+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: Sevdası Sevdamız Gayesi Gayemizdir

  1. #1

    Sevdası Sevdamız Gayesi Gayemizdir

    Sevdası Sevdamız Gayesi Gayemizdir

    Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hicretinin 4üncü sene-i devriyesinde büyük bir programla bir kez daha Rahmet Ve Minnetle Anıldı


    Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ahirete irtihalinin 4. sene-i devriyesinde bir taraftan dualarla yad edilirken, bir taraftan da düzenlenen programlarla anılıyor. Saadet Partisi Genel Merkezi tarafından Ankara’da düzenlenen “İlim, Fikir, Siyaset, Devlet ve Dava Adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan” anma programı her kesimden siyasetçiyi ve genç yaşlı demeden Erbakan Hoca sevdalılarını bir araya getirdi.

    ASİLTÜRK: “Gayemiz, görevimiz bundan sonra Erbakan Hocamızın gösterdiği yolda sadakatle ihlasla yürümek olacaktır.”
    KAMALAK: “Gerçekten de O, canıyla, malıyla, takatinin sonuna kadar hak ve hakikat için mücadele eden bir mücahiddi. Bütün hayatı boyunca İslam’ın hâkimiyeti ve insanlığın kurtuluşu için çalıştı. Makamı, mevkiyi, şöhreti, serveti değil, bütün şer güçleri karşısına alma pahasına cihad etti.”

    MUSAVİ: “Rahmetli Erbakan önemli bir devlet adamı olmasının yanı sıra tüm İslam alemine de şahsiyetli bir bakış getirdi.”
    DESTİCİ: “Şahidiz ki, siyaseti oy alma kaygısı ile, makam kaygısı ya da makamlarda kalıcı olma kaygısı ile yapmadı. ‘Benim bir İslam, bir vatan, bir İslam dünyası meselem var’ derdi.”

    ARSLAN: “Bize düşen Erbakan’ın davasına sahip çıkmaktır.”
    ATALAY: “Beni bu evin içine sokan Hocam’dan Allah razı olsun. 40 sene evvel ne düşünüyorsam, bu gün de aynısını düşünmeye devam ediyorum.”
    KAYA: “O, Milli Görüş ile Siyonizmin bütün damarlarını kesecek, yeni bir filizi sulayan, onu büyüten bir büyük insandı.”
    ÖZKES: “Şu an içinde bulunduğumuz siyasetin O’na çok ihtiyacı var.”
    MALİKİ: “Hem bölge hem de İran halkı nezdinde ayrı bir yeri vardır. İran halkının O’nu sevmesindeki temel sebep, temel düşüncesinin İslam kardeşliği olmasıdır.”
    KUTAN: “O, ibadet aşkıyla, cihat ruhuyla çalıştı. ‘Biz siyaset yapmıyor, cihat yapıyoruz’ diyordu.”
    Ankara Bürosu
    Ankara MEB Şura Salonu’nda gerçekleşen anma programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Hacı Bayram-ı Veli Camii İmam Hatibi Emrullah Kahraman’ın okuduğu tilavet sonrası ise konuşmalara geçildi. Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, konuşmasında Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kişiliğine, şahsiyetine ve dava adamlılığına değindi.
    Kamalak: Hak ve Hakikat İçin Mücadele Eden Bir Mücahiddi
    Kamalak, “Hem şerefli bir hayat hem de şerefli bir ölüm’ için en güzel örneklerden biri Necmettin Erbakan Hocamızdır” diyerek başladığı konuşmasında bir anısını şu sözlerle aktardı: “Bir gün kendisiyle sohbet ederken bir arkadaşımızın şöyle dediğini hatırlıyorum. ‘Muhterem Hocam. Cenab-ı Allah kıldığınız namazları, tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri kabul buyursun. İnşallah kabul de buyurmuştur. Ancak sizin elinizde 6 tane öyle önemli belge var ki, inşallah Ruz-u Mahşer’de onların her biri sizin için birer ibra belgesi olacak?’ ‘Nedir onlar ‘diye sordu? Arkadaşımız da dedi ki; ‘4 tanesi MNP, MSP, Refah ve Fazilet Partisi’nin kapatılma gerekçeleri. 5’incisi ve 6.sı ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Refah hakkındaki kararlarıdır. Bu 6 belgenin 6’sının da ortak gerekçesi, sizin İslam’ı yani hakkı savunuyor olmanız. Bundan daha güzel ibra belgesi olur mu?’
    Hepinizin bildiği gibi kendisine hukuki konularda yardımcı oluyordum. Bazen geceler boyu diz dize beraber çalışıyorduk. Bir mahkeme öncesi yine o arkadaşımız, “Hocam, Mahkeme Başkanını reddedelim. “Korkuyorum ki bu başkan sizi mahkûm edecek?” demişti. Hoca’mız da “Biz ne yaptık ki bizi mahkûm edecekler. Suçumuz ne?”dedi. O arkadaşımız da “Hocam, onlara göre sizin dünyaya gelmeniz suç!”demişti”
    Kamalak, Rahmetli Erbakan’ın canıyla, malıyla, takatinin sonuna kadar hak ve hakikat için mücadele eden bir mücahid olduğunu vurguladı.
    Musavi: Yegane İsteği Türkiye Ve İslam Aleminin Refahıydı
    Gelişen Sekiz Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Seyid Ali Muhammed Musavi ise konuşmasında Erbakan’ın D-8’in kurucusu olduğunu ifade ederek, “Rahmetli Erbakan önemli bir devlet adamı olmasının yanı sıra tüm İslam alemine de şahsiyetli bir bakış getirdi. Milli ve manevi bakımdan gençlerin önünü açmıştı. Kurduğu D-8’in Genel Sekreteri olarak ise kendimi ayrıcalıklı hissediyorum” dedi. Musavi, ‘Büyük Lider’ olarak nitelediği Merhum Erbakan’ın İslam ümmetine hizmet etmenin Allah’a hizmet olduğuna tüm kalbiyle inandığını da ifade ederek, “Onun ufku İslam dünyasının ıslahı mutluluğu ve refahıydı. Ufku tüm insanlığı kaplıyordu. Yegane isteği ise müreffeh bir Türkiye, aynı zamanda İslam ülkeleri arasında da işbirliğiydi. Kendisi dünyanın her yerindeki zulümlere ve haksızlıklara karşı da dimdik durmuştur” diye konuştu.
    Destici: Biz Kardeşiz, Biz Biriz
    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de yaptığı konuşmada, siyasi hayatımızda çok liderin gelip geçtiğini, pek çok insanın başbakanlık yaptığını kaydederek, “Ama bunların çok azı Türk siyasetinde iz bıraktı. Müslüman Türk milletinin gönlünde yer ve karşılık buldu. İşte Erbakan’da bunlardan en önemlilerindendi. Şahidiz ki siyaseti oy alma kaygısı ile makam kaygısı ya da makamlarda kalıcı olma kaygısı ile yapmadı. O inançları önüne koydu. Milleti, vatanını, dinini önüne koydu. ‘Benim bir İslam, bir vatan, bir İslam dünyası meselem var’ derdi. Ancak Türkiye’de siyasetini buna göre şekillendirirseniz, birilerini rahatsız edersiniz” diye konuştu. Refahyol Hükümeti’ni destekleyen yiğit seslerin de o günlerde var olduğunu kaydeden Destici, “Merhum şehid liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu o günlerde ‘Namlusunu millete dönmüş tanka selam durmam’ demişti. Hükümet kurulurken, engellemelere karşı ise ‘Sizler Müslümanların iktidar olmasını engelleyemeyeceksiniz’ diyerek destek olmuştu. Bizler ayrı siyasi partilere mensup olabiliriz ancak biz biriz. Biz Yüce Allah’ın emri ile birbirimize bağlanmışız. Bizim için kardeşlik üzerine bir emir yoktur. Bizi bağlayan tek emir budur” diye konuştu.
    Arslan: Hak-İş’in Kurucusu Erbakan’dır
    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan ise Milli Görüş hareketinin içinde doğan biri olduğunu belirterek, “Milli Görüş hareketinin içine doğmuş birisiyim. 1972 yılında öğrenciyken Konya’da MSP gençlik kollarına üye olmuştum. Geçen 40 yıl içinde hiçbir zaman ayrı durmadım. Bu gün görev de bulunduğum Hak-İş’in kuruluşun en büyük mimarı Erbakan’dır. 1976 yılında Türkiye’de binlerce sendika vardı. Ancak farklı bir sendikaya ihtiyaç vardı. Milli Görüş Hareketi’nin lideri ve bir grup inanmış insan bunu başardı. Başta Hocamız olmak üzere büyüklerimizin katkıları ile bu gün Türkiye’nin en büyük konfederasyonunun mayasını o tarihte çaldılar” dedi. 1979 yılında Konya’da Erbakan’ın katılacağı bir program öncesi kendisi ile birlikte sokakta yürürken, polisin arka taraftaki gençlere müdahale ettiğini ancak Erbakan’ın arkasına hiçbir zaman dönüp bakmadığını kaydederek bir anısın paylaşan Arslan, “Hiçbir neden yokken, polis arka taraftaki gençlere saldırdı. Hocamız önde yürüyor, ancak bir sefer olup arkasına dönüp bakmadı. Ben o tarihlerde niye dönüp tavır koymadı diyerek sitem etmiştim kendimce. Sonradan anladım ki, liderler yürürken geriye dönüp bakmazlar” diyerek hatırasını paylaştı.
    Atalay: Beni Bu Evin İçine Sokanlardan Allah Razı Olsun
    Türk-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay ise konuşmasını kısa öz cümlelerle yaptı. Atalay, baskıcı dönemleri hatırlatarak, “Kardeşlerin, arkadaşlarını hakir gördüğü dönemleri biliyorum. Başörtülü kardeşlerimizin trene bindirilmediği dönemleri biliyorum. Beni bu evin içine sokanlardan Allah razı olsun. Bu ev, şahsımı, ailemi terbiye etti. Şimdi ise Türkiye’nin en büyük konfederasyonunun Genel Başkanıyım. 40 sene evvel ne düşünüyorsa, bugün de aynısını düşünmeye devam ediyorum. Hocam’ın Allah mekanını cennet yapsın” dedi.
    Kaya: 400 Yıl Sonra da Işık Saçmaya Devam Edecek
    Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkan Vekili Günay Kaya da Erbakan’ın hadisi fizik ile buluşturmuş, bütün ilimleri bir beyne sığdırmış lider olduğunu kaydederek, Milli Görüş’ün önemine değindi. Kaya, “Milli Görüş ile küresel Siyonizmin bütün damarlarını kesecek, yen bir filizi sulayan, onu büyüten bir büyük insandı. Devlet adamı, millet adamı olmak başka bir şeydir. Büyük bir şevk ve heyecanla haykırdığımız ‘mücahit’ kavramını aynı bedene sağdıran liderdir. Onun için değil 4, değil 40, değil 400 yıl sonrasında dahi ışık saçmaya devam edecek” dedi. Maddi kalkınmanın yanı sıra Erbakan’ın manevi kalkınmaya da büyük bir önem verdiğinin altını çizen Kaya, “Hocamız bir ömür darbelerle bir ömür destpotizmle mücadele etmiştir. Bu dünya için değil ötesi için çalıştı. Onun için asla ve asla kaybetmedi. O adam gibi adamdı. Öyle bir tohum attı ki, sadece Anadolu değil, Arakan’ın bile mücadelesini ümmete taşıdı.” değerlendirmesini yaptı.
    Özkes: Şuanki Siyasetin Ona Çok İhtiyacı Var
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu adına anma programına katılan CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Erbakan’ın cenaze törenine katıldığını aktararak, bugün bir kez daha anma programın katıldığını belirtti. Özkes, “Erbakan Hocamızın 4. anma yıldönümünde bulunmaktan ötürü Cenab-ı Allah’a şükrediyorum. Elbette burada kendisini temsilen bulunduğum Klıçdaroğlu’nun ‘Allahtan rahmet’ dileklerini iletiyorum. Merhum Erbakan Hocamız, siyaset dünyamıza gerçekten bir renk kattı. Şu an içinde bulunduğumuz siyasetin o renge çok ihtiyacı var. Gülen yüzüyle, hikmetli esprileriyle, nevi şahsına münhasır üslubuyla hafızalarımızda derin izler bırakan Hocamıza rahmet deliyorum, mekanı cennet olsun” dedi.
    Maliki: İran Halkının Nezdinde Ayrı Bir Yeri Var
    İran’ın Ankara Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Seyyit Musavi Maliki ise Erbakan’ın adı ve hatırasının bölgedeki Müslüman halkların hafızasında sürekli yaşayacağını vurgulayarak, “Sadece Türkiye için değil, hem bölge hem de İran halkı nezdinde ayrı bir yeri vardır. Küresel güçlerin baskılarına rağmen, Başbakan olduğunda ilk ziyaretini ve hayatının son ziyaretini İran’a yapmıştı. İran halkının onu sevmesindeki temel neden ise temel düşüncesinin İslam kardeşliği olmasındandır. Kudüs ve Filistin meselesindeki tavrındandır bu sevgi. En önemlisi ise İran ve Türkiye arasındaki işbirliğinin hayatı önem taşıması fikriydi” diye konuştu. Maliki, bugün Ortadoğu’da mezhebi, etnik kökenler üzerinden bir bölünmeye doğru gidildiğini kaydederek, “Bu meselelerle İslam toplumlarının gerçek gündemleri olan İsrail’den uzaklaştırmak istiyorlar. İslam dünyası tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşıyor. İnşallah yeni bir dönem başlayacaktır. Bu komplolar sonsuza dek sürdürülemez. Erbakan ‘Bizim hak merkezli medeniyetimiz, onların güç merkezli medeniyetlerinden üstündür’ diyordu. İmam Humeyni ise ‘bedenimizi binlerce parçaya ayırsalar, alevlere atıp canlı canlı yaksalar da, yuvalarımız tarumar etseler de küfür ve şirk il olan mücadele de asla ve asla taviz vermeyeceğiz’ demişti. Bu iki büyük insanın ruhu şad olsun. Rabbim, bizleri de onların yolların izleyen kişilerden eylesin” dedi.
    Erdoğan, Gül, Çiçek, Davutoğlu ve Feyzioğlu Telgraf Gönderdi
    Anma programına başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10’uncu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu ve daha pek çok siyasetçi de telgraf ile mesaj gönderdi.
    Onun Yolunda Sadakat ve İhlasla Yürüyeceğiz
    Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk de yaptığı konuşmada, “Erbakan hocamızın ömrünü verdiği davası ortaya kondu. Gayemiz, görevimiz bundan sonra Erbakan Hocamızın gösterdiği yolda sadakatle, ihlasla yürümek olacaktır. Biz bir hedefe doğru kilitlenmiş durumdayız. Önümüzde bir seçim var. Eğer Milli Görüş’ün sesi TBMM’de ortaya konulacak bir netice alınmazsa, bu Meclis’te bundan sonra, hak savunulamaz hale gelecektir. Çünkü gidiş öyle bir gidiş ki ayağımızın altından toprak kayıyor. Bunun dışında hareket edenleri sadece Allah’a şikayet ediyorum. Bunun ne manaya geldiğini herkes bilir. Bir takım insanlar bunu tahrik ederlerse Allah katında hesap veremezler” dedi. Asiltürk, “Kimseye düşmanlığımız yok, kimseyle itişmek gibi bir derdimiz yok. Sadece inandığımız gibi yaşamak istiyoruz. Bunun için Meclis’te grubumuzun olması lazım. Hedef olarak aldığımız şey, milletvekili olmak değil, Meclis’te hakkı söyleyecek bir güce ulaşmaktır. Türkiye’nin kurtuluşa ermesi için başka bir parti ile de bir araya gelirsek, en az yüzde 20’lere ulaşacaktır. İnançlarımızdan taviz vermeyerek yapacağımız şeydir bu. En ufak bir taviz vermeden partiler arasında böyle bir uyum olursa destek oluruz. Aksi halde tek başımıza Allah’ın izniyle bu mücadeleyi yapacağız.”
    68 yıl birlikte mücadele ettik
    Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Genel Başkanı Recai Kutan, konuşmasında seyircileri duygulandırdı. Kutan, Erbakan ile birlikte 68 yıllık bir mücadelenin içinde olduklarını kaydederek, “Muhteşem bir kalabalığın duasıyla rahmeti rahmana gönderdiğimiz Merhum Necmettin Erbakan hocamızı hicretinin 4. Yılında hasret duyguları anmak üzere bir aradayız. 1947 yılında İTܒye öğrenci olarak gittiğimde tanıştım. Ben birinci, Hocamız ise son sınıftaydı. Üniversitede başlayan birlikteliğimiz vefatına kadar devam etti. Hocamızla 68 yıl birlikte mücadele ettik” dedi. Kutan, “Bir ömür boyunca mücadele etmiş ve bütün İslam alemini etkilemiş Erbakan Hocamızı anlatmak zor” diyerek, şunları kaydetti: “Erbakan, hayatını İslam’a adamış gerçek bir mü’mindi. Halkımız ona Mücahit Erbakan sıfatını layık görmüştür. Hocamız hiçbir zaman siyaset yapmadı. İbadet aşkıyla cihat ruhuyla çalıştı ‘biz siyaset yapmıyor, cihat yapıyoruz’ diyordu. İnançlı kitlelere siyasi bilinç kazandırdı. Hala gök kubbemizde Erbakan hocamızın gür sesi yankılanmaktadır. O ses, Hocamızın bizlere vasiyet ettiği şu önemli hususları anlatmaktadır. Önce ahlak ve maneviyat sancağını şerefle taşıyacaksınız. Hakkın mücahit erleri olacaksınız. Zaman geçtikte hocamız daha iyi anlaşılmaktadır. Sevdası sevdamız, duası duamız, gayesi gayemiz olsun.”



  2. #2
    'Erbakan, ideallerini hayatına değil hayatını ideallerine adamıştı'




    54. Hükümet Başbakanı, Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 4'üncü yılı münasebetiyle düzenlenen bir programla anıldı. Programda konuşan Saadet Partisi ( SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Erbakan Hoca'nın hayatını davasına adayan bir isim olduğunu belirterek, "O, ideallerini hayatına değil hayatını ideallerine adamıştı" diye konuştu. Kamalak, Erbakan'ın iktidara gelir gelmez İslam ülkelerini dolaşarak D-8'i kurduğunu söyledi ve ekledi: "D-8 yüzyılın en büyük politik açılımıdır."



    Ankara MEB Şûra Salonu'nda yapılan programa Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, SP eski Genel Başkanı Recai Kutan, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, SP Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şevket Kazan, çeşitli sivil toplum kuruluşları, sendika temsilcileri ive çok sayıda partili katıldı. Programın açılışında konuşan SP lideri Mustafa Kamalak, sözlerine Erbakan Hoca'yı rahmetle anarak başladı."Bütün hayatımız şerefli bir ölüm içindir. Zira her nefis ölümü tadacaktır. Hem şerefli bir hayat hem de şerefli bir ölüm için en güzel örneklerden biri Erbakan Hocamızın bizzat kendisidir." dedi.

    Erbakan ile yaşadığı hatıralarını anlatan Kamalak, "Kendisine hukuki konularda yardımcı olmaya çalışıyordum. Sabahlara kadar dizdize çalıştırdık" dedi. Erbakan'ın canıyla ve malıyla İslam için mücadele eden bir isim olduğunu hatırlatarak makam ve servet düşünmediğini, bütün hayatı boyunca İslam için çalıştığını söyledi.
    Erbakan Hoca'nın küçük hesaplar içinde olmadığını aktaran Kamalak, "O, ideallerini hayatına değil hayatını ideallerine adammıştı. Çünkü o küçük hesapların insanı değildi. Dağın azameti ondan uzaklaştıkça anlaşılır. Zaman geçktiçte Erbakan hocamızını duruşunu ve mücadelesini daha iyi anlamaktayız.Onun ortaya koyduğu basireti örnek almadığımız sürece saadete ulaşmamız mümkün değildir" şeklinde konuştu.

    Kamalak sözlerini şöyle sürdürdü:
    "İslam âlemi ne durumda? Ne lazım ki herbirisi ayrı bir kaos içinde. Bütün Müslüman coğrafyası kan ağlıyor. Biz ise imamesi dağılmış tespih gibiyiz.Öyleyse küresel barış için müslümanların bir araya gelmesi gerekiyor. Hocamızın gösterdiği yolda ilerlememiz gerekiyor. Bunun için İslam Birleşmiş Teşkilatını kurmamız gerekiyor. Ikinci olarak İslam Barış Gücü kurulması gerekmektedir. Üçüncü olarak İslam Ortak Pazarını kurmamız gerekmektedir. Dördüncü olarak İslam Ortak Para Birimini kurmak gerekmektedir. Işte Erbakan'ı anlamak yedi milyar insanın sömürüden bu zalim çarktan kurtarılması demektir."
    "Ölüm Ne Yatakta Ne Sokakta İsterim ki En Kutlu Bir Eylemde Bulsun..."
    Metin Yüksel

+ Konuyu Yanıtla

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •