Saadet Partisi GİK Üyesi Güldül; Anayasa değişikliği konusunda ciddi endişelerimiz var

Saadet Partisi İl Divanı Toplandı. Toplantıya Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Hasan Güldal, İl Başkanı Süleyman Arslan, Gençlik Kolları Başkanı Sinan Önal, İlçe Başkanları, Kadın Kolları, MİLKO Temsilcileri ve partililer katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Arslan toplantıya katılımlarından ötürü partililere teşekkür etti.



YENİ ANAYASADAKİ BAZI MADDELER CİDDİ SIKINTILAR DOĞURUR
Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan GÜLDAL meclis gündeminde olan yeni anayasa ve başkanlık sistemi hakkında Saadet Partisi olarak bir takım endişelerinin olduğunu ifade etti;
"Bizler prensip itibariyle, yönetimde istikrarı ve adaleti tesis edecek, ülkemizi ayağa kaldıracak bir Başkanlık Sistemine ya da bugünkü ifadesiyle Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne karşı değiliz. Aksine, Türkiye'de Başkanlık Sistemi'ne ilişkin ilk öneriyi yapan Milli Görüş partileri olmuştur. Ancak Meclis'te görüşülen anayasa değişiklik teklifinde endişe verici hususlar bulunmaktadır. Özellikle Partili Cumhurbaşkanlığı, Meclis'in feshi gibi bazı düzenlemeler, gelecekte, hem ülke, hem de millet aleyhine ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bu çerçevede zikredilen tespit ve önerilerin samimi bir çaba olarak değerlendirilip ciddiyetle ele alınması ve yapılan anayasa değişikliğinin kamu vicdanında kabul görmesi için gereken düzenlemelerin yapılması en büyük temennimizdir."

TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ MECLİSTE TEMSİL EDİLMELİDİR
Anayasa'da yapılacak değişikliğin itibarını ve toplum tarafından kabulünü, "yasama, yürütme ve yargı" arasındaki "uyum ve denge" belirleyeceğini söyleyen Saadet Partisi GİK Üyesi Hasan GÜLDAL: "Bu üç erk arasındaki ilişki, 'denge ve denetleme' prensibi çerçevesinde, birinin diğeri üzerinde herhangi bir hâkimiyet veya vesayet oluşturmasına imkân vermeyecek şekilde düzenlenmelidir." Dedi.
Güçlü bir Meclis'in en önemli şartının, temsilde adaletin azami düzeyde sağlanmış olmasına bağlı olduğunu aktaran GÜLDAL "Toplumun bütün kesimlerinin temsil edildiği, görüş ve tekliflerini ifade etme imkânı bulduğu bir Meclis, toplumsal barışın sağlanmasına büyük katkı sağlayacaktır. Güçlü bir Meclis için, Siyasi Partiler Kanunu'ndaki seçim barajları tamamen kaldırılmalıdır. Böylece, TBMM, gerçek manada, 'Milli iradenin tam anlamıyla tecelli ettiği yer' olma özelliğini kazanacaktır. Yine Meclis'in, kanun yapma, bütçeyi onaylama, değiştirerek onaylama ve denetleme hakkı mutlaka korunmalıdır." Şeklinde konuştu.

CUMHURBAŞKANIN MECLİSİ FESHİNE İMKÂN TANIMAK KABUL EDİLEMEZ
Özellikle etkinliğini, saygınlığını ve gücünü korumak için TBMM'nin kendi iradesinin dışında, Cumhurbaşkanı'nın feshine imkân tanıyacak bir düzenlemeden mutlak suretle uzak durulması gerektiğini söyleyen Saadet Partisi GİK üyesi GÜLDAL, Milli Savunma, Adalet ve İçişleri gibi bazı önemli ve stratejik bakanlıklara atanacak isimlerin meclisin onayına sunulmasının, sadece mecliste değil millet nezdinde de Hükümet'e saygınlık kazandıracağını belirtti.

SÖZLÜ ve YAZILI SORU ÖNERGESİ HAKKI KORUNMALIDIR
"Bakanların önemli ve hassas konular başta olmak üzere belli aralıklarla meclisi bilgilendirmesi, icranın güvenilirliğine olumlu katkı yapacaktır. Bu amaçla Milletvekillerinin sözlü ve yazılı soru önergesi verme haklarının korunmasında büyük fayda vardır." Diyen Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Hasan GÜLDAL sözlerine şöyle devam etti: "Yine görevi sırasında haklarında ciddi suçlama bulunan Bakanlar için, "gensoru" benzeri bir soruşturma ve hesap sorma mekanizmasının varlığı, meclisin millet adına denetleme anlayışının bir gereği olarak görülmeli ve muhafaza edilmelidir."

"PARTİLİ CUMHURBAŞKANI" TOPLUMU KUCAKLAMADA EKSİKLİK OLARAK ALGILANIR
Yeni düzenleme ile gündeme gelen "Partili Cumhurbaşkanı" kavramının kamuoyunda haklı bir endişeye neden olduğunu ifade eden GÜLDAL: "Cumhurbaşkanının partisiyle ilişiğinin kesilmemesi, Cumhurbaşkanlığı makamı için elzem olan "Tarafsızlık" ve "Eşitlik" ilkelerine gölge düşürmekle kalmayacak, toplumun bütününü kucaklama noktasında eksiklik olarak algılanacaktır." Dedi.

DEĞİŞİKLİKLER BU ŞEKİLDE KABUL EDİLİRSE ÜLKEYE YAZIK OLUR
Yeni anayasa teklifi çerçevesinde üzerinde titizlikle durulması gereken en önemli unsurlardan birinin de Yargı Bağımsızlığı konusu olduğunu belirten GÜLDAL sözlerine şöyle devam etti. "Yargı, ne yasamanın ne de yürütmenin etkisinde kalmayacak şekilde düzenlenmelidir. 'Adalet mülkün temelidir.' Yargının bağımsız olmadığı bir yerde, haktan, hukuktan, adaletten bahsetmek mümkün değildir. Yargı bağımsızlığı, ülkede huzurun, barışın, kardeşliğin tesisi için olmazsa olmaz bir husustur. Saadet Partisi bu tespit ve önerilerini bir kardeşlik vazifesi olarak yapmaktadır. Şayet bu müspet öneriler dikkate alınmaz ve teklif edilen bu anayasa değişikliği olduğu gibi kabul edilirse bu ülkeye yazık olur. Yol yakınken yapılan bu samimi teklifler istikametinde gerekli düzenlemeler görüşmeler esnasında mecliste yapılmalıdır.

ÇATIŞARAK BİR YERE GİDİLMEZ
Ülkenin meselelerinin konuşarak çözülmesi gerektiğini, kavga ederek, çatışarak, inatlaşarak hiçbir yere varılamayacağını ifade eden Saadet Partisi GİK üyesi Hasan GÜLDAL: "Müzakereler esnasında mecliste yaşanan kavga görüntüleri milletimizi derinden yaralamaktadır. Siz hakkı üstün tutmazsanız, maneviyatı önemsemezseniz, nefis terbiyesini esas almazsanız varacağınız yer uçurumdan aşağıya yuvarlanmak olur. Eğer siz özünüzde hakkı üstün tutarsanız, maneviyatçı olursanız, nefis terbiyesini esas alırsanız Allah Teâlâ size hidayet verir, ferasetiniz olur ve bu iki şey neticesinde sahip olacağınız dirayet ile bütün meseleleri hikmet ile çözme imkânına kavuşursunuz. Bu iş Milli Görüşsüz olmaz. Milli Görüş orta yoldur. Temeli sevgi ve kardeşliktir. Gayesi bütün insanlığın saadetidir. 'Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya' batının bize dayattığı sakat bir zihniyetle değil, ancak Milli Görüş ile kurulur. Tek çare Saadet Partisi'nin yaptığı tekliflere itibar etmektedir." Dedi.

MASAYI DEĞİL, CENEVRE'Yİ TERK EDİN
Kıbrıs konusuna da değinen Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan GÜLDAL, Cenevre'deki tekliflerin Kıbrıs Türk halkının uluslararası anlaşmalarla ile kazandığı hukuki, fiili kazanımları ve hakları ile statüsünü kaldırmaya yönelik olduğunu, Türkiye'nin de ada üzerindeki haklarının içinin boşaltıldığını belirterek, masaya oturmanın bazı şeyleri önceden kabul manası taşıdığını ifade etti. GÜLDAL, "Türk tarafının Rumların samimiyetsizliğini, anlaşmazcı olduğunu ispat gibi bir gayretin içine girme iddiasıyla masaya oturması beyhudedir. Çünkü 50 yıldır, yüzlerce defa yapılan müzakerelerde konuşulmamış, hiçbir konu kalmamıştır. Yunanistan'ın ve Rum kesiminin samimi olmadığı, bu görüşmeler vesilesiyle yüzlerce kez ortaya çıkmıştır. Bugün sadece harita üzerinden masadan kalkmak ve bir hafta sonra yeniden masaya oturmayı konuşmak yanlış bir yaklaşımdır. O masaya bir daha dönülmemelidir. Masayı değil, Cenevre'yi de terk edin"dedi.
İlçe raporlarının alınması ve MİLKO (Milli Görüşçü Kuruluşlar) çalışma sunumları ile basına kapalı olarak devam eden toplantı, yenilen öğle yemeğinin ardından sona erdi.