Kudüs turlarına havayolu darbesi…

Kudüs turları konusundaki Türkiye’de çözülmesi gereken belki de en büyük sorun havayolları sorunu. Havayolu şirketleri, tuhaf uygulamalarıyla Kudüs’e gitmek için can atan yüz binlerce ziyaretçiye adeta engel oluyor.

Kudüs turları konusundaki Türkiye’de çözülmesi gereken belki de en büyük sorun havayolları sorunu. Havayolu şirketleri, tuhaf uygulamalarıyla Kudüs’e gitmek için can atan yüzbinlerce ziyaretçiye adeta engel oluyor.

Kudüs, her yıl dünyanın farklı ülkelerinden milyonlarca kişiye ev sahipliği yapıyor. Örneğin; 2015 yılında Kudüs’ü ziyaret eden Amerikalı sayısı 640 bin olmuş. Amerika’yı 415 bin kişiyle Rusya takip etmiş. Fransa’dan 300 bin, Almanya’dan ise 200 bin kişi ziyaret gerçekleştirmiş.

KUDÜS TURLARI NEDEN ÖNEMLİ

Kudüs turlarının neden önemli olduğunu şu örnekle verebiliriz.

İsrail, El Halil şehrinde bulunan Hazreti İbrahim Camii’nde ibadet etmek isteyen Yahudilerin bu emellerine ulaşmaları için 1994 yılında tüm dünyayı ayağa kaldıran bir katliam planı yaptı. 25 Şubat 1994’te El Halil şehrindeki Halil İbrahim Camiinde sabah namazını kılan Filistinliler, tarihler boyu anlatılacak bir vahşete maruz bırakıldı. Bir Yahudi yerleşimci M-16 otomatik silahıyla secdede bulunan Filistinlilere ateş açarak 29 kişiyi öldürdü ve 125 kişiyi yaraladı.

Katliamdan sonra 9 aydan fazla bir süre kapalı tutulan camii tekrar açıldığında yarısının sinagog olarak düzenlendiği görüldü. Minare ise Sinagog kısmında bırakıldı ve 2014 yılında 700’den fazla namaz vaktinde ezan okunmadı. Bugün Hazreti İbrahim Camii’nde namaz kılınırken sinagog bölümündeki yahudiler paravanlara vurarak onlara ve İslam peygamberine hakaretler ediyor.

Hazreti İbrahim Camii’ni bu yöntemle işgal eden İsrail, Mescid-i Aksa’yı da aynı yöntemle ele geçirmenin planlarını yapıyor. Bu planını gerçekleştirmesinin önündeki tek engel, Türkler’in Mescid-i Aksa’da bulunmaya devam etmesi.

Türkiye’den gidenler olduğu sürece İsrail askerleri ve yahudiler İslam’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya giremiyor. Girmek için direten İsrail vatandaşları da “Türkler içeride, giremezsiniz” denilerek geri çevriliyor.

TÜRKİYE NEDEN SON SIRADA?

2015 yılı boyunca Kudüs’e giden Türk sayısı ise 26 bin 700… Bu sayı önceki yıllarda 10 bin sayısını bile bulmazken, son iki yılda yaşanan artışın nedeni Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ziyareti. Bu ziyaret sonrası Türk medyası Kudüs ile ilgili gezi haberlerine daha çok yer verince sayı bir nebze olsun artmış.

Peki diğer din mensubu olanlar Kudüs’e akın akın ziyarette bulunurken Türkiye nasıl oluyor da bu kadar geride kalıyor?

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu konuda en büyük sorunu kendi içimizde yaşıyoruz.

Sıralayacak olursak…

– Filistin’i hiç görmeyen ve bilmeyen isimlerin, “Orada şiddet olayları var. Kudüs’e gidenlerin başına çok büyük olaylar geliyor” diye korku pompalaması.

Halbuki bugüne kadar tur şirketleri aracılığıyla Filistin’e ziyarette bulunan ve şiddet olaylarına veyahut kötü muameleye maruz kalan hiç kimse olmamış. Deyim yerindeyse, Filistin topraklarına ziyaret amacıyla giden Türk kafileleri adeta “diplomatik dokunulmazlığı” olan bireyler gibi özgürce hareket edebiliyor.

– “Oraya gidenler İsrail’e Vize parası ödeyerek para kazandırıyor. Ayrıca pasaportuna İsrail vizesi vurulanlar daha sonra başka ülkelere giriş yapamıyor” şeklindeki söylentiler, ziyaretlerin önündeki ikinci büyük engel.

Tur şirketleri bu asılsız söylentileri kesin bir dille reddediyor. Vize için İsrail’e bir ücret ödenmediğini söyleyen tur şirketleri, ayrıca pasaportlara İsrail vize damgası vurulmadığını, vize işlemlerinin A4 kağıdı üzerindeki bir belgeye vurulduğunu belirtiyor.

– Kudüs’e ziyaretlerin önündeki en büyük engel ise maalesef Türkiye’deki havayolu şirketleri. Tur şirketleri, havayolu şirketlerinin uygulamalarıyla Kudüs ziyaretlerinin önündeki en büyük engel olduğunu dile getiriyor.

EN BÜYÜK ENGEL HAVAYOLLARI

Seyahat acenteleri havayolu şirketlerinin adeta Kudüs’e ziyaretleri baltalayan engellemelerini şu başlıklar altında sıralıyor:

Havayolları ile alakalı turların karşılaştığı sorunlar şu şekildedir:

– Bilet ücretlerinin Diğer ülkelere oranla çok daha yüksek olması.

– Talep edildiğinde yeteri kadar biletin tahsis edilmemesi.

– Tahsis edilen biletlerle ilgili yüksek miktarda ön ödeme alınması.

– Ön ödemeler alındıktan sonra, sayıda revizyona gidilmesine izin verilmemesi.

– Ön ödeme yaptıktan sonraki sayısal revizyonlarda, iptal edilmesi istenen sayı miktarınca parasal ceza uygulanması.

– Grubun tamamının vizesinin çıkmaması veya ani gelişmelerden etkilenme sonucu yüksek sayıda yolcunun turu iptali gibi durumlarda, yolcudan ücret talep edilemezken, havayollarının bu gibi mecburi iptallerden dolayı acenteye yüksek miktarlarda ceza uygulaması.

– Bir Kudüs yolcu grubu var ise, aynı uçakta ikinci gruba yer verilmemesi.

– Büyük uçakların olmaması veya gerektiğinde ek seferlerin konulmaması.

– Acente sorumlusu veya tur rehberi, gruba refakat etme konusunda değişiklik talebinde bulunduğunda yardımcı olunmaması.

– Genelde diğer uçuşlarda belli sayılarda olmak kaydıyla ücretsiz uçuş hakkı verilmesine rağmen, Kudüs için rehbere dahi böyle bir hakkın verilmemesi.

– Bir parkurun (uçuş bacağının) kullanılmaması durumunda tüm uçuşların iptal edilmesi. Örneğin, Ankara – İstanbul – Telaviv / Telaviv – İstanbul – Ankara şeklindeki bilette, Ankara uçağını kaçıran yolcunun tüm uçuşlarının iptal edilmesi. Aynı şekilde İstanbul’da Telaviv uçağını kaçıran kişinin dört gün sonraki dönüş biletinin de tamamen iptal edilmesi…

BAKAN BİNALİ YILDIRIM ÇÖZEBİLİR

Yaşanan bu engellemeler, seyahat acentelerinin Kudüs’e planladıkları turları iptal etmesiyle sonuçlanıyor.

Tur şirketleri, yaşanan sorunlarla ilgili Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı çözüm noktası olarak görüyor. Yıldırım’a seslenen seyahat acenteleri, havayolu şirketlerinin uyguladığı engellemelerin kalkması durumunda Kudüs’e gerçekleştirilecek turları 50 misli artıracağını savunuyor.

http://altsayfa.com/kudus-turlarina-havayolu-darbesi/