Saadet’ten düşünelim çağrısı

“Birbirimizi kırmadan, itham etmeden hep birlikte düşünmeye, istişare etmeye ihtiyacımız var!” Milletimizin bin yıllık görüşü, tarihi, özü ve aslı olan Millî Görüş’ün bugünkü temsilcisi Saadet Partisi, Millî Görüş partilerinin anayasa çalışmalarını esas alarak, 16 Nisan’da yapılacak referandum ve getirilen sisteme dair 36 sayfalık bir çalışma hazırladı.


Saadet Partisi, 16 Nisan’da halkoyuna sunulacak 36 sayfalık esaslı bir Anayasa Değişikliği Değerlendirme ve Teklifi hazırladı. Çalışmanın birinci bölümünde; “Saadetin tesisi için gerekli olan huzur, hürriyet, adalet, refah ve saygınlık prensiplerini getirme gayesini gütmeyen ve bu gayelere uygun âdil bir düzen önermeyen hiçbir anayasa ülkemize ve milletimize saadet getiremez” denilerek, anayasa hazırlanırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve amacının ne olacağına dikkat çekildi. Türkiye’de hep askeri ihtilaller sonrası reaksiyoner tarzda “milletin ne istediği” göz önüne alınarak değil, “millete nasıl bir şekil verileceği” gözetilerek, toplumsal ve siyasal uzlaşma olmadan hazırlanan anayasaların sorunun temelini teşkil ettiği belirtilerek, Anayasa hazırlanırken gaye, istisnasız bütün vatandaşların “Bizim ne güzel Anayasamız var” inancında olmalarını temindir” ifadesi dikkat çekti.

Parlamenter sistemden, adı Cumhurbaşkanlığı olan Başkanlık Sistemi’ne geçiş olarak takdim edilen 18 maddelik anayasa değişikliği için, “Anayasa Değişikliği Ne Getiriyor, Ne Götürüyor” isimli çalışmada, Saadet Partisi’nin Başkanlık Sistemi’nden yana olduğunu, ancak buradaki amacın yönetimde güç ve istikrarın yanında güçlü bir denetim ve esas amacın da adaletin tesisi olması gerektiği vurgulandı.


MECLİS'İN HÜKÜMETİ DENETİM İMKÂNI ZAYIF TUTULMUŞTUR


Çalışmada; “Getirilen değişiklik teklifinde Meclis’e bazı denetleme imkânları verilmiş olsa da yetersiz ve kısıtlıdır. Cumhurbaşkanına soru sorulamıyor olması, cumhurbaşkanı yardımcıları ve önemli bakanlıkların Meclis onayına sunulmaması, bütçe konusunda karışıklıklara sebebiyet verilecek olması, Meclis tarafından çıkarılmış kanunun cumhurbaşkanınca iade edilmesi halinde kanunun yeniden çıkarılmasında zorlaştırma getirilmesi gibi hususlar başta olmak üzere Meclis’in hükümeti denetim imkânı zayıf tutulmuştur” ifadeleri dikkat çekiyor.



15 AYM ÜYESİNİN 12'SİNİ CUMHURBAŞKANI ATAYABİLECEK...


ANAYASA Mahkemesi üyelerinin 15 üyesinden 12’sini atayabilecek olması da cumhurbaşkanının yargılanabileceği söylemini boşa çıkarmaktadır. Sadece bu iki atama imkânı, anayasanın ilgili maddesine eklenen “tarafsız” ibaresinin şeklen yazıldığına işarettir.

YÖNETİMDE İSTİKRAR ÖNEMLİ, ADALET MUTLAK ŞART!


Saadet Partisi’nin anayasa çalışmasında, 16 Nisan’da referanduma götürülecek anayasa değişikliğinin hazırlanış ve sunuş şekline de eleştiriler getirildi. Mümkünse bütün partilerin uzlaşmasıyla, anayasa yapılması gerektiği ancak AKP ve MHP tarafından ortaya konan anayasa değişikliğinin aceleyle hazırlandığı, eksikliklerin ve problemli hususların giderilmesi için yeterince müzakere edilemediği, bu nedenle ülke açısından birçok endişe verici hususu içerdiği dile getirildi.

ÖZDE DEĞİŞİK ANAYASA İSTİYORUZ!


Kitapçıkta, “Özde değişiklik yapmak yerine başka unsurlarla uğraşmak, sadece ‘insanımızı oyalamak’ anlamı taşır. Oysa esas olan, beklentilere cevap vermek ve huzursuzlukların nedenlerini ortadan kaldırarak hizmet etmektir” değerlendirmesi yer aldı. Saadet Partisi’nin şu ana kadar yapılan anayasa değişikliklerine olan yaklaşımı ise ilgi çekti: “Bu sebeplerden dolayı bir anayasa değişikliğinde en öncelikli husus, ülkemizin birlik ve beraberliğini ve kâmil manada insan haklarının uygulanmasını temin etmek ve yönetimde adaleti tesis edecek bir düzen kurmak olmalıdır.”

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ NE GETİRİYOR, NE GÖTÜRÜYOR?


İkinci bölümde ise yeni hükümet sisteminin esasları ve bu esaslara ilişkin Saadet Partisi’nin görüşleri paylaşıldı. İşte Milletimizin bin yıllık görüşü, özü, aslı, tarihi ve kendisi olan Milli Görüş’ün temsilcisi Saadet Partisi’nin mevcut teklife dair değerlendirme ve alternatif teklifleri şu şekilde sıralandı.

SEÇİMLERLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER


Meclis ve Cumhurbaşkanı seçimleri aynı güne getiriliyor. (Teklif m. 4)

Meclis’in seçimin yenilenmesine karar verebilme yetkisi değiştiriliyor.

Meclis ancak üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (360 milletvekili) seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor. (Teklif m. 11)

Cumhurbaşkanı sebep göstermeden dilediği zaman Meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verebiliyor. (Teklif m. 11)

DENETİM İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER


Meclis’in hükümeti güvenoyuyla denetlemesi kaldırılıyor. (Teklif m. 5)

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bakanlıkların çalışmasına dair bilgi edinme ve denetim yolları başlığı kaldırılıyor.

Milletvekillerinin bakanlara sözlü soru sorması kaldırılıyor. (Teklif m. 6)

Meclis’in Bakanlar Kurulu veya herhangi bir bakan hakkında gensoru önergesi vermesi (Güven oylaması talebi) kaldırılıyor. (Teklif m. 6)

Yürütmenin başı olacak olan Cumhurbaşkanı’na soru sorulamıyor; ancak yardımcılarına ve bakanlarına sorulabiliyor. (Teklif m. 6)

Suç işlediği iddia edilen bakanlarla ilgili Meclis soruşturması açılması zorlaşıyor. Suçlanan Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında Meclis’in salt çoğunluğu ile (301 milletvekili) soruşturma önergesi verilebiliyor.

Suç işlediği iddia edilen Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar ancak 400 milletvekilinin oyu ile Yüce Divan’a gönderilebiliyor. (Teklif m. 10)

TBMM’nin bütçe ile ilgili yetkisi karışıklıklara sebep olacak şekilde yeniden düzenleniyor. (Anayasa m. 161-165; Teklif m.15)

YÜRÜTME İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER


Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiliyor. Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu kaldırılıyor.

Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na veriliyor. (Teklif m. 8)

Partili Cumhurbaşkanlığı’nın yolu açılıyor. (Teklif m. 7)

Seçilmemiş olan Cumhurbaşkanı yardımcısı, Cumhurbaşkanı’na vekâlet edebiliyor ve Cumhurbaşkanı’na ait yetkileri kullanabiliyor. (Teklif m. 10)

Cumhurbaşkanı millî güvenlik politikalarını belirliyor. (Teklif m. 8)

Cumhurbaşkanı yürütmeye ilişkin konularda kararname çıkarabiliyor. (Teklif m. 8)

Cumhurbaşkanı tek başına olağanüstü hâl ilan edebiliyor ve Anayasa 104. madde ile sınırlı olmadan OHAL kararnameleri çıkarabiliyor. (Teklif m. 12)

BAKANLIKLAR KURUP, KALDIRABİLİYOR


Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri, teşkilat yapısı kanunla değil Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleniyor. (Teklif m. 10)

Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabiliyor. (Teklif m. 16/B)

Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin teşkilatı ve görevleri kanunla değil Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleniyor. (Teklif m. 16/B)

YARGI İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER


Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üye sayısı 22’den 13’e indiriliyor. 6’sı Cumhurbaşkanı, 7’si Meclis tarafından belirleniyor. (Teklif m. 14)

15 AYM ÜYESİNİN 12’SİNİ CUMHURBAŞKANI BELİRLİYOR


Anayasa Mahkemesi üye sayısı 17’den 15’e indiriliyor. 12’si Cumhurbaşkanı, 3’ü Meclis tarafından belirleniyor. (Teklif m. 16/D)

REFERANDUM KABUL EDİLİRSE HEMEN UYGULANACAK DEĞİŞİKLİKLER


Anayasa değişikliği, referandumda kabul edilirse, Cumhurbaşkanı’nın varsa partisi ile ilişiği kesilir maddesi hemen kalkıyor. (Teklif 18/C)

Anayasa değişikliği, referandumda kabul edilirse, Cumhurbaşkanı 30 gün içinde HSYK üyelerini yeniden belirliyor. (Teklif 17/C)

DEĞİŞİKLİKLER NE ANLAM İFADE EDİYOR?


Saadet Partisi’nin hazırladığı kitapçıkta, madde madde değişikliklerin neler getirdiği hukuki tabirlerle ele alınarak, bu şekli değişikliklerin ne getirdiği, ne götürdüğü, düzenlemenin adalet noktasında taşıdığı eksiklikler ise Genel Konular, Yürütme, Denetim, “değişiklikler ne anlam ifade ediyor?” başlığı altında şöyle ifade edildi: “Yargının tarafsızlığı anayasadaki ilgili maddeye bir ibare konularak sağlanamaz. Aslolan metne yazılan ibare değil oluşturulan düzendir.” Denilen Saadet’in Anayasa Kitapçığında, “Meclis millet iradesinin yegâne tecelligâhıdır. Bu itibarla Meclis’te esas olan sayı değil temsilde adaletin sağlanmasıdır. Temsilde adalet sağlanmadıktan sonra sayı çok da önemli değildir” denildi.

FESİH YETKİSİ, MECLİS’İN İTİBARINI, MECLİS’İN GEREKÇESİZ SEÇİME GİTMESİ YÜRÜTMEYİ ETKİLER


“Cumhurbaşkanı’nın tek başına ve gerekçe göstermeden seçime karar verebilmesi Meclis’in şahsiyetini zedeler. Aynı şekilde önemli bir gerekçe olmadan Meclis’in belli bir sayıyı bularak seçime gidebiliyor olması da yürütme açısından birçok önemli mahzur doğuracaktır.”

GÜÇLÜ HÜKÜMET VE YÖNETİMDE İSTİKRAR AVANTAJ, DENETİMSİZLİK DEZAVANTAJ!


Saadet Partisi’nin Milli Görüş partilerinin anayasa çalışmaları geleneğinin son versiyonu olarak yaptığı çalışmadaki en çarpıcı bölümlerden biri ise güçlü hükümet, yönetimde istikrar ile denetimsizlik çelişkisine dair şu bölümler oldu: Başkanlık sisteminin en büyük avantajı yönetimde istikrarı sağlaması ve güçlü bir hükümet imkânı sunmasıdır. Böyle güçlü bir hükümetin, ülkeye zarar vermeden ve sadece hizmeti önceleyerek icraat yapabilmesi için en önemli husus denetlenebilir olmasıdır.” Çalışmada; “Getirilen değişiklik teklifinde Meclis’e bazı denetleme imkânları verilmiş olsa da yetersiz ve kısıtlıdır. Cumhurbaşkanı’na soru sorulamıyor olması, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve önemli bakanlıkların Meclis onayına sunulmaması, bütçe konusunda karışıklıklara sebebiyet verilecek olması, Meclis tarafından çıkarılmış kanunun Cumhurbaşkanınca iade edilmesi halinde kanunun yeniden çıkarılmasında zorlaştırma getirilmesi gibi hususlar başta olmak üzere Meclis’in hükümeti denetim imkânı zayıf tutulmuştur” ifadeleri dikkat çekiyor.

GÜÇLÜ YÜRÜTME DE GÜÇLÜ DENETİM DE ŞART!


Güçlü bir yürütmenin kontrolü için diğer erklerle arasında denge, uyum ve denetlenme ilkesinin tersi bir durumun 16 Nisan’da halkoyuna sunulduğuna dikkat çekilen Anayasa çalışmasında şu mahsurlara dikkat çekildi: Seçilmemiş veya Meclis onayına sunulmamış Cumhurbaşkanı yardımcısının Cumhurbaşkanı’na vekâlet edecek olması başlı başına problemli bir husustur.

CUMHURBAŞKANI’NIN ATAMA USÜL VE ESASLARI MUĞLAK OLAMAZ!


Cumhurbaşkanı’nca üst kademe kamu yöneticilerinin atanması ve görevlerine son verilmesine dair usul ve esasların nasıl işleyeceği konusunda bir netliğin olmaması kamu personelinde endişeye sebep olacak bir durumdur. Ayrıca kamu tüzel kişiliği gibi ülke için hayatî önemi haiz bir meselenin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile de kurulabilmesi önümüzdeki yıllarda toplumda sıkıntılara sebebiyet olabileceği yönünde kamuoyunda ciddi endişeler bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı’nın bakanları ve üst kademe kamu yöneticilerini ataması ile alakalı muğlak bırakılan ve ileride nasıl idare edileceği konusunda net olmayan hususlar insanların zihninde bir problem olarak durmaktadır.

YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DİKKAT!


Saadet’in Milli Görüş Anayasa süreçlerinin süzgecinden geçirerek hazırladığı çalışmada referanduma sunulan yargı ile ilgili bölümlerdeki olumlu ve olumsuz yanlar şu şekilde özetlendi: “Askerî yargının disiplin mahkemeleri haricinde kaldırılmış olması önemli ve müspet bir adımdır. Ancak Cumhurbaşkanı’nın HSYK’nın 13 üyesinden 6’sını direkt atayabilmesi ve partili olduğu için Meclis tarafından belirleneceklerden en az birini atayacak olması HSYK’nın Cumhurbaşkanı tarafından kontrol edileceği anlamına gelmektedir.”

15 ÜYEDEN 12’SİNİN CUMHURBAŞKANI’NCA ATANDIĞI AYM, BAŞKANI YARGILAYAMAZ


“Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi üyelerinin 15 üyesinden 12’sini atayabilecek olması da Cumhurbaşkanı’nın yargılanabileceği söylemini boşa çıkarmaktadır. Sadece bu iki atama imkânı, anayasanın ilgili maddesine eklenen “tarafsız” ibaresinin şeklen yazıldığına işarettir. Anayasa değişikliğinin referandumda kabul edilmesinin hemen ardından Cumhurbaşkanı’nın parti mensubu olmasına imkân tanınması ve HSYK üyelerini yeniden belirleyecek olması, toplumda değişiklikteki samimiyet hissinin zedelenmesine yol açacaktır.”

SAADET BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTİYOR, PARTİLİ CUMHURBAŞKANI MAHZURLU


Saadet Partisi, prensip itibariyle, yönetimde istikrarı ve adaleti tesis edecek bir Başkanlık Sistemine ya da bugünkü ifadesiyle Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne karşı değildir. Aksine, Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ne ilişkin ilk öneriyi yapan Millî Görüş partileri olmuştur. Özellikle partili Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i feshi gibi bazı düzenlemeler gelecekte hem ülke hem de millet aleyhine ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.”

ANAYASALAR KUVVETLERİN DENGESİ İÇİN VAR!


