+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor

Konu: Seçimlerin Kazananları ve Kaybedenleri

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    37
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    Seçimlerin Kazananları ve Kaybedenleri

    “Eğer Allah size yardım ederse sizi hiç kimse yenemez. Fakat eğer sizi yüzüstü bırakırsa O'ndan başka size kim yardım edebilir? Müminler sadece Allah'a dayansınlar.” (Âli İmran 160)

    Tam 15 gün önce iyisiyle-kötüsüyle, acısıyla-tatlısıyla, kazananı-kaybedeniyle bir seçim daha geçirdik. Seçimlerin tam bir kutuplaşma ve gerilim havasında geçirilmesi haliyle katılımında çok üst seviyelerde olmasını sağladı. Bu seçimin en fazla öne çıkan yanı bütün partilerin ülkenin çeşitli yerlerinde haksızlığa uğradıklarını iddia etmeleri ve 40 civarında ilde tam oy sayımlarının yapıldığı saatlerde elektriklerin kesilmesi oldu. Defalarca oy sayımlarının yapıldığı ve seçimlerin iptal edildiği iller dahi oldu. İşte bu sebeplerden ötürüde kesin sonuçlar ilan edilemedi. Ancak bilinen bir sonuç var ki o da bu seçimin rakamsal ve beklentiler açıdan kazananları ve kaybedenleri var.

    Özelde yani Milli Görüş açısından baktığımızda; kazançlı çıktığını iddia edenlerde hezimetle çıktığını iddia edenlerde var. Genel Başkan Mustafa KAMALAK Beyin yapmış olduğu açıklamalara bakacak olursak Saadet Partisi bu seçimlerde oylarını %150 artırmış ve oransal açıdan en fazla sıçrama yapan parti olmuştur. Oysa parti içindeki muhalif gurup partinin bu seçimlerde hiçbir varlık gösteremediğini bir önceki seçimlere oranla yarıdan fazla oy kaybı yaşandığı dillendirilmekte. Bu iddialarını da 2009 yerel seçimlerinde alınan oya dayandırmaktadırlar.

    Eleştirenlerin gözden kaçırdıkları iki husus var; birincisi; Bu seçimler Yerel değil Genel Seçim havasında geçmiştir. İkincisi; Milli Görüş hiçbir zaman seçimlerin sonuçlarını salt bir açıdan bakıp değerlendirmez. Bu açıdan Milli Görüşçü seçim sonuçlarını her zaman 3 kategoride değerlendirir:

    1) Rakamsal açıdan: Bu seçimleri geçmiş yerel seçimlerle kıyaslayacak olursanız evet Saadet Partisi ciddi bir gerileme yaşamış ve oyları 5,2 den 2,8’e gerilemiştir. Lakin bu değerlendirmeyi yaparken şu hususu gözden kaçırmamak gerekir: İktidar bu seçimleri öyle bir noktaya getirmiştir ki; kendine yeni bir düşman olgusu ortaya çıkartmış ve bu düşmandan hesap sorulması için seçmenden oy isteyip olayı “Vatan-Millet-Sakarya” boyutuna taşımıştır. Sanki yerel seçimlerde birkaç puan aşağı alsa bu yapmış olduğu düşmandan hesap sormayacakmış gibi bir durum ortaya çıkartıp adeta Genel Seçim havasına sokmuştur. O açıdan bu seçimleri yerel değil genel seçimlerle kıyaslamak daha doğru ve daha adil olacağından Saadet Partisi bütün bu olumsuz şartlara rağmen bir önceki seçimlerde aldığı oyun üzerine 800 binden fazla oy ekleyerek başarılı bir şekilde çıkmıştır.

    2) Allah rızası açısından: Milli Görüşçüler her zaman şunu söylerler “biz zaferden değil seferden sorumluyuz” el hak bu doğrudur. Ve yaptıkları her şeyi Allah rızası için yaparlar. Dünyalık herhangi bir menfaat beklentisi içerisinde olmazlar. Bu açıdan bakıldığında her seçimden galibiyetle ayrıldıklarını düşünürler. Lakin bu olayın zahiri yönü, birde bunun Bâtıni yönü var. O da; mücadele içerisindeyken, seçim çalışmalarını yaparken kalbinden “bu belediyeyi alırsak acaba Belediye Başkan Yardımcısı olur muyum? Ya da müdür ve ya şef olabilir miyim? Ya da Belediyede işe girebilir miyim?” gibi bir beklenti ile yapıldığı zaman, işte o vakit Allahın rızası uzaklaşmış dünyevi beklentiler ön plana çıkmış olur ki; bu da seçimi rakamsal açıdan kazanılsa bile kaybedilmiş olması anlamına gelmektedir. Bunu ise Bir Allah birde şahsın kendisinden başka kimse bilmez. Şahıs bu değerlendirmeyi yaparken vicdanına yani kalbine bir manevi ayna tutar ve seçimi kazanıp kazanmadığına kendisi karar verir.

    3) Teşkilata yeni neferler kazandırılması açısından: Her seçim dönemine kısıtlı sayıda elemanla giden Saadet Partililer zaman zaman yanlarında çalışmak isteyen gönüllü arkadaşlar bulurlar. Bu normal vakitlerde teşkilata kazandırmak isteyipte başarılması çok güç olan bir vakıadır. Ne var ki seçim çalışmalarında hiç beklemediğiniz anda yanınıza birileri gelir ve teşkilatın emrine girer bu her zaman olmaz yalnızca o teşkilatta çalışanların ihlâs ve samimiyetleriyle doğru orantılı olarak gelişir. Kimi teşkilatlarda bu olayın gerçekleşmemesi ise her zaman samimiyet ve ihlâstan uzak olunduğu anlamına da gelmez. Kimi vakit teşkilat mensupları çalışmalarını yürütürken sırf imtihan olsun diye Allah sayılarını artırmaz ve onları da o şekilde bırakır.

    Peki, şu soru sorulabilir: “Seçimlerin bu minvalden kazanılıp kazanılmadığını nasıl anlayacağız?” İşte bu sorunun cevabı o yöredeki seçmenlerin Saadet Partili teşkilatlarının çalışıp çalışmadıkları noktasında ki görüşleri ve teşkilat mensuplarının kendilerine manevi aynayı tutup, o kararı kendilerinin vermesi neticesinde ortaya çıkacaktır.

    Bir diğer husus ise Saadet Partisi içerisinde var olduğu iddia edilen muhalif ses ve o sesin lideri noktasında olan Fatih ERBAKAN olgusudur. Fatih Bey kendini bilgi ve birikim açısından görüntü itibariyle geliştirmiş gözükmekte ancak tecrübe noktasında ciddi zaafları olan bir kardeşimizdir. Zira son seçim sürecinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih GÖKÇEK’İN Rahmetli ERBAKAN Hocamızın ismini kullanmasına alet olmuş ve düzenlenen programda Hocamıza yalan yanlış bilgileri atfetmesine ses çıkartmamıştır. Ve ablası Elif Hanımın Afyon Belediyesinin Hocamızın isminin verildiği bir park açılışına göndermesi ve seçim sürecinde AK PARTİ’YE adeta destek verir bir görüntü çizmesi kendisi açısından ciddi bir hata ve zafiyet göstergesi olmuştur.

    Fatih Bey kardeşimize yapabileceğimiz en dostane uyarı sürekli kendisini hata yapmaya sevk eden İsmail MÜFTÜOĞLU ve Necmettin AYDIN Fitnesinden uzak durup Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan ASİLTÜRK Bey’e bağlılığını bildirerek Erbakan Vakfını da YİK’İN kontrolüne bırakması olacaktır. Yoksa kılavuz olarak, Numan Bey döneminden beri fitneyi körükleyen bu iki isimi yanında tuttuğu müddetçe ve onlarla yola devam ettiği müddetçe ham taşıdığı isme yazık edecek hem de siyaset sahnesinden yakın zamanda gençliğinin baharında silinip gidecektir.

    14.04.2014
    Saat: 20:09

  2. #2
    Kayıtsız
    Misafir

    Fatih Erbakan muhalif değil, Milli Görüş lideridir!

    Dr Fatih Erbakan'a niye şunları şunları yanında tutuyorsun diyen arkadaş!

    Rahmet Olsun Durağı Erbakan Hocam'ı da vefatından sonra sana iftira atacak olan
    Oğuzhan Asiltürk, Kamlak vs gibileri niye yanında tuttun diye suçlayabilirmiyiz?

    Melih Gökçek bile Saadet Genel Merkez'inden daha saygılıysa Erbakan Hocamıza,
    Fatih Erbakan ne yapsın?

  3. #3
    AHDE VEFA ibrahim DEMİRCİ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Feb 2007
    Konum
    kayseri/yahyalı
    İletiler
    2,598
    Blogdaki Konular
    11
    sanırsınızki bu yazıyı yazan kardeşimizde 2014 mahalli idareler seçimlerinde çok büyük bir başarı elde etmiş bir parti mensubunun zafer sarhoşlugu var.sanırsınızki çok büyük bir yönetim başarısı var.sanırsınızki halk genel başkan başta olamk üzere tüm teşkilatımıza büyük bir teveccüh göstermiş....güldürmeyin adamı beee.Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan ASİLTÜRK Bey’in ve sayın genel başkanımız KAMALAK beyin emeklerini önemsemekle birlikte partimizi bir teşkilat boyutundan çıkartıp tarikat boyutuna indirmesini sindiremiyorum.bir parti teşkilatı gibi kitlelere hitap edebilmek yerine kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruzda farkında degiliz..
    bakınız.. biz yahyalıda 2014 yerel seçimlerine tam 185 gün varken start verdik.çok kıymetli bir adayla köyler,mahalleler didik didik ettik.gece gündüz durmadan çalıştık.iktidar partisi ise sadece 30 gün seçim çalışması yaptı.sonucun peşinde degiliz ama ancak %31 oy alabildik.belediye başkanlıgını alamamamızın bir çok nedeni var tabii.teşkilat iç ve teşkilat dışı bir çok sebep var.ancak teşkilat içi sebeplerden başlıcasıda sayın KAMALAK beyin stv deki konuşmasıdır ve bize en az %10 oy kaybettirmiştir.
    DÜŞMANIMIN DÜŞMANI BENİM DOSTUMDUR zihniyetiyle hareket etmek bir milligörüşçüye yakışmaz..herkes şapkasını önüne koyup seçim sonuçlarını iyi analiz etmeli..benim gördügüm partimiz bırakın seçim kazanmayı varolma mücadelesi veriyor.bu büyük mücadelede bulumaktan şeref ve onur duyuyorum..ancak yukarda okudugum yazıdada görüyorumki daha çok numanlar harcanacak..üzülüyorum..genel merkez
    -herhangi bir seçim stratejisi olmadan,söylem ve eylem birlikteligi olmadan seçim kazanılamayacagını ögrenmeli..
    -adam kaybetmemeyi ögrenmeli
    -düşmanının düşmanını herşeye ragmen dost edinmemeli
    -gençleşip,iri ve diri olmalı
    -kitlelere hitap edecek söylem ve eylem birlikteligini tüm teşkilatlara kazandırmalı
    -vizyon konusunda daha dikkatli olmalı
    -ülkemizin güncel konularına hakimiyetini daha artırıp aklıselim fikirler ortaya koymalı
    -bozulmaya yüz tutmuş milligörüş ruhunu yeniden kazandırma adına çalışmalar yapılmalı
    -parti amblemini acilen degiştrmeli(oy pusulasındaki amblemimizi halka anlatmak ve karıştırmamasını saglamakta çok zorlandık.bence anahtar geri gelmeli
    -fatih erbakan,ilyas töngüç,fatih aydın,mete gündogan ve ismini hatırlayamadıgım diger geçlere sahip çıkılmalı
    -bir seçimin bitimi diger seçimin başlangıcıdır zihniyetiyle hareket edilerek yeni stratejiler belirlenmeli
    EĞRİ CETVELDEN,DOGRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

  4. #4
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1
    ALLAH c.c. aklı selim nasip etsin. İç barış olmadan, gençlere fırsat verilmeden bu iş yürümez.
    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •