Milli Görüş olarak, 'temiz toplum, temiz yönetim' diyoruz.
Hafta sonu Ankara’da gerçekleştirilen Saadet Partisi İl Başkanları ve Müfettişleri Toplantısı dönüşünde, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi İl Başkanı Ömer TAŞKIN, “Biz Milli Görüş olarak, 'temiz toplum, temiz yönetim' vaad ediyoruz” dedi. ...
Muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine rağmen TBMM de kabul edilerek Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulan İç Güvenlik Paketi'ne de eleştiriler getiren TAŞKIN, "İncelediğimizde görüyoruz ki, İç Güvenlik Paketi özü itibariyle bir iç güvenlik tehdit paketidir. Ne var içinde? Sürekli, sivil bir sıkıyönetim. Özü budur. Sıkıyönetim komutanlarına tanınmış yetkiler çok daha kapsamlı ve sürekli bir şekilde valilere tanınmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye için gerçekten hazin bir tablo

Hürriyetleri boğulmakta olan bir ülkede, demokrasiden bahsetmenin mümkün olamayacağını belirten TAŞKIN, şunları kaydetti: "Hükümet Sözcüsü'nün, 45 yıllık bir siyaset adamının yolsuzluklar konusunda susturulduğu bir ülkede temiz yönetimden, adaletten, hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Normalde hukuk yürürlükte olsa, iktidarın derhal Hükümet Sözcüsü'ne 'bildiklerini hukuka yansıt' demesi gerekir. Ama öyle demiyor. Hükümet Sözcüsü, bir Belediye Başkanı'na 'en az 100 yolsuzluk dosyasını ortaya koyacağım' diyor. Bu Türkiye için gerçekten hazin bir tablo. Peki çare yok mu? Var. Çare; Milli Görüş'tür, Saadet'tir."
Başkanlık sistemine de değinen TAŞKIN, şöyle konuştu:"Ülkemizde başkanlık sistemiyle ilgili konuşmalar yapıldığını, kamuoyu oluşturulmak istendiğini izliyoruz. Başkanlık sistemine geçilmez ise, Türkiye’nin kalkınamayacağı/ilerleyemeyeceği söyleniyor. Böyle olunca sormak gerekmez mi: bu millet istikrar adına 13 yıldır AKP’ye tek başına iktidar şansı vermedi mi? Peki bu gün ülkemiz 13 yıl önceye göre istikrara kavuşabildi mi? Yoksa iç güvenlik paketleri çıkarmaya mecbur kaldığınız bir hengameye mi sürüklendi. Dışarıda güvenebileceğimiz bir komşumuz kaldı mı?
Ayrıca, savunulan Başkanlık sisteminin ne adı belli, ne de vasfı belli. Allah aşkına, 30 küsur yıl Mısır'ı idare etmiş olan Hüsnü Mübarek'in sistemi başkanlık sistemi değil miydi? Esad'ın sistemi başkanlık sistemi değil mi?
Bu gün dünyada birkaç istisna dışında, kalkınmış ülkelerin tamamı parlamenter sistemle idare edilmektedir. OECD ülkelerinin 29'u parlamenter sistemdir. Genelde geri kalmış, istikrardan uzak ülkelerin tamamı otoriter rejimlerdir. Bir ülkenin gücü siyasi yönetim biçimine değil, ekonomik gücüne bağlıdır."
Genel seçim çalışmalarını sürdürdüklerini ve Milletvekili Adaylarını önümüzdeki hafta kamuoyuna tanıtacaklarını söyleyen TAŞKIN, "Biz üç konuda odaklanmış durumdayız, özgürlükçü bir hukuk sistemi, ağır sanayi ve yüksek teknolojiye dayanan bir ekonomik sistem ile nitelikli bir eğitim sistemi. Bu üç hususu hayata geçirmeden toplumun huzura kavuşması mümkün değildir" diye konuştu.
Yemen'deki gelişmeler vesilesiyle ülkemizin etrafının kuşatıldığını söyleyen TAŞKIN, sözlerinin devamında: "Asıl hedefte Türkiye vardır. Türkiye bu gelişmeler karşısında son derece dikkatli olmak zorundadır. Milli Görüş"ün iktidardan uzaklaştırıldığı günden beri, İslam coğrafyasının tam anlamıyla kaosa sürüklendiğini, kan gölüne dönüştürüldüğünü ibretle izliyoruz. Türkiye'nin, çevresindeki gelişmelere hasmane bir tutum yerine aklıselimle yaklaşması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.