+ Konuyu Yanıtla
15 sonuçtan 1 --- 15 arası gösteriliyor

Konu: Sörf yaparken

  1. #1
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Sörf yaparken

    bugün sörf yaparken Mustafa Nejat Sefercioğlu sitesine girdim.

    siteden öğrendiğim kadarıyla bir hukukçu ve türk dili bilimcisi imiş. üniversite hocalığından kütüphane müdürlüğüne bir çok görevlerde bulunmuş.
    tam bir araştırmacı. neredeyse araştırmadığı, kurcalamadığı şey kalmamış.

    bana en ilginç gelen bilgi “Kur'an Bibliyografyası” diye bir araştırma kitabı olduğu ve bu kitabın İslam Konferansı Örgütü'nün sahipliğindeki bir
    proje ile yazıldığı, Mustafa Nejat Sefercioğlu'nunda İKÖ adına o projeyi yürüttüğü bilgisi oldu.

    Kur'an Bibliyografyası dünyada 65 dilde 2600'den fazla meal olduğunu ve bunların 200'den fazlasının türkçe meal olduğu ve bunlarında 115'inin
    son 50 yılda yazıkdığı bilgisine ulaştım.

    çok enteresan...

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  2. #2
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    obskürantizm

    gezinirken yolum Yalçın KOÇAK 'ın sitesine düştü.

    eski sakarya anap milletvekili. 2000 erin başlarında Demokrat parti genel başkanlığı da yaptı.

    MTTB kökenli olduğundan bahsetmiş. necip fazıl ve zahit kotku meclisinden turgut özalın has adamlığına kadar
    geldiğini anlatmış sitesinde.

    ilginç bir yazısına denk geldim. Korkut Özal'ın 97'de anaptan ayrıldıktan sonra Demokrat partiye geçişini,
    genel başkanlığını ve bu statü sayesinde doğruyol partisinden milletvekili olabilmek için Tansu Çiller'le
    pazarlığına kadar 1997 - 2001 arasında nelerle uğraştığını gösterir bir yazı.
    okumak isterseniz burada

    sitede en dikkatimi çeken banner'daki obskürantizm ifadesi oldu.
    bu nedir diye bir bakındım. bilgiyi esirgeme, bilginin gücünde tekelcilik, bilmesinlercilik
    gibi anlamlara geldiğini öğrendim.

    sitede pek çok hatıra yazıları var. siyasi dönemlere ışık tutabilecek yazılar.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  3. #3
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Kurra Hafız Adil ÖZBERK

    Hoşgör Eğitim Kurumları diye gaziantepli bir vakfın sitesine uğradım.

    islami hizmet ve Kur'an-ı Kerim eğitimleri için çabaladıkları anlaşılıyor.
    vakfın başkanlığını AKP Gaziantep eski il başkanı Ökkeş ERUSLU yapıyor.
    vakfın kurucular kurulunda ise tv5'te saklı tarihimiz adlı programı yapan Prof.Dr.Ahmet Akgündüz de var.

    falan filan derken asıl bahsetmek istediğim...

    vakfın teşvikçisi ya da hürmet edileni konumunda gösterilen Kurra Hafız Adil ÖZBERK.
    anladığım kadarıyla muhterem bir insan. ALLAH kendisine bir kıymet yüklemiş ve o da bu kıymetin hakkını vermiş.
    1934-1999 yılları arasında yaşamış. mısırda el-ezherde eğitim görmüş. gaziantep'in manevi kimliğini tazelemiş.

    sitede ondan bahsedilirken yetiştirdiği talebelerden de bahsedilmiş.
    orada merhum Bedri İNCETAHTACI'nın ismini de gördüm.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  4. #4
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    ismail kazdal

    ya ben bir site buldum ama manyak bir site. şimdi anlatamıyorum çünkü önce kendim anlamalıyım.
    linki bir yere kaydedeyim. www.ismailkazdal.org

    şimdi bu ismail kazdal aslında ismine denk geldiğim biriydi ama sitesi olduğunu bilmiyordum. aslen acarya'lıymış.

    rasgele bir sayfasını okudum. Ziya Uygur diye birinden bahsediyordu. hatta yazının bir yerinde ziya uyguru erbakan hocayla kıyaslıyordu. sonra ziya uygurun bir hayalini anlatmış. buraya ekleyivereyim:
    Mesela, Müslümanları atalet içinde görür ve onları bazı hayali sınavlara sokardı. Mesela, bir cuma namazında Sultanahmette cemaat olarak toplanmış insanlar tam secdedeyken, bir kaç çuval dolarla, gubbeye yakın bir yere çıkmış olan Ziya abim, “Kıldığınız Cuma namazı karşılığnda rabbiniz size Dolarlar gönderiyor” seslemmesiye birlikte çuvalları aşağıya, cemaatın arasına döküyor. Müsait yerlere de ellerinde makineli tüfekler bulunan atıcılar koymuş, kim secdeden kalkarsa onları tarama emri vermiştir. Bu durumda kaç kişi secdesini bozup ayağa kalkmayacaktır ve kendini kurtaracaktır?. Evet, çok merak ettiği konulardan biri buydu. Belki çok apsürt bir sınav hayali ama, öldürmek kısmı hariç, denemeye de değmez değil hani.

    şimdi bu ismail kazdal'ın bana ilginç gelen yanı aydınlar klubünden olması oldu.
    neyse... canım sıkıldıkça okurum ben bu siteyi...

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  5. #5
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Adnan Demirtürk

    Adnan Demirtürk adına bir site olduğunu bilmiyordum.

    Anadolu Gençlik Derneği imzalı bir site kurmuşler. ne güzel!

    keşke daha çok yazılı doküman olsaydı. şehadetinin öncesinde yaptığı konuşmayı metne dökmüşler.
    oradan bir hikayeyi aktarmak istiyorum.

    Siz Bekri Mustafa'yı duydunuz mu? Bekri Mustafa diye Osmanlı'nın son döneminde yaşamış "Şaribül Leyli ve'n Nehar" bir insan var. Tabi şimdi Osmanlıca'yı yeni öğreneceksiniz. Sözü açıklamak lazım."Şarip" demek "İçen" demek. "Nehar" gündüz demek. "Gece ve gündüz içen" demek bunun manası. Adamcağızın sabahtan akşama damarında alkol dolaşıyor demek. Tıraş olmaya vakit bulamadığı için saçı sakalı uzamış, sırtında bir cübbe Sultan Ahmet meydanında geziyor. Bir gün, bir ikindi vakti bir cenaze olmuş. İmam efendiyi bulamamışlar ki, Bekri Mustafa Cübbeli sakallı birisi. "Cenazeyi kıldırır" demişler. Cenaze sahipleri ondan rica etmişler. Demişler ki: "Gelip cenaze namazını kıldırır mısın?" "Hay hay ! Niye olmasın. Bari bir işe yarayalım." demiş. Geçmiş namazı kıldırmış. Namazdan sonra ölüye bir şey verirler: Telkin. Ölüyü kaldırmış sesleniyor. "Bana bak! Şimdi sen ahirete gidiyorsun, sana oraya gittiğin zaman sorarlar. "Dünyada ne var, ne yok, söyle" derler. Hiç fazla konuşmaya lüzum yok. "Bekri Mustafa imam oldu" dersin, onlar anlarlar. İşte bunların hali bu... Bu ülke Bekri Mustafa'lara kaldı.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  6. #6
    Kayıtsız
    Misafir

    Risalehaber'in iligisi ve Türkçe olimpiyatları

    Bu gün net'te sörf yaparken "nurcuların" Saadet Partisi genelbaşkanı
    Mustafa Kamalak'a olan ilgisini fark ettim;

    Kamalak Bediuzzamanı her platformda anlatıyormuş;
    http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=122437

    http://www.risalehaber.com/news_detail.php?id=143914


    Kamalak Erzurumda iken Fetullah hoca(?) ile görüşürlermiş ve onu çok özlemiş;
    http://www.haberzoom.com/spden-ezber...zlem-9390h.htm

    http://www.facebook.com/ERBAKANAKINCILARI

    Hayırlı cumalar,
    vesselam.

  7. #7
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Fehmi koru ve milli gazete

    bir sitede Oral Çalışlar ve Tolga Çelik'in yazdığı "Erbakan ve fethullah gülen kavgası" kitabına denk geldim.
    okumam gereken bir kitap mı diye bakınırken 254. sayfada ilginç bir yazıya rastladım.
    buraya not edivereyim.


    Milli Gazete Başyazarı Sadık Albayrak:
    "FEHMİ KORU VE MİLLİ GAZETE" "Cumhuriyet'te tefrika edilen "Bilinmeyen İslam" yazı dizisin-
    de, benim de adım geçmektedir. "Milli Gazete"de yıllarını vermiş bir gazeteci yazar olarak,
    "Fehmi Koru ve ekibi Milli Gazete'de" konusunda, aşağıdaki açıklamayı yapmayı, o dönemdeki
    olaylara açıklık kazandırması bakımından bir vazife telakki etmekteyim. Şöyle ki, "Milli Gazete"de,
    1984-85'te, Fehmi Koru ve ekibinin görev aldıkları doğrudur, ama Sayın Koru, daha önce de
    "Fehmi Muzafferoğlu" müstear adı ile yazı yazdığını, bana Abdülkadir Özkan, o dönemlerde,
    genel yayın müdürü olduğu için bildiğini, bir dizi yazılar yazdığını ifade etmişlerdi. Bizim, kendimizi
    "hancı" saydığımız için, gelip geçen yolculara gereken yardımı gösterdiğimiz bir vakıa.

    Ve "Milli Gazete"de, Fehmi Bey, ekibi, birkaç ay kaldılar ve kendisi gibi birçok yazar bu hizmetleri ile
    kendilerini "Milli Görüş" camiasına tanıttılar. Gazetenin mizanpajı değişmiş, aksine, tirajıdüşmüştü.
    O dönemde, Çetin Altan'ın bu ekibin çıkardığı "Milli Gazete" için, "Sağın Cumhuriyeti" benzetmesi,
    bu arkadaşları mesrur etmişti. Ve fakat ifade edildiği gibi, "yeni ekip" olarak, İsmet Özel'i de "transfer"
    ettikleri doğru değildir. Sayın Özel, onlar ayrıldıktan sonra, muhterem ŞuleYüksel Şenler'le beraber,
    yazı yazmaya başladılar. O ekibin içinde, Mehmet Doğan ve Ali Bulaç da vardı. Sonra "Zaman"ı
    kurarken tekrar biraraya geldiler ve "Milli Gazete"den elde ettikleri "taban misyonu" ile basın ve
    yazarlık hayatında her biri birer "yıldız" olarak görevlerini ifaettiler.

    Yazı dizisinde, imaen ortaya çıkan, "Eski ekip tekrar işbaşına geldi" ifadeleri, önce olduğu gibi
    daha sonra da gazetede yazı yazmaya devam eden bizim gibi arkadaşların, Fehmi Koru ve
    ekibinin "ayağını kaydırdığı" gibi bir çağrışım yapmaktadır.
    Böyle bir durum yoktur, zira arkadaşlar, tirajı arttırmak için daha çok imkanlar istediler ve muhatapları
    tarafından yüz bulmayınca, gazeteyi bıraktılar. Biz ise, onların döneminde, onlara, yazı yazmada,
    Avrupai usule göre (?), arasıra, yazı yazarak destek olduk! Bu bakımdan, giderken "Nokta" dergisinde
    yaptıkları açıklama üzere, tirajı 15.000'den alıp, 30.000'e ulaştırdıkları bir beyandan öteye gitmez!
    Adımın dizide geçmesi hesabıyla, böyle bir açıklamayı yapmayı kendime bir görevbildim!
    Bu tür objektif ve belgesel çalışmalarla basın hayatımıza gereken katkıyı yapacağını umar, başarılar dilerim!
    bu arada kitap saçmalık. sadece yukardaki gibi kaynaklar için bile olsa okunabilir.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  8. #8
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Mehmet EROL hocanın hatırası

    Sadık TÜRKMEN'in sitesinde denk geldiğim yazıdan bir kesit:

    Bu şirk name olan kitabı 1974 senesinde çantama koyarak Erbakan’la görüşmek için Ankara’ya geldim. Kızılay merkezinin arkasında bulunan Selamet Partisi Ankara İl Merkezine gittim. Orada beni tanıyanlarla görüştüm. Erbakan’la görüşmek için 10 gün bekledim. Akşamları partili arkadaşlar sıra ile beni evlerine misafir ettiler. Her evde kitab-ül İbriz mevcuttu. Erbakan’ın da bulunduğu özel bir toplantıya girebildim.

    Çantamdan kitab-ül-İbriz’i çıkararak şirk olan birkaç yerini gösterdim. İtiraz ettiler. Bunlar şirk olsa hiç şeyhimiz önsöz yazarak bu kitabı bize tavsiye eder mi dediler. Ben sözümde ısrar edince sen bunları anlamazsın dediler. Ben de onlara İstanbul’a gidip şeyhlerinden öğreneceğimi söyledim. Hatırladığım kadarıyla temmuz ayı içerinde İstanbul’a hareket ettim.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  9. #9
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Şafak Restoran

    adamın birisi hikayelerin aktarıldığı bir site yapmış
    güzel de yapmış. bir hikayeye denk geldim.

    Şafak Restoran Hizmetinizde

    Recai Kutan anlatıyor:

    12 Eylül sonrası kaldıkları tutukevinde kendilerine göre selamet koğuşu oluşturan Milli Selamet Partili milletvekillerinin diyaloguna herkes hayran, iş bölümü, ibadetleri, temizlikleri herkesin dikkatini çekiyor.

    MSP’nin Adalet Bakanı Şevket Kazan tutukevinde “Şafak Restoranın” sahibi !

    Sabah namazından sonra MSP takımının büyük çoğunluğu mescitte kalırdı, işrak namazı vaktine kadar Kur’an okunur, dualar edilir, vakit gelince işrak namazı kılınır ve yoklamada uykusuz kalmamak için tekrar yatılırdı.

    Sabah kahvaltısı; ikinci uyku zamanına geldiği için MSP’liler yemekhanede kahvaltı yapmazlardı. Aslına bakarsanız, bazen çorba bazen ekmek, zeytin ve çaydan ibaret olan kahvaltıya pek de rağbet edilmezdi. Çünkü, Şevket Kazan’ın “Şafak Restoran”ı birinci sınıf servisi ve mükemmel kahvaltısıyla hizmete hazırdı. Lokantanın yerini tarif etmek çok kolaydı. Selamet Koğuşu’nun güney cephesinde, pencere kenarında, Şevket Kazan’ın yatağının üstüydü.

    Kahvaltıda “kuş sütünden başka her şey var” tabirine uygun bir menü vardı. Şevket Bey tam profesyonel bir aşçı olduğunu ispat etmek için omuzuna peçetesini asar, peynir, zeytin, bal, reçel, sucuk, mevsimine göre domates ve salatalıktan ibaret kahvaltıyı hazırlar. “Buyurun” diye müşterilerini davet ederdi. Daimi müşterileri Erbakan Hoca, Fehmi Cumalioğlu ve Süleyman Arif Emre Beyler, Lütfi Doğan Hoca ve bendeniz idik. Şevket Kazan’ın on parmağında on marifet.

    Selamet Koğuşu’na hüzün çökünce; Kazan yeni bir marifetini daha ortaya koyardı. “Selametçi Kardeşler ilahi Grubu.” Grupta kimler yoktu ki? Fehim Adak, Temel Karamollaoğlu, Ahmet Remzi Hatip.

    yesilcimen.com

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  10. #10
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Mantık

    Boğaziçi Üniversiteliler Derneği

    bu siteyle daha önce bir temasım olmuştu ama nasıl olduğunu hatırlamıyorum. ama hatırladığım kadarıyla bizim AGDli çocukların kurduğu bir site.

    Hasan Aksay ile yapılan bir söyleşiyi aktarmışlar. güzel bir yazı. okuyun bence.

    kısa bir kesit:
    Mesela Kocatepe Camii; o camii bu haline Sivaslı okuma yazma bilmeyen bir vatandaşımız sayesinde gelmiştir. Yoksa şimdikinin yarısı yükseklikte camii olacaktı. Projeyi yöneten kişi bir vatandaşımız. Ama adam camiyi kısa tasarlamış. Bunun nedeni de modern Ankaranın siluetinde camii olması modern Türkiyeye yakışmayan bir durummuş. Bunu bizim Sivaslı bekçi konuşurlarken duymuş geldi bize söyledi. Biz de vatandaşa sorduk, adam da evet doğru, tabi ki Ankaranın siluetinde camii olması doğru olmaz, o yüzden caminin yüksekliği fazla olmayacak deyince biz onu görevden aldık ta Kocatepe kurtuldu. Kocatepenin arazisinin alınışı ayrı bir hikâyedir. Adnan Menderese Irak kralı iki safkan arap atı hediye etmişti. O da onları satıp Kızılay merkezden arazi aldı, daha sonra buranın cami için çok alçakta olduğuna karar verildi. Kocatepenin arazisinin 5ooo lira olduğu öğrenilince Adnan menderes kızılaydaki arazinin 5000 liraya petrol ofisine satılıp buranın alınmasına karar verdi. Ondan sonra buranın yapılmasına karar verildi.
    Hadi bir kesit daha:
    Bir hocanın asistanlığını yaptım yıllarca üniversitede o adamdan öğrendiğim en önemli şey mantık oldu harika mantık dersi veren bir adamdı. Derste verdiği örneği hiç unutmam; kâğıda "hayatta en hakiki mürşit ilimdir" yazdı." 'hayatta', bu ne demek, ilim hayatta mı sadece işe yarıyor bu cümleyi neden sınırlandırmış hayatla ölümden sonra ilim işe yaramıyor mu? Saçma, sil bunu. 'En hakiki' ne demek bir şey hakiki ise hakikidir eni meni olmaz en hakiki şey mi olur hakiki şey olur; 'en'i de sil. 'hakiki mürşit' bu ne demek yav?
    Mürşit zaten hakiki olur sahte mürşit olur mu? Bunu da sil. 'Mürşit ilimdir' kaldı. Yav mürşit ilimdir lafının mantığı var mı? Sil hepsini. Peki, bu lafın doğrusu var mı? Var tabi:
    'En büyük mürşit ilimdir', kim demiş? Hz. Ali."

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  11. #11
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Bekir Yunus UÇAR

    Süleymancıların en güçlü vaizlerinden merhum Timurtaş UÇAR hocaefendinin oğlu Bekir UÇAR'ın sitesine düştü yolum.
    2005 yılında spor toto teşkilat başkanı oluşunu anlatıyor.

    okuyun

    Spor Toto Teşkilat Başkanı

    Güneşli bir yaz günüydü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak hepimizde İspanya'da düzenlenecek 2005 Akdeniz Oyunlarının tatlı heyecan ve stresi hakimdi.
    325 kalemlik yapılacak işler listesinin içinde tek bir eksik dahi yoktu. Oyunlarda sporcuların giyeceği eşofmandan seremoni kıyafetlerine, yapacakları kamplardan, müsabaka aksamları yapılacak değerlendirme toplantılarına kadar her şeyi hazırlayan ekipte var olmanın hakli gurur ve heyecanını yaşıyordum.

    Öyle ki artik asli islerimizi günler öncesinde bitirmiş, o zaman Spor Faaliyetleri Başkanımız olan Rahmetli Mustafa Turgut Abim: "Müsabaka akşamları oyunlar köyünde demleme çay bulunmaz buradan giderken yanımızda götürelim" dediği için onun hazırlığını dahi yapmıştık.

    Telefon çaldı, "Genel Müdürüm sizi çağırdı Bekir Bey" diyordu Esra...
    Acaba organizasyonla ilgili unuttuğumuz bir şey var mı? diye düşünerek odasına girdim Genel Müdürümün. Her yer evrak, dosya ve çalışma programı doluydu.
    "Buyrun Abi" dedim Allahın selamını vererek.
    Bekir Yunus, Akdeniz Oyunları için İstanbul'da bütün kafile bir yerde toplansın yemekli bir moral programı tertip edin, kafile derli toplu bir şekilde antrenman ve müsabaka programına göre İstanbul’dan tek bir yerden hareket etsin ve son kafileyle birlikte biz de gidelim." dedi.
    Bunun üzerine bütün Akdeniz Oyunları kafilesi bir iki gün içinde İstanbul Akgün Otelde buluşmuştu. Güzel bir programın ardından sabah yola çıkacak olmanın heyecanla son kontrolleri yapıyorduk ki, Genel Mudurum çağırdı beni. Bekir Yunus, Akdeniz Oyunlarına, İspanyaya gelmiyorsun dedi... Donup kalmış ve ne diyeceğimi, ne karşılık vereceğimi bilememiştim o an...
    Sonra, Başbakan Yardımcımız Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Mehmet Ali Şahin Bey'le istişare ettiğini ve Spor Toto Teşkilatı'na Müdür olarak atanacağımı söyleyip, "hayırlı olsun" dedi.
    Bense Sporcuların tören kıyafetlerinin paçaları henüz yapılmadı diye geçirdim içimden... Başkaca birşey gelmiyordu aklıma...
    Ertesi sabah kafileyi dualarla İspanya"ya yolcu edip Ankara'ya döndüm.
    Bugün dahi koca Ankara'da her şeyimi emanet edebileceğim Ağabeyim, canım Mehmet Kocatepe'nin yanına geldim...
    Vakit öğlen sularıydı. Hep birlikte Spor Toto'nun eski yerine, Nene Hatun Caddesindeki binasına geldik. Bugün dahi önünden her geçişimde Ayet el Kürsi okuduğum binadan içeri girerken Rabbi Yessir duasını okuduğumu hatırlıyorum...
    bir başka yazıda da spor toto başkanlığına insanların neden tepki verdiğini anlamadığından bahsetmiş. ve babam sağ olsaydı aldığım parayı hak edip etmediğime bakardı demiş.

    ilginç...

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  12. #12
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Uğur DÜNDAR'ın bir yazısından

    3 evlilik yapan ‘Şeyhülislam’!
    Ali Yüksel’i kamuoyu, ‘Şeyhülislam’ danışman olarak tanıyor. Bir özelliği de, 3 evlilik yapması ve halen vefat eden bir eşi dışında iki eşiyle evliliğini sürdürmesi. İstanbul İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra Antalya ve Çatalca’da müftülük yapan Ali Yüksel, 1973-75 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı Olgunlaştırma Dairesi Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu. 1978’de Antalya’da din bilgisi ve ahlak dersleri öğretmenliği yaparken ihtisas için Almanya’ya gitti. 1985 senesinde Avrupa Milli Görüş Teşkilatı (AMGT) Genel Sekreteri ve 1995 yılında AMGT Genel Başkanı oldu. 1990’da “Avrupa Şeyhülislamı” ilan edildi. AKP Grup Başkanvekili Suat Kılıç’ın da kayınpederi olan Yüksel’- in, 2010’da Başbakanlık danışmanlığına atandığı ortaya çıkmıştı

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  13. #13
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18
    Avrupa milli görüşten Fahri Özcan hocanın sitesi: http://www.fahcan.com/

    Hem de tam İngiliz destekli Hindular ve Hıristiyanlar Hindli Müslümanları her gün öldürüp dururken B.Britanya Mirza Gulamı (Arınmış aydınlanmış dıyolog ve hoşgörü hapıyla kısırlaştırılmış) şekliyle sürdü piyasaya.. . Aynen Fetullah Gülen’in Vatikan ve Amerika işbirliği ile ‘’ Küresel barış elçisi’’ modunda dünyaya pazarlandığı gibi.

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  14. #14
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

  15. #15
    ikimilyon Admin Mehmet DAĞDELEN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    Sakarya
    Yaş
    42
    İletiler
    3,120
    Blogdaki Konular
    18

    'Öteki' idamlıklar... Darağacında 15 kadın

    Radikal adlı gazete TBMM kararıyla idam edilen kadınların hikayelerini toplamış. 11/11/2012
    bana çok ilginç geldi. ilk idamı buraya ekleyeyim.

    Darağacında ilk kadın

    Isparta’nın Darıbükü Köyü’nden Hasan Kızı Fatma, aynı köyden Eşref’in, Hanife’yle evlenmesini temin etmek için Eşref’in karısı Ümmüşani’yi ‘20’lik altın ’ ve tarla karşılığı öldürdü. Ve 14 Aralık 1931’de Tuzpazarı’nda asıldı. Kasabalılar sabah karanlığından itibaren meydanı doldururken Fatma’nın son sözü “Allah affetsin” oldu. Fatma, TBMM kararıyla idam edilen ilk kadın olarak Türkiye’nin suç tarihine geçti.

    diğerleri için tıkla

    Milli Görüş; hakkı üstün tutmaktır!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •