+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon
37 sonuçtan 1 --- 20 arası gösteriliyor

Konu: namazla ilgili hadisler

  1. #1
    ... Kübra YILMAZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Jul 2006
    Konum
    tek suçu;büyük şehir...
    İletiler
    3,140
    Blogdaki Konular
    3

    namazla ilgili hadisler

    NAMAZLA İLGİLİ HADİS ve BİLGİLER


    Kâfirler ile mü'minler arasındaki en önemli fark namaz kılmaktır. Namaz kılmak kâfirlerden ayrılmaktır. Bu konu ile ilgili Hadîs-i Şerif'te mevcuttur. Namaz kılan kişinin imânı daimi tazelenir. Ancak devamlı ve gereği gibi kılmak farzdır.

    Namazı aklı-başı yerinde olan herkes kılmalıdır. Eğer ayağı sakat ise oturarak, elleri sakat ise kafasıyla, bedeni zorlanıyorsa gözleri ile namaz kılmak gerekir. Kabir'e girdiğimiz zaman ilk namazdan hesaba çekileceğiz. Eğer bir kimse dünya hayatında her türlü hayırlı iş yapsın ancak namaz kılmaya dursun, o kişi cennetlik dahi olsa, kılmadığı vakitler için azap görür. Başka bir deyişle namaz kılınmayan her vakit ahiret yılıyla (ya da dünya yılıyla) binlerce sene azap gerektiren günah olarak yazılır. Dikkat ediniz ki sadece bir vakit için. Şöyle bir hesap yapın kendinizce 1 gün namaz kılınmazsa, 5 vakit namaz terk ediliyor ve belkide yüzbinlerce yıllık günah yükleniyor kişiye. Bu yüzden imkânımız varken olabildiğince namaz ibâdetine çok dikkat etmeli ve sıkı sıkı sarılmalıyızki yüce yaratana hamd etmiş olalım. Yalnız burada dikkat etmemiz gereken bir olay var. Namaz ihlaslı (samimiyetle), Allah'ın rızâsını kazanmak için kılınmalıdır. Azabın şiddetleri "emrin yerine getirilmemesi" yüzündendir.

    Konuyla İlgili Bazı Hadis-i Şerifler:

    İman ile küfür arasındaki fark, Namazı kılıp kılmamaktır. [Tirmizi]

    Duâ rahmetin, abdest namazın, namaz Cennetin anahtarıdır. [Abdullah İbn. Abbas]

    Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir. [Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, 1/61]

    Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar. [Ebû Nuaym]

    Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır. [Taberani]

    Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez. [Taberani]

    Bir mümin namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları onun için açılır. Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar. Bu hâl namaz bitinceye kadar devam eder.

    Riyâzüs Sâlihîn'de zikredilen sahih bir hadis:

    Peygamber Efendimiz(s.a.v) Cebrâil (a.s.)'la giderken birisinin ötekisinin başına kocaman bir kayayı pat diye vurup, kafasını ezip parçaladığını görüyor. Parçaları yerlere saçılıyor. Fakat Allah(c.c.)'tan tekrar kafası bir araya geliyor... Tekrar vuruyor, tekrar parçalıyor... Tekrar bir araya geliyor, tekrar parçalıyor... Tabii, bu bir azab...
    Soruyor:

    - Yâ Cebrâil kardeşim, bu adam buna niçin böyle vuruyor? Bunun sebebi nedir, ne suçu var bu vurulanın?

    O zaman Cebrâil(a.s.) buyuruyor ki:
    - Yâ Rasûlallah! Bu adam bu aklıyla dünyada iken duydu, öğrendi namaz kılmanın farz olduğunu; fakat kılmadı. Onun için böyle kafasına kafasına vuruluyor." dedi.

    Bakınız ki ahirette başımıza kakılıyor. Onun kafasına öyle vuruyor ki kafa parçalanıyor ve toplanıyor ve bir daha vuruluyor. Allah(c.c) bir azab verdim mi daha nicelerini de farklı yöntemlerle helâk eder. Örneğin, cehennem azabında vücudumuz yandıktan sonra artık ölü bir deri olur üzerimizde. Ölü deri ise acıyı hissetmez. Bakın ayeti kerimeye meâlen :

    Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız;
    onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar!
    Allah dâima üstün ve hakimdir. (SÛRE-İ NİSÂ 56.âyet)

    Evet değerli mü'minler. Uyku içinde olmalyalım. Gözümüzü açalım. Bu dünyanın sonu vardır. Herşeyin başlangıcı ve sonu vardır. Sonumuzu düşünelim. Azapta yanmak ya da yanmamak bizim bu dünya da ektiğimiz tohumlar (salih amellerdir). Burada tohum ekmezsek ahirette biçemeyiz, helâk olanlardan oluruz ki Allah korusun bizleri. Ahirette "...Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak..." (SÛRE-İ EN'ÂM,27.âyet) diyenlerden olmayalım Allah korusun.Allah (c.c.)'ın bize verdiği nimetlere şükrün en iyi ifadesi ilk başta NAMAZ dır.
    Sosyofobi..

  2. #2
    Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır. [Taberani]

    Allah razı olsun....
    "İnsanları ikiye ayırıyorum:
    Seni tanıyanlar,seni tanımayanlar.
    seni tanıyanları ikiye ayırıyorum:
    Anlayanlar, anlamayanlar.
    seni tanımayanlara yabancıyım, seni anlamayanlara düşman..."

  3. #3
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Amin Demenin Fazileti

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İmam amin deyince siz de amin deyin. Zira kimin amin'i meleklerin amin'ine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir." İbnu Şihab der ki: "Resulullah (sav) amin derdi."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2526 Kaynak: Buhari, Ezan 112; Müslim, Salat 72, (410); Muvatta, Salat 44, (1, 87); Ebu Davud, Salat 172, (936);

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Buhari'de diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Kari (okuyucu) amin deyince siz de amin deyin. Zira melekler "amin" der. Kimin amin'i meleklerin aminine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2527 Kaynak: Buhari, Da'avat 63


    Cemaatin Fazileti

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cemaatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan yirmiyedi derece üstündür."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2767 Kaynak: Buhari, Ezan 30; Müslim, Salat 272

    Ravi: Ebu Musa
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Namazda en çok sevap alan kimse, en uzak olanlarıdır, yürüme yönüyle en uzaktan gelenler, imamla kılıncaya kadar namazı bekleyen kimse, hemen kılıp sonra da uyuyandan daha çok sevaba mazhardır." [Rezin ilavesidir. Derim ki bu rivayet Buhari'nin Sahih'inde mevcuttur. (Buhari, Ezan 31).]

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2768 Kaynak: Rezin

    Ravi: Osman
    Tanım: Resulallah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu: "Kim yatsıyı bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibi olur, kim de sabah namazını bir cemaat içinde kılarsa sanki gecenin tamamını namazla geçirmiş gibi olur."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2769 Kaynak: Müslim, Mesacid 260, (656); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 7, (1, 132); Ebu Davud, Salat 48, (555); Tirmiz

    Ravi: Übeyy İbnu Ka'b
    Tanım: Bir adam vardı Mescide ondan daha uzakta oturan birini bilmiyordum. Namazları da hiç kaçırmıyordu. Kendisine: "Bir eşek alsan da karanlık veya sıcak zamanlarda binsen!" denilmiştir, şu cevapta bulundu: "Evimin mescide yakın olması beni memnun etmez. Ben mescide kadar yürümelerimin, sonra da aileme dönüşlerimin sevab olarak yazılmasını diliyorum." Resulullah (sav), (Adamın bu sözünü işitince): "Allah Teala hazretleri bu isteklerinin hepsini yerine getirdi" buyurdu.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2770 Kaynak: Müslim, Mesacid 278, (663); Ebu Davud, Salat 49, (586)

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişinin cemaatle kıldığı namazın sevabı evinde ve çarşıda (iş yerinde) kıldığı namazından yirmibeş kat fazladır. Şöyle ki, abdest alınca güzel bir abdest alır, sonra mescide gider, evinden çıkarken sadece mescid gayesiyle çıkmıştır. Bu sırada attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir günahı affedilir. Namazı kıldı mı, namazgahında olduğu müddetçe melekler ona rahmet okumaya devam ederler ve şöyle derler: "Ey Rabbimiz buna rahmet et, merhamet buyur." Sizden herkes, namaz beklediği müddetçe namaz kılıyor gibidir.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2766 Kaynak: Buhari, Ezan 30, Cuma 2; Müslim, Salat 272 (649); Ebu Davud, Salat 49, (559); Tirmizi, Salat 245, (3
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  4. #4
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Havf (Korku) Namazı

