+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor

Konu: Suriye'de neler oluyor?

  1. #1
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5

    Suriye'de neler oluyor?

    Suriye'de neler oluyor?

    Suriye'de son günlerde akıllara durgunluk verecek gelişmeler meydana geliyor. Batının himayesindeki dünya basını yaşananları yansıtmamakta ısrar ederken zulümleri örtbas eden Beşşar Esad yönetiminin birçok insanı, daha doğrusu müslümanı katlettiği yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

    Katliamdan kaçan binlerce Suriyeli, Yayladağı sınırına geliyor. Yaşananları Suriyede yaşayan ve şuan ankarada bulunan sayın Hanefi Sinan ile konuşma fırsatım oldu. Meğer neler oluyormuş da haberimiz yokmuş. Biri sorsa şimdi “Suriye'de neler oluyor?” diye anlatacak hangi bilgimiz var. Sizinle öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum. Bakalım Suriye’de gerçekte neler oluyormuş.

    Türkiye'ye 20 km mesafede olan Suriye’nin Cisri Şuğur kasabasında son günlerde yaşananlar dikkatleri çekiyor. Batılı kaynakların taraflı yayınları, Beşşar Esad'ın basına koyduğu ambargo ve bölgedeki katillerin sıkı yönetimi gelen haberlerin gerçekleri ne kadar yansıttığını sorgulamamız için yeterli aslında. Tabii uyanık Müslümanlar için...

    Suriye’nin Cisri Şuğur bölgesinde son günlerde Beşşar Esad yönetimini protesto eden ve özgürlük istediği için sokaklara dökülen halkın üzerine gönderilen ordu gösterileri bastırmak için aşırı güç kullandı. Kimisi bu işi Beşşar Esad’ın kardeşi Mahir’e yamamak istese de ortada katliam gerçeği duruyor.

    Öyle ki gösterileri bastırmaya çalışan ancak yetersiz kalan Beşşar Esad yönetimi helikopterlerle asker-polis-halk ayırt etmeden halkının üzerine ateş açtı.

    Bilinmeyen yada az bilinen diyeceğimiz asıl olay ise Esad yönetimince verilen emirle helikopterle ateş ederek katliam yapılmasının, bölgeye sevkedilen askeri birlikler içersinde rahatsızlık meydana getirmiş olması. Halkın üzerine ölüm yağdırılmasına itiraz eden yaklaşık 300 kişilik duyarlı bir grup bu ilk katliam sonrası ordudan ayrıldı.

    İslami hassasiyetleri yüksek ailelerin çocukları oldukları belirtilen bu gurup katliam bölgesinden ayrılmaya başladığında ise Beşşar Esad yönetiminden katledilmeleri talimatı geldi.

    Cisri Şuğur kasabasında pusuya düşürülen guruptan en az 120 kişinin Esad yönetiminin bölgeye sevk ettiği yeni askeri birlikler tarafından şehid edildiği gelen gerçek bilgiler arasında. Bu sayının 300 lere varmış olabileceği de göz ardı edilemiyor. Yani olaylar boyalı basında bize aktarıldığından farklı. Katledilenler ayrılıkcılar, rejim düşmanları falan değil halkına kurşun yağdırmayı reddeden onurlu Müslüman askerler.

    Asıl bundan daha vahim olanı Cisri şuğur kasabasında halkın üzerine kurşun yağdırmayı reddeden askerler şehit edilirken Beşşar Esad yönetiminin ülkenin farklı yerlerinde çıkardıkları olaylarla bu katliamlarını ört bas etmeyi neredeyse başarmış oldukları gerçeği.

    Suriye’ de sayıları 600.000'i bulan Filistinli mültecinin yaşadığı biliniyor.

    Bunların da yaklaşık 125.000'i Yermuk Filistin mülteci kampında yaşamlarını sürdürüyor. Mültecilerle Esad yönetimi arasında yapılan anlaşma çerçevesinde kampta yaşayan Filistinliler Suriye devletinde zorunlu askerliklerini yapıyor.

    Bu şekilde Filistinli mülteciler Terörist İsrail karşısında gerekli askeri eğitimlerini alıyor. Suriye devleti de gerekli askeri gücünü oluşturmak için Filistinlilerden yararlanmış oluyor.

    Geçtiğimiz günlerde “Naksa” yani Felaket gününde yaşanan olaylar Beşşar Esad yönetiminin Cisri Şuğur kasabasında yaptığı katliamı dünya gündeminden düşürmeye yönelik çalışmaların bir provasıydı. Bizler televizyonlarımızın başında Golan tepelerinde Filistinlileri şehit eden Terörist İsraile küfrederken o Filistinlileri tepelere süren Esad yönetimi adeta zaferini kutluyordu.

    Gerçekte ise Beşşar Esad yönetimi tarafından üç gün önce Suriye ordusunda zorunlu askerlik yapan Filistinlilerin kimisi parayla kimisi zorla Golan tepelerine gönderilmişti. Esad yönetiminin provakasyonu neticesinde israil’li teröristler tarafından ateş açılması sonucu da 20’nin üzerinde Filistinli Golan tepelerinde şehit edildi.

    Dünyanın gözü bir anda Cisri Şuğur’daki katliamdan Golan tepelerine kaymıştı. Terörist israilin katilliği tescil edildiğinden, hatta batı tarafından bu katliamları onaylandığından herkes sessizce bu yeni katliamı izlemeye dalmıştı.

    Ancak beklenmeyen bir şey oldu. Şehit edilen 2 Filistinlinin cenazesi Yermuk kampında Camiil Besimden kaldırılırken, çocuklarının zorla Golan tepelerine gönderilerek öldürülmelerinden dolayı hükümet aleyhinde slogan atan Filistinliler Beşşar Esadın oyununu bir miktar bozdu. Cenaze töreni sırasında hükümet aleyhine atılan sloganlar katil beşşar esad yönetimini azdırdı ve Beşşar Esadın emriyle cenazeye katılan Filistinlilere ateş açıldı. Açılan ateş sonucu 12’den fazla Filistinli, Suriye rejiminin emniyet güçleri tarafından şehit edildi.

    Sonuç olarak Esad yönetimi bir yanda Cisri Şuğur kasabasında katliamlar yaparken diğer yanda Yermuk Mülteci Kampında Filistinlileri şehit ediyor. Günlerdir Suriye ordusu tarafından yapılan katliamları ört bas etmek için de sürekli hedef saptırılarak İsrail ile ilgili problemler ve Suriye askerlerine silahlı müdahaleler yapıldığı gibi asılsız haberler batı kaynaklı ajanslar tarafından gündeme getiriliyor.

    Okuduklarımıza ve bilinç altımıza kodlanmak istenenlere dikkat etmeli ve katillerin dostlarına gerekli cevapları vermeliyiz. Sahi Beşşar Esadın dünya siyasetindeki dostu ve savunucusu kimdi ?



    Tevfik YAZICILAR
    10 Haziran 2011

    http://www.altsayfa.com/siyaset/736-...e-neler-oluyor

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  2. #2
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5





    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

  3. #3
    Allah şehidlerimize merhamet etsin.Olaylara farklı boyuttan bakarsak;son dönemde övünerek anlatılan dış politika zaaflar silsilesine dönüşmüştür.Davutoğlu'nun Suriye'ye onlarca ziyarette bulunupta somut hiçbir farklılığın gözlenememesi,akepe'nin zayıf yüzünü birkez daha ortaya çıkarmıştır.Bu hadise ise zalim olup olmadığına bakmadan geliştirilen 'sıkı-fıkı'(!) ilişkilerin bir sonucu olduğu herkezin malumudur.Hatta milli gazete yazarı Mustafa Özcan'nın ifadesi ile Davutoğlu 'Buti Sendromuna' yakalanmıştır.Bakalım belkide akepe'nin en iyilerinden olarak gösterilen Ahmet Davutoğlu ve akepe yöneticileri '..Zalimlere meyletmeyiniz,yoksa size ateş dokunur' ayet-i kerimesini idrak etmemeye ne kadar devam edecekler ya da idrak edebilecekler mi?..

    Hal-i hazırda bulunan hükümetin estirdiği 'dostlar işte görsün havası' ve yanlış politikalar her geçen gün müslümanların şuur noktasında geriye gitmesine yeterli bir sebeb.Ama şükretmemizi gerektirecek bir durum var ki oda;yeryüzünde hala Yeni ve Adil bir Dünya'yı kurmak isteyenlerin varlığı..
    Bir Halifemiz olsa ne güzel olurdu!

  4. #4
    _ALBAY_ SİTE BAŞKANI Tevfik YAZICILAR kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Thu May 2006
    Konum
    İstanbul
    İletiler
    8,612
    Blogdaki Konular
    5
    “Türkiye Suriye'ye sınır ötesi operasyon düzenlerse bize zararı ne olur dış devletler bundan ne çıkar sağlar sizce?” diye bir soru sizlere sorulsaydı ne cevap verirdiniz?

    Bugün benim cevabım sanırım şöyle olurdu;


    Türkiye'nin bir sınır ötesi harekâta kalkışması ki bunu da Esad'ı devirmek için yapması apaçık felaket olur.

    Ortadoğu’da ve Afrika’da yaşanan devrim sürecini kontrol etmeyi hedefleyen ABD'nin en çok istediği şey olan mezhep çatışmaları tavan yapar.

    Seri devrimler sonrası sınırları yeniden belirlenecek bir Ortadoğu coğrafyası 3.dünya savaşına giden yolu açar.

    İran ve Suriye mezhepsel bağlılıkları ve Ortadoğu’daki İran’ın söz sahibi olma iddiası ile birbirlerine yakınlaşırken Rusya da sıcak sulara açılan kapısının arkasında durur.

    Diğer yandan Mısır’daki kukla hükümet kendi iç işlerinde rahata erme niyetiyle ABD’nin istediği tarafa destek vermeyi kendine borç bilir. Yeni bir devrimle uğraşmaktansa kitleleri savaşla oyalamayı tercih eder.

    Zaten Suud’un ABD’nin emirlerinin dışına çıkmadığı ortadadır.

    Son olarak Hariri suikastı sonucunda her an patlamaya hazır bir bomba olarak Arap coğrafyasının ortasında kalan Lübnan’ın mezhepsel problemleri tamda böylesi bir sınır ötesi harekata bağlı olarak beklemektedir. Lübnan tam bir keşmekeşe döner. Hizbullah ne yapacağını şaşırır.

    Kısacası Türkiye’nin Suriye’ye askeri bir sınır ötesi müdahalesi demek domino taşlarını yerinden oynatmak ve bölgede yıkımı başlatmak demektir.

    Baba Esad’ın katliamlarına sessiz kalan ve oğul Esad’ın yıllardır zulmüne ses çıkarmayan hatta Esad’la kol kola pozlar veren Erdoğan portresi ile hafızalara kazınan Türkiye’nin bugün fitilinin nereden ateşlendiği belli olmayan ve ABD’nin emri ile şartların ve sınırların değiştirildiği ortada olan bir durumda sınır ötesi harekât yapması ancak Siyonizm’in zaferi olabilir.

    Türkiye’ye düşen orada mazlum durumda olan, katledilen ve eziyet edilen kardeşlerimizin yanında olmaktır, ancak bu ABD istediği için, Siyonizm talep ettiği için olmamalıdır.” diye düşünüyorum


    Tevfik YAZICILAR
    16 Nisan 2012

    Gün gelecek bütün dünya Hocama selam duracak!

+ Konuyu Yanıtla

Tags for this Thread

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may post replies
  • You may not post attachments
  • You may edit your posts
  •