5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor

Konu: O’dur Herşeyin Sahibi…

  1. #1
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1

    O’dur Herşeyin Sahibi…

    O’dur Herşeyin Sahibi…
    Bu dünyada ne yaşadıkmı dediniz?
    Bu soru ile verdiğiniz sevgilerimi kastediniz?
    Sevgilerinizi Yaradılana vererek ne kazandınız?
    RAB’bül âlemindir bütün sevginin başı.
    Her şey O’na döndürülecektir,
    O’ndan geldik, O’nadır bütün dönüşler,
    Yoktuk, O’ndan geldik, O’nadır bütün secdeler,
    Hala ne diyedir, kendimize basit oyuncaklar buluyoruz.
    Yıllanmış sevgimiz O’nadır, O’dur ilacı bütün çıkmazların,
    Gönlümüzde, Yanan bir ateştir yanar durur bir mum gibi,
    Yolumuzun aydınlığıdır O, zor zamanlarda yetişen bir nurdur,
    Karanlıklar hep O’nunla aydınlanır, O’nunla görülmeyen tehlikeler görülür,
    Hala inatmı ediyorsunuz? hala kendindeki gurura mı inanıyorsunuz?
    Bütün yolların birleştiği o büyük güne yaklaştığının farkında değilmisiniz?
    Acılar, acı günler, sevdiklerin, ayrılamadıkların, hasretlerin hepsi fani,
    O’dur hakikat, O,dur alemlerin sahibi, O’dur hesabı alacak olan,
    Öyleyse niçin hala direniyorsun, niçin nefsine kul oluyorsun,
    O’ki kainatın sahibi olan alemlerin RAB’bı varken.......
    M.S.A.

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

  2. #2
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1

    Teslim olmak varken!

    Teslim olmak varken!
    En sevdiğini kaybetmek bir anda sanki gelmemiş gibi, yaşamamış gibi, hayata hiç renk katmamış gibi, veya rüyadan uyanırcasına.
    Sızılarını, sancılarını, acılarını, hastalıklarını bir anda unuturcasına. Bir anda şoka girercesine o anda durumu fark edemez olurcasına.
    Hazırlıksız yakalanıp bir daha göz, göze bakamıyacağını bilerek.
    Hele birde çok bağlanmışsan acıları cigerlerinden ve bütün vucudunda her kılcal damarlarında duyarcasına.
    Gözlerine hucum eden pınarlardan akan yaşların o anki acılarını alırcasına.
    Hele Yaradana isyan etmeden rıza göstererek şükredercesine.
    Bir insan olarakta acılarını ve ayrılığı gözyaşlarıyla hafifletircesine.
    Hele bu sevdiklerin ciğerinden sökülmüşse sabredercesine dualar ederekten ve O’ ndan daima yardım isteyerek teslim olmak.
    Selam ve dua ile.
    M.S.A
    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

  3. #3
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1

    Haydi!

    Haydi!
    Selam olsun, doğruları omuzlarında taşıyanlara.
    Selam olsun, bu dünyayı ahirete değişmeyenlere.
    Selam olsun, kardeşinin acılarını paylaşanlara.
    Selam olsun, ayakta dimdik sabit durana.
    Selam olsun, en acı gününde bile şükredene.
    Selam olsun, İslamın sancağını omuzlarında taşıyana.
    Bağrımızdan ne acılar dökülüyor.
    Hangisini sayalım, hangisine yanalım.
    Dünyanın her köşesinden feryatlar gelirken, acılarımız gökyüzünde yankılanırken, uykularımız altüst olmuşken, gözlerimizdeki yaş kurumuşken, etrafımıza çemberler sarılmışken, yanacak vijdanlar kurumuşken hangisini düşünelim.
    Her adımda bir zillet ve kölelik ruhu karşımıza çıkarken biz kime yanalım.
    Her kıtada kardeşlerimiz doğranırken hangisini düşünelim.
    Ellerimiz kollarımız bağlı, kelepçeli vijdanlarımız, köstekli ayaklarımız, cırcırlı ağızlarımız, Biz nasıl yanalım.
    Yanlış haberlerle beynimizi yıkamışlar atomdan daha etkili.
    Biz kendi benliğimizi kaybetmişiz nasıl bulalım.
    Hürriyetimiz elimizden alınmış, konuşmamız birilerine endeksli, yaşamamız önceden planlanmış, bu halde düşünebilmek mümkünmü?
    Adamlar her şeyimizi önceden hesaplamışlar, önümüze hendekler koymuşlar, biz yaparız sizin yerinize demişler, onları atlatmamız mümkünmü?
    Evet!
    Evet!
    Evet mümkün.
    Mümkün haydi öyleyse.
    Haydi hep beraber bir yumruk olalım, kendi kefenimizi kendimiz biçmek için.
    Yırtalım bizim adımıza atılan imzaları, yıkalım önümüzdeki engelleri, düşünmeyi öğrenelim yeniden.
    O zaman bir çok şeylerin değiştiğini göreceğiz..............
    M.S.A.

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

  4. #4
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1

    Yaprak Dökümünde Hayırlı Yolculuklar.

    Yaprak Dökümünde Hayırlı Yolculuklar.
    Yine bir hac mevsimi geldi, hacı adayları bu mübarek yolculuğa kendilerini hazırlarken hacca gidemeyen Müslümanlarda mübarek kurban bayramına hazırlık yapıyorlar. Burada kul olmanın hazzını tadıyorlar. RAB’lerine sadakatlerini gösteriyorlar. Yıllardır biriken hasretlerini Kâbe’de Ravza’da gideriyorlar. Kıyametin dirilişindeki sahneyi oynuyorlar. Rasulullahın izlerini Nur dağında ilk ayetin gelişini, Mekke’de müşrikleri davet ettiğini, onların zulümlerini, sahabenin çektiklerini, gözlerinizin önünden yaşanan o yerlerde geçirin, ruhunuzda bunları yaşayın. Sevr mağarasında Ebubekir r.a. ile yaşadıklarını hatırlayın ve canlandırın. Hicret’te yaşadıklarını ve Kuba’ya varışını ve ilk mescidin temellerinin atılışını yaşayın. Medine’de karşılanışını ve sahip çıkılışını Bedir’de, Uhut’da, Hendek’te, sahabenin gayretlerini yaşayın. Arafat’ta, rasulullahın veda hutbesini size söylediğini düşünün. Müzdelife’de, nefs şeytanının mermilerini toplayın ve Mina’da bütün nefsi ve maddi şeytanları sembolik olarak taşlayın. Bütün vesveselere karşı kurbanınızı kesin. Tıraş olduktan sonra temizlenince Kâbe’ye koşun aşk ile tavaf edin ve H.Z. Hacerin yaşadıklarını yaşayarak safa ile Merve arasında say edin. Ümmetin selamını götürmeyi unutmayın. İnşaALLAH makbul bir hacla dönersiniz.
    M.S.A
    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

  5. #5
    Muhtazaf M. Salih AYDIN kullanıcısının Görüntü Resmi
    Giriş
    Fri Dec 2007
    Konum
    Almanya
    İletiler
    619
    Blogdaki Konular
    1
    Müslüman’ın Derdi Ne Olmalı.
    Bütün insanlıkla birlikte süratle yıkıma gidiyoruz.
    Aynı gemide batıya derken batmaya aynı süratle gidiyor.
    Batılı hangi delikten girse aynı deliğe dalıyoruz.
    Ne menem insanlar olduk.
    Müslüman’ım diyoruz, fakat faiz, yalan, zina, ikiyüzlülük, dedikodu, adam kayırma, sahtekârlıklara göz yumma, kumar, namazı, zekâtı, sadakayı basite alma, haccı turistik seyahate dönüştürme.
    Bütün bunlarla birlikte esas meseleye gelelim.
    Dertlerimiz çok ama esas mesele ümmetin vahdeti.
    Harap olan yurtlar yıkılan şehirler.
    Ateşe düşen evler.
    Kardeşine düşmanca bakan gözler.
    Bahtını kendi yanlışları ile karartan ümmet.
    Bu durumları gördükçe ne kadar dünyalı olduğumuzu ve ahreti o kadar unuttuğumuzu gözlerimin önüne getiririm.
    Viran olmuş vicdanlar, dumura uğramış hisler, birbirine yabancılaşmış kardeşler,
    Aynı evde yaşayan fakat ayrı, ayrı kulvarlarda koşan ev halkı.
    Gününü gün eden onu da kar sayan zavallı insan.
    Kurtuluş reçetesini duvarlara asmış kendisi kurtuluş arıyor.
    Hastalığın tedavisini Doktordan değil hurafe işlerde arıyorsun.
    İlacı eczanede değil meyhanede arıyorsun.
    Ruhlar hasta olmuş, gözler görmez, kulaklar duymaz, diller lal olmuş.
    Robotlaşmış bedenler, bozulmuş zevkler, ağızların tadı bile değişmiş.
    Bizden olanlar bir köşeye atılmış.
    Garip guraba olmuş tıpkı ebu zer gibi.
    Bizden olmayanlar başköşede yer alıyor.
    Bütün koltuklar işgal olmuş.
    Evlerimizi lağım kanalları istila etmiş.
    Bütün aile kumanda kapma peşinde.
    Çocuklarımızı başkaları için besleyerek büyüttük.
    Başkalarının ellerine okutmak için teslim ediyoruz.
    Okuttuktan sonrada başkalarının fikirleri ile karşımıza çıkıyor.
    İşte o zaman kaybettiğimizi anlıyoruz.
    Ne zaman çocuklarımızı kaybettik.
    O zaman sesimizi yükseltiyoruz.
    İşte o zaman acıyla kıvranıyoruz.
    Geç!
    Çok geç!
    O zamana kadar neredeydin be adam!
    Demezler mi adama?
    Sadece beslemek yeterli olduğunu sanıyorsun?
    Sadece isteklerinin yerine gelmesi istediğin gibi bir evladın yetişmesine yeterlimidir? Sadece nefsini beslemekle onu savunmasız bıraktığının farkındamısın?
    Bedenini besledin beynini ruhunu niçin beslemedin de başkalarına güvendin.
    Hani bir hikâye varya onun gibi.
    Hikâye şöyle idi!
    Herkes, birisi, herhangibiri ve hiçkimse adlı dört kişi hakkında.
    Yapılması gereken önemli bir iş vardı.
    Herkes, birisini, nin bu işi yapacağından emindi.
    Gerçi bu işi herhangibiri, de yapabilirdi.
    Ama hiçkimse yapmadı.
    Birisi buna çok kızdı.
    Çünkü iş herkesin, in işiydi.
    Herkes, herhangibiri, nin bu işi yapabileceğini düşünüyordu.
    Ama hiçkimse, herkes, in yapamayacağının farkında değildi.
    Sonunda herhangibiri, nin yapabileceği bir işi hiçkimse yapmadığı için herkes, birisi, ni suçladı.
    Yani yapacağımızı başkalarından beklemek yerine nesillerimize kendimiz sahip olmamız gerekli değilmi? İdi.
    Vahdetimizin olmadığı, ailemize yavrularımıza ayıramadığımız zamanımız olmadığı bir hayattan daha ne bekliyoruz.
    ALLAH’IN c.c. rızası olmadığı, resulünün ikaz ettiği fakat bizim tersini yaptığımız bir yaşamdan zarar görmemiz pek tabii.
    Ümmetin vahdeti hepimizin kurtuluşuna sebeb olacaktır.
    Vahdetin aleyhine olan işlere firen, vahdetin lehine olan işlere de destek olalım.
    Bütün bunları ALLAH’IN rızası için yapalım.
    RAB’bim ümmeti ve insanlığı doğru yoldan ayırmasın.
    M.S.A

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)
    www.aydin-aydin.com

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •