28 Şubat’ın Bankacı General Ve Amiralleri

28 Şubat 1997 darbesi ile ilgili olarak kurulan. Meclis Araştırması Komisyonu Raporunda bu dönemde bankaların yönetim kurullarında üst düzey yöneticilik (danışmanlık da dâhil) yapmış olan asker kökenli kişilerin listesi nedense gözden kaçırılmış ve kamuoyundan gizlenmiştir. Biz yine de bunu deşifre edelim ve ilgililerin konu üzerine gitmesi için çaba gösterelim. Zira halkı soyanlar serbestçe dolaşabiliyor halleri ve keyifleri yerinde, buna mukabil mağdur edilen on binlerce insan haklarını alamayıp iade-i itibarlarına kavuşabilmiş değil. Yöneticiler uyumaya ve uyutulmaya devam etmesin. Harekete geçip vazifelerini yapsınlar.


Bu general ve amiraller medya sahipleri ile derin bağlantıları sayesinde daima üste çıkmayı başarmış ve yapılan fenalıkları gizlemeyi başarmışlardır. İşte 28 Şubat döneminde söz konusu bankalarda görev yapmış olan asker kökenli personel ve görev dönemlerine ilişkin bilgiler şöyledir:

1. (Emekli Orgeneral) Hüsnü ÇELENKLER (Halkbank Danışma Kurulu Üyesi) (1990-1991)
2. Metin AKPINAR (Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı) (1996-1999)
3. (Emekli Orgeneral) A. Doğan BAYAZIT (Kentbank) (1996-1999)
4. (Emekli Oramiral) Ö. Feyzi AYSUN (Bayındırbank) (1991-1993)
5. (Emekli Orgeneral) Sabri YİRMİBEŞOĞLU (Bayındırbank) (1996)
6. (Emekli Koramiral) Çetin ERSARI (İnterbank) (1996-1999)
7. (Emekli Orgeneral) Teoman KOMAN (İnterbank) (1997-1999)
8. (Emekli Koramiral) Işık BİREN (Egebank) (1989-1991)
9. (Emekli Oramiral) H. Vural BAYAZIT (Etibank) (1999-2000)
10. (Emekli Orgeneral) M. Muhittin FİSUNOĞLU (Sümerbank) (1998-1999)
11. (Emekli Oramiral) Zahit ATAKAN (Impexbank) (1989-1991)
12. (Emekli Koramiral) Ekmel TOTRAKAN (Etibank) (1997-Özelleştirme öncesi)
13. (Emekli Korgeneral) Alaettin GÜVEN (Etibank) (1998-Özelleştirme öncesi)
14. G. Aydın AKSAN (Etibank) (1994)

Bunlar sadece bilinenler. Ya bilmediklerimiz?

1980'lerde dönemin Başbakanı Turgut Özal, Türkiye ekonomisini ithal ikamesi modelinden ihracat önderliğinde büyüme modelini devam ettirmeye çalışınca faşist statüko tarafından dikkati çekilmiş suikasta uğrayarak şehit edilmişti. Ayrıca 28 Şubat döneminin Başbakanı Erbakan'ın KİT'ler için bir finansman havuzu kurması bu yağmacıları bir hayli kızdırmış devleti söğüşleyemedikleri için çok fena bozulmuşlardı. Arkasından da darbe geldi tabii...

Şu anda varlık fonu olarak yapılmaya çalışılan da buna benzer bir iş olsa gerektir. Yani finansman açığı olan KİT'lerin ihtiyacı, finansman fazlası olanlardan karşılanacak. Dışarıdan veya özel bankalardan borçlanılmayacak. İşte bu modelin hayata geçirileceğinin duyulması banka sermayedarlarının da dikkatinden kaçmamıştır. Çünkü bu modelle yüksek faizle ve hiçbir risk almadan para satmanın getirdiği kazanç artık son bulacaktı.

İşte 28 Şubat 1997 darbesi ile bu büyük yağmaya yeniden devam edilmiştir. 1997'de Hazine'nin faiz ödemeleri 2.2 katrilyon lira tutarken 28 Şubat'ta Erbakan'ın devrilmesinin ardından 1998'de 6.1 katrilyona,1999'da 10.7 katrilyona, 2000'de 20.4 katrilyona ve 2001'de de 41 katrilyona yükselmiştir. Böylece 2001 krizinin önemli nedenlerinden birinin 28 Şubat müdahalesi olduğu da kolaylıkla söylenebilir.

28 Şubat sürecinden günümüze kadar bakıldığında Türkiye'nin bu süreçten ekonomik olarak payına düşen zarar Meclis Araştırma Komisyonunun raporunda şu şekilde yer almıştır:
“Kamu kesiminin faiz harcamalarının gayri safi milli hasılaya oranının değişmediğini kabul ettiğimizde 1997-2007 periyodunda yaklaşık 119 milyar ABD doları fazladan faiz giderlerine harcama yapıldığı görülmektedir”.

Ee, ülkemize bu fenalığı yapanlardan hesap sorulmayacak mı? “Adalet” kavramı sadece parti amblemi olarak mı kalacak?


Vehbi KARA