Kurusıkı tabancayla düello yapan ülke…


29 Ekim'de, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamaktansa, Erbakan Hoca'nın doğum gününü kutlayan bazı İslamcı arkadaşlar, 10 Kasım'da da, aynı Erbakan'ın, “Aziz Atatürk, bu millet yaptıklarınızı asla unutmayacaktır” temennisini paylaştılar.

Hoşluklar memleketi…

Hoca'nın kinaye yaptığını düşünerek, “Aziz Atatürk, bu millete, o kadar büyük kötülükler yaptınız ki, millet yaptıklarınızı asla unutmayacaktır” mealinden, yarı şaka yarı ciddi ortama sokuşturanlar da vardı tabi.

Hoca'yı tanıyorduk, iki yüzlü değildi, ne demek istiyorsa açık açık derdi.

Bir gün çıkıp, “Atatürk yaşasaydı, Refah Partisi'ne oy verirdi”demedi mi, dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, 10 Kasım törenlerinde dinlerken, Erbakan'ı hatırladım.

“Atatürk'ün adını anmaya hakkınız yok, siz kim, Atatürk kim?” dedi, Erdoğan.

Cumhurbaşkanı'nın yerinde olsaydım, “Atatürk, Türk tipi başkanlık sisteminin ilk başkanıydı” diye de eklerdim.

***

Görüyorum ki, İslamcılar, Erbakan zamanında, Atatürk'ü, Kemalistlerin elinden alamadılar ama bu sefer kararlılar; “Yeni Türkiye”nin kurucu kahramanı olmayı sürdürecek, Atatürk…

Yalnız bir sorun var, onu çözmemiz gerekiyor.

Madem “Yeni Türkiye” tanımı ilk kez Nutuk'ta yapılıyor, bu “Yeni Türkiye”nin eskisi nerededir, ne haldedir, daha da önemlisi, ne kadar eskimiştir, önce bunu cevaplamamız lazım.

***

İslamcılar, “Eski Türkiye”nin hangi tarih aralığında yaşadığını söylemedikleri müddetçe, sadece seçim kazanmakla geçirecekler ömürlerini.

Kemalistler de “Yeni Türkiye” tarihini 1923'ten başlatıp 2002'desonlandırdıkları müddetçe, bir tane bile seçim kazanamayacaklar, bunu bilmeleri lazım.

***

Ben şöyle zannetmişim;

İslamcıların, “Yeni Türkiye” dedikleri şey, Kemalistlerin “Yeni Türkiye” dedikleri şeyin öncesindeki şeydir, Kemalistlerin “Eski Türkiye” dedikleri şey de, İslamcıların, “Yeni Türkiye” dedikleri şeydir.

Zaten Kemalistler, İslamcıların, “Eski Türkiye'yi” parlatıp, “Yeni Türkiye” diye pazarladıklarını söylemişlerdi.

Biraz karışık oldu tabi, paniklemeyin hemen, düşünüp taşınıp bir yolunu bulacağız elbet.

***

İslamcıların, yeni ve eski Türkiye arasındaki güncellemeyi yapma konusunda daha şanslı olduklarını düşünüyorum, ben…

Ne de olsa “meşveret meclislerinden” geliyorlar.

Kemalistleri anlamak mümkün değil, kendileriyle gurur duymaları gerekirken anlamsız bir asabiyet içindeler, galiba jakoben ahlakın, “Dövüyorsam sebebi var, anlamaya çalış!” hastalığını atamadılar, bir türlü…

***

Kemalistler, Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşı'nı, laik Cumhuriyet'in teminatı olarak kabul ederken gösterdikleri hoşgörüyü, İslamcı liderlerin, laik sistemi sindirmelerine karşı neden göstermiyorlar ki…

“Mustafa Keser'in askerleriz” diyen Gezi matrakçılarıyla gülüp eğlendikleri kadar, İslamcı brokerleri de anlayışla karşılasalar ya…

Bıraksınlar, Atatürk'ün İslam'a hizmet ettiği kadar, İslamcılar da Kemalizm'e hizmet etsinler, işkillenecek ne var?

***

Şu kötü kıyastan kendimi men ederim, lakin her geçen yıl Anıtkabir'inziyaretçileri artıyormuş, ne güzel işte…

Tesadüf olsa gerek, Hacca gidenlerin sayısında da büyük artış var, peki ne yapacağız şimdi, kutuplaşıyor muyuz acaba?

Esas mesele şu; aynı zamanda hem Anıtkabir'e, hem de Haccagidenlerin sayısında düşüş var, buna çözüm bulmak lazım.

İslamcılar daha şanslı diyorum, çünkü teklifleri var, “Değiştirelim bu tarihi, Atatürk'ü, din düşmanıymış gibi algılanmaktan kurtaralım” diyorlar.

Eğer Kemalistler müsaade ederlerse, İslamcılar, dindar bir Atatürk'ü sevmeye hazırlar, buradan ilan etmiş olayım.

Atatürk'ün özel hayatını da, “Herkes istediği gibi yaşar, kimse kimsenin hayatına müdahale edemez” demokratlığıyla kabul ettiler zaten.

Faruk Aksoy
http://www.yenisafak.com/yazarlar/fa...n-ulke-2034073