+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor

Konu: Mursi’nin iran ziyaretinde gizlenen önemli hususlar

  1. #1

    Mursi’nin iran ziyaretinde gizlenen önemli hususlar

    MURSİ’NİN İRAN ZİYARETİNDE GİZLENEN ÖNEMLİ HUSUSLAR

    Tahran’da Ağustos 2012 tarihli Bağlantısızlar Hareketi zirvesine katılarak Suriye devrimini desteklediği, zalimleri lanetlediği, yeni bir dünya sistemi teklifinde bulunduğu konuşmasıyla İran rejimine beklemediği çıkışlar yapan Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin bu ziyaretinde medyaya yansımayan önemli bazı hususlar gün yüzüne çıktı. Hamaney ile Ahmedinecat’ın randevu taleplerini bulunduğu yere gelmelerini isteyerek kabul eden, Necat’ın Maliki ile görüşme ayarlamasını Irak halkının katilleriyle görüşmem diyerek reddeden Mursi’nin bu adımları bugün İran rejimi ve Şii lobisince neden şiddetli saldırıya maruz kaldığını açıklıyor.

    Ağustos 2012 tarihinde Tahran’da düzenlenen Bağlantısızlar Zirvesine Mısır Cumhurbaşkanı İhvan kökenli Dr. Muhammed Mursi de katılmıştı. Burada Suriye’deki devrimi destekleyen, Beşşar Esed zulmünü lanetleyen ve destekçilerine uyarılar yapan Mursi’nin konuşması İran resmi medyasınca çarpıtılmış, defalarca kullanılan Suriye kelimesi “Bahreyn” ile değiştirilmişti. Rezalet ve skandal olarak değerlendirilen bu utanç verici kasdi eylem, İran yetkililerince geçiştirilmeye çalışılmıştı.

    Suriye devrimini açıkça desteklemesi, konuşmasına ilk halifeleri ve sahabeyi kiramı bir Müslüman olarak selamlayıp dua ile başlatması nedeniyle Dr. Mursi, İranlı yetkililere şok darbesi gibi bir etki yapmıştı. Basına yeni sızdırılan İran ziyaretinin arka planına dair aşağıdaki bilgiler şimdi İslam düşmanı kesimlerin, laiklerin, aşırı Arapçı kesimlerin oluşturduğu Mısırlı azınlık muhalefeti Şii İran rejiminin neden desteklediğinin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.



    Dr. Mursi’nin İran Ziyaretine Dair Medyaya Yansıtılmayan Hususlar

    Birinci Olay

    İranlı yetkililer Mursi’den ziyaretinde Ali Hamaney ile görüşme ayarlamak istedi. Ancak Mursi’nin cevabı İranlılarda şok etkisi yapacak tarzdaydı. Şunları söyledi Mursi: “Hamaney’e ehlen ve sehlen! Buyursun Hamaney gelsin. Ben onunla görüşmeye ve karşılıklı ilişkilerle ilgili konuşmaya hazırım. Kendilerince ilahi bir kutsiyet atfettikleri, Veliyyi Fakih sıfatını yakıştırdıkları Şii dini lidere yönelik bu cevap İranlı yetkileri feci bozdu. Çünkü nerdeyse bir Peygamberden daha fazla kutsiyet atfettikleri, abarttıkları ve bir Papadan daha farklı bir konuma yerleştirdikleri Hamaney’i ayağına çağıran Mursi’nin bu cevabı İranlıları ziyadesiyle rahatsız etti.

    Çünkü İran’a giden üst düzey yetkililer başta olmak üzere İran’ın ciddi şekilde sızdığı/kullandığı Saadet Partisi veya diğer ülkelerdeki benzer küçük grupların temsilcileri de ziyaretlerde Hamaney ile görüştürülüyor. Böylece iki taraflı olarak İran fayda sağlıyor. Önce kabul edilen grup sanki kendisi çok önemli, değerli ve işe yararmış gibi kendini görürken, çok fazla değer verildiği intibaını edinirken, Şii rejim de kendisine yönelik müttefiklerini, kamuoyunu ve diğer ülkelerde bunun olumlu propaganda amaçlı yansımalarını hesaba katarak kazanç elde etmiş oluyor. Ziyaretlerin tamamı Hamaney’in malikanesi veya ofisinde gerçekleşiyor.

    Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin Hamaney’i bulunduğu yere, ayağına çağırması İranlılar tarafından ihanet şeklinde görüldü. Gözlemciler İran rejiminin ve Şii lobisinin tüm gücüyle son derece düşmanca, aleyhte bir siyaset ile Mursi’ye yönelik yürüttükleri savaşın arka planındaki sebeplerden bir tanesinin de İran ziyaretinde basına sızmayan bu mesele olduğuna dikkat çekiyor.

    İkinci Olay

    Mahmut Ahmedinecat da Mursi ile görüşmek istedi. Cevap yine konferans salonunda buluşmak oldu, eğer kabul edilmez ise uçağı havalimanında kendisini hazır beklemekteydi. Yaşanan buydu. İran rejimini afallatan konuşma yapan Mursi’nin söyledikleri İran Resmi Televizyon kanalı aracılığıyla rezil rüsvay bir şekilde çarpıtılarak aktarılmaktaydı. Öyle ki Suriye devrimini, Suriye halkını selamlayan, kutlayan ve Esed zulmünü telin eden Mursi’nin bu söylediklerinin Bahreyn ile değiştirilmesi gibi bir rezalet ve skandalın salondaki katılımcılar tarafından şaşkınlıkla karşılandığı görülmekteydi. Öyle ki Ahmedinecat dahi bu çarpıtmayı fark etmişti!

    Üçüncü Olay

    İran Şii rejimi farklı devlet başkanlarının katıldığı bu ziyareti azami ölçüde kendi çıkarları için kullanmaya gayret etmekteydi. Bu çerçevede Mursi’nin fanatik Şii Nuri el-Maliki ile görüşmesini de istemekteydiler. Bu yönde bir talepte bulunduklarında Mursi’nin cevabı tam bir şok etkisi yapacaktı: “Ben Irak halkının katiliyle görüşmem!” Ahmedinecat Irak’ın demokratik olduğunu, Maliki’nin oy sandıkları aracılığıyla iktidara geldiğini söylediğinde ise Mursi: “Bizler Irak’taki kardeşlerimizin neler yaşadığı hakikatini biliyoruz ve katillerle el sıkışmayacağız!” cevabını vermekteydi.

    Mısır devrimi başladığında bunu istismar etmek isteyen Velayeti Fakih rejimi yaşananların arkasında Humeyni devrimindeki ruhun olduğunu iddia etmiş ve “İslami Uyanış” olarak kendisine yamamaya çalışarak medyatik bir atılımda bulunmuştu. Ancak Tahrir meydanındaki gruplardan ve İhvanul Müslimin Teşkilatından yalanlama gelmiş, kesinlikle değil Humeyni devriminden ilham almayı İran’ın bu olayla yakından uzaktan alakası dahi olmadığı söylenmişti.

    SONUÇ

    Muhammed Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi, yargıda, bürokraside ve orduda devrimin devamı sayılan ciddi adımlar atması ve son olarak Anayasa değişikliği ile referanduma gitmesi Mısır’ın yeniden doğuşu anlamına gelmekteydi. Özellikle de İran’ın her anlamda destek verdiği terörist Esed rejimine karşı açık ve net tavır takınması hasebiyle artık Mursi de, İhvanul Müslimin de, Mısır da Fars-Şii karakterinin şekillendirdiği İran rejimi açısından düşman kategorisindeki yerini almaktaydı. Tıpkı Türkiye için olduğu gibi…

    Bugün İran, bir numaralı İslam düşmanı faşist, laik ve Arapçı Mısırlı şahsiyetlerle, gruplarla ve partilerle çok ciddi ilişkiler kurmakta, bunlara milyon dolarlar aktarmakta, uzantısı Şii azınlık örgütlerin Mursi/İhvan karşıtı oluşumlarla sıkı ittifak içinde savaşması için yönlendirmektedir.


    İRAN ANALİZ /

  2. #2
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    barbaros bey,
    bu yazı birçok yönden mursi'nin siyonistlerce kurgulanan ortadoğu senaryolarını bozduğunu gösteriyor.

    şii karşıtlığı (tıpkı benim gibi), esed karşıtlığı (tıpkı benim gibi), mevcut ırak yönetimine karşıtlık (o da benim gibi).

    şimdi mursi'nin iran yöneticilerine çektiği restlerin ABD'nin ve İsrail'in iran tutumuna paralel bir görüntü oluşturması mursi'yi abd karşıtı olarak tanımlarsak ironiktir.
    eğer abd yanlısı ise bu sefer de pragmatiktir.

    mursinin Esed düşmanlığı da bizi mursi-abd ilişkilarında ikilemde bırakıyor. mursi suriye ve iran çıkışlarıyla abd ye yarar sağlayan pragmayı oluşturuyor.

    işte bu noktada mursinin ırak yönetimi için söylediği "ırak halkının katilleriyle el sıkışmam" sözü mursiyi abd karşıtlığının merkezine çekiveriyor.
    böylece darbeyi hakediveriyor.

    yani adam zaten şii karşıtı. zaten esed karşıtı. "ben bunların aleyhinde olursam abd yarar sağlar" diyerek dengelerin içinde inancını yitirmiyor.
    ben doğru bildiğimi okurum diyor.

    ilginç dimi.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •