13 sonuçtan 1 --- 13 arası gösteriliyor

Konu: Bm mavi marmara raporu

  1. #1

    Bm mavi marmara raporu

    RAPORUN BM GENEL SEKRETERİNE NE ZAMAN SUNULACAĞI HALA NETLİK KAZANMADI

    İsrail'in geçen yıl Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıyı soruşturan BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunu BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a bu ay içinde ne zaman sunacağı hala netlik kazanmadı.

    BM Sözcüsü Martin Nesirky, BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunu Genel Sekretere yarın sunacağına ilişkin haberleri doğrulayıp doğrulayamayacağının sorulması üzerine, Komisyon'un çalışmalarını tamamlayabilmesi ve nihai rapor üzerinde tarafların (Türkiye ve İsrail) uzlaşmaya varabilmesi amacıyla çalışma süresinin uzatıldığını, daha çok zamana ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

    ''Rapor sert bir dil içerdiği için yumuşatılması amacıyla istişarelerin sürdüğüne'' dair basında çıkan iddiaların doğru olup olmadığının sorulması üzerine ise Nesirky, raporu kendisinin görmediğini, Komisyon'un çalışmaya devam ettiğini söylemekle yetindi. Nesirky, raporun Genel Sekretere ne zaman sunulacağının netlik kazanması halinde bunu medyaya duyuracaklarını bildirdi.

    Genel Sekreter Ban, geçen ay yaptığı açıklamada, Komisyon'un çalışmalarını sürdürdüğünü, nihai raporu ise kendisine temmuz ayı içinde sunacağını bildirmişti.

    Ban, başkanlığını Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer'ın, başkan yardımcılığını Kolombiya'nın eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe'nin yaptığı, İsrail'den Joseph Ciechanove ve Türkiye'den emekli Büyükelçi Özdem Sanberk'in yer aldığı Soruşturma Komisyonu'nu 2 Ağustos 2010 tarihinde kurdu. Türkiye, Komisyon'a ön raporunu 1 Eylül 2010'da, nihai raporunu ise 11 Şubat 2011'de sundu.

    Raporunu BM Soruşturma Komisyonuna geçen yıl Kasım ayında sunması gereken İsrail ise Komisyon'a ilk raporunu ancak 23 Ocak 2011'de sunabildi.

    BM Soruşturma Komisyonu nezdinde Türkiye'nin temas noktası Büyükelçi Mithat Rende, Türkiye'nin Mavi Marmara soruşturmasına ilişkin görüşlerini ve hukuki tezlerini, BM Soruşturma Komisyonu'na 26 Nisan'da sözlü olarak açıkladı. İsrail tarafı da kendi görüşlerini 27 Nisan'da Komisyon'a sözlü olarak iletti.

    Komisyonun üzerinde çalıştığı nihai raporu 18 Mayıs'ta Genel Sekretere sunması bekleniyordu, ancak daha sonra Komisyon'un çalışma süresi uzatıldı.

    BM kulislerinde raporun çok yakında Genel Sekretere sunulup açıklanabileceği konuşulurken, İspanya, İsviçre ve ardından Sudan'a gitmek üzere New York'tan dün gece ayrılan Genel Sekreter'in raporu elden teslim almasının gerekli olmadığı bildirildi.

    BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (A.A) - 06.07.2011

  2. #2
    İSRAİL CUMHURBAŞKANI PERES: "TÜRKİYE İLE GERGİNLİĞE BİR AN ÖNCE SON VERİLMELİ"

    İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, ülkesi ile Türkiye'ye, geçen yıl İsrail donanmasının Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yaptığı baskın üzerine ortaya çıkan gerginliğe bir an önce son vermeleri çağrısında bulundu.

    Türk ve İsrail yetkililerinin her iki tarafça da kabul edilebilecek bir formül bulmak için dün New York'ta bir araya geldikleri görüşmelerin ardından Haaretz gazetesine demeç veren Peres, "Türkiye ile ilişkilerin düzelmesini sağlamak için önemli çaba sarf edilmelidir" dedi.

    Mavi Marmara baskınıyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler araştırma komisyonunca hazırlanan ve her iki ülkeyi de suçlayıcı ifadeler içerdiği söylenen raporun Cuma günü açıklanması bekleniyor. Peres, bu konuda da "gerginlikleri ortadan kaldıracak ve iki ülke arasındaki sıcak ilişkilerin yeniden kurulmasına olanak verecek bir uzlaşma formülünün bulunabileceğine inandığını" kaydetti.

    TEL AVİV (A.A) - 06.07.2011

  3. #3
    BM'NİN MAVİ MARMARA SORUŞTURMASI

    BM SORUŞTURMA KOMİSYONU'NUN RAPORUNDA, İSRAİL'İN GEMİDEKİ ÖLÜMLERE İZAH GETİREMEDİĞİ, AŞIRI GÜÇ KULLANARAK GEMİYE SALDIRDIĞI, YOLCULARA KÖTÜ MUAMELEDE BULUNDUĞUNUN BELİRTİLDİĞİ ÖĞRENİLDİ. RAPORUN BM GENEL SEKRETERLİĞİNE ÇOK YAKINDA SUNULMASI BEKLENİYOR

    İsrail'in geçen yıl Gazze'ye yardım götüren insani yardım konvoyundaki Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıyı soruşturan BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunda, İsrail'in gemide yaşanan ölümlere izah getiremediği, uyarıda bulunmadan aşırı güç kullanarak gemiye saldırdığı ve yolculara kötü muamelede bulunduğunun belirtildiği öğrenildi.

    Edinilen bilgilere göre, çok yakında BM Genel Sekreterliğine sunulması beklenen raporda, İsrail komandolarının Mavi Marmara gemisine yaptığı müdahelenin gereksiz olduğu, komandoların uyarıda bulunmadan ve aşırı güç kullanarak gemiye saldırdıkları, İsrail'in gemide insanların ölmesinin hesabını veremediği, kurbanlara yakın mesafeden pekçok kez ateş edildiği, gemideki yolcuların ciddi anlamda kötü muameleye maruz kaldıkları, taciz edildikleri ve mallarına el konduğu belirtiliyor.

    Raporda Türkiye'ye yönelik hiçbir suçlamanın yer almadığı, gemide aşırı güç kullanan ve yaşanan ölümlere izah getiremeyen İsrail'in ise suçlandığı öğrenildi.

    BM kulislerinde raporun İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı meşru kılacağı, bu nedenle de Türkiye'nin rapora çekince koymasının beklendiği, aynı zamanda İsrail'in de kendisine yönelik ciddi suçlamalar karşısında rapora çekince koymak durumunda kalacağı konuşuluyor.

    Raporun BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a sunulmasının ardından kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı ise henüz kesinlik kazanmadı.

    BM Sözcü yardımcılarından Vannina Maestracci konuyla ilgili sorular üzerine, BM Soruşturma Komisyonu'nun bu hafta içinde raporunu tamamlayıp önümüzdeki günlerde Genel Sekretere sunmayı planladığını belirtti. Raporun içeriğiyle ilgili sorulara ise Maestracci, ''Komisyon bağımsız şekilde çalışıyor, Komisyon'un çalışmalarının sonucuyla ilgili olarak spekülasyon yapmayacağız'' yanıtını verdi.

    Genel Sekreter Ban, başkanlığını Yeni Zelanda'nın eski başbakanı Geoffrey Palmer'ın, başkan yardımcılığını Kolombiya'nın eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe'nin yaptığı, İsrail'den Joseph Ciechanove ve Türkiye'den emekli büyükelçi Özdem Sanberk'in yer aldığı Soruşturma Komisyonu'nu 2 Ağustos 2010 tarihinde kurdu. Türkiye, Komisyon'a ön raporunu 1 Eylül 2010'da, nihai raporunu ise 11 Şubat 2011'de sundu.

    Raporunu BM Soruşturma Komisyonuna geçen yıl Kasım ayında sunması gereken İsrail ise Komisyona ilk raporunu ancak 23 Ocak 2011'de sunabildi.

    BM Soruşturma Komisyonu Nezdinde Türkiye'nin temas noktası Büyükelçi Mithat Rende, Türkiye'nin Mavi Marmara soruşturmasına ilişkin görüşlerini ve hukuki tezlerini, BM Soruşturma Komisyonu'na 26 Nisan'da sözlü olarak açıkladı. İsrail tarafı da kendi görüşlerini 27 Nisan'da Komisyona sözlü olarak iletti. Komisyonun üzerinde çalıştığı nihai raporu 18 Mayıs'ta Genel Sekretere sunması bekleniyordu, ancak daha sonra Komisyon'un çalışma süresi uzatıldı.

    BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (A.A) - 07.07.2011

  4. #4
    INDEPENDENT: "TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK, BM'NİN MAVİ MARMARA RAPORUNU GECİKTİRİYOR"

    İngiliz Independent gazetesi, "Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmazlık nedeniyle BM'nin Mavi Marmara raporunun geciktiğini" yazdı.

    Gazetenin Kudüs muhabirinin kaleme aldığı haberde, İsrail ile Türk yetkililerin kabul edilebilir ortak bir belge üzerinde anlaşmak için yoğun şekilde çalıştıkları bildirildi.

    Geçen yıl 9 kişinin öldüğü Mavi Marmara baskının "bölgedeki en yakın iki müttefikin arasını açtığını" kaydeden Independent, "diplomatik kaynakların, raporun iki ülkenin hükümetleri bir uzlaşmaya varana kadar erteleneceğini söylediğini" belirtti.

    BM raporunun, "Türkiye ile İsrail arasındaki gerginliği artıracağından da korkulduğunun" kaydedildiği haberde, "raporda İsrail'in Filistin yanlısı eylemcilere aşırı güç kullandığı için uyarılacağı da" ifade edildi.

    Haberde, Türkiye'nin Mavi Marmara olayıyla ilgili İsrail'den özür beklediği, İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın ise dün özür dilemeyeceklerini söylediği hatırlatıldı.

    "Türkiye'nin dostluğu, İsrail için kritik öneme sahip" diyen Independent, bu önemin nedenlerini "İsrail'in kendisine düşman olan ülkelerle çevrili olması ve Ankara'nın Hamas üzerinde nüfuzu olması" olarak sıraladı. Gazete, analistlerin, Türkiye'nin Hamas'ı yumuşatmada rol oynayabileceği yorumu yaptığını aktardı.

    LONDRA (A.A) - 07.07.2011

  5. #5
    BM'NİN MAVİ MARMARA SORUŞTURMA RAPORU

    HAARETZ: "BM GAZZE ABLUKASINI MEŞRU BULDU; İSRAİL ASKERLERİNİ İSE AŞIRI GÜÇ KULLANMAKLA ELEŞTİRDİ"

    Haaretz gazetesi, İsrailli kaynaklara dayanarak, Mavi Marmara olayını soruşturan Palmer raporunun, "İsrail'in Gazze Şeridi üzerindeki deniz ablukasını meşru ve uluslararası hukukla uyumlu bulduğunu" öne sürdü. Raporda, İsrail askerlerinin gemi yolcularına karşı aşırı güç kullanmakla eleştirildiği belirtildi.

    Gazetenin haberinde, Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer başkanlığındaki BM Komisyonu'nun dün New York'ta rapora nihai şeklini vermek üzere toplandığı ifade edildi.

    İsrailli bir siyasi kaynağa göre, Palmer raporunun bulguları, deniz ablukasını meşru ve uluslararası hukuka uygun bulurken, Türk hükümetinin komisyona karşı tavrına sert eleştiriler getiriyor. Uluslararası deniz hukuku konusunda uzman olan Palmer, İsrail'in konuyu soruşturan Turkel Komisyonu'nun profesyonel bir biçimde, bağımsız ve tarafsız olduğunu rapora eklemiş bulunuyor.

    Palmer Komisyonu'nun konuyla ilgili raporunu bugün BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a sunacağı belirtilen haberde, raporun kamuya açıklanıp açıklanmayacağının henüz kesinlik kazanmadığı kaydedildi.

    Haberde, Türkiye'nin BM'ye, raporun geciktirilmesi için baskı yaptığı öne sürülürken, buna rağmen raporun önümüzdeki bir kaç gün içinde açıklanacağı ifade edildi.

    Palmer Komisyonu'nun İHH'nin yanı sıra Türk hükümetinin bu örgütle bağlarını da eleştirdiği ve Türkiye'nin Gazze filosunu durdurmak için yeterince çaba göstermediğini yazdığı belirtildi.

    -İSRAİL ASKERLERİ AŞIRI GÜÇ KULLANDI-

    Habere göre, İsrail de rapordan yara almadan çıkmadı ve yolcuların ifadelerine dayanılarak, Komisyon İsrail deniz komandolarının aşırı güç kullandığını belirtti.

    İsrail, askerlerinin kendini savunmak durumunda kaldıklarını öne sürmüştü.

    -İSRAİL'İN ÖZÜR DİLEMESİ İSTENMİYOR İDDİASI-

    Haaretz'in haberine göre, soruşturmayla ilgili nihai rapor taslağına göre, İsrail'in Türkiye'den özür dilemesi istenmiyor. Ancak rapor, kayıplar nedeniyle üzüntülerini iletmesi tavsiyesinde bulunuyor.

    Yine raporun İsrail'in kurbanlar için tazminat ödemesini de öngörmediği ancak İsrail tarafına özel olarak oluşturulmuş bir insani fona para sağlamasını önerdiği öne sürüldü.

    Haberde, Palmer'in uluslararası hukukun, bölgesel suların dışında gemilerin durdurulmasına izin vermesine rağmen, "Gemiler deniz ablukası sınırının olduğu yere yaklaştığında İsrail, filonun kontrolünü ele geçirmeliydi" dediği ifade edildi.

    -GÖRÜŞMELER ÇIKMAZDA-

    Bu arada, yine bir İsrailli kaynağa atfen, İsrail ve Türkiye arasındaki ilişkilerin tamir edilmesine yönelik çabaların yine çıkmaza girdiği belirtildi. Buna göre, İsrail Başbakan Yardımcısı Moşe Ya'alon ile üst düzey Türk yetkililer arasında dün New York'ta yapılan görüşmelerin bir sonuç vermeden sona erdiği ve her iki tarafın da tutumlarında yumuşamadığı ifade edildi.

    Aynı yetkili, "Ufukta bir anlaşma ve gelişme yok" derken, "Herşey 'Türk tarafının talep ettiği özre dayanıyor" diye konuştu.

    Bu arada İsrail Hayom gazetesi de raporla ilgili benzer bir haber verdi. Haberde, BM'nin filoyla ilgili raporda, İsrail'in Gazze'ye deniz ablukasının meşru olduğunun belirtildiği vurgulandı. Raporda, İsrail ordusu askerlerinin Mavi Marmara'ya el koyarken aşırı güç kullandıklarının vurgulandığı kaydedildi.

    İsrail Hayom'a göre, raporda, İsrail, Türkiye'den özür dilemeye çağrılmıyor. Ve yine New York'ta bulunan Başbakan Yardımcısı Ya'alon'un da "İsrail özür dilemeyecek" dediği kaydedildi.

    Haberde, raporun yayımlanmasının ertelendiği belirtildi.

    TEL AVİV (A.A) - 07.07.2011

  6. #6
    BM SORUŞTURMA KOMİSYONU'NUN MAVİ MARMARA RAPORU

    RAPORUN BM GENEL SEKRETERİNE SUNULMASININ İSRAİL'İN TALEBİ ÜZERİNE BİR İKİ HAFTA GECİKECEĞİ ÖĞRENİLDİ

    BM SÖZCÜSÜ HAK:''GENEL SEKRETER RAPORU ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ALMAYI BEKLİYOR''


    srail'in geçen yıl Gazze'ye yardım götüren insani yardım konvoyundaki Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıyı soruşturan BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunun, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a sunulmasının bir iki hafta gecikeceği öğrenildi.

    BM kulislerinde bugün Genel Sekreterliğe sunulması beklenen Geoffrey Palmer'ın başkanlığındaki Soruşturma Komisyonu raporunun sunumunun İsrail'in talebi üzerine bir iki hafta gecikmesinin beklenildiği konuşuluyor.

    BM Sözcü Yardımcısı Ferhan Hak da konuyla ilgili gazetecilerin soruları üzerine yaptığı açıklamada, BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunu nihai hale getirmek için bu hafta toplandığını ve Genel Sekreter Ban'a raporu yakında sunmayı planladığını bildirdi.

    Genel Sekreter Ban'ın raporu önümüzdeki günlerde almayı beklediğini belirten Hak, şöyle konuştu:

    ''Raporun sunulacağı tarih konusunda bu aşamada herhangi bir gün verme durumunda değiliz. Genel Sekreter raporu aldıktan sonra atacağı adımlarla ilgili kararını verecek. Genel Sekreter, Komisyon'un faaliyetlerini bitirene kadar çalışmalarını yapıcı bir şekilde sürdürmesini ummakta, ayrıca tüm tarafların sürece ilişkin işbirliğini korumalarını istemektedir.''

    ''Raporun taslağını okuyan BM'nin gıda hakkıyla ilgilenen Özel Raportörü Profesör Olivier De Schutter'in, raporun, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukayı meşru bulmasını kınadığına'' yönelik bir haberin hatırlatılması üzerine ise Hak, Schutter'in bu şekilde bir açıklama yapmadığını kendilerine ilettiğini, raportörün konuyla ilgili görüşlerini uygun bir zamanda açıklayacağını söyledi.

    Bugün medyada çıkan AFP kaynaklı bir haberde, BM Özel Raportörü Profesör Olivier De Schutter'in, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukanın ve Mavi Marmara saldırısının uluslararası hukuk ve gıda hakkına aykırı olduğunu belirterek, bu kapsamda BM Soruşturma Komisyonu'nun raporunun ablukayı meşru bulmasını kınadığı kaydedilmişti.

    BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (A.A) - 07.07.2011

  7. #7
    BM'NİN MAVİ MARMARA SORUŞTURMASI

    İNSANİ YARDIM VAKFI (İHH) MÜTEVELLİ HEYETİ BAŞKAN YARDIMCISI ORUÇ: "TÜRKİYE'NİN 3 TANE TEMEL İSTEĞİ VAR, BU RAPORLA BERABER OLUŞMASINI İSTEDİĞİ OLMAZSA OLMAZI;ÖZÜR DİLENMESİ, TAZMİNAT ÖDENMESİ VE GAZZE'DE DEVAM EDEN İLLEGAL, KANUNSUZ, HUKUKSUZ GADDARCA UYGULANAN AMBARGONUN KALDIRILMASI"

    "BU İSTEKLER KARŞILANMADIĞI MÜDDETÇE, TÜRKİYE'NİN BU RAPORU KABUL ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL. BİZİM DE KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL"

    "İSRAİL İNADINI DEVAM ETTİRİP BU AMBARGOYU HALA ORADA TUTMAYA DEVAM EDERSE BİR ÜÇÜNCÜ ÖZGÜRLÜK FİLOSU, DÖRDÜNCÜSÜ, BEŞİNCİSİYLE MUTLAKA VE MUTLAKA, FİLİSTİN'DEKİ İNSANLAR DÜNYAYLA ENTEGRE OLUNCAYA KADAR DEVAM EDECEĞİZ"


    Birleşmiş Milletler'in (BM) Mavi Marmara soruşturmasını değerlendiren İnsani Yardım Vakfı (İHH) Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, "Türkiye'nin 3 tane temel isteği var, bu raporla beraber oluşmasını istediği olmazsa olmazı; özür dilenmesi, tazminat ödenmesi ve Gazze'de devam eden illegal, kanunsuz, hukuksuz gaddarca uygulanan ambargonun kaldırılması. Bu istekler karşılanmadığı müddetçe Türkiye'nin bu raporu kabul etmesi mümkün değil. Bizim de kabul etmemiz mümkün değil" dedi.

    Oruç, AA muhabirinin, "İsrail'in geçen yıl Gazze'ye yardım götüren insani yardım konvoyundaki Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıyı soruşturan BM Soruşturma Komisyonu'nun raporuyla ilgili beklentiniz nedir" şeklindeki sorusuna, raporun tamamen siyasi bir rapor olduğunu yanıtını vererek şunları söyledi:

    "Bu rapor, devletler arasında yapılacak anlaşma ve uzlaşmayla çıkacak bir rapor. Biz buna elbette saygı duyuyoruz. Türkiye'nin 3 tane temel isteği var, bu raporla beraber oluşmasını istediği olmazsa olmazı; özür dilenmesi, tazminat ödenmesi ve Gazze'de devam eden illegal, kanunsuz, hukuksuz gaddarca uygulanan ambargonun kaldırılması. Bu istekler karşılanmadığı müddetçe Türkiye'nin bu raporu kabul etmesi mümkün değil. Bizim de kabul etmemiz mümkün değil."

    -BM İNSAN HAKLARI KOMİTESİ RAPORU-

    Ellerinde bir BM raporu bulunduğuna işaret eden Oruç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "BM'nin İnsan Hakları Komitesi, olayların hemen arkasından oluşturduğu bağımsız bir komisyonla Mavi Marmara'da ve filonun diğer gemilerinde neler yaşandığıyla ilgili çok detaylı bir soruşturma yürüttü, bu soruşturmanın sonunda da 2010 Eylülünün sonunda bir rapor yayımladı. Bu raporda Mavi Marmara'da neler yaşandığı, hangi suçların işlendiği çok detaylı bir şekilde dünyayla paylaşıldı. Bizim bildiğimiz, kabul ettiğimiz tek rapor bu. Bunun ötesinde, bunun gerisinde kalacak hiçbir raporu ne Türkiye, ne İHH, ne de Mavi Marmara'nın içerisinde olanlar kabul edecektir. O rapor, İsrail'in taammüden adam öldürdüğünü, taammüden insanları yaraladığını, insanları kaçırdığını haksız yere hapsettiğini, eşyalarına el koyup çaldığını söylüyor. Bütün bunların karşılığında özel hukuk içerisinde de cezalandırılmaların mutlaka yapılmasını istiyor.

    Devletler arasında BM çatısında yapılacak her türlü anlaşma, İsrail ve Türkiye'nin kabul edeceği şartlarda onları bağlayan şey, devletleri bağlayan şey. Ama biz sonuna kadar bu saldırıyı yapan, bu saldırıya emir veren herkesin yaptıkları suçun karşılığındaki cezayı almaları için uğraşmaya devam edeceğiz."

    BM raporunun da bunu ortaya koyduğunu ifade eden Oruç, bunun devamının ve mutlaka uygulanmasının gerekli olduğunu belirtti.

    Oruç, yayımlanacak raporu da görmeden çok detaylı bir şey söylenemeyeceğini kaydederek, "Ama şunu söylüyoruz: Biliyoruz ki biz, hukuksuz, kanunsuz hiçbir şey yapmadık. Ama İsrail, bütün uluslararası kanunları kırarak, Mavi Marmara'da 9 kişiyi şehit etti, 55 kişiyi çok ağır bir şekilde yaraladı, yaralılardan 1 tanesi de hala yoğun bakımda, hala kendine gelemedi. Bütün bunları yapanların cezasını çekeceği bir raporun da çıkmasını bekliyoruz" diye konuştu.

    -İSRAİL'İN GAZZE AMBARGOSU-

    Mavi Marmara gemisinin, teknik sorunlardan ötürü 2. özgürlük filosuna katılamadığını anlatan Oruç, "Oluşturduğumuz koalisyon dağılmadı, birlikteliklerini devam ettiriyor. 2. özgürlük filosunu 22 ana kurum organize ediyor. Bunların tamamıyla birlikteliğimizi devam ettiriyoruz. Atina'daki çalışmalarda da beraberiz, bundan sonraki çalışmalarda da birlikteliğimizi devam ettireceğiz" dedi.

    Oruç, bu inisiyatiflerin sahip olduğu gemilerdeki yardım malzemelerinin tamamının Gazze'deki insanlar için olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

    "Mavi Marmara ve Gazze'deki insanlar için alınmış olan diğer gemiler, mutlaka ve mutlaka bu amaçlarla kullanılacaklardır. Biz bu birlikteliğimizi daha da genişleteceğiz. Batıdan çok daha fazla inisiyatifin bu işin içinde olma talepleri var, onlar da bunun içerisine eklenecekler. Kısa süre içerisinde, çok uzak olmayan bir gelecekte tekrar yola çıkacağız ve tekrar Gazze'deki bu ambargonun kaldırılması için tüm dünyaya sesimizi duyurmaya çalışacağız. Birincisinde bir aşamaya geldik, şimdi ikincisinde, yoluna devam edemese de çok önemli bir yol aldı; çok önemli bir dönüşümü sağladı Batıda. İsrail inadını devam ettirip bu ambargoyu hala orada tutmaya devam ederse, bir üçüncü özgürlük filosu, dördüncüsü, beşincisiyle mutlaka ve mutlaka, Filistin'deki insanlar dünyayla entegre oluncaya kadar devam edeceğiz. Biz yolumuzda yürümeye devam edeceğiz, bunu yaparken de yalnız olmayacağız. Dediğim gibi dünyanın dört bir tarafından bu işe gönül vermiş olan kardeşlerimizle beraber yürüyeceğiz."

    -ÖZGÜRLÜK FİLOSU YUNANİSTAN'DA BEKLİYOR-

    Özgürlük Filosu'nun şu an Atina'da olduğunu ve Yunanistan'ın gemilerin ayrılmasına izin vermediğini anlatan Oruç şöyle devam etti:

    "2. özgürlük filosu, geçen yıl 9 kişinin şehit olduğu, 55 kişinin yaralandığı Mavi Marmara baskının hemen ardından başladı. Geçen yıl Mavi Marmara'da ve filo içerisinde yer alan kişiler yeniden bir araya geldiler. İlk filoda 6 gemi vardı, 2'ncisinde ise yapılan hazırlıklarda 11 gemi yola çıkacak şekildeydi. Maalesef bunların 9 tanesi Yunanistan'da takıldı kaldı. Yunan hükümeti bu gemilere müsaade etmedi. Bir gemi, Fransa'nın Korsika limanından ayrıldı. Yoluna devam ediyordu. En son o da Girit adasında sadece yakıt ikmali yapmak için bir limana girdiğinde, Yunan sahil güvenlik ekipleri tarafından alıkonuldu ve hala orada tutuluyor. Bir kere daha şunu gördük: İsrail ve Amerika, Batının üzerinde çok yoğun bir baskı oluşturdu. Barışın dışında, oraya insani yardım götürmenin dışında hiçbir amacı olmayan insani yardım gönüllülerinin, aktivistlerin, AB'nin üyesi olan Atina'da ilk defa AB üyesi ülkelerin vatandaşlarının seyahat haklarının engellendiği bir durumla karşı karşıya kalındı."

    -YUNANİSTAN'IN FİLOYU ENGELLEMESİ-

    Oruç, filoyla yola çıktıklarında Filistin'de yaşananların tüm dünyada algılanmasını istediklerini ifade ederek şöyle konuştu:

    "Filo yoluna devam edemese de, Atina'da takılsa da artık tüm dünya, bütün uluslar, bütün halklar, devletler, Filistin sorununun takipçisi oldu. İsrail'in yaptıklarının kabul edilemez olduğunu Batıdaki toplumlar bir kez daha anlamış oldular. Yunanistan için çok kritik günler yaşanıyor. Yunanistan'daki ekonomik kriz çok üst boyutlara taşındı. Yunanistan meclis başkan yardımcısı, bizim yaptığımız basın toplantılarından bir tanesine geldi, filoya destek vermek amacıyla geldi. Onun söylediği çok önemli bir söz vardı. Bu, bütün batıda yaşlananları özetleyen bir sözdü: 'Bu ekonomik krizle bu hükümet bizim vücudumuzu sattı, 2. özgürlük filosunu engellemekle de ruhumuzu sattı.' Yunan halkları için denize açılmak olmazsa olmazlardan bir tanesiydi, sokaktaki insanlara da sorduğunuzda hepsinin söylediği bir şey var: Bu denizlerde 3 bin yıldır biz özgürce dolaşıyoruz, hiçbir kimse bu güne kadar bu özgürlüğümüzü engellememişti. Şimdi ilk defa Amerika ve İsrail'in baskısıyla özgürlüğümüz engelleniyor. Şimdi İsrail, dünyanın her yerinde yalnızlaşan, sadece kaba güce inanan, hakka-hukuka inanmayan bir devlet olarak görülüyor. Bu da bizim için çok büyük bir kazanç."

    -GAZZE'DEKİ DEĞİŞİM-

    İkinci filonun hazırlıklarının bile, Gazze'de çok ciddi iyileştirmelere vesile olduğunu kaydeden Oruç, sözlerini şöyle tamamladı:

    "Aylardır, yıllardır sürekli baskı altında tutulan Gazze halkı, 2. filo hazırlıkları başlayınca daha rahat bir ortama kavuştu. İsrail, çok daha fazla malzemenin Gazze'ye girmesine izin verdi. Bugüne kadar sessiz kalan, bölgeyle ilgili hiçbir şey yapmayan BM, 2. özgürlük filosunun yola çıkacağı açıklandıktan hemen sonra, 1200 evi yapmak, 18 okulu da yeniden inşa etmek için bir projesini açıkladı, bunu da İsrail onayladı. 2. özgürlük filosu, Atina'da takılsa da, Girit'te takılsa da, amacına ulaşan bir filo oldu. Bütün dünya, İsrail'in de, BM'nin de, Batıdaki birçok hükümetin de nasıl iki yüzlü olduğunu ve nasıl çifte standart uyguladığını gördü. Artık bütün dünya bunu çok yakından biliyor. Yapılan bu baskılar hiçbir şeyi bitirmiyor. Filolar yoluna devam edecek, daha çoğalarak devam edecek. Yeni eklenenlerle birlikte, çok daha büyük topluluklarla dünyanın çok daha çeşitli coğrafyalarından çok daha sayıda gemiler ve aktivistler, Gazze'ye doğru devam edecekler, Gazze'deki bu ambargonun kalkmasına vesile olacaklar."

    GİRİT (A.A) - 08.07.2011

  8. #8
    HAARETZ GAZETESİNİN BAŞYAZISI: "İSRAİL VE TÜRKİYE, ANLAŞMAYA VARMAK İÇİN YARATICILIKLARINI BİRAZ DAHA ZORLAMALI"

    Haaretz gazetesi, Mavi Marmara ile ilgili BM Soruşturma Komisyonu'nun raporu öncesinde "İsrail ve Türkiye'nin, yeni bir çabayla özür, tazminat ve sorumluluk konularında anlaşmaya varabilmek için yaratıcılıklarını biraz daha zorlamalarının hayati önem taşıdığını" yazdı.

    Haaretz gazetesinin başyazısında, rapor taslağından aktarılan bölümlerden anlaşıldığı kadarıyla, Geoffrey Palmer başkanlığındaki komisyonun, "sadece kuru gerçeklerle" meşgul olmadığının aşikar olduğu kaydedilerek, "Komisyon, 'etkin' bir gerçeği, yani suçlu taraf kim olursa olsun onları ipe çekmeyi değil, Türkiye ve İsrail'in aralarındaki ilişkileri yeniden kurmalarına yardımcı olacak bir gerçeği ortaya koymaya çalışıyor" ifadelerine yer verildi.

    Başyazıda, rapor taslağından ortaya çıkan bilgilerde, "Türkiye ve İsrail'in eşit miktarlarda suçlu ve haklı gösterildiği" öne sürülürken, "Türkiye'nin filoyu önlemek için yeterli ölçüde çaba göstermediğinin, İsrail için de aşırı güç kullandığının" vurgulandığı belirtildi.

    Raporda "İsrail'in, karasularından uzakta filoyu ele geçirmesine hak verildiği, 9 Türk aktivistin öldüğü 'trajik sonuç' nedeniyle de üzüntülerini bildirmesinin tavsiye edildiği'' ifadelerinin yer aldığı iddia edilen başyazıya, şöyle devam edildi:

    "İsrail'de olsun Türkiye'de olsun, kendilerini haklı çıkarmak isteyenlerin, raporda istedikleri her şeyi bulacakları anlaşılıyor. Büyük olasılıkla raporun yazılış biçimi, isteyen herkesin, tutumunu haklı ve eylemlerini meşru gösterecek biçimde yorumlamasına olanak verecek kadar esneklik taşıyacak. Bununla birlikte, raporu bir iddianame olarak gösterme yolundaki her çaba, iki ülke arasında son günlerde yeniden filizlenmeye başlayan ilişkilerin daha da bozulmasına yol açabilecektir."

    "Görünen o ki, hem İsrail hem de Türkiye, yardım filosu olayının her ikisine de verdiği zararları iyice kavramış durumdalar" denilen başyazıda, İsrail'in, hava yoluyla gelmesi beklenen aktivistlere karşı tutumunu belirlerken bu olaydan aldığı derslerden yararlanmasının da iyi olacağı vurgulandı.

    Yazıda, devamla şu görüşler dile getirildi:

    "Aynı zamanda, bölgedeki karmaşanın ışığında iki ülkeyi bekleyen sınavlar, iki ülkenin aralarındaki işbirliğinin turizm ilişkilerinden, askeri donanım satışlarından çok daha öteye giden bir öneme sahip olduğu gerçeği ve aralarındaki ilişkiler için sağlam bir temel oluşturan tarihi bağlar, yardım filosu olayından çok daha büyük önem taşıyor.

    Böyle olunca da rapor çıksın ya da çıkmasın, her iki tarafın da yeni bir çabayla özür, sorumluluk ve tazminat konularında bir anlaşmaya varabilmek için yaratıcılıklarını biraz daha zorlamaları hayati önem taşıyor. Bu, raporun filo meselesini, ilişkileri yeniden zehirlemek üzere tekrar ortaya çıkarmak yerine, sona erdirmesini sağlamanın yegane yoludur."

    TEL AVİV (A.A) - 08.07.2011

  9. #9
    BM'NİN MAVİ MARMARA SORUŞTURMA KOMİSYONU ÜYESİ SANBERK: ''İSRAİL YAKINDA MUHTEMELEN ÖZÜR DİLEYECEK''

    İsrail donanmasının geçen yıl Mavi Marmara gemisine düzenlediği operasyonu soruşturmak üzere oluşturulan komisyonun üyesi eski büyükelçi Özdem Sanberk, İsrail'in yakında Türkiye'den özür dileyebileceğini söyledi.

    Sanberk, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, ''Krizin çözümü konusunda her iki tarafın da siyasi iradesi olmasına rağmen özür dilenmemesi beni şaşırtır'' dedi.

    ''Ay sonuna kadar muhtemelen çözümün olabileceğini'' ifade eden Sanberk, ''ikili temasların düzensiz bir şekilde devam ettiğini, arayışların sürdüğünü'' belirtti.

    Sanberk, ''Olumlu bir ilerleme bekliyorum'' diye konuştu.

    KUDÜS (A.A) - 19.07.2011

  10. #10
    FINANCIAL TIMES: "ABD, TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIĞIN SON BULMASI İÇİN BASKIYI ARTIRDI"

    İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, ABD'nin Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmazlığın son bulması için baskıyı artırdığını yazdı.

    "İsrail ve Türkiye üzerindeki baskıyı artıracak rapor" başlıklı, İstanbul ve Kudüs'ten kaleme alınan haberde, Gazze yardım filosuna yönelik saldırının araştırıldığı BM raporunun açıklanmasına az bir süre kala, ABD'nin Türkiye ve İsrail arasındaki anlaşmazlığın son bulması için baskıyı arttırdığı görüşüne yer verildi.

    Türkiye'nin konuya ilişkin İsrail'den özür beklediğinin hatırlatıldığı haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun olanlardan "duyulan pişmanlığı" dile getirdiği, ancak koalisyon hükümetindeki sağ kanat milletvekilleri tarafından özür dilememesi konusunda baskı altında olduğu aktarıldı.

    Haberde, "Netanyahu anlaşılan şimdi de ilişkilerin geliştirilmesi için ABD'nin yoğun baskısı altında" denildi ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın bu hafta Netanyahu ile konuyu görüştüğü bildirildi.

    FT, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland'ın şu sözlerine de yer verdi:

    "ABD, Türkiye ile İsrail arasındaki güçlü ilişkilere her zaman destek verdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin iyi olmasının sadece kendi çıkarları için değil, bölgenin ve ABD'nin çıkarları için de önemli olduğuna inandık."

    İsrailli yetkililerin, Netanyahu'nun Mavi Marmara olayında hatalı, ancak Gazze ablukası konusunda hukuka uygun davranıldığını söyleyebileceğini aktaran FT, ancak Türk yetkililerin bundan ne kadar tatmin olacağının belirsiz olduğunu kaydetti. Haberde, şöyle denildi:

    "Türkiye, geçmişe göre İsrail ile ilişkilere daha az önem veriyor, bölgedeki rolüne daha fazla önem veriyor. Ancak birçok Amerikalı parlamenter, Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin gelişmesinin Washington'dan daha fazla silah satışının yolunu açacağını söylüyor, ki bu da Türk ordusunu endişelendiriyor."

    FT, İsrail hükümetinden bir sözcünün, ABD'nin İsrail'in özür dilemesini istediği yönündeki haberleri teyit etmediğini, ancak İsrail'in Ankara ile daha iyi ilişkiler istediği görüşünü dile getirdiğini belirtti.

    Habere göre, önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen Mavi Marmara raporunun sonuç bölümünden haberdar olan İsrailli bir yetkili, raporda Mavi Marmara operasyonunu yürütme şeklinin eleştirileceğini, ancak Gazze ablukası konusunda uluslararası hukuka uygun davranıldığının belirtileceğini savundu.


  11. #11
    BM'NİN MAVİ MARMARA RAPORUNUN AÇIKLANMASI ERTELENDİ

    DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, RAPORUN AÇIKLANMASININ ERTELENDİĞİNİ, TALEBİN İSRAİL TARAFINDAN GELDİĞİNİ BİLDİRDİ

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mavi Marmara raporunun açıklanmasının ertelendiğini, erteleme talebinin İsrail tarafından yapıldığını söyledi.

    Ünal, "Bu erteleme talebi de diğerleri gibi İsrail tarafından geldi" dedi.

    Öte yandan, İsrail'deki haber sitelerinden Ynet, "Türkiye'nin BM'den, Mavi Marmara gemisiyle ilgili Palmer raporunun yayımlanmasının 10 gün daha ertelenmesi talebinde bulunduğunu" öne sürmüştü.

    Ynet'in İsrailli siyasi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Türkiye'nin talebinin kabul edileceğinin tahmin edildiği de belirtilmişti.

    Palmer raporunun, yapılan iki ertelemenin ardından, yarın yayımlanması bekleniyordu.

  12. #12
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,606
    Blogdaki Konular
    5
    Gayet normal...
    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  13. #13
    MAVİ MARMARA RAPORU

    BM GENEL SEKRETERİ BAN, RAPORUN TESLİM EDİLMESİNİ ERTELEDİ

    BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, BM Soruşturma Komisyonunun'nun hazırladığı Mavi Marmara raporunun teslim edilmesini erteledi.

    Ban, New York'ta gazetecilere yaptığı açıklamada, BM Komisyonu'nun 9 Türk vatandaşının ölümüyle sonuçlanan Mavi Marmara baskınıyla ilgili olarak hazırladığı raporun teslim edilmesini ertelediğini, bunun nedeninin, Türkiye ve İsrail hükümetlerine, raporun bulguları üzerinde ''uyumlu bir anlaşmaya'' varmaları için daha fazla zaman tanımak olduğunu söyledi.

    BM Genel Sekreteri, ''Türkiye ve İsrail'in, ikili ilişkilerini geliştirmelerinin önemli'' olduğunu da ifade etti.

    Ban Ki-Mun, BM Genel Kurulu'nun Eylül ayında bakanlar düzeyindeki toplantısı yaklaştığından, ''çok kısıtlı bir süre'' olduğunu da sözlerine ekledi.

    BM Soruşturma Komisyonunun Mavi Marmara raporunun, 2 Eylül'e kadar BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a sunulması bekleniyordu.

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •