+ Konuyu Yanıtla
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor

Konu: 3. Dünya Savaşı

  1. #1
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,606
    Blogdaki Konular
    5

    3. Dünya Savaşı

    3. Dünya Savaşı

    Türkiye’de gözler Arap Baharına çevrildi. Birbiri ardına domino taşları gibi devrilen diktatörlükler, BM de yankılanan Bağımsız Filistin çağrıları ve Arap ülkelerinde boy gösteren Başbakan Erdoğan’ın laiklik çıkışları. Herkez ilgiyle neler olduğunu seyrediyor.

    ABD ve Arupa Birliği ülkeleri ise açılan yeni pazarları paylaşmanın peşinde. Libya’nın paylaşımı için sıraya giren Fransa, İtalya ve ABD diğer yandan Mısır, Tunus ve Yemen’de petrol ve yeraltı madenlerinin işletmesini adeta aç sırtlanlar gibi aralarında halletmenin peşindeler. Dünyada yeni açılan kocaman bir pazarın paylaşımı yaşanıyor.

    Ancak tüm bunlar olurken Türkiye gündeminden uzak kalan ancak dünyanın gidişatını damgasını vuran bir başka gelişme daha var. Rusya ve hinterlantında meydana gelen hareketler ne yazık ki bizlerin gündemine hiç getirilmiyor.

    Peki tam olarak neler oluyor. Rusya’da 3 yıl önce bir değişim oldu. Dimitri Medvedev, Putin'le anlaşarak cumhurbaşkanlığını devraldı ve bu güne kadar coğrafyada deyim yerindese bir kan gölünü yönetti. Şimdi ise oyunun ikinci bölümüne geçildi ve Medvedev koltuğu yeniden Putin’e devrediyor.
    Peki bu ne anlama geliyor. İşte tam da bu noktada şunu söylemekte fayda var. Rusya "Dünya siyasetinde bende varım" demek için kendi hinterlandını karıştırıyor ve kendine yeni pazarlar açmaya hazırlanıyor. Rusya'nın dünyadaki bu yeni paylaşıma kayıtsız kalmayacağını ilan ettiğini de söyleyebiliriz.

    İşte bu noktada Türkiyenin gözünü dört açması gerekiyor. Çünkü Rusyanın hinterlandı bizimde hinterlandımızda yer alıyor. Sanki adına “Arap Baharı”na nispet olsun diye “Türki Cumhuriyetler Kışı” denilecek olan bir kaos ortamı var.

    Şöyle ki ;

    Kazakistan'da uzun bir süredir meclis alt komisyonunda görüşülen "Dini Birimler ve Faaliyetler Yasa Tasarısı" ile devlet dairelerinde mesai saatlerinde namaz kılmak yasaklanıyor. Yasayla devlet dairelerindeki tüm mescitler kapatılacak ve % 70 i Müslüman olan Kazakistanda kaos ortamı başlamış olacak.

    % 98’i Müslüman olan Tacikistan’da ise 18 yaşından küçüklerin camilere girmesi, eğitim için yurtdışına çıkması “Çocukların terbiyesi ve eğitimde velilerin sorumluluğu yasası” adı altında bir kanunla yasaklandı. Tacikistanda dengeleri alt üst eden bu gelişmenin de ardında Rusya kendini gösteriyordu.

    Kardeş ülke olarak bağrımıza baştığımız Azerbaycan’da ise uzun süredir yaşanan başörtüsü sorunu, eğitimin her alanında başörtüsünün yasaklanmasıyla son buldu. Yüzbinlerce insanın meydanlara dökülmesi ile karıştırılan Azerbaycan’da başlayan başörtüsü zulmü tüm tepkilere rağmen acımasızca devam ederken yeni olayların patlamasının an meselesi olduğu gözlerden kaçmamalı.

    Çeçenistanda yaşananlarsa son günlere Türkiye’de yaşanan Çeçenlerin Şehit edilmesi olayıyla bir nebzede olsa gözler önüne serilmiş olsada İslam Coğrafyasında adı Kafirov olarak teleffuz edilen Kadirov adlı zalimin yaptıkları hep gözlerden saklanıyor. Kafkasya cihadının liderleri Çeçen komutanlarının eşleri ve ailelerine yapılan zulümler ne yazık ki ne Türk kamuoyunda nede islam coğrafyasının gündeminde yerini bulamaz oldu. Rus zulmü ve kanla idare edilmek istenen Çeçenistanda da bir kıyamın yükselmesi an meselesi

    Özbekistan ise Rusyanın hinterlandında olan bir başka mazlum halkın ülkesi. Özbekistan Muhalif Hareketi Rusya Sorumlusu Fuad Rüstemhojaev birkaç gün önce evinin önünde Rusya’nın piyonu olarak Özbekistan’ın Devlet Başkanı olan Kerimov’un adamlarınca şehit edildi. Rusya’nın Özbek halkının islama yönelmesinden rahatsızlığını açıkça ortaya koyan bu Müslüman liderlere suikastleri de maalesef Türkiye’nin gündeminde gerekli yerini bulamadı.
    Rusya bir yanda hinterlandında gördüğü Türki Cumhuriyetleri karıştırmakla buralara müdahale hakkının olduğunu ortaya koyarken diğer yanda bir başka coğrafya olan ve kendi uzantısı saydığı Doğu Avrupa'yı da karıştırmayı ihmal etmiyor.

    Bulgaristan son günlere ırkı gösterilere sahne oluyor. Romanlara karşı başlatılan ayaklanma Bulgaristanda yaşayan Türkleri de kapsayarak her gün büyüyor. Filibede başlayan ırkçı protestolar Başkent Sofyadan, Varna, Rusçuk, Blagoevgrad ve Burgaz kentlerine kadar her bölgede kendini göstermeye başladı. Ülke adeta tam bir barut fıçısına döndü.

    Kosova’da yaşanalar ise tam bir ibret vasikası. Kosova bağımsızlığını ilan edeli üç yıl olsa da buradaki Sırp azınlık yeni devletin otoritesini tanımamakta ısrarlı. Ruslardan gerekli desteği alan Sırplar Kosava’nın kuzeyinde yer alan iki sınır kapısına Kosova yönetiminin gümrük görevlilerini yerleştirmesini bahane ederek bölgede adeta katliamın fitilini ateşledi. Günlerdir yaşanan kaos Sırpların bölgedeki Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerlerine saldırmasına kadar vardı. Olaylarda 15 Sırp yaralanırken ertesi gün Sırp saldırılarıyla 7 arnavutun yaralanmasıyla bölge yeni bir savaşa hazır hale geldi.

    Olayların tırmandığı kosova'da gelinen son noktada Rusya'dan işin gerçek yüzünü ortaya koyan bir açıklama geldi. Rusya’nın Nato daimi temsilcisi Dmitri Rogozine Kosova’nın 3. Dünya Savaşını başlatabileceğini dile getirdi.

    Kısacası dünyada sınırların yeniden çizildiği, diktatörlerin yerini sözde demokrasilere bıraktığı bir dönemde Rusya paylaşımda yerimi alamazsam 3. Dünya savaşının fitilini ateşlerim dedi.

    Şimdi türkiye dışişlerinin sahte başarı hikayelerini bir yana bırakarak gerçek ataklar yapmasının vaktidir. Komşularla sıfır sorun adı altında başlayan ancak gelinen süreçte tüm komşularıyla sorun yaşayan Türkiye’nin dışişlerinin kendisine gelmesi ve dünyada söz sahibi olmanın Amerikanın Stratejik ortağı olmaktan geçmediğini anlaması gerekiyor.

    Tevfik YAZICILAR
    29 Eylül 2011
    http://www.altsayfa.com/siyaset/746-3-dunya-savasi

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  2. #2
    Kayıtsız
    Misafir
    KUR'AN DA GLADİO İsimli Sayın CENGİZHAN AÇIKGÖZ-YÜKSEL MERT (AKİS KİTAPÇILIK:0212.4450045. akis@akiskitap.com)KİTABINI OKURSANIZ ÇOK FARKLI UFUKLARDAN BAKARAK BU YAZINIZI DAHA İYİ TAHLİL ETMİŞ OLACAKSINIZ. BU KİTABI GÜCÜM OLSA 1 MİLYAR ADET ALIP HERKEZE BEDAVA DAĞITSAM!.. HERKEZE TAVSİYE EDİYORUM. BU KİTABI YAZANLARDAN VE BU İLETİŞİMİ YAZAN SİZLERDEN ALLAH RAZI OLSUN. UYANIN EY İNSANLIK UYANIN VE ŞUURLANIN!..

    ismail beŞiktepe

  3. #3
    Kayıtsız
    Misafir
    Yazınızı okudum, çok teşekkür ediyorum. Ama son bölümde ortaya koyduğunuz Sıfır sorun politikası ile ilgili eleştirinize katılmadığımı ifade etmeliyim. Bence Türkiye'nin sıfır sorun poltikasını Devletten Devlete bir yaklaşım olarak görmediğini, İktidarlar değişse bile bu politkasına devam etmesi gerektiğini, Halklar Arası bir kardeşliğin dayanılmaz sonucu bu politikanın oluşması grektiğini cümle aleme gösterme vaktidir diye düşünüyorum.

    Saygılar.

    Abdullah BUKSUR
    Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği Bşk.
    İHAF General Secretary
    Human Rights Activist
    00905324178929
    www.uihaf.org

  4. #4
    Kayıtsız
    Misafir
    yazı için teşekkür ederim. yazı-yorumu okudum.

    en altta verilen paragrafı ise
    "Şimdi türkiye dışişlerinin sahte başarı hikayelerini bir yana bırakarak gerçek ataklar yapmasının vaktidir. Komşularla sıfır sorun adı altında başlayan ancak gelinen süreçte tüm komşularıyla sorun yaşayan Türkiye’nin dışişlerinin kendisine gelmesi ve dünyada söz sahibi olmanın Amerikanın Stratejik ortağı olmaktan geçmediğini anlaması gerekiyor.", son derece yersiz ve maksadını aşan bir ucuzluk olarak görüyorum.

    -------
    said dagdas

  5. #5
    Kayıtsız
    Misafir

    "sorun" nerede? yoksa yaptığınız yorumun son paragrafı da sorun olmasın...

    ilgili yazarın bilgilerine,
    yazı-yorumu ben de okudum.

    en altta verilen paragrafı ise
    "Şimdi türkiye dışişlerinin sahte başarı hikayelerini bir yana bırakarak gerçek ataklar yapmasının vaktidir. Komşularla sıfır sorun adı altında başlayan ancak gelinen süreçte tüm komşularıyla sorun yaşayan Türkiye’nin dışişlerinin kendisine gelmesi ve dünyada söz sahibi olmanın Amerikanın Stratejik ortağı olmaktan geçmediğini anlaması gerekiyor.",
    son derece yersiz ve maksadını aşan bir ucuzluk olarak görüyorum.
    - Bu ülkede yaşayan herkes, siyasi iradenin dış politikada aldığı mesafeyi, önüne koyduğu uzak görüşlü siyaseti aslında görüyor... Takdir ediyor.
    - Bu durumda ben de kendi kendime soruyourm: Tevfik Bey, hangi üst düzey bilgi ve/veya zeka ile bizim hiç de katılmadığımıız böyle bir yorumu yapabiliyor?..
    a) "Türkiye dışişlerinin sahte başarı hikayeleri"nden kasdınız nedir? Yoksa; başarıları görmezden gelme, hatta bu ülkenin dış siyasetini hiçimseme, hatta biraz iftira kokulu bir mantık mı var bu sözlerde?..

    b) "... gelinen süreçte tüm komşularıyla sorun yaşayan Türkiye’nin..." sözlerinden keyif mi alıyorsunuz? Türkiye üzerine düşeni yaptı, yapıyor. Sıfır sorun siyasetinden eninde sonunda her ülke karlı çıkacak... Arab Sonbaharının kışı da var, ilkbaharı da var. Biz bekliyoruz. Suriye için sizin öneriniz nedir?
    Bir yıl önce, keskin zekanızla şöyle bir soru sorsa idiniz hayıflanmaz idim: "Türk Dışişlerini uyarıyorum: Suriye'de kazan kaynıyor! Ülkemizin çıkarları için bu ülkeyi -"Suriye'yi"- yakından izleyin. Olası gelişmeler bize de zarar verebilir." demiş miydiniz mesela...

    Aksine; alternatif politikalarınız nedir? Keskin zekanızın labirentlerinde dolaşan önerilerinizi paylaşabilir misiniz? Biz de öğrenelim. Cahillik başa bela malum! Çok merak ediyorum...

    c) "Amerikanın Stratejik ortağı olmaktan..." ifadesiyle ucuz siyaset yapmaya devam ediyorsunuz...
    Türkiye aynı zamanda Rusya ile de str. ortak. Mısırla da, Suriye ile de... İsrail ile de...
    Türkiye devleti, çıkarlarını korumak için gerektiğinde yeniden durum değerlendiriyor, hesabını yapıyor, yeni kararlar veriyor ve uyguluyor...
    Bundan ben hiç rahatsız değilim. Güveniyorum. Bu ülkenin çıkarı için çalışan kadrolara, ucuz yollu saldırıları bırakmanızı öneririm.
    ---------
    Siyaset yapmak ise meramınız, buyrun bir siyasi görüş altında sizleri izleyelim, dinleyelim, beğenelim, ya da beğenmeyelim...
    - Ucuz siyasete karnımız tok efendim...

  6. #6
    Kayıtsız
    Misafir
    HAYIRLI AKŞAMLAR,BEN ŞEVKET KAZAN'IN BİR TV.OTURUMUNU İZLEDİM ORADA DİYORKİ BİZ ABDULLAH BEY'E PARTİMİZİ DIŞ ÜLKELERE TANITSIN DİYE ÖZEL BÜRO TUTTUK ANKARA'DA FAKAT ABDULLAH BEY ABD KONSOLOSLUGUNDAN ÇIKMAZDI DİYOR, (MAZUR GÖRÜN EGER HATALI KELİMELER KULLANIYOR İSEM) TÜRK OLMAYI TÜRKÜM DİYEMEYEN İNSANLARI BAŞIMIZA GETİRİR İSEK GELİNEN SONUÇ, BU TÜRK YURDUNUN, ADRİYATİKTEN ÇİN SEDDİNE KADAR OLAN COĞRAFYADAKİ HİNTERLANDIMIZI BIRAKIR ABD NİN HİNTERLANDININ SÖZCÜLÜGÜNÜ YAPARIZ.BU ÜLKENİN BAŞINA NE ZAMAN NE MUTLU TÜRKÜM DİYEN BİRİ GELİR İSE O ZAMAN ÖZÜMÜZE DÖNERİZ,OBAMA'DAN TALİMAT ALMAYIZ.

    Fethi Ulusoy

  7. #7
    Kayıtsız
    Misafir

    Haberdem

    Yazınıza sitemizde yer vermiş bulunmaktayız...


    http://www.haberdem.com/news_details?id=66634

  8. #8
    Kayıtsız
    Misafir
    Tevfik Bey merhaba.
    Rusya üzerine yaptığınız analiziniz gerçekten mükemmel.
    İsabetli ve gerçek konularınızdan dolayı kutluyorum sizi.
    İzninizle, bu Rusya konusunu gazetemizde değerlendirmek isterim.

    Mesut İnci
    İyi günler dileğimizle.

  9. #9
    Kayıtsız
    Misafir
    Nerhaba ,yorum haberinizi www.gazete28.com haber sitemizde yayınladık bilginize

    http://www.gazete28.com/haber/506-yo...ir-analiz.html

  10. #10
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,606
    Blogdaki Konular
    5





    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •