+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: 10 nisan inklabından imralıya…

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    10 nisan inklabından imralıya…

    “Üç beyinsiz kafanın derdine üç milyon halk”

    İttihatçıların baskılarıyla bundan tam 105 yıl önce 2.Meşrutiyet ilan edilmiş İttihatçılar Devlet yönetiminde ciddi manada etkin hale gelmiş Büyük Turan sevdasıyla ülkeyi olmaz fenalıklara duçar etmişlerdir. Sorumsuz ve başıbozuk hükümet ne Balkanlarla ilgilenmiş ne de ülkenin başka bir sorunuyla… 10 Temmuz İnkılâbı Avrupa’nın iştahını kabartmış zira 2.Abdülhamit’in yetkileri sınırlandırılmış, çok rahat kullanabilecekleri hayalperest bir hükümet işbaşına gelmiştir. Bunun neticesi olarak Makedonya elimizden çıkmış ama bizim hayal perest ittihatçılar bununla ilgilenmemiş saçma sapan bir turan peşinde gitmişler ve en nihayetinde ülkeyi bir dünya savaşının içine sokup yüz binlerce vatan evladının şehit olması milyonlarca kilometre kareden elimizde kala kala bir Anadolu parçasının kalmasına sebep olmuşlardır.

    Abdülhamit’i baskıcı istibdat yönetiminin padişahı olarak gören sözde hürriyet ve müsevat severler halktan yana özgürlükten yana olmakla propaganda neticesinde halka sahte bir umut aşılamışlar ama en nihayetinde ülkeyi getirdikleri nokta tarumar olmuş bir vatan, okumuş-tahsil görmüş bir nesli yok olmuş bir millet oldu…

    O dönemde Filistin’de bir devlet kurup ardında Büyük İsrail Devletini kurmak isteyen Siyonistler bu işin Abdülhamit ile olamayacağını anlayınca devreye bu hayal perest ittihatçıları “hürriyet-müsavat-özgürlük” gibi halkı cezp edecek argümanları kullanarak Abdülhamit’i iş başından uzaklaştırma yoluna gittiler.
    Siyonizm oynadığı oyunu hiç değiştirmedi çünkü “şeytanın hilesi zayıftır”, ancak bunu bildikleri halde hayatlarına ikame edemeyen Müslümanlar 100 yıl sonra yine şeytanın aynı hilesine kandılar ve ülke yeni bir felaketin eşiğine geldi. 3 Kasım 2012 seçimlerinden önce Tayyip ERDOĞAN katıldığı Televizyon programlarında ısrarla kendisinin Padişah olmadığını, kurduğu partide diktatörce bir yönetim sergilemeyeceğini defaatlerce tekrar edip bir önceki siyasi oluşumunun lideri olan rahmetli Necmettin ERBAKAN hocamıza atıfta bulunuyordu. Ne gariptir ki bundan bir asır önce İttihatçılarda hürriyet vs. kavramları sürekli kullanarak Abdülhamit’in diktatör olduğu vurgusunu yapıyorlardı.

    Gelinen nokta itibariyle ülke toprakları karış karış yabancı sermayeye (oradan da azınlık vakıflarına) satılmakta “satın alanlar sırtlarında alıp götürmüyorlar ya…” bahanesinin arkasına saklanmakta… Ülke sanayisi, fabrikalar özelleştirme adı altında yabancılara peşkeş çekilmekte ülke sıcak para adı altında ekonomik emperyalizmin kıskacı altında bırakılmakta… AB uyum yasaları adı altında ülke kültürel anlamda tamamen batının kültür asimilasyonuna tabi tutulmakta zina adeta özendirici bir unsur olarak yayın organları vasıtasıyla ülke halkına servis edilmektedir…

    En nihayetin de ise Osmanlıyı yeniden geri getirme adı altında Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında sınır komşularında emperyalistlerin hilelerine ses çıkarmamakta ya da onları desteklemektedirler. Suriye de çıkan iç karışıklıkların ardından Suriye’nin Batısında bir özerk Kürdistan kurulmuş bu halkın gözünden ısrarla saklanmak istenmiştir. Irak ta ise zaten seneler önce kurulan Kürdistan devleti varlığını AK PARTİ Hükümetin ikili ilişkileri sayesinde Türk kamuoyuna kabul ettirmiş geriye sadece ülkenin Güneydoğusu kalmıştır.

    AK PARTİ’NİN son büyük kongresinde Irakta ki Kürdistan Devlet Başkanı Yahudi asıllı Mesut BARZANİ katılmış daha önceden seneler önce tasfiyesine karar verilen PKK’ya aba altından sopa göstererek “dünya benim arkamda ya Kuzey Irakta peşmerge ye teslim olursun ya da yok olur gidersin” demiş buna ABD ve İsrail ise hararetle destek vermiştir. AK PARTİ bu süreçle beraber de Başkanlık Sistemini Türkiye ye getirmek istemekte ülkeyi eyaletlere bölüp güneydoğuya Suriye’nin batısı ve kuzey ırak’ı ekleyerek güney doğuda adı konulmamış sözde İsrail Patentli bir Kürdistan Devleti kurulmak istenmektedir. Unutulmamalıdır ki Yeniden Osmanlıyı getirme fikri Siyonist George Fredman’ın bir projesidir. Projenin ismi de “Neo-Osmanlıdır”. Daha önce ki yazılarımda bu konuya değinmiş senelerce bu tehlikeye dikkat çekmeye çalışmıştım. Yazılarımı takip edenler bilecektir.

    Netice itibariyle oynanan büyük oyunun sonuna doğru geliyoruz. Bu arada kimse bizim Kürt kardeşlerimizin bazı hakları elde etmesine sözümüz yoktur. Tabi ki de ana dilde konuşmalı, eğitim görmeli ve savunma hakları olmalıdır. Allah’ın insana doğuşta vermiş olduğu hakların hiç birini hiç kimse kimsenin elinden alamaz. Ama bu süreci yönetenlerin derdi bu değil dert ülkeyi bölüp sözde Kürdistan devletini kurmaktır. Daha düne kadar ısrarla Demokratik Özerlikten dem vuran BDP’LİLER ne oldu da biranda bu sözlerinden vazgeçme gereğini duydular?!

    Tehlike büyük ve kapımıza artık dayandı bu millet bu girdabın içinden nasıl çıkar bilmiyorum. Mevcut bir hükümet değişikliğinin çözüm getireceğini sanmıyorum. Toplu bir dönüşüm ve bilinçlenme olmadığı müddetçe bundan 100 yıl önce İttihatçıların Osmanlıya yaşattığını AK PARTİ Türkiye ye yaşatacaktır. Allah bu felaketten bu milleti korusun.

  2. #2
    ozisler13
    Giriş
    Mon May 2006
    Konum
    arz
    Yaş
    33
    İletiler
    854
    Blogdaki Konular
    4
    Amin
    artık zamanı ve belki de son hakkım,çünkü dağıldım ve hala ALLAH a sığınıyorum Utanmadan

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •