ÇİLLER'DEN ERBAKAN'LI FETÖ CEVABI

Eski başbakanlardan Tansu Çiller, FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu tarafından kendisine sunulan sorulara yazılı yanıt verdi.






Eski başbakanlardan Tansu Çiller, FETÖ'nün birtakım dış odaklar ve çevrelerce maşa olarak kullanılmak üzere korunduğunu belirterek, "Bir 'üst akıl' olmadan bu kadar gaddarca bir darbe hazırlığı ve uygulaması içine girmeleri mümkün görülmemektedir." dedi. FETÖ mensuplarının 1990'lı yıllarda devlet kadrolarına sinsice sızmalarının mümkün olduğuna işaret eden Çiller, "Ne var ki bu sızmalar, ülke gerçeğine uygundur ve olağanüstü oranlarda değildir." diye konuştu.

Çiller, TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun yazılı 16 sorusuna 19 sayfalık cevap gönderdi.

Tansu Çiller, cevabında, Refah-Yol Hükümeti'ne yönelik FET֒nün yayın organı Zaman gazetesinde yer alan "beceremediniz artık bırakıp gidin" manşetini, o günün şartlarında basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdiğini, ancak geriye baktığında FETÖ'nün duruşunun basın özgürlüğü dışında bir yanı olduğu kanaatine vardığını söyledi.

Çiller, Fetullah Gülen'in siyasi tercihlerine ilişkin "Fetullah Gülen siyasi tercihlerinde genelde merkez solun daha solunda ve uçta olan partiler ile merkez sağın daha sağında ve uçta olan partilerle işbirliğinden çekinirdi. Nitekim, merkez soldan DSP ve merkez sağdan ANAP ilk dönemlerde Fetullah Gülen'le temas kuran partiler olarak gözlemlenmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Gülen'in merkez sağın daha sağındaki partilerle görüşleri örtüşse bile, bu partilerden uzak durmasının kendi menfaatlerini koruma içgüdüsü ile izah edilebileceğini belirten Çiller, bu gözleminin de Gülen'in, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi gibi partilerden bilinçli olarak uzak durması ile somutlaştığını kaydetti.

NECMETTİN ERBAKAN'DAN UZAK TUTTU
FETÖ'nün kendisini Necmettin Erbakan'dan uzak tuttuğunu ifade eden Çiller, "Bu uzaklık merhum Erbakan'dan kaynaklanmamakta idi. Zira, merhum Erbakan bütün mütedeyyin kesimleri ve cemaatleri kucaklayan bir tutum içinde idi. Fetullah Gülen'i bunun dışında tutmak gibi özel bir gayretinin olduğunu söylemek doğru olmaz. Bunu merhum Erbakan'ın kendisi de bizzat ifade etmiştir." ifadesini kullandı.
FETÖ'nün yayın organı Zaman gazetesinde Refahyol Hükümeti'ni düşürme yönündeki çağrıları yadırgamadığını belirten Çiller, "Post modern darbe sürecini yönlendiren koalisyon içinde Fetullah Gülen örgütünün de olduğu ve kendi gazeteleri, kendi televizyonu ve toplumun, eğitimin ve belki devletin diğer kurumlarının içine serpiştirilmiş elemanları ile bu koalisyonun katalizörü ve temel unsurlarından birisi olduğu kanaatine varıyorum. 28 Şubat sürecinde Fetullah Gülen'le görüşmem olmamıştır." dedi.

TSK İLE İLGİLİ TALEPTE BULUNMADI
Başbakanlığı döneminde Fetullah Gülen'in kendisini ziyaret ettiğini, bazı sosyal aktivitelerde bir araya geldiklerini ve bu ortamlarda devlet protokolünün farklı mensuplarının da bulunduğunu vurgulayan Çiller, Gülen'in bu görüşmelerde kendisinden Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilişkin taleplerde bulunmadığını söyledi.
FETÖ'nün 90'lı yıllarda, kurumsallaştığı, süratle büyüdüğü, himmet paraları ile devasa finansal güç oluşturduğu iddialarının gerçekle örtüşmediğini savunan Çiller, örgütün finans kurumu Bank Asya'nın da 1996 yılında kurulduğunu belirtti.
"Terörün amacı siyasidir ve dış etkenleri içerir. Bu noktada dış politika öne çıkar." diyen Çiller, terörle mücadele ve güvenlik politikaları için istihbaratın da çok önemli olduğunu, istihbaratın başarıya ulaşmasında ise istihbarat kurumlarının güncel sorunlar etrafında koordineli çalışmalarının önemli olduğunu ifade etti.
FETÖ mensuplarının 1990'lı yıllarda devlet kadrolarına sinsice sızmalarının mümkün olduğuna işaret eden Çiller, "Ne var ki bu sızmalar, ülke gerçeğine uygundur ve olağanüstü oranlarda değildir. Bu nedenle bazı birimlerde FETÖ'nün söz sahibi olduğuna ilişkin değerlendirmeye katılmak mümkün değildir. Özellikle kurmay subayların yetiştirildiği Harp Akademilerine 1990'lı yıllarda FETÖ sempatizanlarının sızması, sonraları ile mukayese edilemeyecek kadar, hatta yok denecek kadar azdır." dedi.

KENDİLERİNİ GİZLEDİKLERİ
Çiller, inanç, ibadet ve vicdan özgürlüğü önündeki bazı engeller sebebiyle, insanların dini inançlarının icaplarını yerine getiremedikleri, kendilerini gizledikleri ve bu sebeple emniyet teşkilatı, ordu kadroları başta olmak üzere, kamu kurumlarına ancak takiyye yaparak girebildikleri yaklaşımında gerçeklik payı bulunduğunu söyledi.
Çiller, "FETÖ/PDY kalkışması sonrasında halk nezdinde asker ve polisle ilgili istenmeyen bir imaj söz konusu olmuştur. Bu durumun ülkenin geleceği açısından tehlikeli sonuçları vardır. Neticede ülkenin güvenliği bu iki kurum tarafından sağlanmaktadır. Bu nedenle asker ve polisle ilgili olumsuz imajın silinmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır." önerisinde bulundu.