Saadet Partisi Gençlik Kolları'ndan "Kardeşlik Sofrası"

Saadet Partisi Gençlik Kolları, Ramazan vesilesiyle farklı düşünceye sahip birçok kuruluşu aynı sofrada bir araya getirdi. Saadet Partisi iftarına Anadolu Gençlik Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ak Parti Gençlik Kolları, Türkiye Gençlik Birliği, Vatan Partisi Gençlik Kolları, Genç Memur-Sen, Alperen Ocak'ları ve Uluslararası Gençlik Formu Derneği temsilcileri katıldı.


Milli Görüş hareketinin siyasi temsilcisi Saadet Partisi, toplumdaki kamplaşmaya karşı "kardeşlik" hukukunu koruyor. "Kardeşilk Sofrası" adı altında bir iftar düzenleyen Saadet Partisi Gençlik Kolları, iftara ayrım gözetmeden farklı düşüncelere sahip temsilcileri davet etti. "Kardeşlik Sofrası"na Anadolu Gençlik Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ak Parti Gençlik Kolları, Türkiye Gençlik Birliği, Vatan Partisi Gençlik Kolları, Genç Memur-Sen, Alperen Ocak'ları ve Uluslararası Gençlik Formu Derneği temsilcileri katıldı. Programda konuşan Genel Başkan Salih Akyüz, “Farklılıklar bizim zenginliğimizdir” mesajı verdi.

Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Merkezi, siyasi partilerin gençlik kolları ile stk’ların gençlik örgütlenmelerini ‘Kardeşlik Sofrası’ etrafında buluşturdu. Balgat Hüsrev Restorant’taki iftar sofrasında bir araya gelen gençler, kardeşlik mesajı verdi. İftara AGD Genel Başkan Yardımcıları Ersan Bilgin, Ömer Yazgan, Ak Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Burak Güngör, Vatan Partisi Gençlik Kolları Başkanı Aykut Diş, Alperen Ocakları Genel Başkanı Murat Aslan, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Gazi Ömeroğlu, Türkiye Gençlik Birliği Genel Başkanı Cem Dikmen, Genç Memur Sen Başkan Vekili Mustafa Başkara ve her kesimden gençlik örgütlerinin temsilcileri iştirak etti. İftardan sonra Türkiye’nin ve gençliğin sorunları masaya yatırılırken, önümüzdeki dönem için de istişarelerde bulunuldu.



FARKLI OLSAK DA KARDEŞİZ

Kardeşlik Sofrası’nda bir konuşma gerçekleştiren Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Salih Akyüz, her kesimden siyasi parti ve gençlik örgütlenmeleri temsilcileri olarak aynı iftar sofrasında bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti. Birlikte Ramazan ayının şahsı maneviyesini paylaşmaktan dolayı onur duyduklarını söyleyen Akyüz, “Ramazan ayı çok farklı özelliklere sahip olan insanların aynı vakitte yemek yemeyi bıraktıkları, aynı vakitte yemek yemeye başladıkları ve farklılıkları minimize ettiği bir ay. Aynı toplum içerisinde aynı coğrafyayı, aynı tarihi müktesebatı ile birlikte yaşıyoruz. Bu aynıların bizi biz yaptığını, bu aynıların bizi aynı potada erittiğinin farkındayız ve bundan dolayı da çok mutluyuz. Bu coğrafyada çok farklı fikir yapılarına ait, çok farklı ırklara mensup, çok farklı inanç gruplarından insanların aynı topraklarda aynı coğrafyada aynı tarihi yaşamış olmaktan dolayı taşımış oldukları umutları hepimiz biliyoruz ve birbirimize iftiharla anlatıyoruz” dedi.



YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYA FARKLILIKLARI ORTADAN KALDIRIYOR

“Asıl mesele farklılıklarla beraber aynı olmayı başarmaktır” diyen Akyüz şöyle devam etti: “Şu masanın etrafında bile hepimiz aynı olmak için bütün farklılıklarımızı sıfırlamış olsak hepimiz aynı sivil toplum kuruluşuna mensup olurduk. Hepimiz belki de farklı farklı sivil toplum kuruluşlarına, farklı siyasi partilere, farklı ideoloji alt yapılarına sahibiyiz. Ama farklılıklarla beraber aynı topluma ait olmanın, aynı hassasiyetleri paylaşmanın, aynı potada erimenin, aynı coğrafyada yaşamanın aynı tarihi paylaşmanın ne kadar önemli bir mana olduğunu biliyoruz. İşte mesele sadece bunları literatürde değil de anı, zamanı, mekânı yaşarken de yapabilmektir. Zaman zaman faturası X,Y,Z olsa bile o faturaya göğüs gelmek o farklılıkları aynılığa dönüştürtebilmeye çalışmak en büyük sermaye olsa gerek. Burada bu coğrafyayı paylaşan insanlar olarak bizim daha çok ayrıldığımız noktalar üzerinden değil de biraya geldiğimiz hususlar üzerinden meseleye bakmak gerekir diye düşünüyorum. Bu bizim zenginliğimizdir bu bizim varlığımızdır” ifadelerini kullandı.