    Ravi: Seki İbnu Ebi Hasme
    Tanım: Resulullah (sav) ashabına korku namazı kıldırdı. Bu maksadla ashabı arkasında iki saf yaptı. Hemen arkasında bulunan safa birinci rek'ati kıldırdı. Sonra ayağa kalktı ve arkasındakilere bir rek'at namaz kıldırıncaya kadar kıyamda kaldı. Sonra gerideki safta bulunanlar ilerledi, ön safdakiler de geriledi. Bu şekilde ilerleyenlere de bir rek'at namaz kıldırdı, Sonra gerileyenler bir rek'at namaz kılıncaya kadar yerinde oturdu. Sonra da selam verdi.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2911 Kaynak: Buhari, Megazi 31; Müslim, Müsafirin 309, (841); Muvatta, Salatu'l-Havf 1, (1, 183); Tirmizi, Salat

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2912
    Tanım: Muvatta'nın bir diğer rivayetinde şöyle gelmiştir: Korku namazı şöyledir: "İmam, beraberinde arkadaşlarından bir grup olduğu halde namaza durur, bir grup da düşmana karşı yerini alır. İmam bir rek'ati beraberindekilerle rüku ve secde ile kılar, ve ayağa (ikinci rek'ate) kalkar. Tam doğrulunca öyle kalır. Cemaat geri kalan rek'ati kendi başlarına tamamlayıp selam verirler ve oradan ayrılırlar. İmam yerinde ayakta durmaya devam eder. Namazını kılanlar düşmanın karşısında yerlerini alırlar. Namaz kılmamış olan diğerleri gelip imamın arkasında dururlar,tekbir getirerek uyarlar.İmam onlara da bir rek'at namaz kıldırır, secdeden sonra oturur ve selam verir. İmama uyan bu ikinci grup imam selam verince kalkıp, geri kalan rek'ati kılıp selam verirler."

    Kaynak: Muvatta, Salatu'l-Havf 2 (1,183)


    Ravi: Cabir
    Tanım: Biz Zaturrika'da Resulullah (sav) ile beraberdik. Koyu gölgeli bir ağacın yanına gelmiştik. Bu ağacı, altında dinlenmesi için Aleyhissalatu Vesselam'a bıraktık. (Resulullah kılıncını ağaca asıp istirahete çekilmişti ki, O'nu gizlice takip eden) müşriklerden biri gelip (asılı olan kılıncı kapıp) kınından sıyırarak (Resulullah'a): "Benden korkmuyor musun?" dedi. Aleyhissalatu Vesselam: "Hayır!" deyince: "Peki seni benden kim kurtaracak?"dedi. Efendimiz: "Allah!" diye cevap verdi. (Duruma muttali olan) ashab adamı tehdid etti. (O da kılıncı kınına koydu ve ağaca astı). Sonra namaz kılındı. Resulullah (sav) bir gruba iki rek'at kıldırdı. Bunlar geri çekildiler. Sonra ikinci grup geldi, onlara da iki rek'at namaz kıldırdı. Resulullah'ın namazı dörde tamamlanmıştı, cemaatin namazı ise iki rek'atti."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2913 Kaynak: Buhari, Megazi 31, 84, 87; Müslim, Müsafirin 307-311, (840, 843); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3,175, 17

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav) korku namazını iki gruptan birine tek rek'at olarak kıldırırken, diğer grup düşmana karşı durmuştur. Kılanlar kalkıp, düşmana dönük vaziyette, (bekleyen) arkadaşlarının yerine geçtiler, onlar da gelip (Resulullah'ın arkasına geçtiler). O da bunlara bir rek'at namaz kıldırdı, sonra da bu iki gruptan her biri birer rek'at namazlarını kaza ettiler."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2915 Kaynak: Buhari, Salatu'l-Havf 2, Megazi 31, Tefsir, Bakara 44; Müslim, Müsafirin 205, (839); Muvatta, Salatu

    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) Dacnan ile Üsfan arasında, müşriklerle sarılmış bir yere indi. Müşrikler (aralarında): "Bu müslümanların bir namazları var (topluca kılarlar), bu onlara evlatlarından da, bakirelerinden de kıymetlidir, işte bu, ikindi namazlarıdır. Hazırlığınızı yapın, üzerlerine toptan bir kerede çullanın!" dediler. Cebrail (as), Resulullah (sav)'a, gelerek ashabını iki kısma ayırmasını, onlardan bir grupla namaz kılarken diğer grubun geri tarafta ayakta beklemesini, tedbirli olmalarını ve silahlarını beraberlerine almalarını, birinci gruba bir rek'at kıldırmasını, bu kısmın birinci rekatten sonra geri çekilmesini, arkadaki grubun öne ilerlemesini, bu yeni gruba da bir rek'at kıldırmasını, böylece her bir grubun Resulullah'la birlikte birer rek'atlerinin olmasını, Resulullah'ın da böylece iki rek'at kılmış olmasını emretti."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2916 Kaynak: Ebu Davud, Salat 284, (1240, 1241); Tirmizi, Tefsir, Nisa, (3038); Nesai, Salatu'l-Havf 1, (3, 173,

    Ravi: Abdullah İbnu Üneys
    Tanım: Resulullah (sav), beni, Halid İbnu Süfyan el-Hüzeli'yi öldürmem için bulunduğu yere gönderdi. O, Urane ve Arafat taraflarında idi. "Git onu öldür!" dedi. Ben onu gördüğümde ikindi namazının vakti girmişti. Kendi kendime: "(Bu herifi öldürme işi) onunla benim arama girip namazımı geciktirmesinden korkarım" dedim. (Ara vermeden) ilerledim. Hem yürüyor hem de ima ile namazımı kılıyordum. Herife tam yaklaşmıştım ki: "Sen kimsin?" dedi. "Araplardan biriyim. Duydum ki, şu adam için asker topluyormuşsun, onun için sana katılmaya geldim!" dedim. "Evet ben bu işin içindeyim" dedi. Onunla bir müddet yürüdüm, öldürmeme imkan sağlayacak bir fırsat doğunca kılıçla tepesine bindim ve geberttim.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2917 Kaynak: Ebu Davud, Salat 289, (1249)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  5. #5
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    İstihare Namazı
    Ravi: Cabir
    Tanım: Resulullah (sav) bize, Kur'an'dan bir sure öğrettiği gibi her işte istiharede bulunmamızı öğretirdi. Derdi ki: "Biriniz bir iş yapmaya arzu duyduğu zaman, farzlar dışında iki rek'at namaz kılsın, sonra şu duayı okusun: "Allahım, senden hayır taleb ediyorum, zira sen bilirsin. Senden hayrı yapmaya kudret taleb ediyorum, zira sen vermeye kadirsin, Rabbim yüce fazlını da taleb ediyorum. Sen herşeye kadirsin, ben acizim. Sen bilirsin, ben cahilim. Sen gayıbları bilirsin. Allahım, eğer biliyorsan ki bu işi bana dinim, hayatım ve sonum için -veya hal-i hazırda ve ileride demişti- hayırlıdır, bunu bana takdir et ve yapmamı kolay kıl. Sonra da onu hakkımda mübarek kıl. Eğer bu işin, bana dinim, hayatım ve akibetim için -veya hal-i hazırda ve ileride dedi- zararlıdır, onu benden çevir, beni de ondan çevir. Hayır ne ise bana onu takdir et, sonra da bana onu sevdir!" Hz. Cabir dedi ki: "Bu duadan sonra yapacağı işi zikrederdi."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 3079 Kaynak: Buhari, Da'avat 48, Teheccüd 25, Tevhid 10; Ebu Davud, Salat 366, (1538); Tirmizi, Salat 394, (480);


    Tesbih Namazı

    Ravi: İbnu Abbas ve Ebu Rafi
    Tanım: Resulullah (sav) Abbas İbnu Abdilmuttalib (ra)'e dediler ki: "Ey Abbas, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapmayayım mı? Sana bağışta bulunmayayım mı? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatırlatmasını) yapmayayım mı. Eğer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarını önceki-sonraki, eskisi-yenisi, hataen yapılanı-kasden yapılanı, küçüğünü-büyüğünü, gizlisini-alenisini yani hepsini affeder. Bu on haslet şunlardır: Dört rek'at namaz kılarsın, her bir rek'atte Fatiha süresi ve bir süre okursun. Birinci rek'atte kıraati tamamladın mı, ayakta olduğun halde onbeş kere "Subhanallahi velhamdülillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber" diyeceksin. Sonra rüku yapıp, rükuda iken aynı kelimeleri on kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onları onar kere söyleyeceksin. Sonra başını secdeden kaldıracaksın, onları onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra başını kaldırır, bunları on kere daha söylersin. Böylece her bir rek'atte bunları yetmişbeş defa söylemiş olursun. Aynı şeyleri dört rek'atte yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada birkere yap, haftada yapamazsan her ay da bir kere yap. Ayda olmazsa yılda bir kere yap. Yılda da yapamazsan hiç olsun ömründe bir kere yap."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 3081 Kaynak: Ebu Davud, Salat 303, (1297, 1299); Tirmizi, Salat 350, (482); İbnu Mace, İkamet 190, (1386, 1387)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  6. #6
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Namaz ve Hutbede Kıraat

    Ravi: Ubeydullah İbnu Ebi Rafi
    Tanım: (Emevi halifelerinden) Mervan, Ebu Hüreyre, (ra)'yi Medine'ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cumayı kıldırdı ve birinci rek'atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cuma süresini okudu, ikinci rek'atte Ve iza caeke'l-Münafikun'u okudu. Dedi ki: "Ben Resulullah (sav)'ın bunları okuduğunu işittim."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2869 Kaynak: Müslim, Cuma 61, (877); Ebu Davud, Salat 242, (112); Tirmizi, Salat 374, (519)

    Ravi: Semüre İbnu Cündüb
    Tanım: Resulullah (sav) cum'ada Sebbihisme Rabbike'l-A'la ve Hel etake hadisu'l-Gaşiye sürelerini okurdu.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2870 Kaynak: Ebu Davud, Salat 242, (519); Nesai, Cum'a 39, (3, 111,112)

    Ravi: İbnu Abbas
    Tanım: Resulullah (sav) cuma günü sabah namazında Elif-lam mim Tenzil'i birinci rek'atte; Hel Eta'yı da ikinci rek'atte okurdu. Cuma namazında da Cuma ve Münafikun surelerini okurdu.

    kütüb-i Sitte Hadis No : 2871 Kaynak: Müslim, Cuma 64, (879); Ebu Davud, Salat 218, (1074); Tirmizi, Salat 375, (520); Nesai, Cuma 38, (3,


    Ravi: Ümmü Hişam Bintu Harise İbnu'n-Nu'man
    Tanım: Kaf ve'l Kur'ani'l-Mecid suresini, cuma günü minber üzerinden her cum'ada okurken Resulullah (sav)'ın kendi dillerinden aldım.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2872 Kaynak: Müslim, Cuma 52, (873); Ebu Davud, Salat 229, (1100); Nesai, Cuma 28, (3,107)

    Ravi: Ya'la İbnu Ümeyye
    Tanım: Resulullah (sav)'ı minberde: "... (Zuhruf 77) diye okurken işittim."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2873 Kaynak: Buhari, Tefsir, Zuhruf 2, Bed'ü'l-Halk 6, 10; Müslim, Cuma 49, (871); Ebu Davud, Huruf 1, (3992); Ti
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  7. #7
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Akşam Namazı


    Ravi: Mervan İbnu'l-Hakem
    Tanım: Bana Zeyd ibnu Sabit (ra) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısaru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın Tula't-Tuleyeyn'i okuduğunu işittim." (Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tüla't-Tuleyeyn nedir? Bana "el-A'raf, öbürü de "el-En'am" diye cevap verdi.")
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2543 Kaynak: Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170)

    Ravi: Ümmü'l-Fadl
    Tanım: Resulullah (sav)'ın akşam namazında ve'l-mürselati urfen suresini okuduğunu işittim. Bundan sonra artık bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kıldırmadı.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2544 Kaynak: Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 78); Ebu Davud, Salat 1

    Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav), A'raf süresiyle akşamı kıldırdı. Süreyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2545 Kaynak: Nesai, İftitah 67, (2,170)

    Ravi: Cübeyr İbnu Mut'im
    Tanım: Resulullah (sav)'ı akşam namazında et-Tur süresini okurken işittim.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2546 Kaynak: Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tür 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23,

    Ravi: Ebu Osman en-Nehdi
    Tanım: İbnu Mes'ud (ra)'un arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2547 Kaynak: Ebu Davud, Salat 133, (815)

    Ravi: Abdullah İbnu Utbe İbni Mes'ud
    Tanım: Resulullah (sav) akşam namazında Ha-mim-ed-Duhan süresini okudu.
    kütüb-i Sitte Hadis No : 2548 Kaynak: Nesai, İftitah 66, (2,169)

    Ravi: Ebu Abdillah es-Sunabihi
    Tanım: Hz. Ebu Bekr (ra)'in hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım, ilk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa sürelerden birer süre okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. Ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbena la tuziğ kulübena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab" (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet. SDen çok lutfedenlerdensin) ayetini okuduğunu işittim.
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2549 Kaynak: Muvatta, Salat 25 (1,79)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  8. #8
    "Kafirlerle aramızdaki fark namazdır. Kim onu terkederse muhakkak ki kafir olmuştur." (Tirmizi, Nesei, Ahmed, İbn-i Mace) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    "Kişiyle şirk arasındaki engel namazın terkidir." (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

    "İkindi namazını geçiren kimsenin salih ameli boşa gitmiştir." (Buhari, Müslim)

    "Kim bilerek namazı terkederse, Allah'ın teminatından uzaklaşmıştır." (Ahmed, Beyhaki)

    (Münziri Tergib ve Terhib'inde: "Ahmed b. Hanbel'in bu hadisin rivayet senedindeki raviler güvenilir kişilerdir, fakat senedindeki Maçhul, hadisi rivayet eden Ümmü Eymen'den hiçbir hadis nakletmemiştir." dedi.)

    Ceriri, Abdullah b. Şakik'den, o da Ebu Hureyre radiyallahu anh'den; o şöyle demiştir:

    "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabeleri namazı terketmek hariç, hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    Ebu Hureyre radiyallahu anh'den;

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    "Kıyamet günü kul önce namazlarından ötürü hesaba çekilir. Eğer namazları tam ise mutlu ve kazanmış kişi olur. Şayet namazları fasit (bozuk) ise kaybetmiş ve hüsrana uğramış kişilerden olur." (Tirmizi rivayet etti ve bu hadise hasen sahih dedi. Nesei de rivayet etmiştir.)

    "İnsanlarla La İlahe İllallah Muhammedun Rasulullah'a şehadet edip namazı eda edinceye ve zekatı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunu yaparlarsa benden, Allah'ın hakkı müstensa mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Onların gizli halleri Allah'a aittir." (Buhari, Müslim)
    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  9. #9
    İbn-i Abbas radiyallahu anh diyor ki:
    "Namazı zayi etmek, onu tamamıyla terketmek manasında olmayıp, belki vaktinden çıkarmaktır."

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
    "Kafirlerle aramızdaki fark namazdır. Kim onu terkederse muhakkak ki kafir olmuştur." (Tirmizi, Nesei, Ahmed, İbn-i Mace) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    "Kişiyle şirk arasındaki engel namazın terkidir." (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

    "İkindi namazını geçiren kimsenin salih ameli boşa gitmiştir." (Buhari, Müslim)

    "Kim bilerek namazı terkederse, Allah'ın teminatından uzaklaşmıştır." (Ahmed, Beyhaki)

    (Münziri Tergib ve Terhib'inde: "Ahmed b. Hanbel'in bu hadisin rivayet senedindeki raviler güvenilir kişilerdir, fakat senedindeki Maçhul, hadisi rivayet eden Ümmü Eymen'den hiçbir hadis nakletmemiştir." dedi.)


    Hz. Ömer radiyallahu anh şöyle demiştir:
    "Bilinmelidir ki namazı zayi edenin İslamdan nasibi yoktur."

    Eyub'us Sahtiyani bu söze benzer bir söz söylemiştir.


    Ceriri, Abdullah b. Şakik'den, o da Ebu Hureyre radiyallahu anh'den; o şöyle demiştir:
    "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabeleri namazı terketmek hariç, hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi) (Hakim ve Zehebi bu hadis için sahih dediler.)

    İbn-i Hazm rahimetullahi aleyh şöyle demiştir:
    "Şirkten sonra, vakti çıkartılarak geciktirilen namazdan ve haksız yere bir müslümanı öldürmekten daha büyük günah yoktur."

    Ebu Hureyre radiyallahu anh'den;
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
    "Kıyamet günü kul önce namazlarından ötürü hesaba çekilir. Eğer namazları tam ise mutlu ve kazanmış kişi olur. Şayet namazları fasit (bozuk) ise kaybetmiş ve hüsrana uğramış kişilerden olur." (Tirmizi rivayet etti ve bu hadise hasen sahih dedi. Nesei de rivayet etmiştir.)

    "İnsanlarla La İlahe İllallah Muhammedun Rasulullah'a şehadet edip namazı eda edinceye ve zekatı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Eğer bunu yaparlarsa benden, Allah'ın hakkı müstensa mallarını ve kanlarını korumuş olurlar. Onların gizli halleri Allah'a aittir." (Buhari, Müslim)


    Ebu Said radiyallahu anh'den:
    "Bir adam, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:
    "Ya Rasulallah! Allah'tan kork!" dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ise buna karşılık şöyle dedi:
    "Yazıklar olsun sana! Ben, yeryüzünde insanların Allah'tan en çok korkanı değil miyim?"
    Bunun üzerine Halid b. Velid:
    "İzin ver de şu adamın boynunu vurayım" dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    "Hayır. Belki o, namaz kılanlardandır." buyurdu. (Buhari, Müslim)

    Abdullah b. Amr radiyallahu anh'den,
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.
    "Kim namazını muhafaza etmezse, onun için bir nur, bir delil ve bir kurtuluş sebebi olmaz ve kıyamet gününde bu kişi Karun, Firavun, Haman ve Übeyy b. Halef ile beraber haşrolunacaktır."

    (Ahmed, Darimi, İbn-i Hıbban, Taberani) (Münziri Tergib ve Terhib'inde, bu hadis için sahih dedi.)

    قال الشاعر : ليس اليتيم الذي قد مات والده إن اليتيم يتيم العلم والأدب

  10. #10
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Akşam Namazının Nafilesi

    Ravi: Enes
    Tanım: Müezzin akşam ezanını okuduğu zaman Resulullah (sav) ashabından bir grup kalkıp mescidin sütunlarına doğru koşup Resulullah (sav) (evinden) çıkıncaya kadar akşamdan önce ikişer rek'at nafile kılıyordu. (Müslim'in rivayetinde şu ziyade var: "Bazan bir yabancı gelip mescide girecek olsa, namaz kılanların çokluğunu görünce, akşamın farzını kılınmış zannederdi.")

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2955 Kaynak: Buhari, Ezan 14, Salat 95; Müslim, Müsafirin 303, (837); Nesai, Ezan 39, (2, 28, 29)

    Ravi: Abdullah İbnu Mugaffel el-Müzeni
    Tanım: Resulullah (sav) dediler ki: "Akşamdan önce iki rek'at namaz kılın." (Efendimiz) sonra, insanların bunu bir sünnet yapmasından korkarak "Dileyen kılsın" dediler."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2956 Kaynak: Ebu Davud, Salat 300, (1281); Buhari, Teheccüd 36, İ'tisam 27; Müslim, Müsafirin 304, (838)

    Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav)'la birlikte, akşam namazından sonra hane-i saadetlerinde iki rek'at (nafileyi) kıldım.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2958 Kaynak: Tirmizi, Salat 320, (432)


    Ravi: Ka'b İbnu Ucre
    Tanım: Resulullah (sav) Beni Abdi'l-Eşhed mescidinde akşam namazını kılmıştı. Cemaat, farzı bitirince nafileyi kılmaya başladı. Bunu gören Resulullah: "Bu, evlerin namazıdır" buyurdular. (Nesai'de şu ifade vardır: "Size, bu namazı evlerde kılmanız gerekir.")

    Kütüb- i Sitte Hadis No : 2959 Kaynak: Ebu Davud, Salat 304, (1300); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 1, (3,198, 199)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  11. #11
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birinizin Harre'nin sırtında namaz kılması, onun için cuma günü oturup oturup da imam hutbeye başlayınca gelip cemaatin omuzlarını yararak cemaate katılmasından hayırlıdır."

    Kütüb- i Sitte Hadis No : 2874 Kaynak: Muvatta, Cuma 18, (1, 110)


    Ravi: Mu'az İbnu Enes
    Tanım: Tirmizi'de Mu'az İbnu Enes'ten merfu olarak şu rivayet kaydedilmiştir: "Cuma günü kim cemaatin omuzlarını yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur."
    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2875 Kaynak: Tirmizi, Salat 369, (513)


    Ravi: Cabir
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, cuma günü kardeşini kaldırıp sonra da yerine oturmasın. Lakin: "Açılın" desin."

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2876 Kaynak: Müslim, Selam 27-30, (2178)


    Ravi: Nafi'
    Tanım: İbnu Ömer (sav)'i işittim, diyordu ki: "Resulullah (sav) kişinin bir başkasını kaldırarak yerine oturmasını yasakladı." Nafi'ye: "Bu yasak cum'aya mı mahsus?" diye soruldu. "Cum'a ve diğer günlerde!" diye cevap verdi.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2877 Kaynak: Buhari, Cuma 20, İsti'zan 31,32; Müslim, Selam 28, (2177)


    Ravi: Mu'az İbnu Enes
    Tanım: Resulullah (sav), cuma günü imam hutbe verirken hubve tarzında oturmayı yasakladı.

    Kütüb-i Sitte Hadis No : 2878 Kaynak: Ebu Davud, Salat 234, (1110); Tirmizi, Salat 370, (514)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  12. #12
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Hadis No : 2918 Ravi: İbnu Ömer
    Tanım: Resulullah (sav) ile birlikte iki rek'at öğleden evvel, iki rek'at sonra, keza iki rek'at cum'adan sonra, iki rek'at akşamdan sonra, iki rek'at yatsıdan sonra namaz kıldım. Akşam ve yatsı(dan sonrakiler) evinde idi.

    Kaynak: Buhari, Teheccüd 29, 25, 34, Cuma 39; Müslim, Müsafirin 291, (729), Cuma 71, (882); Muvatta, 69, (1,

    Hadis No : 2919 Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sünnette gelen oniki rek'ate kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder. Bu oniki rek'atin: Dördü öğleden önce, ikisi öğleden sonra, ikisi akşamdan sonra, ikisi yatsıdan sonra, ikisi de sabahtan önce."

    Kaynak: Tirmizi, Salat 206, (414); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 66, (3, 260); İbnu Mace, İkamet 100, (1142)


    Hadis No : 2920 Ravi: Aişe
    Tanım: İki namaz var ki, Resulullah (sav) bunları ne gizli ne de aleni olarak seferde ve hazerde hiç terketmedi: Sabahtan önce iki rek'at, ikindiden sonra iki rek'at.

    Kaynak: Buhari, Mevakitu's-Salat 33, 73; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 300, (835); Ebu Davud, Salat 290, (1253)


    Hadis No : 2921 Ravi: Ali
    Tanım: Resulullah (sav) sabah ve ikindi hariç her namazın arkasında iki rek'at (nafile) namaz kılardı.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 299, (1275)



    Hadis No : 2922 Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav) nafilelerden hiçbirine, sabah namazının iki rek'atlik nafilesi kadar aşırı ilgi göstermemiştir.

    Kaynak: Buhari, Teheccüd 27; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 96, (725); Ebu Davud, Salat 291, 292, (1264, 1258);


    Hadis No : 2923 Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Sizi, atlılar tardedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rek'ati terketmeyin.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 291, 292, (1264, 1258)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  13. #13
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    Bayram Namazları

    Hadis No : 3022 Ravi: İbnu Abbas
    Tanım: Resulullah (sav) bayram günü çıkıp iki rekat namaz kıldırdı. Ne bunlardan önce ne de bunlardan sonra başka namaz kıldırmadı.

    Kaynak: Buhari, Iydeyn 8, 16, 18, 26, 32, Ezan 161, Zekat 21, 33, Tefsir, Mümtahine 1, Nikah 124, Libas 56,


    Hadis No : 3023 Ravi: Aişe
    Tanım: Resulullah (sav), fıtr (ramazan) ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rekatte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rekatte ise, iki rüku tekbirinden başka beş (ziyade) tekbir getirirdi.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 252, (1149, 1150)

    Hadis No : 3024 Ravi: Kesir İbnu Abdillah (an ebihi an ceddihi)
    Tanım: Resulullah (sav) bayramlarda birinci rek'atte kıraatten önce yedi kere tekbir getiriyordu, ikinci rek'atte de kıraatten önce beş kere tekbir getiriyordu.

    Kaynak: Tirmizi, Salat 386, (536)

    Hadis No : 3025 Ravi: Cabir İbnu Semüre
    Tanım: Resulullah (sav) ile birlikte, birçok kereler bayram namazını ezansız ve ikametsiz kıldım.

    Kaynak: Müslim, Iydeyn 7, (887); Ebu Davud, Salat 250, (1148); Tirmizi, Salat 384, (532)


    Hadis No : 3026 Ravi: Nafi'
    Tanım: İbnu Ömer (ra) dedi ki: "Resulullah (sav), Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekr (ra), bayram namazlarını hutbeden önce kılarlardı."

    Kaynak: Buhari, Iydeyn 7, 8; Müslim, Iydeyn 8, (888); Tirmizi, Salat 383, (631); Nesai, Iydeyn 9, (3, 183)


    Hadis No : 3028 Ravi: Ubeydullah İbnu Abdillah İbni Utbe İbni Mes'ud
    Tanım: Hz. Ömer (ra), Ebu Vakid el-Leysi (ra)'ye sordu: "Resulullah (sav) kurban ve ramazan bayramlarında ne kıraat buyururdu?" "Resulullah bu namazlarda Kaf ve'l-Kur'ani'l-Mecid, İkterebeti's-saatu ve'n-Şakka'l-Kameru sürelerini okurdu" diye cevap verdi.

    Kaynak: Müslim, Iydeyn 14, (891); Muvatta, Iydeyn 8, (1, 180); Ebu Davud, Salat 252, (1154); Tirmizi, Salat


    Hadis No : 3029 Ravi: Nu'man İbnu Beşir
    Tanım: Resulullah (sav), bayramlarda ve cumada Sebbihi'sme Rabbike'l-A'la, Hel etake hadisu'l-ğaşiye okurdu. Bazan cuma ve bayram bir günde birleşirlerdi. Resulullah bu surelerin her ikisini de (cuma ve bayram) namazlarında birlikte okurdu.

    Kaynak: Müslim, Cum'a 62, (878); Muvatta, Cuma 19, (1, 111); Ebu Davud, Salat 242, (1122,1123); Tirmizi, Sal



    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  14. #14
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,400
    Blogdaki Konular
    5
    CEHRİ OKUMA

    Hadis No : 2558 Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: (Kur'an) her bir namazda okunur. Resulullah (sav) bize hangilerini işittirmişse biz de size işittiriyoruz. Hangilerini de gizlemişse biz de size gizliyoruz.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 129, (797); Nesai, İftitah 58, (2, 163); Buhari, Ezan 104; Müslim, Salat 43, (396)

    Hadis No : 2559 Ravi: Ebu Katade
    Tanım: Resulullah (sav) bir gece (evinden) çıkmıştı. Hz. Ebu Bekr (ra)'e uğradı. Alçak sesle namaz kılıyordu, Hz. Ömer (ra)'e uğradı, o da yüksek sesle namaz kılıyordu." Ravi der ki: "Resulullah'ın yanında toplanınca Aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ey Ebu Bekr sana uğradım sen sessizce namaz kılıyordun." Ebu Bekr: "Ben konuştuğum Zat-ı Zülcelal'e sesimi işittirdim ey Allah'ın Resulü!" cevabını verdi. Hz. Ömer'e de: "Sana da uğradım. Sen yüksek sesle namaz kılıyordun!" dedi. O da şu cevabı verdi: "Ey Allah'ın Resulü! Uyuklayanı uyandırıyor, şeytanı da uzaklaştırıyordum." (Hadisin metni Ebu Davud'a ait. Hasan Basri rivayetinde der ki: "Resulullah (sav) Hz. Ebu Bekr'e: "Ey Ebu Bekr sen sesini biraz yükselt" dedi. Hz. Ömer'e de; "Sesini sen de biraz alçalt!" buyurdu.")

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 315, (1329); Tirmizi, Salat 330, (447)

    Hadis No : 2560 Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Ebu Hüreyre (ra)'den yapılan rivayette, bu kıssa aynen zikredilir, ancak Hz. Ebu Bekr'e: "Sesini biraz yükselt", Hz. Ömer'e de: "Sesini biraz alçalt" dedi" cümleleri zikredilmez." Fakat şu ziyadede bulunur: "Ey Bilal seni, şu sureden ve şu sureden okurken işittim" dedi. (Bilfil) cevaben: "(Kur'an) tatlı bir kelam, Allah onu kısım kısım yapıp bir araya getirdi" dedi. Sonunda Resulullah (sav): "Hepiniz isabet ettiniz!" buyurdular.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat, 310, (1330)

    Hadis No : 2561 Ravi: el-Beyazi
    Tanım: Resulullah (sav) namaz kılmakta olan insanların yanına geldi. Kıraatte sesleri yüksekti. Hemen: "Namaz kılan kimse Rabbine münacaatta (hususi konuşmada) bulunuyor demektir. Öyleyse ne şekilde münacaatta bulunduğuna dikkat etsin. Kur'an'ı birbirinize cehren okumasın!" dedi.

    Kaynak: Muvatta, Salat 29, (1, 80); Ebu Davud, Salat 310, (1332)

    Hadis No : 2562 Ravi: Ebu Hüreyre
    Tanım: Resulullah (sav)'ın geceleyin kıraati bazan yüksek sesle, bazan da alçak sesle olurdu.

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 310, (1328)

    Hadis No : 2563 Ravi: Abdullah İbnu Şeddad
    Tanım: Hz. Ömer (ra)'in: "Ben üzüntü ve hüznümü yalnız Allah'a açarım..." mealindeki ayeti (Yusuf 86) okurken (boğuk boğuk çıkan) sesini en arka safta olduğum halde işittim.

    Kaynak: Buhari, Ezan 70, (Bab başlığında senetsiz olarak zikreder)

    Hadis No : 2564 Ravi: Semüre İbnu Cündüb
    Tanım: Namazda iki sekte hatırımda kaldı. Biri, imam "Allahuekber" dedikten kıraata başladığı ana kadar geçen sektedir. Diğeri de Fatiha ve zamm-ı sureyi okuyup bitirince rükuya gitme sırasındaki sektedir. (Hadisi rivayet eden Hasan Basri) der ki: "Bunun üzerine İmran İbnu Husayn ona karşı çıktı (ve tek sekte olduğunu söyledi). Sonunda Medine'ye Übeyy (İbnu Ka'b)'e yazıp sordular. (Übeyy verdiği cevapta) Semüre'yi tasdik etti. (Bir diğer rivayette, "...Kıraatten çıkınca bir sekte" denmiştir. Bir diğer rivayette: "...İftitah tekbiri alınca ve kıraatten çıkınca" denmiştir.)

    Kaynak: Ebu Davud, Salat 123, (777, 778, 779); Tirmizi, Salat 186, (251); İbnu Mace, İkamet 12, (844, 845)
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  15. #15
    Taner PINAR
    Misafir

    Allah'ın En Sevdiği Namaz

    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Allah'ın en sevdiği namaz, Davud'un namazıdır. O, gecenin yarısında uyur. Üçte birini namazla geçirirdi ve son altıda birisini uyurdu."[1]
    Müslüman kardeşim! Revatib denilen nafile namazları unutma. Bunların da büyük fazileti vardır. Nitekim, bir gün bir gecede on iki rekat (nafile) namaz kılan için, cennette bir köşk yapılır. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah için, her gün farzın dışında, nafile olarak on iki rekat namaz kılsın da Allah ona cennette bir ev yapmasın."[2]










    [1]
    Muslim.

    [2]
    Muslim.





    Güzelce bir abdest almanın ve ona devam etmenin, günahlara kefaret olduğunu, günahları, vücuttan çıkardığını ve onun sebebiyle dereceleri yükselttiğini de unutma. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Bir müslüman güzel bir abdest aldıktan sonra namaz kılsın da Allah bununla ondan sonraki namaz arasındaki günahları affetmesin."[1]
    "Kim böyle bir abdest alırsa, günahları bağışlanır. Onun namazı ve camiye kadar yürümesi nafile olur."[2]
    "Kim güzel bir abdest alırsa günahları, tırnaklarının altından çıkacak şekilde, vücudundan çıkar gider."[3]
    Her müslümanın, ister imam, ister cemaat, ister tek başına olsun, Hz. Peygamber'in "Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz, öyle namaz kılın."[4] sözüne göre hareket etmek için, onun namaz kılmadaki usulüne dikkat etmesi gerekir.
    Namazında, Peygamber'inin Sallallahu aleyhi vesellem yolunda yürüdüğünü hisseden kul, ona uymuş olmanın tadını duyar. Hangi sevgi, Rasûllah'in adımlarını takip etmekten daha büyüktür?
    Yüce Allah aziz kitabında şöyle buyurmuştur:
    "Ey Peygamber De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Bağışlayan esirgeyendir"
    (Âl-i İmrân: 3/31)
    Ebû Eyyûb el-Ensârî Radıyallahu anh şöyle demiştir: Rasûlullah'ın Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurduğunu duydum: "Kim emredildiği şekilde abdest alır ve emredildiği şekilde namaz kılarsa, geçmiş günahları bağışlanır."[5]
    Namaz kılmakla şu sonuçlar elde edilir: Rahatlık, huzur, mutluluk, ruh temizliği, günahların örtülmesi, sevapların artması, derecelerin yükselmesi, çirkin ve kötü şeylerden uzak olma, her zaman yüce Allah'la irtibat halinde olma.
    Allah Peygamber'imiz Muhammed'e, ailesine sahabîlerine salât ve selâm etsin. [6]


    [1]
    Muslim.

    [2]
    Muslim.

    [3]
    Muslim.

    [4]
    Buhârî.

    [5]
    Sahihtir. Nesâî.

    [6]
    Abdullah Yolcu, Namaz, Guraba Yayınları El Broşürleri.

  16. #16
    Taner PINAR
    Misafir

    Namazın Tarifi

    Namaz (salât)ın dildeki asıl anlamı, duadır. Meselâ Arapça "Sallâ aleyhi" yani ona hayır duada bulundu denilir.
    Allah'ın salâtı, temize çıkarmak ve övmek; meleklerin salâtı ise dua demektir.
    Namaz (salât) dinî bir terim olarak, farz ve sünnetleriyle, rükû, secde, kıyâm, istikbal-i kıble gibi belirli hareketleri olan, Allah'a mahsus bir ibadettir. Birtakım şartları, rükünleri, farz ve sünnetleri vardır.
    Namaz, dini ayakta tutan direktir. Direk yıkılırsa, ona dayanan yapı da yıkılır. O, Allah'ın farz kıldığı ilk ibadettir, en büyük bedeni ibadettir. Allah'ın onu, diğer ibadetler gibi yeryüzünde ve Cebrail vasıtasıyla farz kılmaması, derecesinin yüksekliğini göstermektedir. Allah onu, kendisiyle Peygamber'i Sallallahu aleyhi vesellem arasında bir vasıta olmaksızın farz kılmıştır. Bu ise Miraç gecesi, yedi kat göğün üstünde olmuştu. Önemi sebebiyle yüce Allah onu elli vakit olarak farz kılmış, sonra onu bir gün ve gecede (24 saatte) beş vakte indirmiştir. O, fiiliyatta beş olmakla birlikte mizanda ellidir.
    Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "Gerçekten ben, (evet) ben Allah'ım. Benden başka ilâh yoktur. Onun için bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl."
    (Tâhâ, 20/14)
    "Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, hayır işleyin ki felâh bulabilesiniz."
    (Hac, 22/77)
    "Namaz, müminler üzerine belirli vakitlerde yazılı bir farzdır."
    (Nisâ, 4/103)
    "Söyle iman etmiş olan kullarıma, namazı kılsınlar."
    (İbrahim, 14/31)
    Peygamberimiz Sallallahu aleyhi vesellem de şöyle buyurmuştur:
    "İşin başı İslâm, direği namaz, zirvesi de cihattır."[1]
    "İslâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan ayında oruç tutmak, imkân bulanın Beyt'i haccetmesi."[2]
    Namaz, erkek veya kadın, hür veya köle, zengin veya fakir, mukim (ikamet eden) veya yolcu, sağlıklı veya hasta, ergenlik çağına ulaşmış, akıllı her müslümana farzdır. Aklı yerinde olduğu sürece, hastadan ölünceye kadar namaz kılma yükümlülüğü kalkmaz. O, bir gün ve gecede (24 saatte) beş defadır. Yüce Allah şöyle buyurur:
    "Namaz, müminler üzerine belirli vakitlerde yazılı bir farzdır."
    (Nisâ, 4/103)
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem Muâz'ı Radıyallahu anh Yemen'e gönderirken şöyle buyurmuştu:
    “Onlara, Allah'ın her gün ve gecede beş vakit namazı farz kıldığını bildir."[3]
    Beş vakit namaz şunlardır:

    [1]
    Tirmizî.

    [2]
    Buhârî ve Muslim

    [3]
    Buhârî.

  17. #17
    Taner PINAR
    Misafir

    Namazın Tarifi

    1- Sabah namazı: İki rekattır. Vakti, sabahın aydınlığının güneşin doğduğu yerde ortaya çıkmasından yani fecr-i sadığın (sabaha karşı doğu ufkunda tan yeri boyunca genişleyerek yayılan aydınlık) doğmasından başlar. Güneşin doğuşuna kadar sürer. Son vaktine kadar geciktirilmesi caiz değildir.
    2- Öğle namazı: Dört rekattir. Vakti, güneşin tepe noktasını geçip batıya doğru kaymasından başlar, her şeyin gölgesi, zevalin gölgesinden sonra bir misli oluncaya kadar devam eder.
    3- İkindi Namazı: Dört rekattır. Vakti, öğlenin vaktinin sona ermesinden sonra başlar, güneşin sararmasına kadar sürer, zaruret dışında, son vaktine kadar geciktirilmesi caiz değildir.
    4- Akşam namazı: Üç rekattir. Vakti, güneşin yuvarlığı battıktan hemen sonra başlar ve şafak kızıllığının kaybolmasıyla sona erer. Ancak; zaruretten dolayı son vaktine bırakılabilir.
    5- Yatsı namazı: Dört rekattır. Vakti akşam namazının vakti sona erdikten sonra başlar, gece yarısına kadar sürer. Ondan sonrasına bırakılmaz.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Öğlenin vakti, güneş zevale vardığı zamandan başlayarak, bir kimsenin gölgesi uzunluğu kadar oluncaya kadar yani ikindinin vakti girmediği müddetçedir, ikindinin vakti güneş sararmadığı müddetçedir, akşam vakti şafak kaybolmadığı müddetçedir. Yatsı namazının vakti mutedil uzunluktaki gecenin yarısına kadardır; sabah namazının vakti tan yeri ağardıktan sonra, güneşin doğmasına az kalıncaya kadar devam eder."[1]
    Bu arada, beş vakit farz namazlarla birlikte kılınan revâtib sünnetleri, teheccüd namazı, vitir namazı, teravih namazı, iki rekattır kuşluk namazı, iki rekatlık tahıyyetu'l-mescid, iki rekat abdest namazı, tövbe namazı, yolculuktan dönenin kıldığı namaz, istihare namazı, küsüf ve Hüsûf namazları (Güneş ve ay tutulması esnasında kılınan namaz), Cumanın sonraki sünneti, Beyti atîki tavaftan sonra kılınan iki rekatlik namaz, ezanla Kâmet arasında kılınan namaz gibi sünnet ve müstehap olan namazlar vardır.
    Namazın bazı şartları vardır. Bunların namaz kılanda bulunması gerekir. Namaz kılan bunlardan birisini terkederse, namazı olmaz:
    1- Müslüman olmak: Kâfirin namazı geçersizdir.
    2- Akıllı olmak: Akılsız olana namaz farz değildir.
    3- Ergenlik çağına ulaşmak: Bülûğa ermedikçe çocuğa namaz farz değildir.
    4- Küçük ve büyük hadesten taharet: Küçük hades, abdesti gerektiren her şeydir. Büyük hades, cünüplükten dolayı gusletmeyi (boy abdesti) almayı gerektiren her şeydir.
    5- Beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması.
    6- Vaktin girmesi: Namaz ancak vakti girince farz olur. Vakti girmeden kılınırsa geçersizdir.
    7- Setr-i avret: Avret yerlerinin temiz elbiselerle örtülmesidir.
    8- Niyet: Niyetin yeri kalptir. En iyisi, iftitah tekbiriyle birlikte yapılmasıdır.
    9- İstikbal-i Kıble (namaz kılarken kıbleye yönelmek): Kıble, Mekke-i mükerreme'deki Kâbe'dir.
    Namaz, kalpteki inanç, dildeki konuşma, kıraat, tesbih getirme, tehlîl (lâ ilâhe illa'llah demek) ve tekbir (Allahu ekber demek), rükû ve secde gibi organlarla yapılan davranışlardan tutun da, necasetlerden maddi temizliğe ve şirk ve küfürden manevî temizliğe kadar, kulluğun bütün türlerini kapsar.
    Namazın bazı rükünleri vardır. Bunlar: Kıyâm iftitah tekbiri (namaza başlarken "Allahu ekber" demek), Fatiha'yı okumak, rükû ve ondan doğrulmak, yedi organ (alın ve burun, eller dizler ve ayak parmakları) üzerinde secde yapmak, secdeden doğrulmak, iki secde arasında oturmak, bütün rükünlerde tume'nine (bir miktar beklemek), tertîb, son teşehhüt ve onun için oturmak, Peygamber'e Sallallahu aleyhi vesellem salât getirmek ve iki defa selâm vermek.
    Namaz, ergenlik çağına ulaşmış ve akıllı müslümana, korku, hastalık ve yolculuk durumunda bile, her türlü halinde farzdır. İster yatakta, ister oturarak ister yatarak, gücünün yettiği şekilde namazı kılar, Hatta sadece, gözü veya kalbiyle işaret etmek suretiyle kılabiliyorsa, öyle yapar. Aklı olduğu sürece, namaz yükümlülüğü üzerinden düşmez.
    Namaz, kulun yüce Rabbi'yle kurduğu bir irtibattır. Sen gizlice konuşmak üzere Rabbinin huzurunda durursun, o da seninle konuşur, ona dua edersin, o da duanı kabul eder. Müslümanın namazı temiz olarak eda etmesi; her gün, Rabbinin huzurunda temiz, huşûlu, itaatkar ve mütevazi olarak, nimetlerinden dolayı Allah'a şükretmek, kendisine lûtfetmesini istemek ve günahlarının bağışlanmasını dilemek üzere durması gerekir.
    Namazın anahtarı, bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olması, hadeslerden temizliktir. Onda huşûlu olmak ve kalp huzuru şarttır.
    Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "Namazlara dikkat edin, özellikle orta namaza ve kalkın Allah için divan durun." (Bakara, 2/238)
    "Gerçekten felah buldu müminler. onlar namazlarında huşûludurlar." (Müminûn, 23/1-2)
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Hiçbir müslüman yoktur ki farz bir namazın vakti geldiğinde, o namazı güzel bir abdest alarak huşûsuna
    [1] Muslim.

  18. #18
    Taner PINAR
    Misafir

    Namazın Tarifi

    ve rükûsuna dikkat ederek kılsın da büyük günah işlemedikçe, o namaz ondan önceki günahların kefareti olmasın. Bu, her zaman için böyledir"[1]
    Abdullah b. eş-Şihhîr şöyle demiştir:
    "Rasûlullah'ı Sallallahu aleyhi vesellem namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı, göğsünde, tencere sesi gibi bir ses vardı"[2]
    Namaz, vücut temizliğiyle başlar ve ruh temizliğiyle sona erer. Kim onu hakkıyla eda ederse, Allah'ın onu cennete koymaya sözü vardır. Onu yerine getirmeyenlere sözü yoktur. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Beş vakit namazı, Allah kullara farz kılmıştır. Bunları yerine getirip hiçbirini kaçırmayan ve bu namazların hakını hafife almayan kimseyi Allah cennete koymaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler hakkında böyle bir sözü yoktur. Dilerse azap eder, dilerse onu cennete koyar"[3]
    Namaz, edepsizlikten ve kötü şeylerden alıkoyar. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "O kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz, kötü ve iğrenç şeylerden meneder. Elbette Allah'ı anmak, en büyük ibadettir. Allah, ne yaptığınızı bilir" (Ankebut, 29/45)
    Namaz, günahları örter, Allah iki namaz arasındaki ve önceki günahları, onun sayesinde bağışlar.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Büyük günah işlenmedikçe, beş vakit namaz kendi aralarında, cuma namazı diğer cumaya kadar, Ramazan öbür Ramazan'a kadar, arada işlenen günahları örterler."[4]
    "Hiçbir müslüman yoktur ki farz bir namazın vakti geldiğinde, o namazı güzelce abdest olarak huşû ve rükû ile kılsın da, büyük günah işlemedikçe o namaz ondan önceki günahların kefareti olmasın. Bu, her zaman için böyledir."[5]
    Yüce Allah namazla dereceleri yükseltir ve günahları yok eder. Onu beklemek, Allah yolunda nöbet tutmak demektir. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Size, Allah'ın günahları ne ile sildiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini bildirmemi ister misiniz?" Sahabiler:
    “Elbette”, dediler. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem:
    "Güçlüklere rağmen, güzelce abdest almak, mescidlere giden adımları çoğaltmak ve namazdan sonra öbür namazı beklemek. İşte sizin Allah yolunda nöbet tutmanız budur. İşte sizin Allah yolunda nöbet tutmanız budur."[6]
    Namaz, Cennette, Nebi Sallallahu aleyhi vesellem ile birlikte olma sebeplerinin en önemlilerindendir.
    Rabia b. Kâb el -Eslemî Radıyallahu anh şunu anlattı: Bir gece Rasûlullah'ın yanında kaldım. Ona abdest suyunu ve ihtiyaç duyduğu şeyleri getirdim. Bana:
    "Benden bir şey iste" dedi. Ben de:
    “Cennette seninle birlikte olmak isterim”, dedim. O:
    "Bundan başka bir şey de olabilir" dedi. Ben:
    “Onu istiyorum”, dedim. Bunun üzerine Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem:
    "O zaman çok secde etmek suretiyle bana yardımcı ol" dedi.[7]
    Namaz, kıyamet günü, hakkıda sorgu yapılacak şeydir.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Kıyamet günü, kulun ilk hesaba çekileceği şey, namazdır. Eğer o düzgün olursa, diğer amelleri de düzgün olur, şayet o bozuk olursa, diğer amelleri de bozuk olur."[8]
    Namaz, dünyadan ayrılırken ve ölümüne sebep olan hastalığında son nefeslerini alıp verirken, Peygamber'in yaptığı son tavsiyeydi. O şöyle diyordu:
    "Namaza ve sağ ellerinizin sahip olduklarına önem verin, onları ihmal etmeyin."[9]
    Allah bize namaza dikkat etmemizi emretmiştir. Yüce Allah şöyle buyurdu:
    "Namazlara dikkat edin, özellikle orta namaza... kalkın Allah için divan durun" (Bakara, 2/238)
    "Gerçekten felâh buldu müminler. Onlar namazlarında huşûludurlar." (Müminun, 23/1, 2)
    Namaz, dinden gidecek olanların sonuncusudur. Dinin son şeyi giderse, ondan hiçbir şey kalmaz. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "İslam'ın kulpları birer birer yıkılacak, bir kulp yıkılınca, insanlar sonrakine tutunacaklar, bunların ilk yıkılanı, yönetim, sonuncusu da namazdır"[10]

    [1] Muslim.

    [2] Sahihtir. Ebû Dâvud.

    [3] Sahihtir. Ebû Dâvud.

    [4] Muslim.

    [5] Muslim.

    [6] Muslim

    [7] Muslim

    [8] Sahîhu'l-Câmi': 2537.

    [9] Sahihtir. İbn Mâce.

    [10] Sahihtir. İmam Ahmed.

  19. #19
    Taner PINAR
    Misafir

    Namazın Tarifi

    Allah bizi namazı ihmal etmekten sakındırmış ve ihmal edenlerle ona karşı gevşek davrananları yermiştir. Yüce Allah onu ihmal edenlerin sonunu şu sözlerle bildirdirmiştir:
    "Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı ihmal ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük bulacaklardır." (Meryem, 19/59)
    "Her can, kazandığıyle (Allah katında) rehin alınmıştır. Yalnız kitapları sağdan verilenler hariç, onlar cennetler içinde sorarlar: Suçluların durumunu: "Sizi şu yakıcı ateşe ne sürükledi?" Onlar da derler ki "Biz namaz kılanlardan olmadık." (Müddesir, 74/38-43)
    "O gün gerçek ortaya çıkar ve secdeye davet edilirler; o vakit güçleri yetmez. Gözleri düşmüş, kendilerini bir zillet sarmış bulunur. Halbuki o secdeye onlar sağ salimken davet olunuyorlardı." (Kalem, 68/42-43)
    Namaz, müslümanın parolası, müminin alâmetidir.
    Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, sizin din kardeşinizdirler. biz bilen bir kavme âyetleri böyle uzun uzun açıklıyoruz." (Tevbe, 9/11)
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Kişi ile küfür arasındaki fark, namazı terketmektir." [1]
    Yine Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Bizlerle onların (münafıkların) arasındaki ahit, namazdır. Kim onu terkederse kâfir olur."[2]
    Namazı terkedenin İslâm'dan nasibi yoktur. Kasıtlı olarak onu terkeden kâfir olur. Yüce Allah şöyle buyurdu:
    "Yalnız ona yönelin ve O'ndan korkun; namazı kılın ve Allah'a ortak koşanlardan olmayın." (Rûm, 30/31)
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Hiçbir farz namazı bile bile bırakma. Çünkü kim bir farz namazı kasıtlı olarak (yani unutmak gibi meşru bir mazeret olmaksızın) bırakırsa zimmet kendisinden uzaklaşmış olur."[3]
    Abdullah b. Ömer Radıyallahu anh bir gün, Rasûlullah'a Sallallahu aleyhi vesellem namazdan bahsetti, Hz. Peygamber de şöyle buyurdu:
    "Kendisine dikkat edene namaz, kıyamet gününde nur, delil ve kurtuluş vesilesi olur. Kim namaza dikkat etmezse, onun için ne bir nur, ne bir delil ne de kurtuluş vardır. O kimse, kıyamet günü, Kârun, Firavun, Hamân ve Ubeyy b. Halef'le birliktedir"[4]
    Yüce Allah bizi, onun vaktini geciktirmemeye teşvik eti; namazı geciktiren ve vaktinde kılmayı ihmal edenlere azap edeceğini söyledi. O şöyle buyurdu:
    "Şu namaz kılanların vay haline! ki onlar, namazlarından gaflet ederler." (Mâûn, 107/2-5)
    Âyette geçen "gaflet edenler", çıkıncaya kadar namazın vaktini geciktirenlerdir. Ya onu tamamen terkedenin hali nicedir!
    Abdullah b. Mes'ûd Radıyallahu anh şu rivayet eti: Rasûlullah'a:
    “Yüce Allah hangi ameli daha çok sever?” diye sordum. O da şöyle cevap verdi:
    "Vaktinde namaz kılmayı"[5]
    Yüce Allah bize, küçük çocukların namaza alışmış olarak yetiştirilmelerini ve on yaşına geldiklerinde, namaza dikkat etmezlerse dövülmelerini emretmiştir. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    “Çocuklarınıza yedi yaşına gelince, namaz kılmalarını emredin, on yaşına geldiklerinde bu yüzden onları dövün."[6]
    Bir namazı kaçıran, ailesini malını kaybetmiş gibi olur. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Kim bir namazı kaçırırsa, o ailesini ve malını kaybetmiş gibidir."[7]
    Namaz, kulun dünya ve ahiretteki yolunu aydınlatan ışık ve kurtarıcıdır.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Temizlik imanın yarısıdır. El-Hamdulillah mizanı doldurur, "Subhanallah" ve "el-Hamdulillahı" göklerle yerin arasını doldurur, namaz nurdur, sadaka (zekat) delildir. Sabır ışıktır. Kur'an, senin lehine ve aleyhine olan hüccettir (kanıttır)."[8]
    Namaz, Allah'ın rahmetinin inme sebeplerinden birisidir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "Namazı kılın, zekâtı verin, Peygamber'e itaat edin ki rahmete erdirilesiniz." (Nûr, 24/56)
    Hayatın sıkıntılarına sabretmek, ancak namaza dikkat edenlerin dayanabileceği bir şeydir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

    [1] Muslim

    [2] Sahihtir. Tirmizî.

    [3] Sahihtir. İbn Mâce.

    [4] Sahihtir. İmam Ahmed.

    [5] Müttefekun aleyh.

    [6] Sahihtir. Ebu Dâvud.

    [7] Sahihu't-Terğib ve't-terhib: 576.

    [8] Muslim.

  20. #20
    Taner PINAR
    Misafir

    Namazın Tarifi

    "Doğrusu insan hırslı (ve huysuz) yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokundu mu sızlanır. Kendisine hayır dokundu mu (yoksullara) yardım etmez (sıkı sıkı tutar). Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır. Onlar ki, namazlarını sürekli kılarlar." (Meâric, 70/19-23)
    Namaz, sıkıntı ve güçlüklerde kula yardım demektir.
    Yüce Allah şöyle buyurdu:
    "Sabırla, namazla (Allah'tan) yardım dileyin, şüphesiz bu, (Allah'a) saygı gösterenlerden başkasına ağır gelir." (Bakara, 2/45)
    Rasûlullah'ı birşey üzdüğünde veya müslümanların başına bir musibet geldiğinde, namaz kılar ve şöyle derdi:
    "Bilâl! Kalk. Bizi namazla rahatlat."[1]
    Namaz, rahatlık, huzur ve mutluluk demektir. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyururdu:
    "Benim mutluluğum namazdadır."[2]
    Huşu ile ve alçak gönüllü bir şekilde kılınan namaz, müslümanı Allah'a yaklaştırır, iğrenç ve kötü şeylerden meneder. Onda Allah azze ve celle'yi anmak, ruhun cesetteki konumu gibidir. Yüce Allah şöyle buyurdu:
    "Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz, kötü ve iğrenç şeylerden meneder. Elbette Allah'ı anmak, en büyük ibadettir. Allah ne yaptığınızı bilir." (Ankebût, 29/45)
    Mescidlerde cemaatle birlikte namaz kılmak -şer'î bir özür bulunması hali hariç- bütün müslüman erkeklere farzdır.Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
    "Namazı kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber (Allah'ın huzurunda eğilenlerle beraber) eğilin." (Bakara, 2/43)
    Cemaatle camide namaz kılmak, cennete girme sebebidir. Nitekim bunu Nebi Sallallahu aleyhi vesellem haber vermiştir: "Kim (namaz için) mescide gider gelirse, her gidip gelişinde, Allah ona cennetteki konağını hazırlar"[3]
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
    "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece üstündür."[4]
    Beş vakit namazın farzları dışında, müslümanın en faziletli namazı evinde kıldığıdır. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Cemaat! Evlerinizde de namaz kılın. Çünkü farz namaz dışında, kişinin kıldığı en faziletli namaz evinde kıldığıdır."[5]
    Beş vakit namaz günahları siler.
    Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Ne dersiniz? Sizden birinin kapısı önünden bir nehir aksa ve o kişi, her gün beş defa bu nehirde yıkansa, kendisinde kir diye bir şey kalır mı?" Sahabiler:
    “Böyle birisinin bedeninde hiç kir kalmaz”, dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Beş vakit namaz da böyledir. Yüce Allah bu namazlar sebebiyle kulun hatalarını siler." [6]
    Yine Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Beş vakit namaz aralarındaki (günahlara) kefarettir."[7]
    Namazdan sonra namazı beklemek, meleklerin namaz kılanlar için af dilemelerine sebeptir. Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
    "Sizden biri, namazdan ayrılmadığı sürece hep namazda gibidir. Namaz kıldığı yerden kalkıp gitmediği veya abdesti bozulmadığı sürece melekler şöyle derler: Allah'ım! Onu bağışla ve ona acı."[8]


    [1] Sahihtir. Ebû Dâvud.

    [2] Sahihtir. Nesâî.

    [3] Muslim.

    [4] Buhârî.

    [5] Buhârî.

    [6] Muslim.

    [7] Sahihu't-Terğib ve't-terhib.

    [8] Buhârî.
    Abdullah Yolcu, Namaz, Guraba Yayınları El Broşürleri.

+ Konuyu Yanıtla
2 / 1 12 SonSon

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •