Asgari ücretli umut bekliyor

Asgari ücret için geri sayım başlarken Saadet Partisi Kırıkkale İl Başkanı Faruk Vurgun, asgari ücret politikaları ve komisyona teklif edilen zam oranları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Siyasi iktidara seslenerek, asgari ücret zammının açlık sınırı değil, yoksulluk sınırı hedef alınarak yapılması gerektiğini söyledi.

ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YAPILMALI
Asgari ücretin açlık sınırına yükseltileceği yönündeki açıklamaları eleştiren Vurgun, “Asgari ücret açlık sınırına çıkartılacak diye, işçiler de dâhil, herkes davul zurna bayram yapıyor. Peki, ‘Asgari ücret açlık sınırına çıkarılacak’ demek ne oluyor, ‘Biz sizin aç olduğunuzu biliyorduk ama bir şey yapmıyorduk. Şimdi maaşınızı açlık sınırına çıkardık. Karnınızı doyurabilirsiniz’ demek oluyor. Böyle komedi olmaz” açıklamasında bulundu.

DOYURMAK OLARAK GÖRÜLMEMELİ
Asgari ücretin sadece karın doyurmak olarak görülmemesi, kişinin ve ailesinin diğer ihtiyaçlarını da karşılayacak düzeyde olmasının gerektiğini kaydeden Vurgun, “Evin kirası var. Yol parası var, okul giderleri var, evin diğer ihtiyaçları var. Bunları kim, nereden, nasıl karşılayacak peki. Onu da borç alarak karşılayacak. Nasıl olsa bankalar kredi veriyor, limitleri de arttırdık, oradan karşılarsın. Bu aldatmaktır” diye konuştu.

KURTARMAK HEDEF OLMAZ
Hükümetlerin asıl yapması gerekenin asgari ücreti yoksulluk sınırı üzerine çıkartmak gerektiği olduğunu ancak buna yönelik adımlar atılmadığını ifade eden Vurgun, Milli Görüş iktidarı döneminde asgari ücret politikalarının bu yönde olduğunu belirtti. Vurgun, şunları kaydetti: “Hedef kendi insanını yoksulluktan kurtarmak olmalı. İnsanları açlıktan kurtarmak hedef olmaz. Peki, kim yapacak, kim düşünecek bunu? Ancak Milli Görüşçüler. Biz bunun geçmişte örneğini verdik. Erbakan Hocamız iktidara geldiği zaman ilk attığı adım bu yönde idi. Milli Görüşün en önemli özelliğinden biri hakiki kalkınmayı sağlamak, bunu yurt geneline yaymak ve milli gelirin adil şekilde dağılımını gözetmek idi.”

EN ÖNEMLİ KONUMUZ
Vurgun, “Milli Görüş’ün hedeflerinden en önemlilerinden biri sanayileşmek. Bir diğeri ise milli gelirin adil dağılımı hedefidir. Çalışan insan milli gelirden adil bir pay almıyorsa ‘bana ne o kalkınmadan’ der. Hem işçi kesiminde hem de memur kesiminde ücretlerini adil bir seviyeye çekmek gerekiyor” dedi.

ZAM KONUSUNDA ENDİŞE ETMESİN
Vurgun, hükümetlerin memur ve işçi maaşlarının artışı konusunda ‘bunu nasıl karşılayabiliriz’ endişesi taşıdıklarını da belirterek, “Hükümetlerin farkına varamadıkları şey şu. Onlar zam yaparken ‘biz bunu nasıl karşılayabiliriz’ endişesiyle hareket ediyorlar. Şunu hiç düşünmüyorlar. İnsanlara geçimlerini rahat sağlayacak kadar bir ücret verdiğiniz takdirde ekonomi mekanizmaları itibarıyla tahminlerinizin çok üstünde bir hamle yapar. Parayı alan insan, ihtiyaçlarını karşılamak için harcayacak. İç piyasaya çok büyük bir etkisi olacak. Amerika 2006-2007’lerde krize girdiğinde karşılıksız herkese bin dolar para dağıttı. Toplamda 300 milyar doları dağıttı. Bu, piyasaya büyük bir canlılık getirdi ve iki üç misline katlandı” diye konuştu.