SP İstanbul Adayı Dicle Şit: Cizre'de sizi koruyamayan devlet Ankara'da da koruyamaz



Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Adayı Dicle Şit seçim çalışmalarını ve ülke gündemini Zaman'a değerlendirdi.
Diyarbakır Bismil'den terör olayları nedeniyle 1993 yılında ailesiyle göç etmek zorunda kalan Şit, bölgedeki durumun 90'lı yıllardan daha beter bir hale geldiğini söyledi. 7 Haziran seçimlerinin ardından birden bire terör olaylarının patlak verilmesine bir anlam veremediklerini ifade eden Şit, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak'ın Cizre ziyaretine değindi: “ Ankara'daki patlama tüm çirkinliğiyle ve çıplaklığıyla ortada duruyor. Zafiyet olmasa Ankara Emniyet Müdürü neden görevinden alınsın. Cizre bizim sınır ilçemiz. Orada bir siyasi parti liderinin güvenliğini sağlamayacağını beyan eden devlet Ankara'nın güvenliğini sağlayamaz. Ankara'nın güvenliği Cizre'den başlar.”

Saadet Partisi'nin Kürt kökenli kadın Milletvekili Adayı Dicle Şit'in açıklamaları özetle şöyle:

12 YAŞINDAN BERİ BU DAVANIN İÇERİSİNDEYİM
Renkli bir aile yapımız var. Farklı fikri düşüncesi olan, farklı siyasi partilerde görev alan ya da sempatisi olan akrabalarımız da var. Rahmetli babam canıyla malıyla Milli Görüş'ü benimseyen biriydi. Babamızın bu davanın içinde oluşu, aktif çalışması, görev ve sorumluluk alması bizi de etkiledi. 12 – 13 yaşından beri bu davanın içindeyim. Ancak sorumluluk alışım 18 yaşında Kocaeli Refah Partisi İlçe Kadın Kolları Teşkilatlarında bilfiil göre alışımla başladı.

SANKİ BİRİLERİNİ MEMNUN ETMEK İÇİN YAPILACAK BİR SEÇİM
7 Haziran seçimlerinde güzel bir enerji, hareketlilik vardı. Türkiye'nin seçime gittiğini hissediyordunuz. Bir şölen havası vardı. 1 Kasım için bunlardan bahsetmek mümkün değil. Siyasi partilerde de, dışarıdaki havada da, toplumdaki havada da bu var. Sanki bu seçim, açıkçası böyle bir formalite icabı, birilerinin memnun olmadığı, beğenmeyip tekrar isteyip hani mızmız çocuklar olur ya ‘beğenmedim yeniden oyun kuralım' misali gördüğü bir seçim. Ancak biz Saadet Partisi olarak bu seçime çok büyük bir enerji ve heyecan ile giriyoruz. Çünkü biz her seçimin topluma, halka bize bir fırsat olduğuna inanarak giriyoruz.

SEÇMEN MECLİS'TEKİ 4 SİYASİ PARTİYE ÇOK CİDDİ BİR CEVAP VERECEK
1 Kasım da AK Parti'nin oylarının daha da düşeceğine inanıyorum. Bu millet size yüzde 41 gibi bir oy verdi. Siz bu 41 ile bir şekilde hükümeti oluşturup bir şekilde idareyi yapmak durumundaydınız. Çocuklar bile bugün mecliste olan siyasi partilerin sergilediği bu davranışları sergilemez. Toplum iradesiyle alay edenlere, başta AK Parti olmak üzere 4 siyasi partiye de çok ciddi cevap vereceğini düşünüyorum. Şefkat tokadı biraz daha sertleşebilir.

TOPLUM HAFIZASIYLA ALAY EDİLİYOR, HALK TEDİRGİN
7 Haziran'dan sonra Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Ben Dolmabahçe mutabakatını tanımıyorum.' dedi. Toplum hafızasıyla dalga mı geçiliyor? Yoksa gördüklerimiz halisünasyon mu? Hepimiz Dolmabahçe'yi, İmralı görüşmelerini takip ettik. Bunlar devam ederken ne oldu da 7 Haziran'dan sonra masalar devrildi? Geçtiğimiz günlerde benim doğup büyüdüğüm Bismil'de 3 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 8 yaşındaki Elif kızımız evinde nerden geldiği belli olmayan bir kör kurşunla vuruldu. Bölge şu anda çok sıkıntılı. Yarınının ne olacağını düşünemeyen halk çok tedirgin. Devletin personeli, askeri, polisi de çok tedirgin. Bir gün oradan bir abimizi aradım, devletin halka karşı tutumunu sordum. O da bana ‘devlet yok ki' dedi. Polis, asker ekmek almaya dahi zırhlı araçla gidip alıp evine ya da karakoluna giriyor.

BÖLGENİN DURUMU 90'LI YILLARDAN BETER
90'lı yıllarda bölgede yaşanılan acı olayların maalesef daha ağırı yaşanıyor. Bu süreci bugüne kadar iktidar partisi taşıdı. Çözüm sürecine biz hep ihtiyatlı baktık. Kimse çözüm sürecinde ne konuşulduğunu bilmiyor. Geçtiğimiz yıl çözüm süreci yürürlükteyken, orada yaşayan yakınlarımın verdiği bilgiye göre adliyeler artık çalışmıyordu. Savcı tanıdıklarımızla konuştuğumuzda bana, ‘Abla ben oyumu mevcut iktidara verdim ama şimdiki kanaatimi sorarsan bu bölge herhâlde masada verildi. Hiçbir dosya artık gelmiyor. Mahkemeler, adli olaylar, vakalar olmuyor.' diyordu. Bu konuşma hani yaylalarda piknik yapıldığı söylenen dönem de olmuştu. Bütün bu süreçler yaşanırken biz iktidar partisini yüksek sesle uyardık. Gördük ki bu dönemde kimse samimi değilmiş.

YÖNETİCİLERİN KANDIRILDIĞINI İFADE ETMESİ SAÇ BAŞ YOLDURUYOR
AK Parti yöneticilerinin birçok alanda kandırıldığını ifade etmesi, Anadolu tabiriyle saç baş yolunacak ifadeler. Bir iktidar düşünün ki 30 yıl ait oldukları, siyasi şuur kazandıkları Milli Görüş onları 30 yıl kandırmış. Biliyorsunuz AK Parti'nin kurucuları, ‘Erbakan Hoca bizi ütopyalarla, Siyonizm'le, Emperyalizm'le kandırdı. Meğerse biz Dünya ile bir araya gelebiliriz.' dedi. Sonra 11 yıl beraber oldukları cemaatin onları kandırdığını söyledi. Çözüm sürecinde PKK, HDP de onları kandırmış meğer. Esad ile sarmaş dolaş olup beraber bakanlar kurulu toplantısı yaptılar. Aylan bebeğin cesedinin kıyıya vurduğu Bodrum Sahilleri'nde beraber tatil yaptığınız Esad da sizi kandırmış. Şimdilerde katil, zalim, diktatör Esad oldu. Bu kadar kanan, kandırılmaya müsait bir siyasi hareket ve dünyanın göz bebeği Türkiye. Bunlar Türkiye'mizi idare edecek ehliyette değiller.



İKTİDARIN CİZRE/DE KORUYAMAMASI, ORADA DEVLETİN VAR OLMADIĞINI GÖSTERİR
İktidar, bir siyasi parti yetkilisine ‘Biz sizi Cizre de koruyamıyoruz' diyorsa bu çok acı bir durumdur. Sen iktidar sahibisin, hükümetsin, 13 yıldır devleti idare ediyorsun ve muhalefet partisine diyorsun ki ‘Sivas'ın ötesine gitme.' Gidememek demek orada devlet yok demek. Demek ki sen oradaki güvenliği sağlayamıyorsun. Bu acziyet ifade eder. Ankara'daki patlama tüm çirkinliğiyle ve çıplaklığıyla ortada duruyor. Zafiyet olmasa Ankara Emniyet Müdürü neden görevinden alınsın. Cizre bizim sınır ilçemiz. Orada bir siyasi parti liderinin güvenliğini sağlamayan devlet Ankara'nın güvenliğini sağlayamaz. Ankara'nın güvenliği Cizre'den başlar.”

DİCLE ŞİT KİMDİR?
1973 Diyarbakır Bismil doğumlu. İlk, orta, lise tahsilini memleketinde tamamladı. Babasını küçük yaşta kaybedince 17 yaşında iş hayatına atılmaya mecbur oldu. Kız Meslek Lisesi Giyim Bölümü'nden mezun olduktan sonra Halk Eğitim Merkezi'nde giyim öğretmenliği yapan Şit, bugünlerde bölgede yaşanan acılara 90'lı yıllarda çok yakinen şahit oldu. Şit'in ailesi yaşanan terör olaylarından ötürü Bismil'i terk etmek zorunda kalarak önce Kocaeli'ne sonra Konya'ya ardından İstanbul'a yerleşti. 2 çocuk annesi olan Şit'in, 1993 yılında Saadet Partisi Kadın Kolları üyeliği ile başlayan siyasi hayatı şimdilerde İstanbul Milletvekili adaylığı ile devam ediyor. Başörtüsü yasağından ötürü tahsilini yarım bırakmak zorunda kalan Şit, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 3.sınıfta okuyor.