“Abdülhamit Han ve Erbakan Hoca’yı yan yana getiren temel esas İslam birliği fikridir”

Saadet Partisi Fatih Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ümmetin Liderleri” programında konuşan Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, “Ümmet kelimesi Abdülhamit Han’a ve Erbakan Hocamıza çok yakışıyor. Çünkü her ikisi de ümmeti kuşatan liderdi. Her ikisi de İslam birliğini isteyen insanlardı. Abdülhamit Han ve Erbakan Hoca’yı yan yana getiren temel esas İslam birliği fikridir, ümmet meselesidir” dedi.


Saadet Partisi Fatih Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ümmetin Liderleri” adlı programda II. Abdulhamit Han ve Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın benzer yönleri ele alındı. İstanbul’un Fatih ilçesinde Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa çok sayıda kişi katıldı. Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ile Milli Gazete Kültür Sanat Editörü Bilali Yıldırım, Osmanlı’yı son yıllarında uzun süre ayakta tutan II. Abdulhamit Han ile Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede Müslümanların teşkilatlanmalarını sağlayan Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan Hoca’nın mücadele dolu yıllarını anlattı.

SİYONİZM’E VE EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELEYİ BAŞLATTILAR

Programda konuşan ve II. Abdülhamid Han İle Erbakan Hoca’nın Siyonistlere karşı büyük mücadele verdiğini söyleyen Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, “Ümmet kelimesi Abdülhamid Han’a ve Erbakan Hoca’mıza çok yakışıyor. Çünkü her ikisi de ümmeti kuşatan liderdi. Her ikisi de İslam birliğini isteyen insanlardı. Hiç İslam birliği demeyen birisinden Ümmetin lideri olur mu? Hiç ‘ben yeni bir dünya kuracağım’ demeyen birinden ümmete lideri olur mu? İşte Abdülhamid Han ve Erbakan Hoca’yı yan yana getiren temel esas İslam birliği fikridir, ümmet meselesidir. Son iki asırda Siyonizm’e ve emperyalizme karşı mücadeleyi başlatan insanlardır. İşte bu bakımdan ele alacak olursak, Abdülhamid Han hazretleri ve Erbakan Hoca’mız Siyonizm’e karşı en büyük mücadeleyi vermişlerdir. Her ikisi de Siyonistlerin ve Masonların askeri darbeleri sonucu iktidardan ayrılmak durumunda kalmıştır. 31 Mart Vakasında Masonlaştırılmış Selanik ordusunun İstanbul’a yürüyüşünü düşünün. Bunun Sincan’da yürüyen tanklardan farkı var mıdır? ” diye konuştu.



MEDYA AYNI ŞEKİLDE KARALAMA KAMPANYASI YÜRÜTTÜ

II. Abdülhamid Han’ın maruz kaldığı medya baskısı ve hakkındaki karalama kampanyaları ile Erbakan Hoca’nın maruz kaldığı medya linçi arasında benzerlik olduğunu söyleyen Kurdaş, “Refah Partisi’nin kapatılışında ve 28 Şubat sürecinde de aynı şeyler yaşanmadı mı? Ya da düşünün ki, Abdülhamid Han hazretlerine karşı yapılan karalama kampanyaları bir Ermeni’nin üzerinden sıçrayan ‘Kızıl Sultan’ tanımlamaları ve Jön Türklerin İsviçre’de, Paris’te ve Londra’da, Kahire’de çıkarttıkları gazetelerde Abdülhamid Han hakkında hakaret ve küfürler etmeleri… 28 Şubat sürecinde ne yapıldı; medya diktatörlüğü aynı yaklaşımı bizzat Erbakan Hoca’mız aleyhinde yürüttü ” şeklinde konuştu.

OYUNLARINI HOCA’M BOZDU

Saadet Partisi Fatih İlçe Başkanı Muzaffer Serenli yaptığı konuşmada, “İslam dünyasının içinde bulunduğu durum ne yazık ki hiç parlak değil. Tüm İslam dünyası kan ve gözyaşı içinde. Bunu bizler durduracağız. Eğer üstümüze düşeni hakkıyla yerine getirebilirsek, bu kan ve gözyaşı çok kısa bir süre içerisinde son bulacaktır. Bu programı tertip eden kardeşlerimize teşekkür ediyorum. II. Abdülhamid Han, Siyonizm’e karşı mücadele etti. Erbakan Hoca’mız Siyonizm’i yıllarca bu topluma anlatmaya çalıştı. Ancak daha Siyonizm’in ne büyük bela olduğunu yeni yeni anlıyor dünya” ifadelerini kullandı.

BATI, MÜSLÜMANLARDAN KIYAMETE KADAR NEFRET EDECEK

Batı dünyasının Müslümanlardan nefret ettiğini ve bunun nedeninin bazı kavramlara dayandığına vurgu yapan Milli Gazete Kültür-Sanat Editörü Bilali Yıldırım şöyle konuştu: “Batı’nın bizden kıyamete kadar nefret etmesinin sebebi olarak Osmanlı’yı görebilirsiniz. Çünkü bizde olup da onlarda olmayan ve kıyamete kadar da olması mümkün olmayan bazı kavramlar var. Biz de hak ve adalet diye üstüne ciltlerce kitap yazabileceğimiz kavramlar var. Batı, bunu asla kabul etmeyecektir. O yüzden hem cennetmekân Abdülhamid Han hem de Erbakan Hoca’mızın maruz kaldığı düşmanlık, aslında çok da karşılıksız değil. Bizi sevmeleri asla mümkün olmayacak. Fakat bugün mücadelesini verdiğimiz bu sisteme zannetmeyin ki biz sıfırdan başlıyoruz. Hayır. Hz. Adem’le başlayan bir silsiledir bu mücadele. Kıyamete kadar da sürecek. Her dönemde ve tarihte bu bayrağı taşıyanlar olacaktır. Bu bayrağı taşımak için bazı özellikler gerekiyor. En önemlisi de koşulsuz inançtır.”