Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez


Anadolu Gençlik Derneği Ankara’da düzenlediği “Ümmetin Birlik ve Diriliş Günü Kudüs” programıyla Kudüs sevdalılarını bir araya getirdi. Şiirler, ezgiler ve tiyatro gösteriminin yapıldığı programda katılımcılar duygulu anlar yaşadı. Yapılan konuşmalarla Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa davasının önemi vurgulanırken, esaretin son bulması için de dualar edildi…


Anadolu Gençlik Derneği, Başkent Ankara’da “Ümmetin Birlik ve Diriliş Günü Kudüs” programı düzenleyerek, tutsak Kudüs’e sahip çıktı. Necip Fazıl Kısakürek Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa siyasetten bürokrasiye, yabancı misyon şeflerinden akademisyenlere, STK temsilcilerinden kanaat önderlerine kadar toplumun her kesiminden yüzlerce Kudüs sevdalısı iştirak etti. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan Ümmetin Birlik ve Diriliş Günü Kudüs Programı, tiyatro gösterimi, Osman Gündüz’ün ezgileri ve Yavuz Selim Yaylacı’nın şiir dinletisiyle devam etti. Saadet Partisi YİK Üyesi Yasin Hatipoğlu ise ümmettin ızdırabını dile getiren dörtlükleriyle Kudüs sevdalılarına duygulu anlar yaşattı.


İslam Birliği’nin önemine dikkat çeken Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk İslam âlemi yeniden bir araya gelmediği sürece Suriye, Kudüs, Irak başta olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan zulümlerin önlenemeyeceğini kaydetti. Dünya Kudüs Günü kutlamalarının da önemine işaret eden Asiltürk, bu tür program ve toplantıların insanlardaki heyecanı canlı tuttuğunu söyledi.



MEKKE’DEN SONRA YERYÜZÜNÜN EN ESKİ ŞEHRİ


Bugün Mekke’den sonra yeryüzünün en eski şehri Kudüs için bir arada olduklarını söyleyen AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “Mescid-i Haram’dan sonra yeryüzünün en eski mabedi Mescid-i Aksa için bugün buradayız. Bu konuştuklarımızın hepsi Kudüs’ün geleceği ile yakından ilgili mevzulardır. Endonezya’dan Fas’a, Bosna’dan Yemen’e İslam coğrafyasında meydana gelen her gelişme Kudüs’ü yakından ilgilendirmektedir. Ve Kudüs’ün geleceği de her Müslümanı kendi evinin, ailesinin, çocuklarının geleceği gibi yakından ilgilendirmektedir. Efendimiz (sas), ‘Mescid-i Aksa’ya gidin ve içinde namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamaz iseniz kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin’ buyurmuşlardır. Elbette burada zeytinyağı bir semboldür. Bize düşen tarih boyunca vahyin, tebliğin ve mücahedenin merkezi olmuş bir beldeye sahip çıkmak, oranın bir İslam şehri olması için her türlü desteği o topraklara vermektir. İşte biz bugün Mescid-i Aksa’nın kandillerine zeytinyağı damlatmak, Kudüs’ün semalarına dua göndermek, Filistinli kardeşlerimizin yüreklerine su serpmek için buradayız” dedi.

BİRARAYA GELMEDİĞİMİZ TAKDİRDE ZULÜMLER ÖNLENEMEZ


İslam Birliği’nin önemine dikkat çeken Asiltürk, İslam âlemi yeniden bir araya gelmediği sürece Suriye, Kudüs, Irak başta olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan zulümlerin önlenemeyeceğini kaydetti. Dünya Kudüs Günü kutlamalarının da önemine işaret eden Asiltürk, bu tür program ve toplantıların insanlardaki heyecanı canlı tuttuğunu söyledi. İslam coğrafyasında yaşanan zulümlerin arkasında da Siyonizm’in bulunduğunu bildiren Asiltürk, insanlığı ifsadı için çalışan bu yapılanmaya karşı bütün Müslümanların şuurlanması gerektiğini anlattı. Mevcut durumda Müslümanların Siyonizm’e hizmet eder hale geldiğini bildiren Asiltürk, öncelikle bu oyunun bozulması gerektiğini söyledi.

MESCİD-İ AKSA GECE YÜRÜYÜŞÜNÜN SON DURAĞIDIR


“Mekke’nin Fethini, İstanbul’un Fethini, Diyarbakır’ın Fethini bu ülkede gündeme taşıyan Anadolu Gençlik Derneği’mizin elbette Kudüs’ten vazgeçmesi de mümkün değildir” diyen Turhan konuşmasına şöyle devam etti: “Mescid-i Aksa ve çevresi için, Kudüs ve civarı için, yani Filistin toprakları için, İsra süresinde, çevresinin mübarek kılındığı söylenmiştir. Maide süresinde topraklarının kutsallığı vurgulanmıştır. Enbiya ve Araf surelerinde bereketlendirilmiş belde olarak nitelendirilmiştir. Mescid-i Aksa’nın, Kudüs’ün ve Filistin topraklarının mübarekliği ve Müslümanlar için kutsallığı Ayet-i Kerimeler ile sabittir. Mescid-i Aksa gece yürüyüşünün son durağıdır. Efendimizin (sas) boykot yıllarının ve hüzün yılının ardından bir gecede Mescid-i Haram’danMescid-i Aksa’ya, yani Mekke’den Kudüs’e yaptığı o yürüyüş karanlıktan aydınlığa, hicretten devlete, baskı ve zulüm düzeninden adil bir düzene geçişin müjdecisi olmuştur. Kudüs’e yürümek Müslümanların yeryüzünün Firavunlarının, Nemrutlarının, Ebu Leheblerinin zulümlerinden kurtuluşunun en önemli sembolüdür.”

KUDÜS MÜSLÜMANLARIN EN ÇETİN İMTİHANIDIR


Kudüs’ün Müslümanların en çetin imtihanı olduğuna vurgu yapan Turhan şunları kaydetti: “Kudüs, bugünün Müslümanının yeryüzünde olup bitenler karşısında nerede durduğunun, kimlerle olduğunun ve neye hizmet ettiğinin en önemli göstergesidir. Bir organizasyon kimlerle saf tutuyor, kimlerle işbirliği halinde, nihai noktada kime hizmet ediyor, bunu en iyi gösteren Kudüs davasıdır. ABD, Avrupa Birliği ve İsrail ile saf tutanların Kudüs’e ve Kudüs’ün geleceğine zerrece faydası olamaz. Müslümanı Müslümana kırdıran oyunların, tuzakların bir parçası olanların Kudüs’e ve Kudüs’ün geleceğine zerrece faydası olamaz. Bugün ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, peygamberler şehri Kudüs ve bereketli Filistin toprakları işgal atındadır. Trump’ın Kudüs ziyareti, Ağlama Duvarı önünde poz vermesi, İsrail’in Başkentini Kudüs’e taşımaktan bahsetmesi işgalcilerin kim olduğunun göstergesidir. 1916 Mayıs’ında imzalanan Syces-Picot Antlaşması, Kasım 1917’de yayınlanan Balfour Deklarasyonu, Şubat 1945’de gerçekleşen Yalta Konferansı işgalcilerin kim olduğunun göstergesidir. İşgalciler bu topraklara nasıl geldilerse öyle de gideceklerdir. Bu coğrafyaya çizilen yapay sınırlar tarih atlaslarında sömürgeciliğin sonu olarak yer alacaktır. Kudüs mutlaka özgürlüğe, Müslümanlar da mutlaka birliğe kavuşacaktır.”

İRAN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ: BİR YADİGÂRDIR


İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Fard ise Dünya Kudüs Günü’nün İmam Humeyni’den kalan bir gün olduğunu hatırlatarak, “İşgal altındaki Filistin halkının maruz kaldığı zulüm ve cefayı gündemde tutmak için dünya Müslümanlarına bıraktığı bir etkinliktir. Dünyada merhum Erbakan gibi birçok şahsiyet, siyasal ve sosyal akımın ilgisine mazhar olan bu etkinlik 30 yılı aşkın bir süredir her yıl daha coşkulu ve kalabalık bir şekilde düzenlenmektedir. Bu etkinliklerde bir araya gelen zulme karşı çıkan özgür düşünceli çeşitli topluluklar Filistin halkına verdikleri destekle işgalci rejimin insanlık dışı politikalarına besledikleri kin ve nefreti tüm dünyaya haykırmaktadırlar. Anadolu Gençlik Derneği’nin çabaları da bu hareketlerdendir” dedi.

ASİLTÜRK: İNANANLARIN DAVASIDIR


Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk ise, tarihi bir gün yaşadıklarını belirterek, “Kudüs, bütün inananların vazgeçemeyeceği bir davadır. Bugünün amacı İsrail’in zulmüne karşı çıkmak ve Filistinli kardeşlerimize sahip çıkmaktır. Filistin’de bir vahşet yaşanıyor. Ve yaşananlar vahşet kelimesinin ötesinde durumlar. Filistin bir İslam beldesidir. Siyonistlerden önce orada insanlar bir arada huzur ve barış içinde yaşadılar. Müslümanların tekrar güçlü olması ve Kudüs’e sahip çıkması gerekir. Bunun tek yolu ise Allah’ın davasına sarılmakla olur ancak. Milli Görüş olarak nasıl ki yaşanabilir bir Türkiye istiyorsak, inancımızı özgürce yaşayacağımız bir düzen istiyorsak aynı şekilde yeni bir dünya da istiyoruz. Bu durumun olması için de yöneticilerin adaletten asla taviz vermemesi gerekir. Ancak böyle yeni Türkiye kurulur ve dünyaya adil düzen gelir. İşte o zaman Filistin kurtulur. Bunun olması için elimizden geleni yapmamız lazım. Mücadeleden geri durmamamız, zalimden korkmamamız gerekir” şeklinde konuştu.

Millî Gazete