DÖNMEZ, MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN YAPTIKLARINI HATIRLATTI…
Saadet Partisi Zonguldak Milletvekili Adayı Salih Dönmez, “Milli görüşün önde yürüyen bayrağı ''önce ahlak ve maneviyat '' bayrağıdır” dedi.
Milli Görüş’ün koalisyon ortağı olduğu dönemlerde yapılanları hatırlatan Dönmez açıklamasında şunları hatırlattı:

“Milli görüşün önde yürüyen bayrağı ''önce ahlak ve maneviyat '' bayrağıdır.
Milli Görüş kadrolarının 1974-1977 / 1996-1997 yılları arasında koolisyon hükümetlerinde yaptığı hizmetlerin bir kısmını kısaca özet olarak başlıklar halinde hatırlatmak isterim.

1-MANEVİ KALKINMA;
4 yılda 350 imam hatip okulu, 3 bin Kuran kursu açmıştır, Ahlak dışı mümüstehcen neşriyat önlendi, bütün okullara ahlak dersi kondu, Diyanet işleri başkanlığına 20 bin imam kadrosu verildi.

2-AĞIR SANAYİ HAMLESİ;
!974-1977 yılları arasında kurulan koolisyonlarda Milli Görüş kadrolarının ülkemize ve halkımıza yaptığı hizmetler ülkemizde bayram havası oluşturuyordu, Her vilayette o bölgeye uygun üretim tesisileri kurulacak ve bölgenin insanları ve gençleri gurbete gitmeyecek sabah evinde sıcacık çorbasını içecek ve işine gidecek, akşam evine gelecek ailesi ve çocuklarıyla sıcacık yuvasında olacaktı. Bu düşüncelerle ülke genelinde 200 tesisin temeli atıldı, ancak gerek siyasi ortakların ve gerek bazı güç odaklaraının bütün engellemelerine rağmen 70 tesis faaliyete geçirilebildi.
Bunlardan bazıları şunlardır;
-Şeker, Çimento, Gübre, Kağıt fabrikaları ve Sümerbank, Yağ, Et kombinaları,
-Aselsan
-Taksan,
-Demir Çelik
-Tümosan
-Tusaş
-Temsan
-Desibay
-Testaş
-Telesan, gibi ülkemizin omurgasını oluşturan sanayi tesisleri kuruldu ancak bu gün tamamına yakını satıldı özelleştirildi.

3-KIBRIS ZAFERİ
1963 yılından beri Rumların Kıbrıs Türklerine yaptığı zulum ve katliamlara İnönü ve Demirel hükümetleri seyirci kalmışlardır.
Ancak 1974 yılında koalisyon ortağı olarak biz seyirci kalmadık. Kıbrıs Çıkartmasını yaptık katliam ve zulüm engelledik.
Bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

4-MÜSLÜMAN ÜLKELERLE İŞBİRLİĞİ
Müslüman ülkelerle ticari ve kültürel anlaşmalar imzalandı, İslam konferansına tam üyelik sağlandı, İslam kalkınma bankasına kurucu üye olarak katılındı.

1996 DA REFAHYOL İKTİDARINDA YİNE 11 AYLIK HÜKÜMET OLDUĞUMUZ DÖNEMDE YAPTIKLARIMIZDAN BİR KAÇ BAŞLIK YAZALIM,

1-Kamunun gelirleri tek hesapta toplandı )havuz sistemi kuruldu)
2-İşci ücretleri yüzde 102, memur maaşları yüzde 130, köylünün ürün fiyatları yüzde 312, Bağkur emekli maaşları yüzde 300 artırıldı.
3-Bütün ücretliler için eşel mobil sistemi getirildi yani maaşlar her yıl enflasyon oranında otomatik olarak artacaktı.
4- Tarımsal destekleme payı 1995 te 19 trilyon iken Refahyol iktidarında 1997 bütçesinde bu rakam 95 trilyona çıkarıldı.
5-Et ithalatının kısıtlanması için fon uygulaması yüzde 3 den yüzde 30 çıkarıldı.
6-Son elli yılın ilk denk bütcesi yapıldı
7-Kerkük yumurtalık petrol boru hattı açıldı.
8-D-8 Oluşumu gerçekleştirildi.
9-Çekiç ülkeden çıkarıldı.
10-İran ile milyar dolarlık doğalgaz anlaşması yapıldı.
Bütün bunlar objektif bir şekilde değerlendirilirse Milli Görüş kadrolarının Ülkemizin yönetiminde ve mecliste OLMZSA OLMAZ olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim o tarihlerde ATO nun yapmış olduğu ''Hükümetlerin Performansı'' çalışmasında 54. son Erbakan hükümeti son 20 yılın en başarılı hükümeti olarak tesbi ve tescil edilmiştir. Yine DPT nin yapmış olduğu bir çalışmada Erbakan hükümetinin '' en çok yatırım yapan hükümet'' ünvanı aldığı bilinmektedir.

Bu gün Milli görüş kadroları aynı inanç aynı heyecanla bu ülkeye hizmet etmek için canla başla çalışmaktatırlar.
İktıdar menubu ve muhalefet partileri hazineden aldıkları halkın cebinden aldıkları trilyonlarla seçim meydanlarında
vaadler yağdırmakta ve horoz döğüşü ile bu halkı oyalayıp durmaktadırlar.
Ancak Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet partililer olarak bizler edeceğiz, yapacağız diye boş vaadlerde bulunmayız, ama yaptığımız hizmetleri bütçeden tek kuruş yardım almamıza rağmen çocuklarımızın yiyeceğinden kısarak yollara çıkar seçim meydanlarında tek tek halkımıza anlatırız anlatmaya da bıkmadan yılmadan devam edeceğiz.
İnanıyoruz ki Halkımız artık gerçekleri görecek bu milletin ve bu ülkenin gerçek sahipleri ve hizmetçileri kimlerdir anlayacaktır.