Saadet Kazanınca Türkiye Kazanacaktır

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu.

İl binasında düzenlenen basın açıklamasında, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl Başkanı Ali Demirkıran, Merkez İlçe Başkanı Şaban Kaya, Edirne Belediye Başkan Adayı Sinan Tekin, Lalapaşa Belediye Başkan Adayı Oğuz Kalkan ve belediye meclis üyesi adaylarının da katıldığı basın açıklamasına Edirne medyası da yoğun bir ilgi gösterdi.


Basın Açıklamasının Tam Metni:

Değerli basın mensupları kıymetli arkadaşlar!

Yeni bir yılın başındayız. Bir basın toplantımızda yine sizlerle birlikteyiz. Bu toplantıda Saadet Partimiz açısından geçtiğimiz yılın ve 11 yıllık AKP iktidarının çok özet bir değerlendirmesini yapacağız. Bu değerlendirme ile önümüzdeki yerel seçimlere ışık tutmaya çalışacağız. Bu vesile ile teşriflerinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yaptığımız çalışmanın şehrimize ve ülkemize faydalı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlar;

Günlük olayları doğru teşhis edebilmek, geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek için bugünlere nasıl geldiğimizi anlamamız gerekir.

Hatırlayalım; 1996 yılında 54. Refahyol Hükümeti kurulmuştu. Rahmetli Erbakan’ın Başbakanlığında, 70 milyon insanımızın kardeşliğini esas alan bu hükumet, adil bir düzen vaat ediyordu. Önce ahlak ve maneviyat dedi. Herkese insan hakları herkese refah dedi.

Denk bütçeyi gerçekleştirdi. Devletimizin soyulmasının önüne geçti. Toplumun her kesiminin (çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin) haklarını almasını sağladı. Bunları yeni borç almadan, ilave vergi ve zam yapmadan gerçekleştirdi. Ülkemizin potansiyelini harekete geçirerek kaynak paketlerini hazırlayarak yaptı.

8 Büyük Müslüman ülkenin oluşturduğu D-8’leri kurdu. Avrupa birliğine kuyruk değil, İslam birliği liderliğine giden yolu açtı. 11 Ay gibi kısa bir zamanda ülkemizde pekiştirilen kardeşlik havası, kalkınma heyecanı dünyayı sömüren güçlerin ve yerli maşaların hışmına uğradı.

Hepimizin bildiği entrika medyatik saldırı ve balans ayarlarıyla Refahyol hükümeti yıkıldı. 3-4 Yıllık bir karartma ve iz kaybettirme dönemi geçti. (Anasol-M hükümeti). Sonra yeni yenilikçi, muhafazakâr, demokrat söylemli AKP ortaya çıktı. Gerekçeleri şuydu: “Yaşadığımız 28 Şubat tecrübesi bize gösterdi ki böyle iktidar olunmaz, olunsa da iktidarda kalınmaz.

İktidar olmanın ve iktidarda kalmanın yolu UZLAŞMA’dan geçer. Bundan böyle;

1-Küresel güçlerle (ABD, AB ve İSRAİL)

2-Askeri ve sivil bürokrasi ile

3-Büyük sermaye ile UZLAŞILACAK”

Prensipler çok cazipti, iktidar vaat ediyordu. Parti kuruldu, yola çıkıldı. Kemal Derviş’in ekonomi, AB’nin yol haritasına bağlılık yemini edildi. AKP iktidara geldi. Türkiye 11 yıl boyunca bu yol haritasını izledi.

Gelinen noktada; Duble yollar, Marmaray, hastanelerin iyileştirilmesi, büyük adliye sarayları, spor kompleksleri yapıldı. Sayın Başbakanın ifadesiyle fert başına milli gelir 11 bin dolara çıktı.

Değerli Basın Mensupları;

Yeri gelmişken bir konuya’ da açıklık getirmek istiyorum. Bugün AK Partinin her seçim kampanyasında ballandıra ballandıra övünüp durduğu, duble yollar, havaalanları, hızlı tren, sağlık yatırımları vs. gerçekte hep Milli Görüş’ ün projeleridir.

Elimdeki kitap Sayın Başbakan’ ın başucu kitabıdır. Eğer Refah-Yol Hükümeti yıkılmasaydı biz bunların çok daha fazlasını 10 sene önce tamamlamış olacaktık. Hem de yolsuzluk şaibelerine maruz kalmadan.

Evet, Sayın Başbakan iyi niyetli çabaların içinde olabilir. Ama bu işleri yürütecek yürekli kadroları yok. Kurumsal bir gücü yok. Buna son birkaç yıldır yaşananlar en büyük kanıttır.

Milli heyecanı iliklerine kadar hissetmek, başaracağına inanarak aşk ve azimle işe başlamak ancak Milli Görüş kadrolarının yapabileceği bir şeydir.

Değerli Basın Mensupları;

Şimdide ekonomiye genel bir bakış yapmak istiyorum. Her vatandaşı yakından ilgilendiren 2014 Bütçesi’nde ne görüyoruz?

Öngörülen Bütçe Açığı 30 Milyar TL., Faize Ödenecek 52 Milyar TL., Öngörülen Cari Açık 55 Bu bütçeden işsizliğe, geçim darlığına çare çıkmaz. Bu bütçeden tarıma, esnafa, işçiye, memura bir hayır gelmez.

Gelir dağılımı dengeleri daha da bozulur. Zengin-fakir arasında ki fark uçuruma dönüşür.Sanayide, tarım ve hayvancılıkta üretim büyük tekellere geçer. Geçiyor zaten. Şimdi de ticaret hızla tekelleşiyor. En ücra kasaba ve mahalle aralarına kadar giren zincir mağazalar esnafımızın ümüğünü sıkıyor. Türkiye de ticaretin büyük kısmı 50-60 ailenin eline geçiyor.

Unutulmasın ki esnaflarımız sadece iş hayatının değil çoğulcu demokrasinin de nefes borularıdır. AVM yasalarını çıkarmamakla, adil bir düzenleme yapmamakla hükümet esnafın yok olmasına çanak tutuyor.

Dış politika: Küresel güçlerin, İslam Birliğinin kuruluşuna engel olmak için yazdığı Büyük Ortadoğu projesinin (BOP) taşeronluğunu yüklenen AKP Hükümeti ülkemizin dış politikalarını Ortadoğu da; İran, Irak, Suriye, Libya, Mısır ve Filistin’de iflasın eşiğine getirmiştir. Türkiye NATO ve AB güdümünde olduğu sürece şahsiyetli dış politika üretmesi mümkün değildir. Şimdi asıl işin can damarına gelelim.

Ahlaki ve manevi tahribat; Geleceğimizi oluşturan gençlerimiz, materyalist eğitim sisteminde çürütülüyor. Ahlaki yozlaşma, bencillik, tüketim çılgınlığı gençlerimizi derinden sarsıyor. Alkol ve uyuşturucu kullanımı hızla artıyor. 2002-2013 yılları arasında cinsel suçlarda 5 kattan fazla artış var. Yanlış uygulamalar sonucu gençlik elden çıkıyor. Sayın Başbakan “hata yaptık, maalesef geleneklerine bağlı bir nesil yetiştiremedik” derken Sayın Milli Eğitim Bakanı da “çocuklarımıza gönlümüzden geçen becerileri kazandıramadık” diyerek itirafta bulunmaktadırlar.

Değerli basın mensuplar, kıymetli arkadaşlar; işte bu tahribattan dolayı ülkemizin en hayati ve en acil çözüm bekleyen sorunu eğitim sorunudur. Türkiye eğitim sorununu halledemediği sürece hiçbir sorununu kalıcı olarak halledemez. Milletin ruhunu yapan eğitimdir. Müfredatı baştan aşağı yeniden düzenlemeden olmaz. Körpecik dimağlar ve gençlerimiz materyalist, köksüz , ruhsuz eğitim sisteminin tahribatından kurtarılmalıdır. Allah sevgisi, sağlam bir ahiret inancı kalplere yerleştirilmelidir. Veren elin alan elden üstün olduğu , iki günü eşit olanın ziyanda olduğu zihinlere yer ettirilmelidir. Cennetin annelerin ayağı altında olduğu , evladın anne babaya öf bile diyemeyeceği öğretilmelidir. Komşusu açken asla tok yatılamayacağı gönüllere nakşedilmelidir.

Bireysel yaşamamızda ,aile içinde , mahallede, işte, okulda... hasılı hayatımızın her alanında muhteşem medeniyetimizin kokusunu iliklerimize kadar hissetmeliyiz. İşte eğitim budur. Yoksa dershane kavgaları ile varılacak bir yer yoktur.



Kıymetli basın mensupları;

Yukarıdan beri özetlemeye çalıştığım değerlerimizi 40 yıldan beri “Önce Ahlak ve Maneviyat ,”Manevi Kalkınma” diye haykırıyoruz. Milli görüş diyoruz.

Herkesin hakkını alabildiği ,inandığı gibi yaşayabildiği
Borçla, faizle değil müstemleke tipi değil kendi gücü ile kalkınmayı esas alan adil bir yönetim

Önümüzdeki yerel seçimler İnşallah bunun bir provası olacaktır. Aziz milletimiz aslına dönecek Saadet Partisini belediyelerde işbaşına getirecektir. Saadet kazanınca Edirne kazanacak, Saadet kazanınca Türkiye kazanacaktır.

İnsanımızın bir biri ile kaynaştığı , toprak, yeşil ve çevre ile barıştığı yeni dönem hayırlı olsun.



Basın toplantısının fotoğraflarına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.
https://www.facebook.com/media/set/?...7576081&type=1