Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu: Erbakan'ı seven D-8'e sahip çıkar

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, terör mensuplarını ülkesinde barındıran Avrupa’nın iki yüzlü tavrının, çifte standartlı uygulamalarının son yaşanan Almanya, Avusturya ve Hollanda krizleriyle bir kez daha görüldüğüne vurgu yaptı. Genel Başkan Karamollaoğlu, Avrupa’nın ülkemize karşı sergilediği tutum çifte standarttır, iki yüzlülüktür. Asla kabul edilemez. Avrupa, Avrupa’dır.” dedi. Karamollaoğlu yaşanan krizlerden dolayı Avrupa Saadet Şöleni’ni iptal ettiklerini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Genel Merkezde düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Temel Karamollaoğlu, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı son yaşanan krizlerle, iki yüzlü ve çifte standartlı tavrını alenen ortaya koyduğunu söyledi. İktidarın dış politikada yaptığı ciddi yanlışları olduğunu, ancak ülkemizin itibarının her şeyin üstünde olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, “Bu yüzden Saadet Partisi olarak, Avrupa’nın bu iki yüzlü tavrına karşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve beraberliğini dost düşman herkese göstermek adına, hem de yaşanan krizlerden dolayı bu yıl dördüncüsünü düzenlemeyi planladığımız, Avrupa Saadet Şöleni’ni iptal ettik." dedi.

AVRUPA’DAKİ MÜSLÜMANLARI HIRPALAMAYIN!


Hükümetin Avrupa’da artık kampanya yapmayacağını açıklamasına da değinen Karamollaoğlu, “Bunu, çifte standartla Avrupa’nın, oradaki Müslümanların hayatını zehir edecek adımları atmalarına fırsat vermeden önce yapsaydınız ya! Bu kadar zarar verdikten sonra, oradaki insanları hırpalattıktan sonra, bakanlarımız onların karşısında üzücü durumlara maruz bırakmadan önce bu kararı verseydiniz ya” dedi.

ALMANYA İLE KRİZ BAHANE, ANLAŞMA ŞAHANE!


Temel Karamollaoğlu, Hükümetin bugün Avrupa ile krizi körüklemesine karşın, 2014 yılında Almanya ile yapılan bir anlaşmayı geçen hafta Meclis’ten geçirip, dün de Resmi Gazete’de yayınlaması çelişkisini gündeme getirdi: “6888 nolu bu anlaşmaya göre Türkiye’deki Alman Büyükelçilik veya konsolosluk mensuplarının aile fertleri, eşleri veya yakınlarının Türkiye’de ticari faaliyette, yani gelir getirici işlerde çalışabilmeleri hakkındaki 6888 nolu bu kanun, bugün(dün) Resmi Gazete’de onaylandı. Gerginliğin bu kadar arttığı bir dönemde bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Biz, Avrupa ile düşman olalım istemiyoruz. Kokuşmuş sözde değerlerini bize dayatmasına karşı Avrupa ile şahsiyetli bir dış politika geliştirilmesini istiyoruz.”

ARAKAN KAN AĞLIYOR!


Geçen hafta Malezya’daki Uluslararası Arakan Konferansına katılan Karamollaoğlu, şu bilgileri verdi: “Hükümetimiz, içeride evet hayırla bu kadar uğraşacağına, Arakan’da, dünyanın en feci işkencesine, soykırımına maruz kalan insanlarına yardım için bir gündem oluşturamaz mı? BM, AB, bu konularda iş çığırından çıkarsa bunu rapora dökerler, ama tedbir almazlar. Çare, İslam Birliği, çözüm D-8’dir. Ancak sıra kendisinde olmasına rağmen Türkiye ve Hükümet, D-8’in dönem başkanlığını neden almıyor? Aidatını bile ödemiyor. Hükümet, yeri gelince Erbakan Hoca’yı istediği gibi kullanıyor. Peki Erbakan Hoca’nın bu Yeni Dünyanın kuruluşu dediği D-8’e neden sırtını dönüyorlar. İslam Birliği diye bir cümle bu arkadaşların artık kalbinde, gönlünde, dilinde neden yok?”

BAŞKANLIĞA DEĞİL, GETİRİLEN SİSTEME KARŞIYIZ!


Temel Karamollaoğlu, “Biz Saadet olarak hayır oyu kullanacağız ama evetçiler bizim düşmanımız değil. Bizim kardeşimiz. Çünkü biz Başkanlık Sistemine karşı değiliz, bugün getirilen sisteme karşıyız. Eğer hayır çıkarsa yeniden oturur, bu metni yeniden, kimseye olağanüstü yetki vermeyen, erkler arasında denge sağlayan bir sistemi birlikte kurarız.” dedi.



İKTİDARDAN LAF DEĞİL İCRAAT BEKLİYORUZ


Önemli olan Batının değil, Türkiye olarak bizlerin ne yaptığı olduğunu anlatan Temel Karamollaoğlu, “Lafla yetinip bunu miting meydanlarında referandum malzemesi mi yapacağız yoksa milli bir mesele olarak ele alıp somut adımlar mı atacağız! Avrupa, hak ve hukuktan anlamaz, tek bildikleri menfaatleridir diyoruz. İşte gerçek yüzlerini gördünüz. O halde soruyorum. AB’ye gireceğiz diye Kıbrıs’ı pazarlık konusu yapmaktan vaz geçecek misiniz? En önemlisi D-8’leri harekete geçirecek misiniz? İşte bunu yapın bütün gücümüzle yanınızdayız. Sizinle birlikteyiz. Aksi halde biz bu tiyatroda yokuz, bilesiniz.” dedi.

Temel Karamollaoğlu, Hükümetin bugün Avrupa ile krizi körüklemesine karşın, 2014 yılında Almanya ile yapılan bu ülkenin Türkiye’deki elçi ve konsolos ailelerinin Türkiye’de çalışma ve ticaret yapma izni almasına dair anlaşmanın geçen hafta Meclis’ten geçirip, dün de Resmi Gazete’de yayınlaması çelişkisine dikkat çekerek, “Hem Almanya ile kriz, hem anlaşma nasıl oluyor?” diye sordu.


AMERİKA VE İNGİLTERE’DEN TÜRKİYE’YE TERÖR ÜLKESİ MUAMELESİ


Avrupa, Amerika ve İngiltere’nin son aldıkları başta THY olmak üzere Türkiye’den bu ülkelere uçuşlarda bilgisayar ve tabletlerle seyahat etmeme yasağına değinen Karamollaoğlu, bu ülkelerin Türkiye’yi adeta bir terör ülkesi olarak damgalamaya başladığını belirterek, “Türkiye, teröre maruz bir ülke, terör ülkesi değil. Hükümet, bunu istikrarlı bir politika izleyemediği için anlatamıyor.” diye konuştu.

EVET-HAYIRI BIRAKIN, BİRAZ DA ARAKAN’DAKİ SOYKIRIMLA İLGİLENİN


Saadet Partisi olarak geçtiğimiz hafta Malezya’daki Uluslararası Arakan Konferansına katıldıkları bilgisini veren Saadet Genel Başkanı, “Bütün dünyanın gözü önünde bir insanlık dramı yaşanıyor. 3 milyon Arakanlı Müslümana resmen soykırım uygulanıyor. Peki bunun karşısında dünya, Müslümanlar en önemlisi İslam dünyasına öncülük etmesi gereken Türkiye ne yapıyor?” diye sordu, Arakan vb. İslam dünyasındaki kanayan yaraları sarmak için Hükümeti, Avrupa Birliği, BM peşinde koşmak yerine D-8’lere sahip çıkmaya çağırdı.

BAŞKANLIĞA DEĞİL, GETİRİLEN SİSTEME KARŞIYIZ!


“Başta hükümet olmak üzere herkes, evetçiler ve hayırcılar diye kamplara ayrılmış, karşılarındakini artık dost diye değil, bu ülkenin varlığını, birliğini düşünen insanlar değil, düşmanı olarak görüyor.” Diyerek, referandum kampanyası konusundaki uyarılarını sürdüren Saadet Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Milleti bu kadar kamplaştırmanın ardından evet çıksa ne yazar, hayır çıksa ne yazar. İnsanları nasıl yeniden birleştireceksiniz? Biz Saadet olarak hayır oyu kullanacağız ama evetçiler bizim düşmanımız değil. Bizim kardeşimiz.” şeklinde konuştu. Karamollaoğlu, “Çünkü biz Başkanlık Sistemine karşı değiliz, bugün getirilen sisteme karşıyız. Eğer hayır çıkarsa yeniden oturur, bu metni yeniden, kimseye olağanüstü yetki vermeyen, erkler arasında denge sağlayan bir sistemi birlikte kurarız.” dedi.