Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak:

"Bu yol yol değildir, yarın daha büyük çatışmaların olmasını istemiyorsa aziz milletimiz, emaneti ehline vermelidir. Emanetin ehli Milli Görüş'tür"

AMASYA AA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, "Bu yol yol değildir, yarın daha büyük çatışmaların olmasını istemiyorsa aziz milletimiz emaneti ehline vermelidir. Emanetin ehli Milli Görüş'tür" dedi.

Kamalak, partisinin Amasya İl Başkanlığının 4. Olağan İl Kongresi'nde, Saadet Partisi olarak siyasi bir kavganın içinde değil, yeni bir dünyayı kurmanın peşinde olduklarını belirtti.
Terör olaylarına değinen Kamalak, Cumhurbaşkan Recep Tayyip Erdoğan'a, başbakanlığı döneminde Saadet Partisi olarak bu süreçten endişe duyduklarını, sürecin Türkiye'yi ya bölünme ya da çok daha büyük çatışmalarla karşı karşıya bırakacağını söylediğini anlattı. Bugün, söylediğinin ikincisinin yaşandığını öne süren Kamalak, şöyle konuştu:

"Şimdi diyorlar ki 'bakın terörle nasıl mücadele ediyoruz'. Terörün geleceğini biz baştan haber verdik sana. Şu an yangını söndürmekle meşgulmüş. Yangını tutuşturan sensin, biz yangını tutuşturma diye feryat ettik baştan. Bu yol yol değildir, yarın daha büyük çatışmaların olmasını istemiyorsa aziz milletimiz, emaneti ehline vermelidir. Emanetin ehli Milli Görüş'tür. Açılım süreci dediler, dağdaki PKK'lı teröristleri şehre indirdiler. PKK ile mücadele eden askerin burnunu sürttüler, Ergenekon dediler, Balyoz dediler, emniyet teşkilatını şu veya bu isim altında yaraladılar, tecrübeli emniyet müdürlerini emekliye ayırdılar ve bir kısmını da içeri attılar. Neticede gördü ki ülke işgal altında, bu sefer o yangın kendisini de kavrayacak noktaya gelince harekete geçti. Türkiyemize bakıyoruz her gün şehitler geliyor, ilçeler yakılıyor yıkılıyor, düşünün, iktidar ana muhalefet partisini vurmak için Meclis kürsüsünde sürekli Dersim'i haykırmıştı, şimdi kaç Dersim çıktı ortaya."

- "Önemli olan yönetim biçimi değil, üretim biçimidir"

Kamalak, prensip itibarıyla başkanlık sitemine karşı olmadıklarını ama nasıl bir başkanlık sistemi olacak, onun görülmesini istediklerini dile getirdi. "Dünyanın ekonomik güçleri arasında yer alan Almanya'da başkanlık sistemi mi var. Suriye'de, Libya'da, Irak'ta ise başkanlık sitemi var" diyen Kamalak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz diyoruz ki önemli olan yönetim biçimi değil, üretim biçimidir. Bunun yolu Milli Görüş'ten geçer, ne diyor Milli Görüş, ağır sanayi ve milli sanayi. 'Türk tipi başkanlık sistemi' dediler, nasıl bir Türk tipi başkanlık sistemi. Elbette İslamiyet sonrası Türk tipi başkanlık sistemi diyecekler. Osmanlı tipi başkanlık sistemiyse eğer, orada padişahlık vardı, sultanlık vardı. Ayrıca bu makamlar hilafet makamı gibi güçlü bir manevi destekle takviye edilmişti. Senin ülkende 5-6 milyon insan işsizse, dış borcun 650-700 milyar dolara dayanmışsa yönetim biçimin krallık olsa ne yazar, başkanlık sistemi olsa ne yazar, parlamenter sistem olsa ne yazar."

Kamalak, Feza Gazetecilik'e kayyum atanmasına ilişkin de "Anayasanın 30'uncu maddesi diyor ki 'Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.' Olay yeni olduğu için mahiyetini bilemiyoruz ama 'perşembenin gelişi çarşambadan belli olur' derler, ben burada genelde muhalefeti susturma gayretinin olduğu endişesindeyim" diye konuştu