Bu anlaşma bizim değil

İHH Başkanı Bülent Yıldırım, ESAM konferansında Filistin davası ve Mavi Marmara süreci ve anlaşmayı anlattı…


Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) haftalık düzenlediği Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu İnsani Yardım Vakfı (İHH) Genel Başkanı Bülent Yıldırım’dı. “Filistin Davası ve Mavi Marmara” konulu konferansta konuşan Yıldırım, Mavi Marmara sürecini anlattı. Programa Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile ESAM Genel Başkanı Recai Kutan da katıldı.

MİLLİ GÖRÜŞ BİR BAŞKALDIRI HAREKETİDİR

Konuşmasının başında Milli Görüş Hareketi Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anlatan Yıldırım, “Rahmetli Erbakan Hoca’m, yıllarca Siyonizm’i anlattı. Bazen kendi bilgilerimi yokluyorum ki ben Hoca’mın çok özel programlarına katıldım. Ama bunlara rağmen geçmişe dönüp bakınca, ‘ya şu duyduğum Hoca’mın şu cümlesi değil miydi’ diyerek yeni yeni derinlikler keşfediyorum. Hoca’m hiç durmadan Siyonizm’i anlattı, kısaca çivi gibi kafamıza çaktı. Rahmetli Hoca’mın anlatmış olduğu şeylerin ne kadar doğru olduğu tespiti bir kez daha ortaya çıkmış durumda. İşte Milli Görüş Hareketi bu yapıya bir başkaldırıdır” dedi.

SİYONİZM, TÜRKİYE’Yİ KONTROL ETMEK İSTİYOR

Yıldırım, Siyonizm’in Türkiye’yi kontrol etmek istediğini ise şu cümlelerle ifade etti: “Türkiye’yi kaybetmek istemeyen bir Siyonizm var. İslam dünyasını da kontrol etmek için Türkiye’yi böyle tutmak ve yönetmek istiyor. Siyonist zihniyet, İslam dünyasını kontrol edebilmek için Türkiye’yi kontrol etmek istiyor ve Türkiye’yi istediği gibi de yönetmek istiyor”

KUDÜS KİMİN ELİNDEYSE DÜNYAYI O YÖNETİYOR

Kudüs’ün bir ümmet meselesi olduğuna da değinen Yıldırım, “Filistin ümmetin meselesidir. Herhangi bir ülkenin, meselesi değildir. İsrail, Filistin topraklarında işgalcidir. Tarihe baktığımız zaman Kudüs kimin elindeyse dünyayı o yönetiyor. Bu bir turnusol kâğıdıdır. Yani dünyada ne hâkim? Adalet mi hâkim, zulüm mü hâkim. Bunu Kudüs’e bakarak tespit edebiliriz. Kudüs’ü kim yönetiyorsa dünyayı da o yönetiyor. Şu anda Kudüs’ü kim yönetiyor, Siyonizm. Biz Yahudileri de Siyonizm’in elinden kurtaracağız. Çünkü Siyonizm berbat, acımasızdır. Bütün dünyayı yok eden bir düşünce, yapı. Dünyanın her yerine terörü ihraç eden de Siyonizm’dir. Biz insanlık için Kudüs’ün yeniden iyilerin eline geçmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

MAVİ MARMARA ERBAKAN PROJESİDİR

Mavi Marmara sürecinin nasıl başladığını da ilk kez anlatan Yıldırım, “Bir gün vakıf da oturuyorum. Rahmetli Erbakan Hocam aradı. ‘Sana birini gönderiyorum, onu dinle ve dediğini yap’ dedi. Bunun üzerine Filistinli Allam Bilal geldi. Bilal, ‘Biz bir filo düzenliyoruz. Hocama gittim, o da bize ‘bunu IHH yapar’ dedi ve size yönlendirdi’ diyerek görüşmesini bana anlattı. Böylece Mavi Marmara süreci başlamış oldu” dedi.

MAVİ MARMARA İLİŞKİLERİ ONARDI!

Yıldırım, konuşmasında farklı bir tespitte de bulundu. Türkiye-İsrail ilişkilerinin normal seyrinin ‘ilişkinin olmaması’ olarak niteleyen Yıldırım, “Mavi Marmara iki ülke ilişkisini onardı. Türkiye-İsrail ilişkilerinin iyi olduğu nokta nedir. İlişkinin hiç olmaması! Onun için bu ilişki onarıldı diyoruz biz. Örneğin Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkisi var mı, yok. Ama Arabistan yaşamına devam ediyor” değerlendirmesini yaptı.

TÜRKİYE’DE DAVAYI ZOR AÇTIK

Yıldırım, “Mavi Marmara’dan sonra İsrail korkusu da yıkılmış oldu” diyerek, sürecin hukuki boyutunu da anlattı. Yıldırım, “Dünyada ilk defa uluslararası hukukta başarı elde ettik. Hep uluslararası sistemi önümüze getiriyorlar. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ise belli bir noktaya geldi. Amerika’da bile dava açtık, kabul edildi. Güney Afrika’da kazandık, İspanya’da kazandık. 40 ülkeye bu saldırganlar gidemez oldu. İsrailliler, dışarıya dahi çıkamadılar. Türkiye’de ise davayı üç yıl sonra açabildik ve çok zor bir şekilde açtık” diye konuştu. İsrail-Türkiye arasındaki anlaşmayı gerekçe göstererek davaların düşürülmesine de tepki gösteren Yıldırım, “Bugün gelinen noktada ne yazık ki bir hukuk cinayeti işlendi. İsrail’e bunu yaşattık, daha da yaşatacağız. Onlar zannediyorlar ki, kurtulduk. Biz daha devam edeceğiz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde ilk defa İsrail’in cezaları tasnif edildi. BM raporundaki suçlar da kabul edildi” dedi.

İSRAİL KONUSUNDA ASLA TAVİZ VERİLMEMELİ

“Bu anlaşma bizim değil, benim de değil” diyen Yıldırım, İsrail konusunda asla taviz verilmemesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “Şimdi duyuyorum, niye STK’lar siyasete karışıyor. Tabi siyasete karışacaklar. Örneğin Çevre Derneği olsanız, Orman Bakanlığı’nın siyasetine karışmıyor musunuz? Karışıyorsunuz. Biz niye karışmayalım. STK’nın görevi baskı kurmaktır, hükümeti ve devleti etkilemek ister. Biz de bu anlaşma ile ilgili düşüncelerimizi de söyledik. Anlaşmaya göre parayı hibe olarak almak büyük bir tehlike. Biz bir kuruş olsa dahi bu parayı tazminat olarak alabilseydik, hukuki olarak abluka gayri resmi olacaktı.” dedi.

ANLAŞMADAN SONRA İSRAİL DAHA DA AZDI

Konuşmasının son bölümünde Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmadan sonra yaşananlara değinen Yıldırım, “Bakın İsrail ile anlaşmadan sonra Türkiye ne hale geldi. ‘Normalde sıkıştık, anlaşma yapıyoruz’ dediler. Bombalar patladı, darbe girişimi oldu, meclisi bombalandı. Bu anlaşmadan sonra İsrail daha da azdı” şeklinde konuştu.

GAZZE’YE DEĞİL AMA BÜTÜN LİMANLARA ULAŞTI

“Mavi Marmara ile dünyada ilk defa 6 milyar insan bir konuyu gördü. İsrail ilk defa canlı yayında katliam yapmış oldu” diyen Bülent Yıldırım, İsrail’in Mavi Marmara olayında İHH’yı bile yenemediğini dile getirdi. Yıldırım, “İsrail bu operasyonda bir İHH’yı yenemedi, nasıl dünyayı yenecek. Önce canlı yayında katliam yaptıklarını bilmiyorlardı. Amerika’da bile insanlar titredi kendine geldi. Dünyada ilk defa herkes bu katliamları gördü, İslam’ı konuştu. Mavi Marmara Gazze Limanı’na ulaşamadı ama dünyadaki bütün limanlara ulaştı. İsrail’in gerçek yüzü böylece deşifre oldu. Mavi Marmara İsrail’in 50 yıldır yaptığı bütün propagandayı çöpe attı. Türkiye Cumhuriyeti’nin en güzel 6 yılını yaşadık ama bu 6 yılda ilişkiler kopma noktasına geldi” dedi.