+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor

Konu: D-8 20 yaşında

  1. #1

    D-8 20 yaşında

    D-8 20 yaşında

    Katar krizi bir kez daha ortaya koydu ki, İslam coğrafyası kuruluşunun 20’nci yıldönümünde bir kez daha D-8’e muhtaç… Suudi Arabistan ile birlikte 11 ülkenin blokaj uyguladığı Katar krizi dünyadaki sıcaklığını korurken, İslam coğrafyasının birlik ve beraberliğe muhtaç olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. 1997 yılında Milli Görüş Lideri Erbakan tarafından ümmetin yüzyıllarca başkentliğini yapan İstanbul’da temelleri atılan D-8’in kuruluşunun 20’nci yıldönümü… Ne Suriye yanardı ne de Libya ile Irak bölünürdü…



    Bugün Gelişmekte Olan Ülkeler Ekonomik İşbirliği Örgütü D-8’in kuruluşunun 20’nci yıldönümü… İslam Birliği’nin temel taşını oluşturan D-8’in hem maddi olarak hem de kurumsal olarak daha çok desteklenmesi gerekiyor… D-8 bugün daha aktif bir uluslararası örgüt olsaydı, ne Katar krizi ortaya çıkar, ne Suriye iç savaşı yaşanır ve ne de Libya ile Irak bölünürdü…

    Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından 1997 yılında ümmetin birlik ve beraberliğinin sağlanmasının temeli olarak kurulan D-8’in kuruluşunun üzerinden 20 yıl geçti. Her geçen gün daha çok ihtiyaç duyulan bu birliktelik ve kardeşlik, yerine son yıllarda ümmet coğrafyasında kan ve gözyaşına bıraktı. Adeta kanayan bir yara haline gelen coğrafyanın içler açısı durumuna her geçen yıl bir yeni ülke daha ekleniyor.


    MİLYONLARCA MÜSLÜMAN KATLEDİLDİ


    Katar krizi başta olmak üzere Ortadoğu’da yaşananların yanı sıra Afrika ve Güney Asya’da Müslümanlara yönelik emperyalist kuşatma ve saldırılarda milyonlarca Müslüman katledildi. Sadece Ortadoğu’da son 15 yıldır Irak’ta bir milyon insan katledilirken, ülke tamamen harap oldu. Sonraki süreçte Arap Baharı ile başlayarak bölge ülkelerinin tanzim edilmesine yönelik emperyalist operasyonlar ile Mısır’da katliamlar yapıldı, Libya’da ise ülke bölündü. Son olarak Suriye’de de beş yıldır iç karışıklık ile bölgesel planlar devam ederken, ülkenin üçte birini oluşturan 5 milyon insan ülkeyi terk ederken, beş yüz binin üzerinde Müslüman ise katledildi.

    D-8’in KURULUŞ İLKELERİ


    * SAVAŞ DEĞİL BARIŞ,

    * ÇATIŞMA DEĞİL DİYALOG,

    * ÇİFTE STANDART DEĞİL ADALET,

    * SÖMÜRÜ DEĞİL SAMİMİ İŞBİRLİĞİ,

    * ÜSTÜN GÖRME DEĞİL EŞİTLİK,

    * BASKI VE TAHAKKÜM DEĞİL İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ.

    BUGÜN 15 Haziran... D-8’in 1997 yılında kuruluşunun 20’nci yıldönümü. Emperyalist sömürü çarkına ve baskıcı uluslararası örgütlere karşı birlikteliği ve kardeşliği esas alacak olan İslam Birliği’nin temel taşını oluşturan tarihin yıldönümü…

    D-8 GRUBU ÜYESİ ÜLKELER


    Müslümanların dağınık halinin sonucu olan Katar krizi de D-8’e duyduğumuz ihtiyacın açık göstergesi. Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya’dan oluşan üye ülkeleri geçtiğimiz 20 yıl içerisinde gerçek anlamda bir araya gelip İslâm coğrafyasının bölünmesine karşı durma açısından adımlar atamadı çünkü lider konumundaki Türkiye, bu hayırlı oluşuma yeterince eğilmedi, eğilemedi…



    BATI’YI BIRAK; UMUT D-8’DE


    Tekrar tekrar hatırlatmak gerekiyor. Batı’dan medet ummak Müslüman’a yakışmaz! ABD, AB, BM, NATO ve sair İslâm düşmanı terör örgütlerinden İslâm coğrafyası için hayırlı bir adım, bölgesel krizlerde çözüm beklemek bir acizliktir. D-8’in kuruluş felsefelerinin tam aksi bir dünya görüşü ve politikası olan bu sömürgen devlet ve oluşumların varlık sebebi “sömürü” üzerine kuruludur. Son çeyrek asırda yaşanılan felaketler, emperyal Batı zihniyetinin savaş, işgal ve sömürü politikasına karşı Müslüman’ca ortak bir direniş sergilemek için kurulan D-8’in tekrar güçlü ve etkin bir işlev kazanmasının İslâm âlemi için elzem oluşunu kanıtlıyor.

    KATAR KRİZİ D-8’E OLAN İHTİYACI ORTAYA KOYDU


    Geçen hafta Basra Körfezi’nde başlayan ve Katar krizi olarak nitelendirilen olaylar dizisi de D-8’e ne kadar muhtaç olunduğunun bir göstergesi oldu. ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ve İsrail ziyareti sonrası, körfez ülkelerinin Katar’ı ‘teröristleri’ desteklemek suçlaması ile başlayan krizi halen sıcaklığını koruyor. Suudi Arabistan önderliğinde BAE, Bahreyn gibi bölge ülkelerinin yanı sıra toplamda 11 ülkenin destek verdiği Katar’a karşı blokaj birlikteliğin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermeye yetti.

    MİLYONLARCA MÜSLÜMAN KATLEDİLDİ


    Katar krizi başta olmak üzere Ortadoğu’da yaşananların yanı sıra Afrika ve Güney Asya’da Müslümanlara yönelik emperyalist kuşatma ve saldırılarda milyonlarca Müslüman katledildi. Sadece Ortadoğu’da son 15 yıldır Irak’ta bir milyon insan katledilirken, ülke tamamen harap oldu. Sonraki süreçte Arap Baharı ile başlayarak bölge ülkelerinin tanzim edilmesine yönelik emperyalist operasyonlar ile Mısır’da katliamlar yapıldı, Libya’da ise ülke bölündü. Son olarak Suriye’de de beş yıldır iç karışıklık ve DEAŞ ile bölgesel planlar devam ederken, ülkede ülkenin üçte birini oluşturan 5 milyon insan ülkeyi terk ederken, beş yüz binin üzerinde Müslüman ise katledildi.

    D-8, İLGİ VE DESTEĞİN ARTMASINI BEKLİYOR


    D-8’in kuruluşunun 20’nci yıldönümü olmasına karşın kuruluşun geldiği nokta ise ümmetin halini ortaya koyma açısından önemli. Genel sekreterlik binasının İstanbul’da olduğu uluslararası organizasyon üye devletlerin ilgi ve desteğini artırmasını bekliyor. Üye devletlerin her yıl ödediği destek payı ile projeler yürütmeye çalışan kuruluşa son yıllarda önderlik yapan ülkelerin de ilgisini azaltması gelinen nokta açısından dikkat çekiyor. Hatta dönem başkanlığını geçen yıl Türkiye’nin alması beklenen D-8’in dönem başkanlığının alınmaması ise ülkenin dış politika vizyonunu da ortaya koymak açısından önemli bulunuyor.

  2. #2
    Abdullah Gül: İran ve Suudi Arabistan aynı masadaydı, şimdi ne hale geldiler

    Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik Örgütü'nün 20'nci kuruluş yıl dönümü Saadet Partisi'nin organize ettiği iftar programında kutlandı. Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, üye ülkelerin çabalarının yetersizliği sebebiyle İslam dünyasının terörün merkezine dönüştüğüne işaret etti. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise "20 yıl önce ittifak halinde olan ülkeler şimdi mezhep çatışması içerisinde" dedi.


    Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'nın katılımıyla 15 Haziran 1997 tarihinde kurulan Gelişen Sekiz Ülke (D-8) 20'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle İstanbul'da Saadet Partisi'nin ev sahipliğinde Çırağan Sarayı'nda iftar düzenlendi.

    Beşiktaş'taki Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen davete, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, D-8 Genel Sekreteri ​Seyid Ali Muhammed Musavi, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherian Fard, Pakistan Ankara Büyükelçisi Süheyl Mahmud ve Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Oya Akgönenç Muğisuddin'ın yanı sıra 54'üncü hükümet bakanları Prof. Dr. Sabri Tekir, Lütfü Esengün, Ahmet Cemil Tunç ve Musa Demirci ve Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın katıldı.

    İftarın açılış konuşmasını Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu yaptı. Karamollaoğlu, D-8 ülkelerinin petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra bor, krom, gibi stratejik maden rezervlerine sahip olduğu ve bu potansiyelin kullanılması gerektiğine vurgu yaptı.



    ‘DAHA ÇOK ÇABA GÖSTERİLSEYDİ İSLAM DÜNYASI TERÖRÜN ADRESİ OLMAZDI'


    Milli Görüş Lideri, 54. Başbakan, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın 20 yıl önce kurduğu birliğin potansiyelini kullanılmış olduğu takdirde 60 milyon insanın mülteci konumuna düşmesine sebebiyet veren insanlık krizinin önlenebileceğini ifade eden Karamollaoğlu "D8'in kuruluş aşamasındaki heyecan, inanç, azmin yüzde biri ondan sonraki süreçte ortaya konulabilseydi bugün İslam dünyası kargaşa ve terörün adresi haline gelmezdi" ifadelerini kullandı.

    D-8 ülkeleri arasındaki ticaret hacminin artırılması gerektiğini savunan Karamollaoğlu "Bugün siyasi bir birlik olan Avrupa Birliği (AB) ilk temellerini ekonomik ortaklıklarla attı. Türkiye'de AB Serbest Ticaret Bölgesi varken neden D-8 ülkeleri serbest ticaret bölgesi de olmasın" dedi.

    D-8'in faaliyetlerinde önemli artışlar olduğuna işaret eden Saadet Lideri Karamollaoğlu "Mesela 2006 yılında Tercihli Ticaret Anlaşması'nın, 2012'de ise D-8 Şartı'nın imzalanması ve D-8'in en önemli ülkelerinden birisi olan İran ile Türkiye'nin ticaret hacminin artması sevindirici gelişmeler ama yeterli değil" diye ekledi.



    GÜL: 20 YIL ÖNCE İRAN VE SUUDİ ARABİSTAN AYNI MASADAYDI, ŞİMDİ NE HALDE


    Etkinlikte konuşma yapan bir diğer isim 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, örgütün kurulduğu 1997 yılında Filistin'deki işgalin sona erdirilmesi en büyük problem olduğunu ancak şimdi islam dünyasının çok daha fazla sorunla karşı karşıya olduğunu savundu.

    Gül "20 yılın ardından Filistin meselesi en büyük problemler sıralamasında sonlara kaydı. Bugün en az dört İslam ülkesinde iç savaşı var. Bu ülkelerden bazılarının bel kemiği tamamen kırılmış ve bütün kaynaklar tüketilmiş durumda. Bu ülkeler, bölge içerisinde Müslümanların Müslümanlarla savaşı sebebiyle bu hale geldi. Problemler, çatışmayla değil diyalogla çözülmüş olsaydı bu maliyetlerin hiç biri ödenmezdi ve bu noktaya gelinmezdi" dedi.

    Eski Cumhurbaşkanı "Bu durum hem üzüntü hem de utanç kaynağı. Komşularla meselerimizi konuşarak halletmeyip silahlı çatışmalara girmişiz. Bir zamanlar diyalog ortamı vardı. Körfez Savaşı ve Irak'ın 2003'teki işgalinden sonra Irak'a komşu ülkeler olarak toplantılar gerçekleştirmiştik. Bu toplantılarda İran'la Suudi Arabistan aynı masadaydı. Bugünkü durum ise çok üzücü. Şu an bu ülkeler kriz halinde" dedi ve ekledi:

    "Savaşların mağlubu ve galibi olmuyor. Birileri galip olduğunu söylediğinde bu yeni bir savaş doğuruyor. Avrupa'nın 500 sene önce yaşadığı mezhep çatışmalarını bugün İslam dünyasının yaşıyor olması bizim için zül. Bu yüzden daha çok diyalogla çözüme ve barışa erişilmeli. Bu bağlamda da D-8 ülkeleri çabalarını artırmalı."



    MUSAVİ: DOKUZUNCU ZİRVE TOPLANTISININ TÜRKİYE TARAFINDAN DÜZENLENMESİ ÖNEMLİ


    D-8 Genel Sekreteri Dr. Seyid Ali Muhammed Musavi "1,1 milyardan fazla vatandaşıyla dünya nüfusunun yüzde 15'ini oluşturan, 3,7 trilyon doların üzerinde bir toplam Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya sahip olan, 693 milyar doların üzerinde ihracat hacmiyle dünya ticaretinden yüzde 4 oranında pay alan, kendi içinde 100 milyar dolar ticaret yapan ve yıllık bazda yüzde 6 oranında büyüyen benzersiz bir ekonomik topluluk. Bu etkileyici ekonomik büyüme performansına paralel olarak, ülkelerin kişi başına düsen milli geliri 1997'de 2,207 dolar iken 2016'da 4,645 dolara yükseltti" dedi.

    Örgütün 9'uncu zirve toplantısının Türkiye tarafından düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Musavi "D-8'nin son 20 yılda pek çok uluslararası kuruluş ile iş birliği kurmayı ve geliştirmeyi başardı. Bunlardan en önemlisi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 69. oturumunda tüm üye devletlerin, D-8'in gözlemci statüsü kazanması yönündeki kararı onaylaması oldu" diye konuştu.

    Musavi "D-8 20 yıl boyunca, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO), Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ), İslam Dünyası Bilimsel Referans Merkezi (ISC), Tarım ve Kırsal Kalkınma Destek Kurumu (ARDSI), Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya (AARDO), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Afrika-Asya Kırsal Kalkınma Organizasyonu (UCLG-MEWA) gibi bir çok örgütle anlaşmalar imzaladı" diye ekledi.

    D-8 ÜLKELERİ DOĞAL GAZ REZERVLERİNİN YÜZDE 22'SİNE SAHİP


    D-8'in kurulmasına yönelik olarak atılan ilk adımı, Milli Görüş Hareketi'nin kapatılan siyasi partilerinden Refah Partisi döneminde Türkiye'nin daveti üzerine İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'nın katılımıyla 22 Ekim 1996 tarihinde İstanbul'da düzenlenen "Kalkınmada İşbirliği Konferansı" oluşturdu.

    Konferansla temeli atılan çabalar sonucu birlik, 15 Haziran 1997 tarihinde eski Başbakan ve eski Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın liderliğinde İstanbul'da gerçekleşen zirvede kuruldu.

    Girişimi, büyük bir ekonomik potansiyeli, çeşitli kaynakları, geniş bir nüfus ve coğrafi alanı temsil eden sekiz ülke arasında ticaret ilişkilerinde yeni fırsatlar oluşturmak ve çeşitlendirmek, uluslararası düzeyde karar alma sürecine katılımı, İslam ülkeleri arasında iş birliğini ve söz konusu ülkelerdeki refahı artırmayı hedefliyor.

    İslam Birliğine üye ülkeleri, dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 15.4'üne, doğal gaz rezervlerinin ise yüzde 22.5'una sahip. Bu ülkeler dünyadaki yıllık petrol üretiminin takriben yüzde 12'sini, doğal gaz üretiminin ise yüzde 11'ini yapıyor. Ayrıca; bor, krom, gibi stratejik maden rezervlerinin büyük çoğunluğu bu ülkelerde mevcut.

  3. #3



    D-8'in 20'nci kuruluş yıl dönümü toplantısı


    Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu:- 'D-8 üyesi ülkeler, dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 15.4'üne, kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin ise yüzde 22.5'ine sahiptir. Dünyadaki yıllık petrol üretiminin takriben yüzde 12'sini, doğalgaz üretiminin ise yüzde 11'ini yine D-8 ülkeleri yapmaktadır'- 11'inci Cumhurbaşkanı Gül:- '20 sene önce İslam dünyasının en önemli meselesi


    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, D-8'in 20'nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla, aralarında 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de bulunduğu, üye ülke temsilcileriyle iftarda bir araya geldi.Çırağan Sarayı'nda düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Karamollaoğlu, D-8'lerin konuşulduğu bir yerde Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı anmadan geçemeyeceğini, D-8'in merhum Erbakan'ın üstün inanç ve çabasının bir sonucu olduğunu söyledi.

    D-8'lerin önemini anlamak için sahip olduğu potansiyele bakmakta fayda olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, şu bilgileri verdi:

    "Daha iyi anlaşılsın diye birkaç rakam vermek istiyorum. D-8 üyesi ülkeler, dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 15.4'üne, kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin ise yüzde 22.5'ine sahiptir. Dünyadaki yıllık petrol üretiminin takriben yüzde 12'sini, doğalgaz üretiminin ise yüzde 11'ini yine D-8 ülkeleri yapmaktadır. Ayrıca bor, krom, gibi stratejik maden rezervlerinin büyük çoğunluğu bu ülkelerin bünyesinde barınmaktadır.

    Ama hepsinden önemlisi insan. D-8 ülkeleri 1 milyara yaklaşan nüfusu ve 7,5 milyon kilometrekareyi aşan coğrafyası ile müthiş bir güç, müthiş bir potansiyel."
    "Türkiye'de Avrupa Birliği Serbest Ticaret Bölgesi' var da , D-8 ülkeleri serbest ticaret bölgesi neden olmasın?" diye soran Karamollaoğlu, siyasi bir birlik olan Avrupa Birliği'nin, ilk temellerinin ekonomik ortaklıklarla atıldığını kaydetti.

    Karamollaoğlu, bütün Ortadoğu ve İslam dünyasının kuşatma altında olduğunu belirterek, etnik ve mezhep farklılıkları tahrik edilerek parçalanmak istenen 22 ülkenin tamamının İslam ülkesi olduğunu aktardı.

    - "Problemler çatışmayla değil diyalogla çözülmeli"

    Toplantıda konuşan 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın böyle bir inisiyatif alıp, böyle bir kuruluşu gerçekleştirme amacının takdire şayan olduğunu, bu çalışmayı gerçekleştirmek için o dönem bu görevin kendisine verildiğini söyledi.

    Gül, problemlerin çok arttığını ve artmaya devam edeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

    "20 sene önce İslam dünyasının en önemli meselesi Filistin'di, 1997 yılında Filistin'in işgalinin 30. yıl dönümüydü. Aradan 20 sene geçtikten sonra, Filistin meselesi işgalin 50'nci yıl dönümü yaşanmasına rağmen Filistin meselesi problemlerin en arkasına kaydı, bugün en az 4 İslam ülkesinde iç savaş var. Problemler çatışmayla değil diyalogla çözülmüş olsaydı bu maliyetlerin hiçbiri ödenmezdi ve bu noktaya gelinmezdi. Filistin Haziran'ın 5'inde işgal edilmişti, baktım ne Türkiye'de ne bir mevzu, ne herhangi bir gazetede ciddi bir konu ama ne yazık ki yabancı gazetelerde sayfa sayfa işgalin ne olduğu işgalle ilgili röportajlar buralarda çıktı."
    Suriye'de, Libya'da problemlerin olduğunu belirten Gül, "Yetmiyormuş gibi ramazan ayının içerisinde körfez ülkelerinde yaşanan çok büyük bir gerginlik, ambargo uygulayacak kadar birbirlerine karşı işin ciddileşmesi hepsi aynı ırktan, aynı dinden hatta akraba olan birbirleriyle aile bağları olan topluluklar, ümit ederim ki bu kriz daha uzamadan diyalogla en azından, siyasetle çözülür." dedi.

    - "D-8, 1,1 milyar nüfusuyla, dünya nüfusunun yüzde 15'ini oluşturuyor"

    D-8 Genel Sekreteri Seyid Ali Mohammed Mousavi ise yaptığı konuşmada, örgütün kurucu önderi Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın asil vizyonu ışığında D-8'in, barış, diyalog, işbirliği, adalet, eşitlik ve demokrasiyi teşvik etmeyi amaçladığını belirtti.

    Mousavi, son 20 yılda D-8'in, dünyanın umut verici ticari ve ekonomik bloklarından biri olarak öne çıktığını belirterek, şöyle devam etti:

    "D-8, 1,1 milyardan fazla vatandaşıyla dünya nüfusunun yüzde 15'ini oluşturan, 3,7 trilyon doların üzerinde bir toplam gayri safi yurt içi hasılaya sahip olan, 693 milyar doların üzerinde ihracat hacmiyle dünya ticaretinden yüzde 4 oranında pay alan, kendi içinde 100 milyar dolar ticaret yapan ve yıllık bazda yüzde 6 oranında büyüyen benzersiz bir ekonomik topluluktur. Bu etkileyici ekonomik büyüme performansına paralel olarak, ülkelerin kişi başına düşen milli geliri yıllar içinde artmış, 1997'de 2,207 dolar iken 2016'da 4,645 dolara yükselmiştir. Bu, üye devletlerin halklarının yaşam standartlarındaki genel iyileşmenin güçlü bir göstergesi olmuştur. D-8, genç ve dinamik nüfusu, güçlü ekonomik büyümesi, güçlü ticaret ilişkileri ve sanayi, tarım, turizm, ulaşım ve enerji gibi stratejik sektörlerde işbirliği yapma arzusu ile başarısını geleceğe taşımaya hazırlanmaktadır."

    Toplantıda, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Sohail Mahmood ve İran'ın Ankara Büyükelçisi Mohammed Ebrahim Taherian da konuşma gerçekleştirdi.

    Organizasyona, eski bakanlar, milletvekilleri, gazetecileri, sivil toplum kuruluşları ve D-8'e üye devletlerin temsilcileri katıldı.

    Toplantıya katılan konuklar, hatıra fotoğrafı çektirdi.

  4. #4
    Recai Kutan'dan D-8 mesajı: Gün, 'Yeni Adil Dünya'yı kurma günüdür!

    Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı M. Recai Kutan'ın Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün 20'nci kuruluş yıl dönümü dolasıyla mesaj yayınladı.



    15 Haziran 1997 tarihinde 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan liderliğinde kurulan Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün 20'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayınlayan Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) Genel Başkanı Kutan, "D-8’in kuruluşu ile tüm insanlığın saadetine vesile olacak “İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı”, “İslam Savunma Paktı”, “İslam Kültürel İşbirliği Teşkilatı”, “İslam Ortak Pazarı” ve İslam Müşterek Para Birimi” (İslam Dinarı) gibi projeler de gündeme tekrar gelmiş ve bu minvalde insanlığa ışık tutmuştur." dedi.

    D-8’in G-8’e karşı hasmane bir anlayışla kurulmadığını belirten Kutan mesajının devamında, "D-8 dikkatli bir şekilde incelendiğinde görülecektir ki; böyle bir kuruluş, belirlenen ilkeleri ve hedefleri itibariyle üye ülkelerin tamamının ve dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerin kalkınmasında ve “Yeni Bir Dünya” özleminin gerçekleşmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden D-8’in resmen kurulduğu günün 20. yıl dönümünü kutlamak sadece nüfusu yaklaşık 1 milyar olan 8 üye ülke için değil, 7 milyarlık insanlık için de değerlidir." ifadelerine yer verdi.

    Kutan açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

    "Bugün 15 Haziran 2017. Bundan tam 20 yıl önce 15 Haziran 1997 günü dünyanın başşehri İstanbul’da tüm zorluklara rağmen Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın takdire şayan gayretleri ve özverili çalışmaları ile Bangladeş, Mısır, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan, Endonezya ve Türkiye ülkelerinin devlet/hükümet başkanları bir araya geldiler ve 20. asrın 21. asra en kıymetli hediyesi olan D-8 anlaşmasını imzaladılar.

    D-8 dikkatli bir şekilde incelendiğinde görülecektir ki; böyle bir kuruluş, belirlenen ilkeleri ve hedefleri itibariyle üye ülkelerin tamamının ve dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerin kalkınmasında ve “Yeni Bir Dünya” özleminin gerçekleşmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden D-8’in resmen kurulduğu günün 20. yıl dönümünü kutlamak sadece nüfusu yaklaşık 1 milyar olan 8 üye ülke için değil, 7 milyarlık insanlık için de değerlidir.

    D-8 hakkı üstün tutan yeni bir saadet dünyasının kuruluşu için kuvveti üstün tutan zulüm dünyasının tekebbüre, tahakküme, çıkara ve imtiyaza dayalı anlayışı yerine, bayrağındaki 6 temel ilkeyi sembolize eden şu temel ilkeleri benimsemiştir:

    · Savaş değil, barış

    · Çatışma değil, diyalog

    · Çifte standart değil, adalet

    · Tekebbür değil, eşitlik

    · Sömürü değil, işbirliği

    · Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi

    D-8’in kurulduğu dönemde çeşitli çevrelerde ve çeşitli basın-yayın organlarında, D-8’in G-8’e karşı hasmane bir anlayışla kurulduğu ifade edilmiştir. Bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. D-8, dünyayı sadece biz yönetiriz iddiasında olan güçlerin karşısına, biz de bu dünyanın bir parçasıyız, geliniz bu dünyayı barış ve adalet ölçüleri içerisinde birlikte yönetelim, dünyanın nimetlerinden yine adalet ölçüleri içinde birlikte yararlanalım mesajı ile çıkmıştır.

    D-8 her vesileyle temel amaçlarının, Müslüman olsun veya olmasın bütün gelişmekte olan ülkelerle yakın bir işbirliği içinde bulunma, sonuç alıcı müşterek projeler geliştirme olduğunu ifade etmiştir. Çalışmalarının, ekonomileri gelişmiş ülkelerle bir çatışma ve gerginlik ortamında değil, yapıcı diyalog ve işbirliği ortamında yürütüleceğini, dünya ticaret ve ekonomisinde hak ettikleri yeri temin etmek istediklerini söylemişlerdir.

    Ayrıca D-8’in kuruluşu ile tüm insanlığın saadetine vesile olacak “İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı”, “İslam Savunma Paktı”, “İslam Kültürel İşbirliği Teşkilatı”, “İslam Ortak Pazarı” ve İslam Müşterek Para Birimi” (İslam Dinarı) gibi projeler de gündeme tekrar gelmiş ve bu minvalde insanlığa ışık tutmuştur.

    Bizler, tüm insanlığı sömüren mevcut küresel düzeninin yerine yeni bir medeniyetin ve yeni değerlerin gerekliliğine inanıyoruz. Bütün dünya halklarını, yeni değerlere ve “Yeni Bir Dünya” arayışına çağırıyoruz. Çünkü yoksulluk, açlık, savaş, ölüm ve korku ile simgeleşen mevcut düzen uzun süre devam edemez, etmemelidir de. Bundan dolayı bugün, İslam dünyası ve bütün gelişmekte olan ülkeler iki alternatifle karşı karşıya bulunmaktadır. Ya küresel ırkçı ve tekelci sermayeye teslim olacaklar ya da bir araya gelerek “Yeni Adil Bir Dünya” düzenin kurulmasına yönelik adımlar atacaklardır. Bizler, barış ve adaletin hâkim olduğu yeni bir dünya istiyoruz. Böyle bir dünyayı kuracak temel esaslara, umuda ve ufka da sahibiz.

    Gün, inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında toplanarak medeniyetimizi yeniden ihya etme günüdür; yeryüzünde her çeşit baskı ve haksızlığı kaldıracak “Yeni Adil Bir Dünya”yı kurma günüdür.

    Bu vesileyle Cenab-ı Hakk’tan bütün İslam ve insanlık âlemine barış, huzur ve refah sağlayacak olan “Yeni Bir Dünya”nın en kısa zamanda kurulmasını niyaz ediyor, sevgi ve saygı sunuyorum.
    M. Recai Kutan
    ESAM Genel Başkanı"

  5. #5
    Dünya böyle olmazdı




    Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından 1997 yılında İstanbul’da temelleri atılan D-8’in kuruluşunun 20’nci yıldönümü, “kurulduğu yerde” yâd edildi. D-8’in kuruluş yıldönümünde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Eğer D-8 ülkelerinin sahip olduğu bu güç, tam anlamıyla harekete geçirilebilmiş olsaydı, inanın dünya bugünkü gibi olmazdı” diyerek D-8’in önemini vurguladı.



    “Yeni bir dünyanın ilk adımıdır” diyen Necmettin Erbakan’ın eseri olan D-8’in eksikliği bugün daha da fazla hissediliyor…

    54. Hükümetin Başbakanı, Milli Görüş’ün merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “Yeni bir dünyanın ilk adımıdır” diyerek tarif ettiği D-8’in kuruluş yıldönümü Çırağan Sarayı’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Necmettin Erbakan tarafından Çırağan Sarayı’nda 15 Haziran 1997’de kurulan, Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü, 20. yılını geride bırakırken yine kurulduğu yerde bir kez daha bir araya geldi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğindeki D-8 iftar programı büyük ilgi gördü. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve D-8 Genel Sekreteri Seyid Ali Muhammed Musavi’nin de katıldığı iftara 54. Erbakan Hükümetinin Refah Partili bakanları ve D-8 ülkelerinin büyükelçileriyle diplomatları da iştirak etti.

    “Hedef, umut ve heyecan” mesajlarının verildiği iftarda D-8’in kurucu hükümeti 54. Erbakan Hükümeti’nin bakanları Prof. Dr. Sabri Tekir, Lütfü Esengün, Ahmet Cemil Tunç ve Musa Demirci de yer alırken dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller de tebrik telgrafı gönderdi. İran Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim TaherianFard, Pakistan Ankara Büyükelçisi Süheyl Mahmud, Pakistan İstanbul KonsolosuYusufJunaid, Malezya Matrade Direktör Yardımcısı EaizalkhanJaafar, Bangladeş İstanbul Konsolos Yardımcısı Muhababur Rahman, D-8 Direktörü Nasir Aminu’nun iştirak ettiği iftara Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Hasan Bitmez ve Abdullah Sevim ile Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Birol Aydın da hazır bulundu. Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, gazeteci-yazar Fehmi Koru, Hürriyet yazarı Akif Beki, Karar yazarları İbrahim Kahveci, Elif Çakır ile çok sayıda basın mensubunun da bulunduğu iftara Prof. Dr. Oya Akgönenç, AGD İstanbul İl Başkanı Ali Uğur Bulut, Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Selman Esmerer, ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Hukukçular Derneği Başkanı Cavit Tatlı da katıldı.


    “AZİMLİ OLSAYDIK 60 MİLYON İNSAN MÜLTECİ DURUMUNA DÜŞMEZDİ”


    D-8’in gücünü anlatan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Eğer Necmettin Erbakan’ın 20 yıl önce bu salonda D-8’leri kurarken sergilediği heyecanın, inancın, azmin yüzde biri ondan sonraki süreçte ortaya konulabilseydi, bugün İslam dünyası bu durumda olmazdı. Medeniyetin, huzurun, güvenin hâkim olması gereken topraklar tam tersine kargaşa ve terörün adresi haline gelmezdi. 60 milyon insan mülteci durumuna düşmezdi. Parklarda, salıncaklarda oynaması gereken çocuklar ülkelerinden kaçarken şişme botların üzerinde can vermezdi” diye konuştu.

    ERBAKAN’I RAHMET, MİNNET VE ŞÜKRANLA ANIYORUM


    İslam Birliği’nin temel taşını oluşturan tarihin yıldönümünde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “D-8’ler bundan tam 20 yıl önce, bugün burada kurulmuştu. 15 Haziran 1997 tarihinde 8 İslam ülkesinin devlet ve hükümet başkanları İstanbul’da bir araya gelmiş ve bütün dünyaya, D-8’lerin kuruluşunu ilan etmişlerdi. Bugün bu önemli olayın, bu tarihi imzanın 20. yıldönümü için buradayız. Ben şahsım ve partim adına, teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Elbette D-8’leri konuştuğumuz bir yerde Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anmadan geçemeyiz. D-8, merhum Erbakan’ın üstün inanç ve çabasının bir sonucudur. Hele hele D-8’lerin hangi şartlarda, hangi zorluklara rağmen hayata geçirildiği hatırlandığında bu çabanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Bu kadar kısa sürede ve bu kadar zorlu şartlarda, böylesine bir dış politika hamlesini gerçekleştirebilmek, ancak müthiş bir inanç ve sarsılmaz bir irade ile açıklanabilir. Ben bir kez daha kendisini rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” dedi.

    60 MİLYON İNSAN MÜLTECİ DURUMUNA DÜŞMEZDİ


    Konuşmasının devamında D-8’in gücüne değinen Karamollaoğlu, “Eğer D-8 ülkelerinin sahip olduğu bu güç tam anlamıyla harekete geçirilebilmiş olsaydı, inanın dünya bugünkü gibi olmazdı. Eğer Necmettin Erbakan’ın, 20 yıl önce bu salonda D-8’leri kurarken sergilediği heyecanın, inancın, azmin yüzde biri ondan sonraki süreçte ortaya konulabilseydi, bugün İslam dünyası bu durumda olmazdı. Medeniyetin, huzurun, güvenin hâkim olması gereken topraklar tam tersine kargaşa ve terörün adresi haline gelmezdi. 60 milyon insan mülteci durumuna düşmezdi. Yüz binlerce masum yaşlı ve kadın evinden, yurdundan, vatanından uzakta, tanımadığı, bilmediği sokaklarda hayata tutunmaya çalışmazdı. Parklarda, salıncaklarda oynaması gereken çocuklar ülkelerinden kaçarken şişme botların üzerinde can vermezdi” ifadelerini kullandı.

    “EĞER BİR HAYALİNİZ YOKSA GELECEĞİNİZ DE YOKTUR”


    Karamollaoğlu, “Konuşmamın başında ifade ettiğim gibi 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde onun büyük gayretleriyle kurulmuştur. Bu yüzden bu oluşuma en fazla sahip çıkması, en fazla ilgi göstermesi gereken ülke Türkiye’dir. Peki bu ilgi var mı? Mesela neden Türkiye, sıra kendisinde olmasına rağmen D-8’in dönem başkanlığını almaktan imtina ediyor? Neden hâlâ D-8 zirvesi bir türlü gerçekleştirilemiyor? Üye ülke aidatları neden ödenmiyor? ‘İslam Birliği’ni kurmak bir hayalden ibarettir’ sözüne karşılık, İslam ülkeleri elçileri iftarında da söyledim: ‘Eğer bir hayaliniz yoksa geleceğiniz de yoktur.’ Mazlumların birleşmesini hayal olarak görenler egemenlerin esaretinden kurtulamazlar. İşte D-8’ler bu inancın, bu hayalin sonucudur. İslam birliğine giden yolun ilk nüvesi, ilk adımıdır. Hep söylediğimiz gibi: inanıyorsanız üstünsünüzdür. Çünkü zafer ona inananlarındır” diye konuştu.

    “MÜTHİŞ BİR GÜÇ, MÜTHİŞ BİR POTANSİYEL”


    “D-8’lerin önemini anlamak için sahip olduğu potansiyele bakmakta fayda var” diyen Karamollaoğlu, “Daha iyi anlaşılsın diye birkaç rakam vermek istiyorum. D-8 üyesi ülkeler dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin % 15.4’üne, kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin ise % 22.5’una sahiptir. Dünyadaki yıllık petrol üretiminin takriben % 12’sini, doğalgaz üretiminin ise % 11’ini yine D-8 ülkeleri yapmaktadır. Ayrıca bor, krom, gibi stratejik maden rezervlerinin büyük çoğunluğu bu ülkelerin bünyesinde barınmaktadır. Ama hepsinden önemlisi insan... D-8 ülkeleri 1 milyara yaklaşan nüfusu ve 7.5 milyon kilometrekareyi aşan coğrafyası ile müthiş bir güç, müthiş bir potansiyel” ifadelerini kullandı.

    “BARIŞ, EŞİTLİK, DİYALOG, İNSAN HAKLARI, ADALET”


    “D-8’in 20. yılı münasebetiyle düzenlediğiniz iftarda sizlerle olmaktan memnuniyet duyuyorum” diyen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, “D-8’in kurucusu, sahibi, mimarı 54. Hükümet Başbakanı Necmettin Erbakan Hocamızı bu vesile ile rahmetle, şükranla anıyorum. Mekânı cennet olsun. Bundan 20 yıl evvel 54. Hükümet’te beraber görev yaptığımız bakan arkadaşlarımız da buradalar. Erbakan Hocamızın böyle bir inisiyatif alması, İslam ülkeleri arasında bir kuruluşu gerçekleştirmesinin amacı şuradaki hedeflerin ulvi değerlerin İslam dünyası için, bütün insanlık için gerçekleştirmektir. Barış, eşitlik, diyalog, insan hakları, adalet… Bunlar aslında hepsi birbirinden değerli düşünceler. Bunlar Batı dünyasında birçok farklı şekillerde ifade ediliyor. Tüm bunlar gerçekleşsin diye, İslam ülkeleri arasında daha çok dayanışma, işbirliği olsun diye böyle bir kuruluş hedeflendiğinde bunun gerçekleşmesi çalışmalarında kabinenin üyesi olarak görev almıştım. 20 sene önce Endonezya’dan İran’a birçok ülkede toplantılar yaparak gerek etnik gerek siyasi çalışmalar yaparak neticede Çırağan Sarayı’nda, bu sarayda sekiz ülkenin devlet başkanları, hükümet başkanlarının da iştiraki ile burada kuruluşu gerçekleştirmiş, ilk çalışmaları başlatmıştık. Biraz önce balkonda çekilen fotoğraf gibi 20 sene önce de o zamanın devlet, hükümet başkanları ile de fotoğraflar çekilmişti. Şimdi onlar hatıra alarak tarihteki yerini aldı” şeklinde konuştu.

    “D-8 ÜLKELERİ ÇABALARINI ARTIRMALI”


    “Bugün en az dört İslam ülkesinde iç savaşı var” Gül, “Bu ülkelerden bazılarının bel kemiği tamamen kırılmış ve bütün kaynaklar tüketilmiş durumda. Bu ülkeler, bölge içerisinde Müslümanların Müslümanlarla savaşı sebebiyle bu hale geldi. Problemler, çatışmayla değil diyalogla çözülmüş olsaydı bu maliyetlerin hiçbiri ödenmezdi ve bu noktaya gelinmezdi. Bu durum hem üzüntü hem de utanç kaynağı. Komşularla meselelerimizi konuşarak halletmeyip silahlı çatışmalara girmişiz. Bir zamanlar diyalog ortamı vardı. Körfez Savaşı ve Irak’ın 2003’teki işgalinden sonra Irak’a komşu ülkeler olarak toplantılar gerçekleştirmiştik. Bu toplantılarda İran’la Suudi Arabistan aynı masadaydı. Bugünkü durum ise çok üzücü. Şu an bu ülkeler kriz halinde” derken, sözlerini “Avrupa’nın 500 sene önce yaşadığı mezhep çatışmalarını bugün İslam dünyasının yaşıyor olması bizim için zül. Bu yüzden daha çok diyalogla çözüme ve barışa erişilmeli. Bu bağlamda da D-8 ülkeleri çabalarını artırmalı” şeklinder sürdürdü.

    11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: CANLANDIRILMASINA İHTİYAÇ VAR


    “Hayalimizi daima canlı tutmak zorundayız. Bugün yaşadığımız iç savaşlar yetmiyormuş gibi Körfez ülkelerinde büyük bir gerginlik var. Ramazan ayında birbirlerine ambargo uygulayacak kadar işin ciddileşmesinin sebebi ayrılıktandır. D-8’in canlandırılmasına ihtiyaç var. İnşallah İslam ülkeleri hükümetleri, bu anlayışla arzu ettiğimiz noktalara gelir”

    Gül, “Ne yazık ki bu güzel, ulvi değerler, amaçlar için kurulan organizasyon pek arzu ettiğimiz seviyeye gelmedi ama biraz önce Temel Bey’in dediği gibi hayallerimizi, ideallerimizi diri tuttuk. Zaman zaman cumhurbaşkanı olarak ben birkaç zirve toplantısına katıldığımı ve başkanlık yaptığımı hatırlıyorum. D-8’i hareket geçirmek için çok uğraştık. Aktivite yapmak için, yol almak için belki çok uğraştık ama hayalimizi daima canlı tutmak zorundayız. Çünkü bu değerleri problem etmediğimiz sürece problemler artacaktır. Bugün yaşadığımız iç savaşlar yetmiyormuş gibi Körfez ülkelerinde büyük bir gerginlik var. Ramazan ayında birbirlerine ambargo uygulayacak kadar işin ciddileşmesinin sebebi ayrılıktandır. D-8’in canlandırılmasına ihtiyaç var. İnşallah bizim hükümetimiz, hem diğer ülkelerin hükümetler bu anlayışla arzu ettiğimiz noktalara gelir” diye konuştu.

    D-8 Genel Sekreteri Dr. Seyid Ali Muhammed Musavi: ERBAKAN’I DAHA DAÇOK ÖZLÜYORUZ


    “Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın, sadece Türkiye’nin büyük bir lideri değil, aynı zamanda uluslararası çapta saygınlık ve tanınırlık kazanmış bir devlet adamıdır. İnançlı bir Türk, kararlı bir kamu görevlisi, büyük bir teorisyen ve gözlemci olan merhum Erbakan, büyük ve ilham verici bir liderdi. Bugün merhum Erbakan’ı daha da çok özlüyoruz”

    “ERBAKAN, SADECE TÜRKİYE’NİN LİDERİ DEĞİLDİ”


    D-8 Genel Sekreteri Dr. Seyid Ali Muhammed Musavi ise, “Bu kutlu Ramazan ayında D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın 20. yıldönümünün anısına düzenlenen iftar yemeğine katılmak benim için büyük bir onur. Yirmi yıl önce, 15 Haziran 1997’de, Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan ve Türkiye devlet başkanları bir araya geldiler ve D-8’i kurmak için İstanbul Deklarasyonu’nu imzaladılar. Erbakan’ın, sadece Türkiye’nin büyük bir lideri değil, aynı zamanda İslam dünyasında ve ötesinde uluslararası çapta saygınlık ve tanınırlık kazanmış bir devlet adamıydı. “İnançlı bir Türk, kararlı bir devlet adamı, büyük bir teorisyen ve gözlemci olan merhum Erbakan Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi olarak mükemmelleşmesini sağlayan ve diğer gelişmekte olan ülkeler için bir işaret feneri haline getiren atılıma şahit olan büyük ve ilham verici bir liderdi.

    “ERBAKAN’IN VİZYONU HER ZAMAN ÖNEM TEŞKİL ETTİ”


    Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Süheyl Mahmud yaptığı konuşmada işbirliği vurgusu yaparak, “Enerji, güvenlik, ulaşım gibi konularda işbirliğini arttırmalıyız. Özellikle diyaloga ihtiyaç duyduğumuz, itilafın hüküm sürdüğü bu dünyada refahı ve barışı desteklemek için daha fazla iş birliği içinde çalışmalıyız. İş birliği ve kalkınmayı desteklememiz, ancak bu şekilde Necmettin Erbakan’ın vizyonunu ve hayalini gerçekleştirebileceğimize inanıyorum. Böylelikle bu birlikteliği ne kadar erken yaparsak o kadar iyi olacağını düşünüyorum. Necmettin Erbakan’ın vizyonu her zaman önem teşkil etti, etmeye devam edecektir. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “ERBAKAN YOLUMUZU AYDINLATIYOR”


    İran İslam Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim TaherianFard, konuşmasında Erbakan Hoca’dan bahsederek, “Sayın Merhum Erbakan’ı yakından tanıyorum ve kendisiyle çalıştığım için gurur duyuyorum. Sayın Erbakan’ın gerçekten yüce fikirleri, düşünceleri vardı. Düşüncelerinin amacı her zaman İslam dünyasının sorunlarını çözmek içindi. Bu yüzden de İslam dünyasının sorunlarını yüce fikirleri ile çözmüş oldu. D-8’de İslam dünyası için çok önemliydi. Buradan bütün partilere, bütün kurumlardan, herkese sesleniyorum, Erbakan’ın oluşumuyla devam etmelerini ve çalışmalarını istiyorum. Erbakan yolumuzu aydınlatıyor.” diye konuştu.



    Millî Gazete


  6. #6
    D-8 Genel Sekreteri Musavi: Türkiye'den D-8 zirvemiz için yer ve tarih bekliyoruz





    Merhum Başbakan, Saadet Partisi eski Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın liderliğinde 20 yıl önce bugün kurulan Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü, 3,7 trilyon dolarlık ekonomik güce sahip...


    Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü, Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya arasındaki iş birliğini geliştirmek, ekonomik ve sosyal ilişkileri zenginleştirmek amacıyla 15 Haziran 1997 tarihinde REFAH-YOL hükümetinde dönemin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan liderliğinde uzun çalışmalar sonrası kuruldu. 28 Şubat Post Modern darbesiyle atıf hale getirilen D-8, sonrasında D-60 ve D-160 olarak dünya sömürü düzenine karşı hareket etmesi planlanıyordu.

    Türkiye'nin ev sahipliğinde bir araya gelen D-8 ülkeleri, İslam dünyasının bölgelerinde öncü ülkeleri olarak dikkati çekiyor. Türkiye ve Endonezya, dünyanın en büyük ekonomilerinin yer aldığı G20'de de bulunuyor.

    Örgütün kuruluş deklarasyonunda iş birliği alanları olarak ticaret, sanayi, iletişim, enformasyon, finans, bankacılık, özelleştirme, kırsal kalkınma, bilim, teknoloji, yoksulukla mücadele, insan kaynaklarının geliştirilmesi, tarım, enerji, çevre, sağlık, turizm, kültür ve spor sıralanıyor.

    D-8 Örgütünün yayınladığı verilere göre teşkilat ülkeleri, 2015 yılı itibarıyla toplam 1 milyarı aşkın nüfusa ve 3,7 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştı. D-8 ülkelerinin ihracat hacmi aynı dönemde 693 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu ticaret hacmi, 16,4 trilyon dolarlık küresel ticaretin yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturdu.

    Örgütün kurulduğu tarihte ortalama 2 bin 207 dolar olan üye ülkelerdeki kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla, 2016'da 4 bin 645 dolara yükseldi.

    Kuruluş amaçları doğrultusunda bugüne kadar 8 zirve, 37 komisyon toplantısı ve 16 konsey toplantısı gerçekleştiren D-8 Örgütü, en üst düzey karar alma organı olan Başkanlar Zirvesi'nin 9'uncusunu Türkiye'de yapacak.

    TÜRKİYE'DEN D-8 ZİRVEMİZ İÇİN YER VE TARİH BEKLİYORUZ


    D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Seyid Ali Muhammed Musavi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öncelikli çalışma alanlarının ekonomik aktiviteler olduğunu söyledi.

    Musavi, örgütün kurulduğu tarihte üye ülkeler arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolarda kaldığını belirterek, "Bugün üye ülkeler arasındaki ticaret hacmi 120 milyar dolar. Bir dönem 150 milyar dolara kadar çıktık ancak bölgedeki sorunlar nedeniyle ticaretimiz 120 milyar dolar seviyesinde." dedi.

    Yola çıkarken, üye ülkeler arasında gelecek yıl sonuna kadar 500 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşma hedefi konulduğunu anımsatan Musavi, İran'a uygulanan yaptırımlarla bölgede yaşanan sorunların örgütün faaliyetlerini olumsuz etkilediğini dile getirdi.

    Musavi, Örgütün ilk 10 yılının politika koordinasyonuyla geçtiğini, sekreteryasının 2009'da kurulduğunu ve o tarihten sonra iyi bir gelişme gösterdiğini bildirdi.

    Üye ülkeler arasında iş birliğinin artırılması için özellikle sekreteryaya ev sahipliği yapan Türkiye'nin daha çok desteğine ihtiyaç duyduklarının altını çizen Musavi, şunları kaydetti:

    "D-8 Örgütü olarak daha çok desteğe ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan özel ricam, D-8 zirvesinin 9'uncusu için bir tarih ve yer belirlenmesi. Zirvenin 2014'te yapılması gerekiyordu ama tarihi sarktı. Türkiye'de gerçekleştirilecek zirvemiz için yer ve tarih bekliyoruz. Türk hükümeti ve halkına destekleri için çok teşekkür ediyoruz."

    Örgütün kurulma hedefleri doğrultusunda ülke liderlerinin iradesinin hala mevcut olduğunu dile getiren Musavi, potansiyele bakıldığında D-8'in geleceği konusunda iyimser olduğunun altını çizdi.

    Musavi, Türkiye'de yapılacak zirvede örgütün daha çok gelişme göstereceğinden umutlu olduğunu belirterek, "İş birliğimizi artırmamız için gereken şey projelerimizi destekleyecek bir finansal kaynak mekanizması oluşturmak. Umuyorum ki gelecek zirvemizde liderlerimiz bu mekanizmanın kurulmasına karar verir ve biz de daha hızlı bir gelişme kaydedebiliriz." diye konuştu.

+ Konuyu Yanıtla

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •