+ Konuyu Yanıtla
14 sonuçtan 1 --- 14 arası gösteriliyor

Konu: Suriye meselesi

  1. #1
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1

    Suriye meselesi

    Suriye’de yaşanan hadiseler aslında neyin habercisi?

    Büyük oyunda sona doğru geliniyor ve Büyük İsrail’in kurulmasına ramak kaldı. Bunun alt yapısı 28 Şubat ta atıldı. Devletle milleti karşı karşıya getiren unsurlar 28 Şubat ürünü bir siyasi partinin bu ülkede tek başına iktidara gelmesi için gerekli zemini de hazırladılar. Ülkede “irtica geliyor” paranoyasıyla bu ülkenin askerlerini komutanlarını halkın gözünde İslam Düşmanı konumuna getirenler şimdi onları demir parmaklıklar arasına attırarak gerçek emellerine adım adım yaklaşıyorlar. Asıl hedef Güneydoğuda Büyük İsrail Devletini kurmaktır. Bunun ilk ayağı olan –sözde- Kürdistan Devleti, Iraktan, Suriye’den alınacak topraklar ve Türkiye’nin Güneydoğu sununda içine alınacak şekilde kurulmasıdır.

    Bu bir felaket senaryosudur.

    Evet, bu bir felaket senaryosudur ama adım adım da hedefine yaklaşan bir senaryodur. 11 Eylül saldırılarının ardından dünyada ki varlığını yavaş yavaş yitiren ABD’NİN yerine çok kutuplu bir dünya arzulayan Gizli Dünya Devleti Türkiye’yi Ortadoğu’nun jandarmalığına soyundurup aynı ABD örneğinde olduğu gibi kendisinin el ulağı olarak kullanmak istemektedir. Ortadoğu’nun sözde süper gücü olma yolunda ki Türkiye’nin mevcut sınırlarıyla bunu yapabilmesi pek mümkün görünmemektedir.

    Daha önceleri de iddia ettiğim gibi Irak’ın kuzeyi ile Suriye'nin Türkiye ile sınır olan bölgelerini içine alacak bir şekilde Türkiye’nin sınırları genişletilecektir. Sınırları genişleyen Türkiye mevcut sistemin yerine “Başkanlık Sistemini” getirecektir. Başkanlık sistemi ile Türkiye eyaletlere bölünecek ve Güneydoğu dediğimiz bölgede yukarıda zikrettiğim gibi Suriye’nin ve Irak’ın belli kısımları da içine dâhil edilecek şekilde bir eyalet kurulacaktır. Bu eyaletin kendine göre bir anayasası kendine göre bir parlamentosu ve kendisine göre de bir başbakanı olacaktır. Çünkü Başkanlık Sisteminin doğal yapısı budur. Hatırlayacak olursanız Başbakan bundan yıllar önce “Başkanlık Sisteminin” tartışılması gerektiğini söylemiş ve kamuoyunun gündemine getirmiştir.

    Başkanlık sistemini tartışan Türkiye bu sistem getirildiğinde hiç yabancılık çekmeyecek birkaç çatlak ses dışında çok ciddi manada ses çıkartan ol/a/mayacaktır. Zira buna en fazla ses çıkartacak olan unsurlar Milli Görüş hareketi ve ülkesini seven antiemperyalist ulusalcı subaylar olacaktır. Bunlardan antiemperyalist subaylar “ERGENEKONCU” yaftasıyla demir parmaklıklar arasında Milli görüşçüler ise kendi dertleriyle uğraşıyor olacaklar. Zira her iki kurumu da bu duruma sokan

    Siyonist güçler AKP’Yİ ve cemaati kullanaraktan bu sistemi Türkiye ye angaje edeceklerdir.

    Yukarıda belirttiğim hususa dikkat edecek olursanız Türkiye ye dâhil edilecek olan coğrafi bölgeler Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdir. Yani mevcut yapılanmaya çok müsait olan yerlerdir. Aslında bakacak olursanız “Arap Baharı” dediğiniz unsurda tam bunun için gerçekleşmiş bir olaydır. Bu mevcut tehlikeyi fark eden Mısır da ki İhvan-ı Müslimin teşkilatı “Türkiye kendi işine baksın biz kendi iç işlerimizi çözüme kavuştururuz” tarzında açıklama yapmıştır. Mevcut sistem bu şekilde devam edecek olursa çok büyük felaketler kapımızda demektir. Allah bu milletin yardımcısı olsun
    .

  2. #2
    Darbecileride vatansever yaptınız ya helal size

  3. #3
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,607
    Blogdaki Konular
    5
    Fatih uzun bir aradan sonra yazmaya başlamanı tebrik ederim. Ancak belirtmek isterim ki bu yazını kendi içerisinde birçok çelişki bulunan bir analiz yazısı olarak değerlendiriyorum.

    Şöyle ki
    ;

    ilk paragrafta bizlere "Asıl hedef Güneydoğuda Büyük İsrail Devletini kurmaktır. Bunun ilk ayağı olan –sözde- Kürdistan Devleti, Iraktan, Suriye’den alınacak topraklar ve Türkiye’nin Güneydoğu sununda içine alınacak şekilde kurulmasıdır." demektesin ancak birkaç paragraf sonra ise "Irak’ın kuzeyi ile Suriye'nin Türkiye ile sınır olan bölgelerini içine alacak bir şekilde Türkiye’nin sınırları genişletilecektir." önermesini getiriyorsun. Birbiri ile çelişik bu durumu açıklaman ve kafandaki senaryoyu tam olarak yansıtman gerekir.

    Yazının bir noktasında "11 Eylül saldırılarının ardından dünyada ki varlığını yavaş yavaş yitiren ABD’NİN yerine çok kutuplu bir dünya arzulayan Gizli Dünya Devleti " ifadesi geçmektedir ki bu gerçekleri ne derece yansıtıyor diye düşünmeden edemiyorum. Nitekim ABD varlığını yitirmek yerine büyüyen bir deva haline gelmiş durumda, aynı zamandan çok kutupluluktan ziyade devlet sınırlarının dahi kaldırılmak istendiği bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu durumda bu çıkarımında biraz daha açıklamaya muhtaç.

    Bir diğer iddian ise " Bunlardan antiemperyalist subaylar “ERGENEKONCU” yaftasıyla demir parmaklıklar arasında Milli görüşçüler ise kendi dertleriyle uğraşıyor olacaklar." şeklinde. Bir devrin islam düşmanı ve 28 şubatın mimarları olan subayların antiemparyalist kampına sokularak aklanması ve ergenekon terör örgütünün bu ülkede yaptıklarının yok sayılması ardındanda Milli Görüşle birlikte anılması son derece anlamsız ve sakıncalı geldi bana. Nitekim şuan tasviye olan ve ergenekondan yargılanan subaylar antiemparyalistlik yanında Milli Görüş duşmanlıkları ile bilenen ve siyonizm karşıtlığı hiçbir zaman olmayan subaylardır. Bu nedenle bu subayları aklamak bizlere düşmemelidir.

    Son olarak Suriye Meselesini, İran ve Lübnan materyallerini değerlendirmeden ve Rusya'nın etkisini görmeden değerlendirmek mümkün değildir diye düşünüyorum...





    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  4. #4
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1
    Çelişkili bir yazı olmuş!
    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

  5. #5
    Nazan
    Misafir

    suriye meselesi

    “Siyasette hiçbir şey tesadüf değildir. Bir şey vuku buluyorsa o şeyin önceden planlandığından emin olabilirisiniz…”

    ABD Başkan’ı Rooswelt’in bu ifadesi çerçevesinde baktığımızda olası bir öngörü...

    domino taşları gibi peş peşe tüm orta doğudaki adına Arab baharı denilen hareketlenme de elbette tesadüf olmayacaktır. düğmeye basanlar kurguladıkları sonuca her zaman ulaşmasada yaklaşacaklardır.( bu yüzden kesin isabetli tesbitler dahi % yüz sonuca kestiremeyebilir)

    Bu olası dönüştürme çalışmaları ülke sınırları genişletilip bölünerek te olsa, doğrudan bölünerek te olsa pek bir şey değişmez Milli şuura sahip vatan evlatlarının karşı duruşuna muhtactır.
    Bu şuura sahip olanlar o gün iş başında ve birlik içerisinde olurlar inşallah..

    Bu bakımdan isabetli bir siyasi analiz olduğunu düşünüyorum.

    Kaleminize kuvvet kardeşim.

  6. #6
    Aciz Kul.
    Misafir

    Suriye’de yaşanan hadiseler aslında neyin habercisi?

    Allah azze ve celle bilir elbet. Fakat şöyle not düşmek gerekir;

    1- Daha düne kadar Suriye ve Lübnan ile dost olan, vizeleri kaldırıp ticaret hacmini geliştirmek isteyen ve sıfır sorun politikasını güden hükümet; ne oldu da bu politikasının tam tersini savunur hale geldi. Yoksa icazet aldıkları ağababaları ( uluslararası güçler ) kendilerine emir mi yağdırdılar.

    2-İran ile olan petrol alımlarınızı azaltıp Libya'dan petrol(pahalı) alacaksınız mı dediler. ( Elektrik, doğal gaz ve petrol zamlarını yaşamak ve Libya petrolünün kontrolünün Fransa'da olduğunu bilmek herhalde yöneticilerimizi mutlu ediyor.)

    3-11 eylülde ikiz kulelere saldırıldıktan sonra orta doğu haritası önünde basına demeç verip bu coğrafyaya (Türkiye de dahil) demokrasi getireceğini açıklayan Bush ve dış işleri bakanı Condolizza Rice acaba ne demek istedi? Bu demokrasi ile Arap Baharının bir ilgisi var mı? Türkiye'ye bahar geldi mi? Geldi ise ne zaman geldi?

    4-Bu coğrafyaya demokrasiyi(!) getirmekteki amaç ne? Bu amaca Türkiye'de ulaşılıyor mu?

    5-Arap coğrafyasında eski yöneticilerin yerine kimler getiriliyor?

    6-Bu gerçekleri konuşanlar neden susturuluyor?

  7. #7
    Emsal Ören
    Misafir

    Bu nasil mantik?

    Yazinin icerigi ilkokul seviyesinde bilgi birikimi olan bir insan icin bile celiskilerle dolu.

  8. #8
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Tevfik YAZICILAR tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Fatih uzun bir aradan sonra yazmaya başlamanı tebrik ederim. Ancak belirtmek isterim ki bu yazını kendi içerisinde birçok çelişki bulunan bir analiz yazısı olarak değerlendiriyorum.

    Şöyle ki
    ;

    ilk paragrafta bizlere "Asıl hedef Güneydoğuda Büyük İsrail Devletini kurmaktır. Bunun ilk ayağı olan –sözde- Kürdistan Devleti, Iraktan, Suriye’den alınacak topraklar ve Türkiye’nin Güneydoğu sununda içine alınacak şekilde kurulmasıdır." demektesin ancak birkaç paragraf sonra ise "Irak’ın kuzeyi ile Suriye'nin Türkiye ile sınır olan bölgelerini içine alacak bir şekilde Türkiye’nin sınırları genişletilecektir." önermesini getiriyorsun. Birbiri ile çelişik bu durumu açıklaman ve kafandaki senaryoyu tam olarak yansıtman gerekir.

    Söylediğim hadise nettir ve birbiri ile çelişkili değildir. Bugün Suriyenin batısında kürtler özerkliklerini ilan etmiş durumdalar. Yakın gelecekte çok büyük aksilik olmazsa Türkiye ile Suriye yi savaştıracaklar ve Suriyenin Batı kısımları Türkiyeye dahil olacaktır. Hakeza geçenlerde Tayyip ERDOĞAN durduk yere Irak Başbakanı Malikiye çatmıştır ve zemin yoklamaktadır. Emin olun Türkiye Musul ve Kerküğü almak için fırsat kollamaktadır. Ve çıkacak savaşın içine Irakta dahil edilecektir. Bölgede emperyal bir güç olan Türkiye yazım da belirttiğim gibi eyaletler yönetilecek ve Güneydoğuda otomatikmen bir sözde "KÜRDÜSTAN" devleti kurulacaktır.

    Yazının bir noktasında "11 Eylül saldırılarının ardından dünyada ki varlığını yavaş yavaş yitiren ABD’NİN yerine çok kutuplu bir dünya arzulayan Gizli Dünya Devleti " ifadesi geçmektedir ki bu gerçekleri ne derece yansıtıyor diye düşünmeden edemiyorum. Nitekim ABD varlığını yitirmek yerine büyüyen bir deva haline gelmiş durumda, aynı zamandan çok kutupluluktan ziyade devlet sınırlarının dahi kaldırılmak istendiği bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu durumda bu çıkarımında biraz daha açıklamaya muhtaç.

    Evet çok kutuplu bir dünyaya doğru gidiyoruz bugün Rusya, Çin, Türkiye, İran, ABD ve AB bunun en bariz örneğidir. Hepsi jandarmalık derdinde olan ama hepside kendi içinde sıkıntılar yaşayan Devletler yada birliklerdir. Evet sınırlar kaldırılıyor lakin herkes kendi hinterlandında ki devletlerle sınırlarını kaldırıyor. Mesela Türkiye, Ortadoğunun Süper Gücü olma niyetinde bunun için egemenliği altında olması muhtemel devletlere karşı bunu yapıyor. Bu arada evet ABD çöküyor bunu ekonomisi çok net bir şekilde ortaya koymakta ve Iraktan çekilmeside bunun en bariz örneğidir. ABD li koca şirketler batıyor ve spekülatörler sıcak parayı Türkiye ve Çine kaydırıyorlar. Bu ABD için yağlı ilmeğin çekilmesi demektir.


    Bir diğer iddian ise " Bunlardan antiemperyalist subaylar “ERGENEKONCU” yaftasıyla demir parmaklıklar arasında Milli görüşçüler ise kendi dertleriyle uğraşıyor olacaklar." şeklinde. Bir devrin islam düşmanı ve 28 şubatın mimarları olan subayların antiemparyalist kampına sokularak aklanması ve ergenekon terör örgütünün bu ülkede yaptıklarının yok sayılması ardındanda Milli Görüşle birlikte anılması son derece anlamsız ve sakıncalı geldi bana. Nitekim şuan tasviye olan ve ergenekondan yargılanan subaylar antiemparyalistlik yanında Milli Görüş duşmanlıkları ile bilenen ve siyonizm karşıtlığı hiçbir zaman olmayan subaylardır. Bu nedenle bu subayları aklamak bizlere düşmemelidir.

    Subayları aklamak gibi bir derdim yok lakin ortada dönen büyük bir oyun var ve milliyetçiler ve anti emperyalistler safdışı bırakılıyor geriye lümpen şuursuz etliye sütlüye dokunmayan ne melazımcı bir güruh kalıyor. Bu ülke geleceği için ciddi bir sıkıntıdır. Ayrıca bu subayları Milli Görüşle yan yana getirmek gibi bir derdim yok sadece bir teşhisi ortaya koyuyorum. Ayrıca resmen "ERGENEKON" adı altında bir terör örgütü yok!Ayrıca şuan tutuklu olan İlker BAŞBUĞUN Kara Kuvvetleri komutanı olduğu dönemde "İran ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği" noktasında yapmış olduğu konuşmayı hatırlatırım size...


    Son olarak Suriye Meselesini, İran ve Lübnan materyallerini değerlendirmeden ve Rusya'nın etkisini görmeden değerlendirmek mümkün değildir diye düşünüyorum...

    Son değerlendirmene harfiyyen katılıyorum.



    ....

  9. #9
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı Emsal Ören tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Yazinin icerigi ilkokul seviyesinde bilgi birikimi olan bir insan icin bile celiskilerle dolu.

    Ama bir tane bile çelişki ortaya koyamamışsınız...

  10. #10
    misafir48
    Misafir

    Farklı bir Analiz

    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Ama bir tane bile çelişki ortaya koyamamışsınız...
    Yazıyı bir çok veriyi gözardı ederek kaleme almışsınız.Suriye meselesinin etkenlerini sadece İsrail - Kürt toplumu-ABD-Hükümet-Cemaat-Ergenekon-Arap baharı ile ilgilendirmek eksik/hatalı olmuş.

    !. İsrail Esedden son derece memnun gitmesini istemiyor.
    2. AB ve ABD Türkiye'ye gaz verip girmesi için zorluyor.Hatta iki üç kez tahrik ettiler ama T.C. bu tuzağı gördü.
    3. Kuzey Irak kürtleri Ankara'yı su yolu yaptı devlet hayalinin ne kadar tehlikeli olduğunu gördü.Türkiye'den garantörlük istiyorlar.Malikinin tutumu karşısında T.C'ne ilhak etmeyi ciddi ciddi düşünüyorlar.Bu gün PKK diye saldırı yapanlar İsrail,İran ve Esed ajanları ve bu ajanların komutasındaki ekipler.
    4.Ergenekon bilindiği gibi ABD nüfuzunda değil Almanya - İsrail etki alanında bir oluşum.I. dünya savaşında Alman generallerine teslim ettiğimiz Osmanlı ordusundan İttihat ve Terakki zihniyeti ile Yeni Cumhuriyet ordusuna nüfuz etmiş bir oluşum.Alman vakıfları en büyük finansörü.
    5.Arap baharından en çok zarar gören İsrail olmuştur.Bütün ABD ve İsrail kuklası yönetimler darmadağın olmuştur.

    Sizin düşüncelerinize karşı yukarıda bazı farklı düşüncelerimi sıraladıktan sonra kendi analizimi arzedeyim,

    Batı sistemi İslam coğrafyasına yaptığı zalim ve saldırgan operasyonlar neticesinde savurgan harcamalar nedeniyle çöktü.Bu coğrafyalardaki hakimiyetini büyük ölçüde kaybetti.Bu nedenle dünyada güç dengelerinde büyük kaymalar başladı.En büyük sorun yeni dünyada kimler süper güç olacak? Mazlum milletler haricinde Çin ve Rusya dahil tüm devletlerin hemfikir olduğu husus "Bu süper güç Türkiye olmamalı" tezi.Bu nedenle başlangıçta spontane başlayan arap baharından Suriye gibi bir saatli bomba tasarlayıp Türkiye'nin kucağına bıraktılar.Bu bombayı önce biraz kurcaladık fakat oyunu görüp tez vazgeçtik.Şu anda Suriye'de bu katliamları gerçekleştiren gruplar Rus özel kuvvetleri,İran "bilmem ne" tugayları ve mossad ile birlikte bazı şuursuz yerli Suriye askerleri.Bu oyunları farkeden ve bozmaya çalışan MİT'in başına kimler tarafından hangi çoraplar örülmeye çalışıldığını söylememe gerek yok.Bizzat cemaatin kalemleri bile sonunda "Aramıza bazı odaklar sızmış olabilir" diye açıklama yapmışlardı.

    Hülasa Suriye "hak ve batıl" arasındaki son hesaplaşmanın başlama düdüğü oldu.Öyle hadiselerin çıkma ihtimali var ki hiç bir beşeri akıl bunu hesaplamış olamaz.Bir tarafta yükselen İslam güneşi,Bir tarafta 300 yıl hükümran olmuş bu gün domino etkisiyle çöken batı sistemi...Tüm taraflar son hesaplaşmanın arefesinde ve bu hesaplaşmanın yeri bu coğrafya olarak tespit edilmiş durumda.Suriye tüm tarafların hesaplaşma sahnesi...Çok yakında Azeri-Ermeni çatışması başlayınca herkes eteğindeki taşı dökecek.Suriye'de tarafların birbirine çektiği elenseler ve pehlivan peşrevleri Azeri-Ermeni savaşı ile kısa bir zamanda Dünya savaşına dönüşebilir.O zaman ne Ergenekon kalır ne kürdistan ne pkk....

  11. #11
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı misafir48 tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Yazıyı bir çok veriyi gözardı ederek kaleme almışsınız.Suriye meselesinin etkenlerini sadece İsrail - Kürt toplumu-ABD-Hükümet-Cemaat-Ergenekon-Arap baharı ile ilgilendirmek eksik/hatalı olmuş.

    !. İsrail Esedden son derece memnun gitmesini istemiyor.
    2. AB ve ABD Türkiye'ye gaz verip girmesi için zorluyor.Hatta iki üç kez tahrik ettiler ama T.C. bu tuzağı gördü.
    3. Kuzey Irak kürtleri Ankara'yı su yolu yaptı devlet hayalinin ne kadar tehlikeli olduğunu gördü.Türkiye'den garantörlük istiyorlar.Malikinin tutumu karşısında T.C'ne ilhak etmeyi ciddi ciddi düşünüyorlar.Bu gün PKK diye saldırı yapanlar İsrail,İran ve Esed ajanları ve bu ajanların komutasındaki ekipler.
    4.Ergenekon bilindiği gibi ABD nüfuzunda değil Almanya - İsrail etki alanında bir oluşum.I. dünya savaşında Alman generallerine teslim ettiğimiz Osmanlı ordusundan İttihat ve Terakki zihniyeti ile Yeni Cumhuriyet ordusuna nüfuz etmiş bir oluşum.Alman vakıfları en büyük finansörü.
    5.Arap baharından en çok zarar gören İsrail olmuştur.Bütün ABD ve İsrail kuklası yönetimler darmadağın olmuştur.

    Sizin düşüncelerinize karşı yukarıda bazı farklı düşüncelerimi sıraladıktan sonra kendi analizimi arzedeyim,

    Batı sistemi İslam coğrafyasına yaptığı zalim ve saldırgan operasyonlar neticesinde savurgan harcamalar nedeniyle çöktü.Bu coğrafyalardaki hakimiyetini büyük ölçüde kaybetti.Bu nedenle dünyada güç dengelerinde büyük kaymalar başladı.En büyük sorun yeni dünyada kimler süper güç olacak? Mazlum milletler haricinde Çin ve Rusya dahil tüm devletlerin hemfikir olduğu husus "Bu süper güç Türkiye olmamalı" tezi.Bu nedenle başlangıçta spontane başlayan arap baharından Suriye gibi bir saatli bomba tasarlayıp Türkiye'nin kucağına bıraktılar.Bu bombayı önce biraz kurcaladık fakat oyunu görüp tez vazgeçtik.Şu anda Suriye'de bu katliamları gerçekleştiren gruplar Rus özel kuvvetleri,İran "bilmem ne" tugayları ve mossad ile birlikte bazı şuursuz yerli Suriye askerleri.Bu oyunları farkeden ve bozmaya çalışan MİT'in başına kimler tarafından hangi çoraplar örülmeye çalışıldığını söylememe gerek yok.Bizzat cemaatin kalemleri bile sonunda "Aramıza bazı odaklar sızmış olabilir" diye açıklama yapmışlardı.

    Hülasa Suriye "hak ve batıl" arasındaki son hesaplaşmanın başlama düdüğü oldu.Öyle hadiselerin çıkma ihtimali var ki hiç bir beşeri akıl bunu hesaplamış olamaz.Bir tarafta yükselen İslam güneşi,Bir tarafta 300 yıl hükümran olmuş bu gün domino etkisiyle çöken batı sistemi...Tüm taraflar son hesaplaşmanın arefesinde ve bu hesaplaşmanın yeri bu coğrafya olarak tespit edilmiş durumda.Suriye tüm tarafların hesaplaşma sahnesi...Çok yakında Azeri-Ermeni çatışması başlayınca herkes eteğindeki taşı dökecek.Suriye'de tarafların birbirine çektiği elenseler ve pehlivan peşrevleri Azeri-Ermeni savaşı ile kısa bir zamanda Dünya savaşına dönüşebilir.O zaman ne Ergenekon kalır ne kürdistan ne pkk....

    Yazınızın büyük bir kısmına katılıyorum özellikle de Türkiye'nin Suriye politikasına...Ergenekon yapılanmasında ise Alman vakıflarının ve İsraili'in desteği ile şekillenmiş olması Amerikadan bağımsız olması anlamına gelmez. Zira ABD tarafından tasfiye edilen Ergenekon Terör Örgütü ABD'NİN kriptolu olarak kendilerine gönderdiği bir taskım belgeleri bir takım anti-siyonist oluşumlara (intikam için) bizzat kendileri tarafından teslim edilmiştir. İsrailin esed den memnun olması meselesine gelince sizinle aynı fikirde değilim. Çünkü ortadoğuda yaşanan değişim süreci ABD'DEN bağımsız olan bir süreç değil. Bunu en son Mısır da yaşanan Cumhurbaşkanılığı seçimlerinin hemen akabinde müşahede ettik.

  12. #12
    misafir48
    Misafir

    Selamun aleykum...

    Alıntı Fatih KANLI tafarından gönderildi Mesajı Göster

    Yazınızın büyük bir kısmına katılıyorum özellikle de Türkiye'nin Suriye politikasına...Ergenekon yapılanmasında ise Alman vakıflarının ve İsraili'in desteği ile şekillenmiş olması Amerikadan bağımsız olması anlamına gelmez. Zira ABD tarafından tasfiye edilen Ergenekon Terör Örgütü ABD'NİN kriptolu olarak kendilerine gönderdiği bir taskım belgeleri bir takım anti-siyonist oluşumlara (intikam için) bizzat kendileri tarafından teslim edilmiştir. İsrailin esed den memnun olması meselesine gelince sizinle aynı fikirde değilim. Çünkü ortadoğuda yaşanan değişim süreci ABD'DEN bağımsız olan bir süreç değil. Bunu en son Mısır da yaşanan Cumhurbaşkanılığı seçimlerinin hemen akabinde müşahede ettik.
    Bu gün bir savaş uçağımız düşürüldü.Görünen o ki ilk analizimiz geçerliliğini koruyor.Türkiye-Suriye iki yumurta gibi tokuşturulmak isteniyor.Şu anda Güvenlik Toplantısı bitiminde bir resmi açıklama geldi... ucu açık herşey olabilir.
    Sizin haklı olduğunuz nokta Ortadoğu ve İslam coğrafyasında hangi hareket olursa olsun er geç ABD'nin angaje olarak kendi lehine çevirmeye çalışacağı. Buna katılıyorum eşyanın tabiatı gereği hükümran olan kendi çıkarını dayatır.
    Kaçırdığınızı düşündüğüm nokta (özür dileyerek ifade ediyorum) Yeryüzü hükümranlarının hesabının tutmayacağı.Amerika'nın dahi milyonlarca müslüman gönüle bu kadar kısa zamanda nüfuz ederek bu ayaklanmayı başlatamayacağını düşünüyorum.Arş-ı Muazzamın hükümdarının (Allah c.c.) kudreti ancak bu kadar kısa bir zamanda hesaplanmayan bir oluşumu başlatabilir.Ben böyle inanıyorum.Hiç bir beşeri güç bunu ne engelleyecek ne de durdurabilecek.Belki durumdan lehte sonuç devşirmek isteyecekler lakin umud ettikleri sonuçlara ulaşamayacaklar.Neden bu kadar kesin bir üslup kullandığımı sora bilirsiniz.Cevabım çok basit.Peygamber efendimizin (sav) onlarca hadisi şerifi günümüzde olan olayları ve bu olayların varacağı noktayı kesin bir dille işaret etmiştir.

    YERYÜZÜ KÜFÜRLE-İMANIN VAADEDİLEN ENSON HESAPLAŞMASINA GEBE BU OLANLAR SON SANCILANMALAR.BUNUN ARKASI, BÜYÜK SAVAŞLAR ....NETİCESİ, İSLAMIN ZAFERİ...ALLAH c:c CÜMLEMİZE KOLAY GETİRE..AMİN.

  13. #13
    Sessiz DEVRİM! Fatih KANLI kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Sat Feb 2008
    Konum
    istanbul
    Yaş
    38
    İletiler
    3,669
    Blogdaki Konular
    1
    Alıntı misafir48 tafarından gönderildi Mesajı Göster
    Bu gün bir savaş uçağımız düşürüldü.Görünen o ki ilk analizimiz geçerliliğini koruyor.Türkiye-Suriye iki yumurta gibi tokuşturulmak isteniyor.Şu anda Güvenlik Toplantısı bitiminde bir resmi açıklama geldi... ucu açık herşey olabilir.
    Sizin haklı olduğunuz nokta Ortadoğu ve İslam coğrafyasında hangi hareket olursa olsun er geç ABD'nin angaje olarak kendi lehine çevirmeye çalışacağı. Buna katılıyorum eşyanın tabiatı gereği hükümran olan kendi çıkarını dayatır.
    Kaçırdığınızı düşündüğüm nokta (özür dileyerek ifade ediyorum) Yeryüzü hükümranlarının hesabının tutmayacağı.Amerika'nın dahi milyonlarca müslüman gönüle bu kadar kısa zamanda nüfuz ederek bu ayaklanmayı başlatamayacağını düşünüyorum.Arş-ı Muazzamın hükümdarının (Allah c.c.) kudreti ancak bu kadar kısa bir zamanda hesaplanmayan bir oluşumu başlatabilir.Ben böyle inanıyorum.Hiç bir beşeri güç bunu ne engelleyecek ne de durdurabilecek.Belki durumdan lehte sonuç devşirmek isteyecekler lakin umud ettikleri sonuçlara ulaşamayacaklar.Neden bu kadar kesin bir üslup kullandığımı sora bilirsiniz.Cevabım çok basit.Peygamber efendimizin (sav) onlarca hadisi şerifi günümüzde olan olayları ve bu olayların varacağı noktayı kesin bir dille işaret etmiştir.

    YERYÜZÜ KÜFÜRLE-İMANIN VAADEDİLEN ENSON HESAPLAŞMASINA GEBE BU OLANLAR SON SANCILANMALAR.BUNUN ARKASI, BÜYÜK SAVAŞLAR ....NETİCESİ, İSLAMIN ZAFERİ...ALLAH c:c CÜMLEMİZE KOLAY GETİRE..AMİN.

    VE ALEYKÜMSELAM GÜZEL KARDEŞİM.

    Ortadoğu da ki ayaklanmalar belli bir birikimin dişarıya patlamasıdır. Bunu biz nasıl biliyorsak dünya yı bir satranç tahtasına çeviren siyonist stratejistler de pekala iyi biliyor. Çünkü onlarca yıldır ortadoğuda uygulanan totaliter baskıcı rejimler halkı artık belli bir noktaya getirmişti ve bu devrimler kaçınılmazdı. İşte bunu çok iyi bilen siyonist stratejistler bu patlamayı kendileri yönetmek istediler. Mısır bunun en basit örneğidir. Hatırlayınız Refah Partisinin yükseliş dönemlerinde Aytunç ALTINDAL ile Rahmetli ERBAKAN Hocamızın bir röportajı vardı. Hoca orada enteresan bir şey söylüyordu: "Evet Refah büyüyor büyor ama bu birilerinin eliyle sanki oluyor. Sanki birileri bizi ısrarla İKTİDARA getirmek istiyor" diye ilginç bir çıkış yapmıştı. Onun için siyonistler doğal yükseliş trendinde olan bir şeye engel olabiliyorlarsa oluyorlar yok engel olmak mümkün değilse kendi kontrollerinde yükselmesini istiyorlar ki istedikleri zaman al aşağı etsinler veya istedikleri gibi yönlendirsinler... Hasılı kelam mutlak hüküm ve hikmet sahibi ALLAH'TIR. Son sözü o söyleyecektir...

  14. #14
    MiLLi GöRüŞÇü Muammer YAVUZ kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Mon Apr 2012
    Konum
    Bursa
    Yaş
    33
    İletiler
    13
    Suriye meselesinde... “Fırsatçıların kışkırtmasına gelme AKP"
    Orta doğu içler acısı halde... Arap baharı denildi adına sonbahar gibi kış gibi çöktü müslümanların başına durulmadı yıllardır bir türlü Afganistan,Filistin,Irak,Libya,Mısır,Pakistan... İç karışıklıklar oldu sömürüler oldu kiminde Cezayir,Fas,Tunus... Kimilerini ne feleketler bıraktı ne doğal olaylar açlık kıtlık susuzluk Patani,Somali,Endonezya... Tuzağa düşürülmeye çalışıldı baskı uygulandı askeri gelişmesi ordu gücü engellenmeye çalışıldı bir sürü ambargo uygulandı İran... Şimdi Esad elinde olan aylardır halkına kurşun yağdıran iç karışıkların birsürü özgürlük adı altında kurulan )(çetelerin) kimine göre (mücahitlerin)...
    Avrupa dikti gözünü Suriye'ye kilit ülke son lokma ABD'nin İngilizlerin Fransızların İsraillilerin iştahını kabartan BOP için büyük adım Siyonistlerin bir sonraki adımda Türkiye'yi yok edebilmesi için son bir basamak...
    Topraklar satılıyor, Askerimiz şehit ediliyor, zamlar, özelleştirmeler, açılımlar uyutmacalar göz boyamalar ninniler masallar ülkesi Türkiye.
    Derken bir uçak düşürülür...
    Ve Türk hükümetinin Can Dost Kardeş ülkelerinden gelen sesler... VUR..KIR...PARÇALA...
    Arkandayız seni yalnız bırakmayız...
    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), diyor ki; Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesini "küstahça ve kasıtlı" bir eylem olarak tanımladı.

    İngilizler diyor ki ;"Eğer Türkiye kuvvete başvurarak misilleme yapmaya karar verirse İngiltere ve ABD dahil, başka NATO güçleri, onları desteklemesi ve Suriye'ye saldırıya katılması yönünde baskı altına girer."
    Almanlar diyor ki ; Diyalog çağrılarının artık yetersiz kaldığını, askeri müdahale de dahil olmak üzere diğer olasılıkların da masaya yatırılması gerektiği görüşünü savunuyor.
    Fransız Le Figaro gazetesi, "Suriye'deki kriz belki de yeni bir boyut kazandı.
    Fransız Le Parisien gazetesi de, "Ankara ile Şam arasındaki gerilimin tonu bir derece daha yükseldi şeklinde haberler veriyor ve dahası...
    Sessiz kalan Rusya "Olumsuz senaryoların gerçekleşmesine neden olacak herhangi bir adım atılmamasını bekliyoruz." şeklinde bir açıklama yaptı sadece...

    Bundan 3 ay önce Saadet Partisinden Suriye meseleleri için koz olmamamız için defalarca uyarılar yapılmasına karşın Akp hükümeti bu konudaki istişarelerini AB ülkeleri ve NATO ile yapmak istedi ne hikmetse...Aynı şekilde İrandan gelen sağ duyu çağrılarınada kulak tıkamış durumdayız...

    İslamiyetin ilk dönemlerinden beridir Suriye Irak ve civarı her zaman kan kokan, belirli kişilerin hükümranlığıyla ezilmiş baskı görmüş çarpıklıklar faklı gruplar meydana gelmiştir.Emevilerle başlayan saltanat Abbasilerle devam etmiş bu zamana kadar ve bundan sonra hep savaşların olduğu Türklerin İslamı kabul etmesiyle biraz biraz sularının durulduğu ve nihayetinde Osmanlının bu toprakları ele geçirmesiyle üç dört yüzyıl sukunetli seyrettiği görülmekte... Osmanlının yıkılması ile birlikte kurulan Cumhuriyet rejimi döneminde Hatay meseleleri sonrasında GAP projesi bahanesi Fırat ve Dicle nehirlerinin Sularının azaldığı bahanesi ile Dış güçlerin destekleriyle kurulan PKK örgütü yıllarca vatanımızın bekçileri Askerlerimize polisimize halkımıza ateş açmış onbinlerce vatandaşımızı şehit etmiş 35-40 yıldır sözde Kürdistan devletini kurmak için çalışan aslında Büyük İsrail Projesinin bir parçası olan soysuz insanlar topluluğudur...

    Bu tarih ve dış güçlerin bu emelleri aşikare bilinirken Türkiye'nin Suriye'ye karşı tepki vererek harekete geçmesi hem suriyeyi yok edecek daha sonra gittiği yerlere barış ve özgürlük! Götüren Nato bu sefer Türkiye'de doğması muhtemel olan iç karışıklıkları dindirmek için oklar Türkiye'ye dönecek ve gayri ihtiyari 3.Dünya şavaşının bu suriye hareketi ile başlaması söz konusu olacaktır...

    Temennim şudur ki Akp hükümeti dış güçlerin kan kokan fısıltılarına aldırış etmemesi buna karşın biran evvel ilk temelleri merhum Necmeddin Erbakan tarafından atılmış olan D-8 harekete geçirip diğer 60a yakın islam devletlerini bir araya toplayım Türk-İslam birliğini toplayarak Ümmet olarak tek yumruk halinde hareket edilmelidir.


    http://muammeryavuz.blogspot.com/201...rsatclarn.html

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •