Milli Görüş Peygamberine Sahip Çıkıyor

Saadet Partisi Ankara İl teşkilatının düzenlediği Peygamberimize sevgi Teröre lânet yürüyüşüne Polatlı ilce teşkilatı da katildi.Yürüyüş ulus meydanında il başkanının yaptığı basın açıklamasıyla son buldu.Basın açıklamasından sonra genişletilmiş il divan toplantısına katılan Polatlı ilce teşkilatı Polatlının sıkıntılarını ve yapmış olduklari çalışmaları Ankara il başkanlığına sundular.
Ocak ayının ilk haftasında Paris’te 12 kişinin canına mal olan bir terör olayı yaşandı. Aynı gün Irak’ta 83,Suriye’ de 26,Afganistan’da 16 kişi öldürüldü. Amerikalı siyaset bilimcisi Profesör Norman FİNKELSTEİN, Gazze de her on dakikada bir yaşanan olayın Fransa’da bir defa yaşandığına ve dünyanın ayağa kalktığına dikkat çekiyor. On yılda on iki milyon Müslüman’ın katliamına sessiz kalanların Fransa’da on iki kişinin katli sebebiyle Paris sokaklarında omuz omuza yürüyüşlerini teröre karşı tepki diye kabullenmek saflık tır.
Bu tepkinin, bu yürüyüşün başka anlamı vardır. Menfur planlara dikkat çekmeyi vazife bildiğimiz için bu basın açıklamasını yapıyoruz. İlgilerinize teşekkür ederiz.
Bu olay, “11 Eylül” tiyatrosunun ikinci sahnesidir.
Sistematik olarak devam eden terör olaylarını bir tetikçi üzerinden tarif etmek asıl faillerin izlerini kaybetme gayretidir.
Teröristin eşkâli bellidir, kimse başka şeylerle oyalanmasın. Tahkir ettirten, tahrik ettirten, tüm terör örgütlerini finanse eden, ifsat planları ile dünya hegomenyası peşinde olan, uyuşturucu zehir mafyasını, silah mafyasını elinde bulunduran kimlerse asıl teröristler onlardır.
Uzmanlarının ifadesine göre, hiçbir terör örgütü batının ve Irkçı emperyalizmin desteği olmadan bir yıl dahi ayakta duramaz. Ayrıca, olayların faili aranırken tetikçiye değil, kimin işine, kimin planlarına yaradığına bakın derler. Tetikçinin kim olduğuna değil terör ize edenin kim olduğuna bakınca Paris de ki tiyatronun senaristlerini de görürüz. En iyi Müslüman ölü Müslüman dır diyen onlardır.Irk, mezhep, kabile farklılıklarını kullanarak insanları birbirine kırdırarak hedeflerine yürüyeceklerini açıkça söyleyenler onlardır.Bu gerçekler ışığında tüm terör olaylarını, faillerini şiddet ve nefretle kınadığımızı bir kere daha ilan ediyoruz. Gerçekten teröriste lanet etmeye Paris’te omuz omuza yürüyenlerin yürekleri yetmez. Eğer bir defa yetseydi, biz her zaman terörü lanet mitingleri yaptık bir defa olsun onları da bizim yanımızda görürdük.Sayın Erdoğan, Netenyahu nun Paris de ki yürüyüşte ne işi var diyordu. Biz de Davutoğlu nun orada Netenyahu ile omuz omuza ne işi olduğunu soruyoruz? Peygamberimize hakarete yeltendikleri zaman Türkiye de Milli Görüşçülerden başkasının tepki göstermemesinin sebebi sorulduğunda, toplumun değerlerini törpüleyip, gazını alarak paratonerlik yaptığını kendi başarısı olarak izah etmişti Sayın Erdoğan. Davutoğlu nun sokağa inmesine engel olamadığı gaz başka gaz mı, törpülenmeyen değer başka değer mi? Yoksa İslam ümmetine yeni törpü yapıldığını bilerek mi katıldı o yürüyüşe? Ya teröristliği kabul edeceksin, ya da en kutsalına hakareti tebessümle kabullenmeye, omurgasızlığa razı olacaksın dayatmasının alçaklığı sergilendi.
Olay gerçekleştiği anda, sadece sanık suçlu değil, hiçbir savunma hakkı da verilmeden gerçek fail ilan edildi. Anında tüm dünya Paris de buluştu. Çünkü bu terör başka bir olaydı! Kimliklerin özellikle öne çıkarılmak istenildiği olaydı. 11Eylül de kuleler çöktü. Yangında binanın demirleri dahi eridi. Ancak enkazın içinden büyük bir mucize olarak teröristlerin kimlikleri sapa sağlam çıkmıştı…
Paris de ki olay da çok profesyonel bir maharet gerektirmesiyle beraber ne hikmetse çok acemilik sergilendi; teröristler kimliklerini arabanın içinde unuttular…!
Adı konulmamış, tek taraflı bir savaş, İslam kimliğine karşı adice sürdürülen savaştır. Dünya da yaşananların hepsi, İslam kimliğini hazmedemeyen küresel zalimlerin, küresel terörizminin vahşetidir.
Tiyatronun,11 Eylülde ki birinci perdesindeki gayesi, İslam düşmanlığını yaymak ve buna bağlı olarak İslam coğrafyasının işgalini meşrulaştırmaktı.Amerika yürüyüşe katılmadı. Onların aralarında çıkar kavgaları olması doğaldır. Ancak İslam’a karşı yürütülen savaşta hiçbir ihtilafları yoktur. Zaten aynı gün Amerikalı yöneticiler de İslam’a karşı savaşın sürdürülmesiyle alakalı toplantıya katılmak üzere Paris’te idiler…
“Bir damla petrol, bin damla kan” hesabı üzerine kurulan büyük oyunun küçük sahneleri sergileniyor. Menfur emellerinin, sömürü ve zülüm düzenlerinin önünde tek engel İslam olduğu için, İslam’a ve İslam dünyasına resmen savaş ilan ettiler. İşgal operasyonlarını alçakça sürdürüyorlar. Bu gerçeği görmeyen zavallılar her zaman ihanete alet olurlar.Terör üzerinden emellerine ulaşmak isteyen Irkçı emperyalistlere ve Batılılara sesleniyoruz:
Her türlü vahşeti de devreye sokarak elde ettiğiniz maddi imkânları kaybettiğiniz zaman, her sahada beslediğiniz terörle baş başa kalacaksınız.Ey batılılar, bilesiniz ki Peygamberlerin hepsi de İslam peygamberleridirler. İslam ı, Kur’an dan ve sünnetten öğrenin ki kurtuluşun,barış ve kardeşliğin yolu açılsın.
Siz dünyayı ifsat ederek saltanat sürmeye çalışıyorsunuz. Müslüman’lar ise mahlûkata şefkat etmenin yaratılışın ikinci gayesi olduğuna iman edenlerdir. Bu gerçeği görün, bu farkı görün.
Bütün su kaynaklarına, tarım alanlarına, enerji kaynaklarına ve hatlarına, dünyanın bütün gelir kaynaklarına el koyabilirsiniz. Ama ne huzur bulabilir, nede huzur Bırakırsınız. İstismarını yaptığınız adaletiniz zulüm, özgürlükleriniz ölüm getiriyor.
Sizin kontrolünüzde insan neslinin tehdit altında olduğunu, bu gidişatın sonunun olmadığını görün.
Düşmanlığını yaptığınız İslam, sınırsız adaletin, sorumlu özgürlüklerin, barışın da kardeşliğin de, İzzetin de onurun da teminatı olan dindir. Sizin de bizim de kurtuluşumuz ancak bu dini hayata hâkim kılarak olacaktır. Hazreti Muhammet bu dinin tebliğcisidir. O mutlak öndere salât ve selam olsun.