Saadet Partisi’nin Anayasa Çalışmasının sonuç bölümünde ise şu tespitlere yer verildi:

* Anayasalar, hükümetlerin hukuk içinde hareket etmesi için vardır.

* Anayasalar, kuvvetler arasında denge sağlanması için vardır.

* Anayasalar, yönetenlerin kendi menfaatlerini değil halkın menfaatini gözetmesi için vardır.

* Anayasalar, mahkemelerin zulüm değil adalet dağıtması için vardır.

* Anayasalar, insanların huzur içinde çalışması, üretmesi ve hakça paylaşması için vardır.

* Anayasalar, insanların alın terinin korunması için vardır.

* İyi anayasalar bilgiyi, hikmeti esas alır.

* İyi anayasalar, hırslardan arınmış, aklı esas alır.

* İyi anayasalar, tüm toplumun menfaatini esas alır.

* İyi anayasalar, toplum içinde ayrılık, kutuplaşma, çatışma tohumları ekmez.

* İyi anayasalar, iyiliğin, hakkın, adaletin toplumda yeşermesine hizmet eder.

BİRLİKTE DÜŞÜNELİM ÇAĞRISI!


“Referandumda partilere veya adaylara oy vermeyeceğiz. Anayasa değişikliği partiler üstü bir meseledir. Unutmayalım! Anayasa değişikliği bizim ve çocuklarımızın geleceğini derinden etkileyecektir.” Uyarısı yapılan çalışmada, vatandaşa da birbirimizi kırmadan “Birlikte Düşünme” çağırısında bulunuldu. Hazırlanan kitap, “Birbirimizi kırmadan, itham etmeden hep birlikte düşünmeye, istişare etmeye ihtiyacımız var! Şuurlu bir şekilde tercihimizi yapmak için gel kardeşim, beraber düşünelim!... Düşünmeden değil düşünerek karar verelim.” “Ülkemizin huzuru, refahı, saadeti ve akıbeti için… Niyet Hayır, Akıbet Hayır!” denilen çalışma, “ Şüphesiz ki, mutlak güç ve kudret sahibi yalnızca Cenab-ı Hakk’tır. Allah ülkemizin ve milletimizin yardımcısı olsun” temennisiyle sona eriyor.

FESİH YETKİSİ, MECLİS’İN İTİBARINI ETKİLER!


Cumhurbaşkanının tek başına ve gerekçe göstermeden seçime karar verebilmesi Meclis’in şahsiyetini zedeler. Aynı şekilde önemli bir gerekçe olmadan Meclis’in belli bir sayıyı bularak seçime gidebiliyor olması da yürütme açısından birçok önemli mahzur doğuracaktır.”

TEMSİLDE ADALET SAĞLANMALIDIR


“Yargının tarafsızlığı anayasadaki ilgili maddeye bir ibare konularak sağlanamaz. Aslolan metne yazılan ibare değil oluşturulan düzendir” denilen Saadet’in anayasa kitapçığında, “Meclis millet iradesinin yegâne tecelligâhıdır. Bu itibarla Meclis’te esas olan sayı değil temsilde adaletin sağlanmasıdır. Temsilde adalet sağlanmadıktan sonra sayı çok da önemli değildir” denildi.

TOPLUMDAKİ SAMİMİYET HİSSİNİ ZEDELER


“Anayasa değişikliğinin referandumda kabul edilmesinin hemen ardından cumhurbaşkanının parti mensubu olmasına imkân tanınması ve HSYK üyelerini yeniden belirleyecek olması, toplumda değişiklikteki samimiyet hissinin zedelenmesine yol açacaktır.”

“Birbirimizi kırmadan, itham etmeden hep birlikte düşünmeye, istişare etmeye ihtiyacımız var! Şuurlu bir şekilde tercihimizi yapmak için gel kardeşim, beraber düşünelim!... Düşünmeden değil düşünerek karar verelim.”

“Ülkemizin huzuru, refahı, saadeti ve akıbeti için… Niyet Hayır, Âkıbet Hayır!”