Gülen’in müctehidi YAŞ’mış

1990–1997 yılları arasında FET֒nün ordu yapılanmasında imamlık görevini yapan Araştırmacı-yazar Said Alpsoy, Fetullah Gülen’in 28 Şubat sürecinde omurgasız ve kişiliksiz bir tutum sergilediğini belirterek, “Refah Partisi’ni yerle bir etsinler, Erbakan’ın canını okusunlar diyerek çok zalimane ve şeytanî yaklaşımda bulundular” dedi.






RÖPORTAJ: MUHAMMET BİNİCİ - Said Alpsoy… Ülkeyi iç savaşa sürükleyecek kadar gözü dönmüş Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) içinde 17 yıl yer aldı. 1986 yılında girmiş olduğu FETÖ yapılanmasında 1990-1997 yılları arasında ordu imamlığı, 1999-2003 yılları arasında ise futbol imamlığı görevlerini yürüttü. 2003 yılında bu hain yapıdan ayrılan araştırmacı-yazar Said Alpsoy, Fetullah Gülen ve cemaatinin sapkınlıklarını ve kendi yaşadıklarını Akit’e anlattı.

Akit: Fetullah Gülen örgütüne hangi şartlarda ve nasıl girdiniz?
Said Alpsoy: Ben bu yapıya girmeden 4 sene önce gene Risale-i Nur temelli olarak başka bir cemaatin mensubuydum. İzmir Foça’dayken, İslam’ı onların vasıtasıyla tanıdım. Her şeyden de memnunduk. Bu yapıya girişim üniversite sınavını kazanıp, İstanbul’a öğrenci olarak gelmemle başladı. Bugünden bakıldığında inanılamayacak biçimde, o tarihte bunların genel olarak kredibiliteleri çok yüksek, imajları çok düzgündü. Ben de ona aldandım açıkçası.17 senenin 8-9 senesinde çok ciddi hatalarla da karşılaşmadım. Askeri hizmetteki imamlık görevim 1990’da başladı. Küçük bir birlikte başarılı olunca emrimdeki adam sayısı arttı. Ve 1997’ye kadar bu görevi sürdürdüm. Futbolcularla bir araya gelişim, 1999 ve 2004 seneleri arasını kapsıyor, bu yıllar arasında da futbol imamlığını yürütmüştüm. Problemler 1990’ların ortalarından itibaren başladı.

Akit: 1990’lı yılların ortalarından itibaren nelerle karşılaştınız?
Said Alpsoy: Bugüne kadar sergiledikleri, bu hızlı muazzam gelişimin de etkisiyle şımardılar ve raydan çıktılar. Gerçek yüzleri ortaya çıktı, maskeye ihtiyaç kalmadı. Siyasi ve sosyal nitelikli çürüme ile beraber, 28 Şubat’ın muktedirleri karşısında takındıkları zelil tavır beni çok şaşırttı. Aman bize dokunmasınlar, aman bize zarar vermesinler diyerek, Çevik Bir ve ekibine karşı, bizim okullarımızı almasınlar, kapatmasınlar diye mektuplar yazdılar. Mesela, Refah Partisi’ni yerle bir etsinler, Erbakan’ın canına okusunlar diyerek çok zalimane ve şeytani bir yaklaşımda bulundular. 28 Şubat muhtırasının verildiği Türkiye Cumhuriyeti’nin en faşist Milli Güvenlik Kurulu için F.Gülen, “İslam fıkıh usulüne göre müçtehit mevkiindedir. Dolayısıyla da almış olduğu kararlarda isabet ederse 2 sevap kazanır, hata ederse 1 sevap kazanır” demişti. Kesinlikle, çok çirkin ve aşağılık bir durumdu. Sonrasında bu çirkinlikler, sürekli ve yaygın olarak devam etti.


GÜLEN’İN MENDİLİNİ YÜZÜNE SÜRENLER VARDI
Akit: Fetullah Gülen ve cemaatinde yaşadığınız olaylar ve Gülen’e karşı gösterilen sapkınlıklardan bahsedebilir misiniz?
- Said Alpsoy: F.Gülen’in doktoru Kudret Ünal benim imamımdı. Kudret Ünal’la beraber olduğumuz bir dönemde şunu dediğini hatırlarım. Bir gün cebinden bir kalem çıkarttı ve bana gösterdi. F.Gülen’in de aşırı titiz ve bozukluğa tahammül etmeyen birisi olduğunu söyledi. Farz edelim ki bu kalemin kapağı kayboldu. Buna kendi modeline uygun bir kapak bulunması lazım. Öteki tarafta hizmetle ilgili en hayati bir ihtiyaç olsa da, ben her şeyi bırakırım giderim bu kapağı bulmaya çalışırım dedi. F.Gülen’e kişisel itaatin, bağlılığın ne ölçüde olması gerektiğine dair, bunu bir kriter olarak anlattı bize. Orada itiraf ediyor aslında ne dava dinlerim, ne İslam dinlerim, ne din dinlerim. Bir gün F.Gülen İzmir’de cami kürsüsünde vaaz ederken, 2,5 saat boyunca sürekli ağlamış ve sümkürmüştü. Koca bir mendil sırılsıklam hale gelmişti. Vaaz bittikten sonra F.Gülen tam kürsüden kalkarken önünde bir genç cemaatin arasından doğruldu, ısrarla Hocam mendil hocam mendil diye bağırmaya başladı. Gülen, mendili eline aldı çok kirli dedi. Israrlar devam edince Gülen’de hiç uzatmadı mendili fırlattı. Genç, mendili yüzüne, gözüne sürmeye başladı. Bu iki hikâye bizzat gözümle şahit olduğum sapkınlıklardan sadece birkaçıydı.


F.GÜLEN’İN ‘BEN MEHDİYİM’ SAPLANTISI VAR
- Akit: Gülen’in mehdi takıntısı hakkında ne söyleyebilirsiniz?
- Said Alpsoy: Gülen’in Ahir zaman mehdisiyim takıntısı vardı. 20 yaşının öncesinden itibaren kendisini Ahir Zaman mehdisi olarak görmekteydi. Bütün hayatı ve bütün düşünce sistemi, bütün davranışları buna dayalıydı. Belli bir noktaya gelinceye kadar, yaşamış olduğu hayat çizgisi, ondaki bu saplantıyı besleyen bir çizgi oldu. Öyle ki bir gün geliyor bu cemaat dünyanın 170 ülkesine yayılmış. Dünya genelinde 1300’ün üzerinde eğitim kurumu var. 17-25 Aralık öncesini hatırlayın, herkes tir tir titriyordu. Etrafta size adeta taparcasına ona bağlı ve çok hızlı şekilde büyüyen bir cemaati vardı. Bu durum Gülen’de ben Ahir zaman Mehdi’siyim saplantısını pekiştirdi. Gülen’de buna baktı, mehdi olduğuna kesin olarak iman etti. Deliliği arttıkça, mehdiliğe olan inancı arrtı. Mehdiliğe olan inancı arttıkça, deliliği arttı.