Hak davanın emanetçisi Olmak bizler için yük değildir

Ankara İl Kongresinde önemli açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Biz burada sıradan bir parti kongresi yapmıyoruz. Hakkı hakim kılarak tüm insanlığın mutluluğu ve saadeti için çalışıyoruz. Batılda zirve olmaktansa hakikatte zerre olmak daha iyidir. Padişahın mührünü taşımak sadrazam için bir yük değildir. Hak davanın emanetçisi olmak bizler için yük değildir. Türkiyemizi bir bütün olarak, 77 milyon insanı kucaklayarak adil bir nizam içinde yaşatmak bizim

Hakk’ın savunulması kişilerin sayısıyla ölçülmez

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Oğuzhan Asiltürk kongrede yaptığı konuşmada, “Kişiler birilerine hakaret ederek davranışlarda bulunuyorlar. Bu yaptığı davranışlar doğru değil. Biz bu Meclis’e girmeden bu mecliste Hakk’ın savunulması mümkün değildir. Hakk’ın savunulması kişilerin sayısıyla da ölçülmez. Bizler birbirimizin kardeşleriyiz, kimseye hakaret ederek bir yere varamayız. Herkese sağduyulu davranarak davamızı anlatmamız gerekir” ifadelerini kullandı.


Saadet Partisi Ankara İl Başkanlığı 5. Olağan Kongresi geniş bir katılım ile gerçekleşti. Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan kongreye Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, genel başkan yardımcıları, kadın kolları ve gençlik kolları üyeleri, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Tek listeyle gidilen kongrede Hüseyin Hacıabdullahoğlu güven tazeleyerek yeniden il başkanı seçildi. Kongrede konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi’nin sıradan bir kongre yapmadığını, insanlığın saadeti için uğraştığını belirten Kamalak, “Biz buruda sıradan bir parti kongresi yapmıyoruz. Hakk’ı hakim kılarak tüm insanlığın mutluluğu ve saadeti için çalışıyoruz. Batılda zirve olmaktansa hakikatte zerre olmak daha iyidir. Padişahın mührünü taşımak sadrazam için bir yük değildir. Hak davanın emanetçisi olmak bizler için yük değildir. Türkiye’mizi yeniden inşa etmek zorundayız. Türkiye’mizi bir bütün olarak, 76 milyon insanı kucaklayarak adil bir nizam içinde yaşatmak bizim aslı görevlerimizdendir” dedi.


Doğru Söylemek Zorundayız
Uludere’nin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Kamalak, Uludere’de hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi Kamalak, “Uludere’nin üçüncü yılı. Birilerinin eleştireceğini biliyorum. Biz kınayanların kınamasına aldırmadan doğru söylemek zorundayız. Biz bu aziz milletin evlatlarıyız. Uludere’nin hesabını sormalı diye düşünüyoruz. Elbette can sıkıcı, üzücü olaylar ile yüzleşmemiz lazım, ancak yüzleşmek yetmez, faillerin bulunup, adalete teslim edilmesi dolayısıyla sorumlulardan hesap sorulması gerekir” diye konuştu.
Tüketim Ekonomisinden, Üretim Ekonomisine Geçilmeli
Yoksullukla mücadele edilmesi için tüketim ekonomisinden, üretim ekonomisine geçilmesi gerektiğine dikkat çeken Kamalak, son 10 yılda fabrikaların özelleştirildiğini belirterek, “Yoksulluk ile mücadele edebilmek için tüketim ekonomisinden, üretim ekonomisine geçmeliyiz. Özelleştirilin fabrikaların hem hepsi, Milli Görüş’ün eserleridir. Yatırım yapmadan mevcut fabrikaları eşe dosta peşkeş çekerek fakirliği ve işsizliği önlemek mümkün değildir. Biz eminiz ki tarihin en şanlı milletin torunları olarak bu aziz milletimiz şanlı bir şekilde yaşamama laiktir” dedi.
Hedeflerinin yaşanabilir Türkiye'yi yeniden inşa etmek olduğuna değinen Kamalak, şöyle devam etti:
"Bir bütün olarak bu ülkede 76 milyon insanı kardeş bilip kucaklamak, bir araya getirmek, hak ve hakikat çizgisinde buluşturmak ve adil bir nizam içinde yaşatmak bizim asli görevlerimizden biridir.
Yaşanabilir bir Türkiye kurabilmek için birtakım şartları sağlamamız, yoksullukla mücadele etmemiz lazım. Çünkü bu milletin her bir ferdi insanca yaşama hakkına sahiptir. Bunu sağlama vazifesi elbette bu ülkeyi yönetme azminde olan insanlara düşüyor. Ancak görüyoruz ki bizim dışımızdakilerin böyle bir derdi yok.
Yoksullukla mücadele için her şeyden önce tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmek durumundayız. Bunun için de yatırım yapmak durumundayız. Son 20 yıldan bu yana iktidarların sattıkları, özelleştirdikleri fabrikaların hemen tamamının temelleri milli görüş koalisyon iktidarları zamanında atılmıştır. Bir kısmı da onlar zamanında hizmete atılmıştır. Sata sata bitiremedikleri o fabrikalar milli görüşün eserleridir."
"Tam 383 yatırım projemiz hazır bekliyor. Tarihin en şanlı milletinin torunları olarak bu aziz milletimiz, en onurlu bir şekilde yaşama hakkına sahiptir. Biz buna inanıyoruz" diyen Kamalak, planladıkları yatırımlarla insanları doğdukları yerlerde doyuracaklarını ve iç göçlerin önüne geçeceklerini belirterek, halen yerinden yurdundan koparılan insanların büyük şehirlerde kalabalıklar arasında kaybolup gittiğini ifade etti.

İnsanlarımızı Onurlu Bir Şekilde Yaşatmalıyız
Yatırımların tekrar yapıldığı zaman iç göçlerinde önlenebileceğine vurgu yapan Kamalak, “Yaşanabilir Türkiye’nin ilk şartı doğdukları yerde doyabilmektir. Türkiye’de zimmet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, rüşvet ve yolsuzluk gibi suçlardan alınan mahkumiyetlerin son üç yıldaki artış oranı yüzde 68 olmuştur. Bin çeşit yolsuzluk ve hırsızlık çığ gibi büyümektedir. Bunları önlemenin tek yolu yatırım yapmaktır. Son on yıl içerisinde kaç fabrika yapıldı. Yapılan yollar ve Aksaray karın doyurmuyor. Yüz binlerce üniversiteliler mezun olmuş iş bekliyor. Çözüm şüphesiz ki Milli Görüştür. Aksaray’ın değeri 1 milyar 370 milyon. Bu işten anlayan mimarlar ve mühendisler diyor ki ‘oranın maliyeti 8 ve 10 milyar arasındadır. Bu para ile 333 bin öğretmenin bir yıllık maaşı ödenir. Ülkemizde asgari ücret 894 TL’dir. Bu para 9 milyon işçinin bir aylık ücretidir. İnsanlarımızı onurlu bir şekilde yaşatmalıyız” dedi.
Halkı Kandırıyorlar
Türkiye’nin artık dış borcu kalmamış gibi iktidarın her fırsatta ‘IMF’ye borcu ödedik’ diyerek halkın kandırıldığını söyleyen Kamalak, “Erbakan Hocamızın aldığı karar üzerine Havuz sistemi kuruldu, sömürü önlendi ve denk bütçe yapıldı. Şuan havuz sistemi var mı? Denk bütçe var mı? Bunlar milli görüşün icraatlarıdır. İktidar ‘biz geldik IMF’ye borç ödedik’ diyor. İç ve dış borç 600 milyarı geçmiş durumdadır. Bunun 420 milyar dolarlık kısmı dolar cinsinden dış borç. Türkiye’nin artık borcu kalmamış gibi IMF’den bahsediyorlar. İktidar kendini faiz lobisine karşı gösterse de 2014 yılında sadece faiz ödemeleri için 53 milyar liralık ödenek konmuştur. 2015 yılı bütçesine de sadece faiz ödemesi için 54 milyarlık ödenek konmuştur. Borç yoksa, bu faiz ödeneğini niçin koydunuz, kime ödeyeceksiniz. Mutfakta hırsız var. Biz adil gelir dağılımı sağlayacağız. Bunun için asgari ücretten vergi almayacağız. Bizim iktidarımızda asgari ücret açlık sınırın üzerinde olacaktır” dedi.

Yeni Türkiye Zalimlerin Yanındadır
Temiz toplum ve siyaset için Saadet Partisi’nin tek çare olduğunu belirten Kamalak, “Temiz toplum ve temiz siyaset için vatandaşlarımıza diyoruz ki, tek çare Saadet Partisi’dir. Birileri tutturmuş ‘Yeni Türkiye’ diyor. Biz diyoruz ki ‘Yeniden Büyük Türkiye’. Yeni Türkiye ve Yeniden Büyük Türkiye arasında yer farkı vardır. Yeni Türkiye zalimlerin yanındadır. Mevcut iktidar yönünü batıya çevirmiştir. Bunlar Batı’nın kısaslarını önce olarak almışlardır. Bizim ölçülerimiz ise, bu milletin örfü ve âdetidir. Bizim ölçümüz Hakk’a ayarlıdır” dedi.
Herkese Sağduyulu Olmalıyız
Sağduyu çağrısında bulunan Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, kişilerin birbirlerine hakaret etmeden davranması gerektiğini söyleyerek, “Kişiler birlerine hakaret ederek davranışlarda bulunuyorlar. Bu yaptığı davranışlar doğru değil. Biz bu meclise girmeden bu mecliste Hakk’ın savunulması mümkün değildir. Hakk’ın savunulması kişilerin sayısıyla da ölçülmez. Bizler birbirimizin kardeşleriyiz, kimseye hakaret ederek bir yere varamayız. Herkese sağduyulu davranarak davamızı anlatmamız gerekir” şeklinde konuştu.
Hiçbir Oy Boşa Gitmez
Programda yeniden il başkanı seçilen Hüseyin Hacıabdullahoğlu ise,“Milli Görüş, yaratılıştaki farklılıkların ilahi ahengini gören ve bu farklılıklardan tek millet çıkarın bir görüşüdür. Siyasette asla vazgeçilmeyen bir iddiamız var. Çıkar için siyaset yapanlar tıpkı suyun etrafında toplanan sinekler gibidir. Hepsinin bir satın alma bedeli vardır. Milli Görüş hareketi 45 yıldır bedel ödeyerek gelmiştir bu günlere. Genel Başkanımızın dediği gibi, önümüze mezar taşımızı koysalar onunda bedelini ödemeye hazırız. Çanakkale’de ölümsüzlüğe koşan ecdadımın hesabıdır benim hesabım. Bizim asıl hesabımız Allah’ın izni ile sıratı aşma hesabıdır. Atılan hiçbir oyun boşa gittiğine inanmayız. Her oyun bir hesabı vardır. İhlas ile atılan bir oyun bütün oyunları bozacağına inanıyoruz. Biz Hocamızın açtığı yoldan devam edeceğiz” diye konuştu.