanı olarak, kurula iştirak ettim. O dönemler dünyanın bir ucun da olan Asya bölgelerinden Endonezya’da Müslümanların zulüm altında olduğunu biliyorduk. Buna karşılık, bizde Endonezya’ya giderek olayları yerinde incelemek istedik. Havalimanına uçağımız indiğin de devlet başkanı bizleri uçağın hemen yakınında olan kapı ağzında karşıladı. Daha sonra değer verilmeyen devlet başkanları bu şekilde karşılama yaptığı iletilince çok etilendim ve üzülmüştüm. Bu nedenle bizler birlik olmalıyız ancak bu şekilde saadete ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

    “BİZLER DİLİ VE IRKI OLMAKSIZIN KARDEŞİZ”

    Müslümanların kayıtsız, şartsız kardeş olduğunu belirten Asiltürk, “Bizler dili ve ırkı olmaksızın kardeşiz. En önemlisi dinen kardeşiyiz. Bizi bölerek güçsüz hale getirdiler. Birleşmemizi istemeyen Siyonist İsrail ve Avrupa ülkeleri bu düzenin kaybolmasını istemiyorlar. Çünkü biz, bir araya gelirsek biliyorlar ki karşımızda duramayacaklar. Allah’ın kuvvetini alarak hiçbir şeye boyun eğmeyeceğimizide biliyorlar. Bu hususta küfür birliği bizim bir araya toplanmamızı ve ihtiyaç sahibi Müslümanlara ulaşmamızı asla istemezler, neden; eğer Müslümanlara bu rahatlığı verirsek, birleşir ve güçlenirler. İşte bu yüzden Müslümanların bir araya gelmesini ve birleşmesini tehlike olarak görüyorlar. Bizler kardeş olarak bu salonda toplandıysak, inanıyorum ki yarın tüm dünyada da bir araya geleceğiz” şeklinde konuştu.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri’nin düzenlediği Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı’nda katılımcılara hitap etti.



    MÜSLÜMANLARIN ORTAK ACISI KUDÜS’TÜR, GAZZE’DİR

    “Milli Görüş Hareketi, Kudüs’ü İslam Birliği’ne giden yolun mihenk taşı olarak görmüştür” diyen Karamollaoğlu, “Bu yüzden siyasal hareket olarak tarih sahnesine çıktığı 1969 yılından itibaren sürekli Kudüs’ü gündeme getirmiştir. Konya’da gerçekleştirdiği ilk miting Kudüs Mitingi olmuştur. Aynı şekilde Milli Selamet Partisi’nin kapatılmasından önce 1986 yılında tertip ettiği son mitingi de Kudüs Mitingi olmuştur. Gazze’de patlayan bir bomba Şam’dan Tahran’a, Cidde’den İstanbul’a aynı acıyla yürekleri yakmaktadır. Ambargo yüzünden ilaç bulamadığı için hayatını kaybeden Filistinli bir çocuk hepimizde aynı gözyaşına neden olmaktadır” diye konuşarak Müslümanların ortak acısının Kudüs, Gazze olduğunun altını çizdi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri’nin düzenlediği Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı’nda katılımcılara hitap etti. Karamollaoğlu, “Gençliğe sahip olan geleceğe hâkim olur. Bugün İslam dünyası birçok stratejik zenginliğe sahip. Madenler, petrol yatakları, su kaynakları, tarım havzaları. Ama en büyük zenginliğimiz gençliğimizdir. İslam coğrafyası diğer dinlerle kıyaslandığında dünyanın en genç nüfusuna sahiptir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Bu konuda hazırlanmış raporlar var. Bu raporlara göre 23 yaş ortalaması ile Müslümanlar dünyanın en genç nüfusuna sahip. Buna karşın, Hristiyan dünyasının yaş ortalaması 30, Yahudi dünyası ise 36 yaş ortalaması ile en yaşlı grup. İnşallah, barış ve huzur dolu bir dünya, herkes için adalet, herkes için özgürlük isteyen bir gençlik tarafından inşa edilecektir. İşte o gençlik bu gençliktir. Ben düzenlenen bu çalışmaların, bu konferansların bu yolda atılmış önemli birer kilometre taşları olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “MÜSLÜMANLARIN ORTAK ACISI KUDÜS, GAZZE’DİR”

    “Milli Görüş Hareketi, Kudüs’ü İslam Birliği’ne giden yolun mihenk taşı olarak görmüştür” diyen Karamollaoğlu, “Bu yüzden siyasal hareket olarak tarih sahnesine çıktığı 1969 yılından itibaren sürekli Kudüs’ü gündeme getirmiştir. Konya’da gerçekleştirdiği ilk miting Kudüs Mitingi olmuştur. Aynı şekilde Milli Selamet Partisi’nin kapatılmasından önce 1986 yılında tertip ettiği son mitingi de Kudüs Mitingi olmuştur. Çünkü bütün farklılıklarına rağmen, İslam dünyasının üzerinde tartışmasız ittifak ettiği tek konu Kudüs’tür. Gazze’de patlayan bir bomba Şam’dan Tahran’a, Cidde’den İstanbul’a aynı acıyla yürekleri yakmaktadır. Ambargo yüzünden ilaç bulamadığı için hayatını kaybeden Filistinli bir çocuk hepimizde aynı gözyaşına neden olmaktadır” diye konuşarak Müslümanların ortak acısının Kudüs, Gazze olduğunun altını çizdi.

    “SELAHATTİN EYYUBİ, FİLİSTİN’DE YENİDEN ADİL BİR DÜZENİ İNŞA ETTİ”

    “Hakkı üstün tutan anlayış hâkim olduğu sürece, hangi ırka, hangi inanca mensup olurlarsa olsunlar, Kudüs’te insanlar, bir arada mesut bir şekilde yaşamışlardır. İslam’ın hâkim olduğu dönemlerde, bu beldede yaşayan bütün insanların, temel insan hakları teminat altındaydı. Filistin’de adalet vardı. Refah ve huzur vardı. Yahudi’siyle, Hıristiyan’ıyla ve Müslümanıyla Kudüs’te barış ve hoşgörü hâkimdi” ifadelerini kullanan Saadet Lideri Karamollaoğlu, “Hakkı üstün tutan anlayış ile kuvveti üstün tutan anlayış arasındaki farkı anlamak için, haçlı seferlerinin öncüsü Kral Richard ile Kudüs Fatihi Selahattin Eyyubi arasındaki farkı anlamak yeterli olacaktır” diye konuştu. Tarihi hatırlatmalar yapan Karamollaoğlu, “Kral Richard’ın öncülüğünde Avrupa’nın her yerinden toplanarak gelen Haçlı orduları Kudüs’ü 15 Temmuz 1099 yılında işgal etmişlerdi. Bu işgal esnasında tarihin en kanlı katliamlarından birini gerçekleştirdiler. Haçlılar Kudüs’e girdiklerinde tarihçilerin kayıtlarına göre 70 binin üzerinde Müslüman katledildi. Öyle ki bir rivayete göre Kudüs’ün sokaklarında akan insan kanları atların üzengilerine kadar geliyordu. Bu işgal tam 88 yıl sürdü. 88 sene sonra Selahattin Eyyubi, Kudüs’e girdiğinde, ‘Siz 70 bin Müslüman’ı katletmiştiniz, şimdi bende 170 bin Hıristiyan’ı katledeceğim’ demedi. Kudüs’e, Hz. Muhammed’in (s.a.v) Mekke’ye girdiği gibi girdi. Fatih Sultan Mehmet’in, Bizans’a girdiği gibi girdi. ‘Ben Müslüman’ım, sizin yaptığınızı yapamam. Ne dinim, ne inancım, ne vicdanım, ne ahlakım, ne imanım buna izin vermez’ dedi. Kudüs’te yaşayan hiç kimseye en ufak bir zarar vermedi verdirtmedi. Kudüs’te yaşayan herkesin inanma ve inandığı gibi yaşama hakkını teminat altına aldı. Kudüs’te, Filistin’de yeniden adil bir düzeni inşa etti” ifadelerini kullandı.



    KARAMOLLAOĞLU’NDAN ACİL ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    “Yeryüzündeki Müslümanlar şu 5 maddeyi hayata geçirmediği sürece sadece Kudüs’ün, Filistin’in değil İslam coğrafyasının kurtuluşu mümkün olmayacaktır” diyen Karamollaoğlu, İslam dünyası için acilen çözüm önerilerini sıralayarak,”

    “İslam Ülkeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı kurulmalıdır. Bu teşkilat tüm Müslüman ülkeleri ve Müslüman olmayan ülkelerde yaşayan tüm Müslümanları temsil etmelidir. Bu teşkilatın gayesi barışı ve adaleti sağlamalı, zulüm ve sömürüye engel olmak olmalıdır.

    İslam Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kurulmalıdır. İslam ülkeleri arasında ekonomik işbirliği ciddi bir şekilde artırılmalıdır.

    İslam Ülkeleri Ortak Para Birimi oluşturulmalıdır. İslam ülkeleri kendi aralarında ticareti bu para birimi ile yapmalıdır.

    İslam Ülkeleri Savunma Birliği Teşkilatı kurulmalıdır. Müslüman olsun ya da olmasın bütün insanların zulümden ve işgallerden kurtulmalarının yegâne yolu budur.

    İslam Ülkeleri Bilim ve Kültür İşbirliği Teşkilatı kurulmalıdır. Bu teşkilat bilim ve teknoloji paylaşımına aracılık etmelidir” dedi.

    “İSTANBUL, ANKARA SİZİNDİR KUDÜS, KAHİRE BİZİMDİR”

    Anadolu Gençlik ve Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanı Salih Turhan, “Filistin konusunda şehit olanlara rahmet diliyoruz. Kudüs davasını Türkiye’ye aşılayan merhum Erbakan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Bugün biz İstanbul’da ev sahipliği yapıyoruz. Ama İstanbul sizindir, Ankara sizindir, Kudüs bizimdir, Kahire bizimdir” ifadelerini kullandı.

    Anadolu Gençlik Derneği, Milli Gençlik Vakfı ve Kudüs ve Filistin İçin Çalışan Gençlik Hareketleri Platformu’nun ortaklaşa düzenlediği 2. Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Kudüs ve Filistin Destek Birliği Konferansı, Kaya Ramada Otel’de gerçekleştirildi.



    İSTANBUL SİZİNDİR ANKARA SİZİNDİR KUDÜS BİZİMDİR KAHİRE BİZİMDİR

    Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanı Salih Turhan, “Filistin konusunda şehit olanlara rahmet diliyoruz. Kudüs davasını Türkiye’ye aşılayan merhum Erbakan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Bugün biz İstanbul’da ev sahipliği yapıyoruz. Ama İstanbul sizindir, Ankara sizindir, Kudüs bizimdir, Kahire bizimdir” ifadelerini kullandı.

    KUDÜS, 1 MİLYAR MÜSLÜMAN’IN DAVASIDIR

    Hamas Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Usame Hamdan, “İslam ümmetinin birliğine karşı yapılan tüm hareketlerin durdurulması için buradayız. Ancak bu sadece buradakilerin değil, tüm dünyadaki Müslümanların görevidir. Kudüs, 1 milyar Müslüman’ın davasıdır. Biz birlik olursak Siyonizm geri adım atmaya başlayacaktır” diye konuştu

    KUDÜS, 1 MİLYAR MÜSLÜMANIN DAVASIDIR

    Hamas Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Usame Hamdan, “Filistin ve Kudüs Müslümanların yanında çok kıymetlidir. Peygamber Efendimizin miraca yükseldiği yerdir. 124 bin peygamberin namaz kıldığı yerdir. Mescid-i Aksa’da düşmanlarımız dinimizi yıkmak için uğraşmış ve uğraşmaktadırlar. Bir Siyonist Yahudi’ye bir taş atıldığında bütün dünya ayağa kalkarken, yüzlerce Filistinli Müslüman şehit edildiğinde kimsenin sesi çıkmıyor. İsrail’e düşmanlık yapan herkesi terörist adı altında etiketliyorlar. İsrail ile mücadele ettiğimizden terörle suçlanıyoruz. Bugün terörle mücadele ediyoruz diyenlere bir baktığımızda asıl terörün hamisinin kendilerinin olduğunu görüyoruz. Kudüs davası için uğraşan herkesi şu anda terörist ilan ediyorlar. Şu anda bizim düşmanımız olan Siyonizm İslam ümmetinin kalkınmasını engelleyerek rahata kavuşmasını istemiyorlar. Ümmetimizi dağıtarak bir araya gelmemizi istemiyorlar ve birlik olmamızı kabul edemiyorlar. Sen özgür olamazsın, sen özgürce konuşamazsın, sen ekonomini geliştiremezsin, sen hakkını ve adaletini yayamazsın, tesis edemezsin diyerek bizlerle savaşıyorlar. Ümmetin birliğini dağıtmak için uğraşıyorlar. Size karşımızdaki düşmanın gücünü anlatıyorum. Tüm Müslümanlar Kudüs halkı için her fırsatta direniş gösterisi yapmaları gerekiyor. Elhamdülillah Mescid-i Aksa’da büyük bir direniş görüyoruz. İslam ümmetinin birliğine karşı yapılan tüm hareketlerin durdurulması için buradayız. Ancak bu sadece buradakilerin değil tüm dünyada ki Müslümanların görevidir. Kudüs, 1 milyar Müslümanın davasıdır. Biz birlik olursak Siyonizm geri adım atmaya başlayacaktır” dedi.



    ZİNDANLARI MEDRESE HALİNE GETİRDİK

    Filistin’deki öğrenciler adına konuşan Ahmet Ayyaş, “Filistin liderleri hakkında yapılan zulmün yanında yer alanlar vardı. Baktığımızda Siyonist işgalci güç, gençlik hareketlerini hedef aldı ve liderlerini de tutukladı. Ama Filistin Gençlik Hareketi zindanları medrese haline getirdi. Allah’ın yardımı ile bizler olumsuzluklara karşı Suriye’de ve Lübnan’da ümmetin yaralarıyla ilgilenen bir öğrenci hareketiyiz ve biz gençlik hareketi olarak durmadan hareket edeceğiz” şeklinde konuştu.

    İSLAM ÜMMETİ OLARAK ÖRNEK ÜMMET OLMAMIZ GEREKİR

    Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Forum Başkanı Muhammed Musab, “Belki biz zayıf düşebiliriz veya gençliğimiz düşebilirler. Ama bizler bugün tekrardan toplanmış olduk. Bu sorun Filistin sorunu değil. Ümmetin sorunu olarak burada toplanmış bulunuyoruz. İsrail düşman olarak ne kadar bize saldırırsa saldırsın Kudüs haritalarla sınırlı bir yer değildir. Bizler sürekli olumsuzlukların karşısında olacağız. İslam ümmeti olarak örnek ümmet olmamız gerekir” dedi.

    AMACIMIZ BARIŞ ŞEHRİ KURMAKTIR

    Alimler Birliği adına konuşan Mevlana İhsan Handreks, “Amacımız ve çalışmalarımız barış şehri kurmaktır. Bu konuda Türk toplumunu tebrik ediyorum. Türklerin dirayeti başkanlarının dirayetlerinden kaynaklanıyor. Umarım bu çalışmalarını artırarak devam ettirirler. Ve diğer Müslüman ülkelere de örnek olurlar. Afrika’da bizler maalesef İngiliz sömürüsü altındaydık. Aslında hayallerimize 94 yılında kavuşmuştuk. Gençleri bilgilendirmek ve insanca yaşamaları için İngilizce öğretmemiz gerekiyor. Afrika’da adaleti sağlamak çok önemli. İngilizler topraklarımızı işgal ettiğinde Şerif Hüseyin gibi kadim insanlarla karşılaştılar. Allah bizimle olduğu sürüce ve biz de gayret edip çalıştığımız sürece korkacağımız bir şey yoktur” şeklinde konuştu.

    DEVLETLERİNİ, HAKLARINI VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ KORUSUNLAR

    Gazze Latin Kilisesi eski rahibi Emanuel Müslim, “Mescid-i Aksa’dan sizleri selamlıyorum. Burada sizlerden İslamiyet’i savunacak bir güç olmasa da sizden sonra buralarda birileri mücadele edecek. İsrail sınırları çizildikten sonra Siyonizm işgali başladı. Ancak Filistinli Müslümanlar Mescid-i Aksa’nın etrafında birlikteliği vardı. Kudüs’ün çoğunluğu Arap ve Filistinli Müslümanlar Kudüs’ü vatan yapmak istiyorlar. Kudüs’te herkes Allah için gelip ibadet yapabilir. Ancak Filistinli Müslümanların, Siyonist işgalcilere karşı verilecek bir karış dahi toprağı yoktur. Bizleri asla topraklarımızdan ayıramazlar. Kudüs’ün Filistinliler dışında bir sahibi yoktur ve kesinlikle Filistin özgürlüğüne kavuşacaktır. Siyonizm, tüm dünyaya “Filistinli halkın devleti yoktur” imajı yaratmak istiyor. Siyonistlerin bir ülkesi yokken, vatansızlarken Filistin’i işgal ettiler. Tüm Filistinli Müslümanlara sesleniyorum. Devletlerini, haklarını ve özgürlüklerini korusunlar ve sahip çıksınlar” diye konuştu.

    “El Cezire’nin yanındayız”

    Uluslararası Öğrenci ve Gençlik Hareketleri Forum Birlik Başkanı İhabNafii, “Bizler uluslararası Siyonistlere karşı bir direniş gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Liderlerimiz baktığımızda halkına karşı gaddar, yabancılara karşı ise iyi gözüküyor. Bizler bundan sonra sadece düşmanlarımıza karşı direnç göstereceğiz. Baktığımızda bütün dünyanın özgürlük kazanmış bir kanalı var. Tüm ümmetin sesi olan El Cezire kanalı susturulmak isteniyor. Katar hedef alınmış durumda, Katar tüm ümmete yardım ediyor. El Cezire’nin yanındayız. Bir sonraki toplantının Filistin topraklarında olacağını ümit ediyorum” diye konuştu.

    KUDÜS’ÜN KALE GİBİ ARKASINDA DURAN KATAR’I ABLUKA ALTINA ALIYORLAR

    Kudüs ve Filistin’e Destek Birliği adına konuşan Münir Said, “Bugün Kudüs için toplandık. Ve tecrübelerimizi aktarmak için buradayız. Refah, istikrarlı çalışmalarla gerçekleşir. Bir kısmın çalışması yetmez. Gençlerimizi yetiştirmemiz, öğretmemiz gerekir. Bizim inandığımız yol İmam-ı Ali yoludur. Selahattin Eyyubi yoludur. Fetih şuuruna ulaşmamız gerekiyor. İstanbul’un fethini kutladığımız gibi Kudüs’ün fethini de kutlayacağımız günler gelecektir. Gençlik hareketlerimize büyük iş düşüyor. Siyonist işgalciler ümmetin dağınıklığını fırsat biliyor. Kudüs’e yardımını esirgemeyen, bir kale gibi arkasında duran Katar’ı abluka altına alıyor. Bizim birlik olup buna fırsat vermememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •