“Hedef Büyük İsrail”
Genel seçimlerinin üzerinden iki ay gibi bir zaman geçmesine rağmen hükümet boşluğunu da fırsat bilen emperyalist güçlerin Türkiye’yi bir kaos ortamına sürüklediklerini ifade eden Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, asıl hedeflerinin Büyük İsrail’i kurmak olduğunu söyledi.

Demirkıran, konu ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu, “Dört yıl önce ‘çözüm süreci’ başladığında bunun içinde ne var diye sorduk, kimseden cevap gelmedi. Bu sürecin sonunda büyük çatışmalar ve bölünme tehlikesi olacağını ifade etmiştik.Ayrıca Suriye politikası hakkında hükümeti uyardık, ama bundan dolayı eleştirildik. Yoldaki tehlikeyi işaret etmek, yolcuya merhamet duymak, demektir. Niçin beni uyarıyorsun, diye tepki gösterilmesi yanlıştı. Bugün hükümetin Suriye politikasının doğru olduğunu söyleyen bir tek kişi var mı?”diye sordu.

“PKK, PYD, IŞİD ve KOBANİ gibi tartışmalar büyük planın parçalarıdır. Asıl plan Büyük İsrail’in kurulmasıdır” açıklamasını yapan Demirkıran, “Küresel taksimin 100. yılındayız. İslam coğrafyası daha fazla parçalara bölünmek istenmektedir. İslam ümmeti etnik ve mezhep farkları tahrik edilerek birbirine düşürülmek istenmektedir. Nihai hedefin Türkiye olduğu açıktır” şeklinde konuştu.

En tehlikelisinin ise batı eksenli askeri müdahalelerin içinde yer almak olduğuna vurgu yapan Ali Demirkıran, “ bu durum telafisi imkânsız yaralar oluşturacaktır. Bölgedeki savaş Büyük İsrail Projesine destek olacaktır. Türkiye’yi sıcak çatışmaya çekmek isteyenlere fırsat verilmemelidir. Şiddetin temel amacı kamplaşma ile kardeşi kardeşe kırdırtmaktır. Millet olarak tahriklere kapılmamalıyız. Terör bu milletin ortak acısıdır. Hiçbir terör örgütü İsrail’e, İngiltere’ye, ırkçı emperyalizme tek bir kelime etmiyor.” dedi.

Bütün bunlara rağmen milletin aslını, özünü temsil eden Saadet Partisi’nin var olduğuna dikkat çeken Demirkıran, “Saadet Partisi, Milli Görüş, kırk yılı aşkın bir zamandır siyasette hayra motor, şerre fren olmuştur. Ülkemizin içine düştüğü/ düşürüldüğü bu sorunların ırkçı ve despot anlayışla çözülmesi mümkün değildir.Çözüm İslambirliğinin temin edilmesi ve devlet- millet kaynaşması ile mümkündür. Çünkü şer güçler İslam ülkelerini birbirine düşman etmeye gayret etmektedir. Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de etnik ve mezhep farklarını kaşıyarak Müslümanların birbirini kırmasını sağlıyorlar. Aynı oyunu ülkemizde de oynamak istiyorlar. Milletimiz bu oyuna gelmeyecektir. Yöneticilerin en önemli görevi kimin dost kimin düşman olduğunu isabetli bir şekilde tespit etmek, ülkemizde cirit atan istihbarat örgütlerine müsaade etmemek, medya yoluyla yürütülen çalışılan hain planların önüne geçmek, insanımızın maddi ve manevi kalkınmasının temin etmek, esas olarak ta İslam ülkelerinin birliğini ve beraberliğini temin edecek bir çalışmaya önderlik etmektir.” açıklamasında bulundu.