Ülkemiz ateş çemberi ile kuşatıldı


Saadet Partisi Ankara İl Başkanlığı’nın Aylık İl Divanı’nda konuşan Saadet Partisi Ankara İl Başkanı Hüseyin Hacıabdullahoğlu gündeme yönelik önemli açıklamalarda bulundu.


Saadet Partisi Ankara İl Başkanlığı, aylık il divan toplantısını Saadet Partisi Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Partililerin yoğun katılım gösterdiği toplantıda Saadet Partisi Ankara İl Başkanı Hüseyin Hacıabdullahoğlu gündeme yönelik önemli açıklamalarda bulunduğu bir konuşma yaptı. Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin iki ana hedefinden birinin İslam dinini yok etmek diğeri ise Türkiye’yi parçalamak olduğunu belirten Hacıabdullahoğlu, sömürü ve savaş saltanatlarının yıkılmaması için İslam’a karşı savaş sürdürüldüğünü, Siyonizm’in sömürü ve vahşeti önünde İslam dinini en büyük engel gördükleri gibi en büyük engel gördükleri ülkenin de Türkiye olduğunu, Türkiye’nin her gün güçlendiğini bu gücünü sosyal, siyasal, ekonomik ve savunma gücünden almadığını, güçlenmesinin tüm Müslümanların yüzünü Türkiye’ye dönmesi ile olduğunu dile getirdi.

Hacıabdullahoğlu, “Ülkemiz ateş çemberi ile kuşatıldı. İçte ve dışta savaş halindeyiz. Ülke hızla bir kaos ortamına sürükleniyor. Can, mal, gıda, Ülke güvenliği tehdit altındadır. Gelecekle alakalı ufkumuz karartıldı. Bu travma ile istikbal inşa edilemez. Millet olarak doğru teşhis yapıp milli değerler etrafında bütünleşerek doğru tedavi planlarını hep beraber hayata geçirmenin seferberliği zamanıdır” dedi.



“ATEŞ ÇEMBERİNDEYİZ”

Ülkenin bir kaos ortamına sürüklendiğinin buna karşı milletimizin 15 Temmuz’da ki bütünleşmenin de ötesinde bir birlik oluşturması gerektiğini vurgulayan Hacıabdullahoğlu, “Ülkemiz ateş çemberi ile kuşatıldı. İçte ve dışta savaş halindeyiz. Ülke hızla bir kaos ortamına sürükleniyor. Can, mal, gıda, Ülke güvenliği tehdit altındadır. Gelecekle alakalı ufkumuz karartıldı. Bu travma ile istikbal inşa edilemez. Millet olarak doğru teşhis yapıp milli değerler etrafında bütünleşerek doğru tedavi planlarını hep beraber hayata geçirmenin seferberliği zamanıdır” diyerek konuştu.Suriye meselesine de değinen Hacıabdullahoğlu İslam coğrafyasının 100 yıl evvel cetvelle şekillendirildiğini oluşturulan devletçiklere sömürü sistemlerinin yerleştirildiğini, Suriye’nin de bu devletlerden biri olduğunu kaydeden Hacıabdullahoğlu şunları söyledi: “Özgürlükler adına ABD’nin müdahalesi, Türkiye’nin çığırtkanlığı, muhaliflere destekleri ile başlatılan süreç sonunda Suriye felaketler ülkesine dönüştü. Suriye küresel güçlerin çıkar planlarının kesişim noktasıdır. Mesele ne Esat meselesi, ne Suriyelinin özgürlük meselesidir. Bunu yöneticilerimize anlatamadığımız için Türkiye’yi de tehdit eden tufan Suriye de kopartıldı. Bu şartlarda Suriye’ye girmek zorunda bırakıldık. Allah askerimize zeval vermesin.”

“MANEVİ OLMAYAN EĞİTİM MİLLİ OLAMAZ”

Yeni eğitim öğretim yılı ile de ilgili açıklamalarda bulunan Hacıabdullahoğlu, mevcut iktidar döneminde beş Milli Eğitim Bakanının değiştiğini ancak milli bir eğitim politikası ortaya koyamadıklarını ifade eden Hacıabdullahoğlu şunları söyledi: “Maalesef genç nesil israf ediliyor. Manevi eğitimi olmayan hiçbir eğitimin milli olma şansı yoktur. Bütün medeniyetlerin temelinde din vardır. Nesillerine din eğitimi vermeyenlerin medeniyet iddiaları yok demektir. Medeniyet iddiası olmayanların başkalarının sahte medeniyetlerine ve o başkalarına mahkûm olmaları kaçınılmazdır.”

“ZALİMLERİN HEDEFİNDE TÜRKİYE VARDIR, MİLLİ GÖRÜŞ VARDIR”

Hacıabdullahoğlu, şunları kaydetti: “İslam dünyası zulüm ve işgallerle boğuştukça yüzünü 625 yıl o dünyaya bayraktarlık yapan Türkiye’ye çeviriyor. Onun için Afrika da bazı köylerin camilerinin avlusunda Türk Bayrağı dalgalanıyor. Onun için 15 Temmuz gecesi İslam dünyası sabaha kadar Türkiye için dualar etti. İşte bu güç küresel zalimleri korkutuyor. Tarihi, coğrafi, inanç değerlerimiz bizi en güçlü yapacak olan değerlerdir. Bu güç Yeniden Büyük Türkiye’nin ve Yeni Bir Dünya’nın kurulmasına yetecek güçtür.47 yıldır bunu anlatmaya çalışıyoruz. Bunun için küresel zalimlerin hedefinde Türkiye vardır, Milli Görüş vardır.”

TÜRKİYE’NİN “MİLADI” 1908 DARBESİDİR

17 Aralık tarihinin FETÖ soruşturmalarında milat ilan edilmesinin hukuki olmadığını ifade eden Hacıabdullahoğlu, “Türkiye’nin “Miladı” 1908 Darbesidir. Küresel zalimlerle, Siyonistlerle iş birliği yapanlar yönetime el koydular. Kısa sürede imparatorluğu paramparça ettiler. Süreç sonunda 1918’de Haum Nahum Doktrini resmen, fiilen yürürlüğe konularak ülke müstemlekeci köle rejimine mahkûm edildi. Bu köle rejimi 1 asırdır yoluna devam ediyor. 1996 yılında, bana ne Baş Haham Haum Naum’un doktrininden, bana ne Siyonist üssü Amerika’dan diyen Erbakan geldi. Yeniden Büyük Türkiye için ilk adım atıldı. Cristopher’ın talimatına uyan beşli çetenin ve yerli işbirlikçilerin mahareti ile Haum Nahum’un fabrika ayarlarına tekrar dönüldü. İşte milletin miladı ortadadır” dedi.