+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor

Konu: Cemaat & AKP ekseninde 'Küresel Kirli Savaş'

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sun Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    Cemaat & AKP ekseninde 'Küresel Kirli Savaş'

    Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devlet - millet malını aşırması) yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar. (Âli İmran-161)

    Son günlerde yaşanan can sıkıcı hadiseler maalesef insanların kafasında ki İslam algısını yeniden sorgulamak zorunda bırakmıştır. Yaşanan onca rezaletler, şantaj, iftira, yalan-dolan, hırsızlık ve arsızlıklar hep İslami camianın kendi hinterlandında gerçekleşmektedir. Hal böyle olunca insanlar İslam ile siyasetin bir araya gelemeyeceği algısına ciddi manada kapılmış durumdalar. Oysa perdenin öbür tarafında duran senaristler işlerin tam da böyle yürümesini istemektedir. Yani Müslümanlar siyasetle ilgilenmesin siyaseti arsızlar ve hırsızlar yönetsin. Dinle siyaset bir araya gelmez gelirse de işte böyle olur.

    Bu oynanan oyunun birinci perdesi…

    Diğer husus ise; Küresel arenada yaşanan ciddi kutuplaşmalarının Türkiye ye yansıması…

    Dünyanın artık tek kutuplu olmadığı çok kutuplu bir dünya olması - ya da böyle olmasının istenmesi- küresel arenada ki çatışmaları ve menfaat çekişmelerini de beraberinde getirmektedir. Çok kutuplu dünyada jeopolitik önemi üst düzeyde olan Türkiye bu durumdan kendine vazife çıkartmamasını düşünmek çok fazla saflık olur. Hal böyle iken AK Parti ilk yarı döneminde ABD ve İsrail merkezli politikalarını terk edip kendi bölgesel güçlerini yakalamak için Dış İşlerine Milli Görüş kökenli Ahmet Davutoğlu’nu getirmesi ikinci yarı dönemde AK Partinin yol haritasının da parametrelerini veriyordu.

    AK Partinin hedefi, Erbakan Hocanın kurmak istediği İslam Birliğinin çok dışında kürsel güçleri arkasına alan Büyük Türkiye’yi kurmaktı 2000 yıllarının başından itibaren yeniden şekillenen dünya da dünyanın merkezi olarak Mezopotamya belirlenmiştir. Buraya hâkim olanda Dünyanın gidişatında en fazla söze sahip olacaktır. Onun için Türkiye-İsrail ilişkilerinde en başından beri söylediğim özellikle de Davos hadisesinden sonra ciddi manada reel bir çatışma söz konusudur. Ancak bu çatışma Siyonist-anti Siyonist çatışması değil bu topraklarda kim söz sahibi olacak? çatışmasıdır. Siyonizm’in şımarık çocuğu İsrail bu topraklarda yegâne söz sahibi olarak kendini görmek istemektedir. Bu yüzden dolayı da Türkiye’nin bölgede ciddi bir güç haline gelmesini istememektedir. Peki, bu durumda şu soruyu sorabilirsiniz: Türkiye ile İsrail’in ve Amerika’nın arasında bir çatışma var hem de AK Parti'nin arkasında küresel güçler var. Bu bir tezat değil midir? Hemen şunu belirteyim ki; 1997 ye kadar işleyen süreç kendini göstermiştir ki İsrailli Yahudilerin planları projeleri bu topraklarda özellikle 20. Yüzyılın ikinci yarısında tutmamıştır. Amerika’yı kurup süper güç haline getiren ve 1947 yılında İsrail Devletini kuran küresel güçler 1999 yılından itibaren inisiyatifi tamamen ele almışlar ve bölgede İsraile rağmen Büyük İsrail projesi yürütülmeye başlanmıştır.

    Kurtuluş savaşından hemen önce; yıkıldı, bitti artık, yok olmak üzere” denilen Osmanlı küllerinden adeta yeniden doğmuş ve büyük bir devlet kurmuştur. Bunu çok iyi bilen küresel güçler Türkiye’nin bölünüp parçalanmasından ziyade sınırlarının genişletilerek bölgesel bir güç haline getirip kendi kontrolleri altında tutup ardından çıkartılacak bir iç isyan ile Türkiye’nin Güneydoğusu ayrılıp Büyük İsrail Devleti kurulmak istenmektedir.

    Bu plan bugün adım adım işlemektedir. Irak ikiye bölünmüş ve Kuzey Irak bir devlet olarak (Kürdistan) Türkiye Cumhuriyeti tarafından resmen tanınmıştır. Suriye’nin batısında Kürtler özerkliklerini ilan edip sınıra kendi bayraklarını çekmişler ve hemen akabinde o bölgedeki Kürtlerin lideri Türkiye’ye davet edilmiş ve süreci sekteye uğratacak herhangi bir aşırılığa karşı uyarılmıştır.
    AK Partinin başından beri istediği Başkanlık Sistemi tüm bu yaşananların derleyip toparlayıcısı diğer bir deyişle mıknatısıdır. Oslo görüşmelerinde Hakan Fidanın Yeni Türkiye de eğitim-Öğretimin yerel yönetimlere bırakılacağına dair verilen söz aslında Türkiye’nin yakın zamanda sınırlarının değişeceği ve eyalet sistemine geçeceğinin habercisiydi. İşte tam bu noktada ipler gerildi kopma noktasına geldi ve 17 Aralıkta da koptu.

    Peki, niçin koptu?

    Yukarıda küresel güçlerin artık çok kutuplu bir dünyaya geçtiğini söylemiştim bu, ABD’nin artık dünyanın jandarması olamayacağı dünyanın öbür ucunda bulunan bir devlet ile kapı komşusu olamayacağı anlamına gelmekteydi. İşte yeni süreçte bunu hazmedemeyen ABD Türkiye’nin Doğuda yapmış olduğu atraksiyonlara karşı refleks geliştirdi. Diğer yandan, Güneydoğuyu adeta dershaneler ve öğrenci evleriyle adeta abluka altına alan Fethullah Gülen Cemaati özellikle Oslo görüşmelerinden sonra gelişen süreçten ciddi manada rahatsız olmuşlardı. Hal böyle iken menfaatler noktasında ciddi manada ters düşen, Küresel Güçler (Gizli Dünya Devleti), ABD, İsrail, Türkiye ve Fethullah Gülen Cemaati ittifakı çatırdadı ve Küresel Güçler (Gizli Dünya Devleti)-Türkiye ve ABD, İSRAİL, Fethullah Gülen Cemaati adı altında iki blok oluştu.
    İşte Türkiye’de ki 17Aralıkta yaşanan operasyon bu iki blok arasında yaşanan menfaat çatışmasının Türkiye’de ki iz düşümünden başka bir şey değil. Onun için Cemaat Güneydoğuda ki yeni süreçte etkinliğinin kaybolmasını ve maddi anlamda ciddi bir güç kaybını istemediği için bugün hükümetin karşısına zaten var olan yolsuzluk dosyalarını gündemine alarak çıkmıştır.

    Yani anlayacağınız tüm bu yaşananlar bir güçler dengesi ve menfaatler çatışmasından başka bir şey değil. Bu süreç aslında Türkiye de yürütülen Ergenekon operasyonunun bir benzeridir. Operasyonun yürütüldüğü dönemlerde bu operasyonun aslında CIA tarafından yürütüldüğü yeni dönemde “Kızıl Ergenekon’un istenmediği bunun yerine Yeşil Ergenekon kurulduğunu söylemiştim. Ancak çok sevdiğim dostlarımda dâhil birçok kesimden çok ağır ithamlarla karşılaşmış hatta Ergenekon’un İslami kanadı” olmakla suçlanmıştık. Ancak bugün yaşananlar göstermiştir ki Türkiye’de son 13 yılda çok büyük bir illüzyon yapılmış ve bizim söylediklerimizin ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

    Bu arada 28 Şubat davasında artık tutuklu hiç kimsenin kalmadığını bunun öncesinde Darbeye teşebbüsten paşalara ağırlaştırılmış müebbet hapislere varan cezalar verilirken Darbenin bizzat kendisini yapanlara ise beraat verilmiştir. Ne hazindir ki Hükümet kanadından ve Hükümetin yandaşı olan medyadan doğru düzgün bir eleştiri gelmemiştir. 28 Şubat davası başladığında süregelen dalgalar devam ederken bu dalgaların medya ayağı ne zaman olacak diye beklerken Başbakanın Bu dalgalar artarsa halkı boğar demesi ve hemen akabinde Aydın Doğan ile Trump Towers Mall’un açılışını beraber yapmasını unutmadık ve ASLA DA UNUTMAYACAĞIZ!

    Şimdi bize soruyorlar; siz bu yaşananların nesrindesiniz? Tarafınız ne?

    Biz bu süreçte taraf mıyız?

    Evet tarafız!

    Ama ne 28 Şubatta cuntaya destek veren ne Cemaatin ne de 28 Şubatın gayri meşru çocuğu olan bir partinin tarafındayız. BİZ 1969 DA Kİ DURDUĞUMUZ TARAFTAYIZ!

    Şimdi biz soruyoruz: 2001 Yılında terk edip gittiğiniz bu taraftan sonra asıl sizin tarafınız ne?

    Kürsel Güçler mi? İsrail mi?

  2. #2
    Kayıtsız
    Misafir

    Siz inandınız mı?

    Fetullah Hocaefendi ile Erdoğan güya savaşıyormuş(?) Bir sürü "yandaş ve karşıt" gazeteci, bürokrat siyasetci sivil toplum kuruluşları, akademisyen vs bu tiyatro inandırıcı olsun diye efor sarfediyorlar. İşin aslı AKP'nin iç ve dış siyasette bütün politikaları çökmüş vaziyette. 11 yıldır BOP gibi siyonist politikalara yardımcı olmaktan başka bir icraatları olmadı ve vatandaşın cebi tamamen boşaldı.

    Alışık olduğumuz gibi her seçimde Tayyip Erdoğan "mağdur" edilerek oylar devşiriliyor, bu 1994 yılından beri böyle devam ediyor. Ancak şimdi artık AKP cumhuriyetciler veya Kılıçdaroğlu çekişmesi iyice bayatladı. Bir de buna ilaveten bu çatışmayla Cemaatlere mensup insanlar da bir birine düşürülerek ülkemiz kolay lokma haline getirilmeye çalışılıyor. İşte bu yüzden şimdi Tayyip Erdoğan güye Fetullah Hoca tarafından mağdur ediliyor. Yoksa Fatullah Hoca kendi kalesine bu kadar açıktan gol atacak ve 40 yıllık karizmasını tehlikeye atacak kadar düşüncesiz bir insan değil.

    Bakın göreceksiniz; işin sonunda AKP aklanacak, Gülen cemaati'ninde bu işle alakası olmadığı ortaya çıkarılacak, her iki taraf barışacak. Peki olan kime olacak; herzaman olduğu gibi mağdura yani AKP'ye oy verecek ve BOP daha bir ivme kazanarak işlemeye devam edecek Allah (cc) korusun.

  3. #3
    Kayıtsız
    Misafir
    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Fetullah Hocaefendi ile Erdoğan güya savaşıyormuş(?) Bir sürü "yandaş ve karşıt" gazeteci, bürokrat siyasetci sivil toplum kuruluşları, akademisyen vs bu tiyatro inandırıcı olsun diye efor sarfediyorlar. İşin aslı AKP'nin iç ve dış siyasette bütün politikaları çökmüş vaziyette. 11 yıldır BOP gibi siyonist politikalara yardımcı olmaktan başka bir icraatları olmadı ve vatandaşın cebi tamamen boşaldı.

    Alışık olduğumuz gibi her seçimde Tayyip Erdoğan "mağdur" edilerek oylar devşiriliyor, bu 1994 yılından beri böyle devam ediyor. Ancak şimdi artık AKP cumhuriyetciler veya Kılıçdaroğlu çekişmesi iyice bayatladı. Bir de buna ilaveten bu çatışmayla Cemaatlere mensup insanlar da bir birine düşürülerek ülkemiz kolay lokma haline getirilmeye çalışılıyor. İşte bu yüzden şimdi Tayyip Erdoğan güye Fetullah Hoca tarafından mağdur ediliyor. Yoksa Fatullah Hoca kendi kalesine bu kadar açıktan gol atacak ve 40 yıllık karizmasını tehlikeye atacak kadar düşüncesiz bir insan değil.

    Bakın göreceksiniz; işin sonunda AKP aklanacak, Gülen cemaati'ninde bu işle alakası olmadığı ortaya çıkarılacak, her iki taraf barışacak. Peki olan kime olacak; herzaman olduğu gibi mağdura yani AKP'ye oy verecek ve BOP daha bir ivme kazanarak işlemeye devam edecek Allah (cc) korusun.
    bi bıkmadınız şu komplo teorilerinden nasıl bir bakış açısı varmış sizde arkadaş ya.aç pencereleri içeri biraz temiz hava girsin.

  4. #4
    Kayıtsız
    Misafir

    :)

    Bence siz pencerenizi biraz kapatın! İçeriye çok fazla siyonizm girmiş.
    2013 ve 2014 senelerini siyonizm cemaatler savaşı olarak ilan ederken,
    bize de bu ateşe odun taşımak değil, oyunu bozmak düşer.

    Tekrar ediyorum; bu savaş göstermeliktir ve amaç AKP'yi iktidar da tutmaktır.
    Bütün ofasayt'ta kalmalar zaten bunu çok açık gösteriyor!

  5. #5
    Kayıtsız
    Misafir

    Seçimde sonra herşey belli olur.

    Alıntı Kayıtsız tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bence siz pencerenizi biraz kapatın! İçeriye çok fazla siyonizm girmiş.
    2013 ve 2014 senelerini siyonizm cemaatler savaşı olarak ilan ederken,
    bize de bu ateşe odun taşımak değil, oyunu bozmak düşer.

    Tekrar ediyorum; bu savaş göstermeliktir ve amaç AKP'yi iktidar da tutmaktır.
    Bütün ofasayt'ta kalmalar zaten bunu çok açık gösteriyor!
    Şu anda vatandaş sağlıklı seçim yapamasın diye ortamı dumanlandırıyorlar.

    Yok ekonomiymiş, işsizlikmiş, adaletsizlikmiş, ahlaki çöküntüymüş hepsi ikinci planda kalıyor.

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •