12 sonuçtan 1 --- 12 arası gösteriliyor

Konu: Kıbrıs Harekatının Saklanan Gerçekleri

  1. #1

    Kıbrıs Harekatının Saklanan Gerçekleri

    Televizyonda Gösterilen Kıbrıs Barış Belgeseli ve Kıbrıs Harekatının Saklanan Gerçekleri

    1990 yılı Temmuz –Agustos aylarında Türk televizyonlarında gösterilen gazeteci ve televizyon yapımcısı Mehmet Ali Birand' ın hazırladığı sekiz dizilik ‘’ kıbrısBelgeseli’’ haklı olarak kamu oyunun takdirini kazanmıştı.

    Ancak ne varki gazeteci Mehmet Ali Birand 1974 Kıbrıs barış harekatını nedense hep o günkü hükümetin iki ortağından özellikle birisinin gözüyle görmeyi ve olayları öylece kamu oyuna aktarmayı yeğledi. Oysa 1974 hükümetinin iki ortağından biride Milli Selamet Partisi idi .Koca sekiz dizilik Kıbrıs belgeselinde hükümet ortaklarından Halk Partisi Lideri sayın Bülent Ecevit e toplam 1 saatlik bir zaman ayrılırken, asıl barış harekatı oylarıyla ve tavırlarıyla gerçekleştiren MSP ye MSP li parlementerlere ve onun lideri Prof Dr. Necmeddin Erbakan a sekiz dizide toplam 3 dakikalık bir yer ‘’lütfen’’ ayrılmış oldu.

    Dizi hazırlanırken M. Ali Birand, Bülent Ecevit’le yaptığı uzun görüşmeler gibi sayın Necmeddin Erbakan la da uzun görüşmeler yapmıştı ve eğer bu görüşmeler TV lerden yayınlansaydı Kıbrıs barış harekatının bilinmeyen yönleri de halkın gözünde daha bir aydınlanmış olacaktı.

    Özellikle halk, Bülent Ecevit in de doğruladığı gibi Kıbrıs'a çıkarma emrini ve gemilerin yükletilmesi emrini Başbakan yardımcısı Necmeddin Erbakan’ın verdiğini anlayacaktı. Hemde halkın gözünde populasyonu bir hayli yüksek bir gazeteci olan Mehmet Ali birandın yapımında bu gerçek öğrenilmiş olunacaktı.

    Herkesin bildiği gibi bu gerçekler televizyona yansımadı ve bir saatlik konuşma koskoca sekiz dizide üç dakika gibi çok küçük bir zamana sıkıştırılıverdi.

    Şimdi biz burada Mehmet Ali Birand ın RP Lideri Necmeddin Erbakan la yaptığı o güzel fakat TV de makaslanan konuşmasını buraya aynen alıyor ve bir kez daha Kıbrıs Barış harekatının gerçeklerini göz önüne sermiş oluyoruz.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  2. #2

    Kıbrıs Barış Harekatı İle Kıbrıs Meselesi Bizce Bitmiştir.

    Mehmet Ali Birand : Kıbrıs Harekâtı Türkiye’nin en önemli olaylarından biri. Kıbrıs Harekâtı bütün cumhuriyet tarihinde ilk defa Türk ordusunun kendi sınırlarının dışına çıktığı bir olay. Kararın alınma aşamasını biliyoruz Kararın buraya nasıl geldiğini biliyoruz. Fakat en önemlisi eğer yanılmıyorsam sizin koalisyon ortağı olarak Başbakan Ecevit Londra'ya giderken havaalanında askerlerle yaptığınız bir konuşmadır. Nasıl oldu bu konuşma?

    Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN: Evet. Kısaca açıklıyayım. Biz Sayın Başbakan’ı Hasan Esat Işık ve Oğuzhan Asiltürk Bey ile birlikte havaalanından Londraya uğurladık.
    Bu uğurlama merasiminde Kuvvet Komutanları, Genel kurmay Başkanı da beraberinde bulunmaktaydılar. Kendileri ile hemen bir durum müzakeresi yapmak üzere hemen bir odaya çekildik. Bizim o zamanki Devlet Bakanımız sayın Süleyman Arif Emre bey de dışarıda bekliyordu.Kuvvet komutanları ile ‘’ şimdi Ecevit ingiltereye gidiyor, durum nedir’’? diye aramızda müzakere ettik. onlar da ‘’ siz şimdi Başbakan vekilisiniz. Bizim şu anda dahi önemli bazı hususlarda nasıl hareket edeceğimizin bize bildirilmesine ihtiyacımız vardır’’ dediler.Bunun üzerine vaziyeti karşılıklı müzakere ettik. Şimdi tabii o esnada çok önemli bir konu zaman faktörünü çok iyi kullanmaktı. Samson, Adada ihtilal yapmış ama herkes onu hemen kabul etmemiş. Makarios taraftarları ile Samson arasında çeşitli yerlerde silahlı mücadele oluyor. İşte biz bu kargaşalıktan yararlanmaya önem veriyorduk. Onun için bir an evvel çıkartmanın yapılmasını istiyorduk. Kuvvet Komutanları da aynı arzu içerisindeydiler.onlar bunu takdir ediyorlardı. Ve böyle olmalıdır diyorlardı. Ancak dediler, bunun böyle olması için bize şimdi bir emir verilmesi lazım. Şu manada. ‘’ bakınız bizim askerimiz, ordumuz bu Kıbrıs olayları tarihinde bugüne kadar iki defa bir nevi düş kırıklığına uğramıştır. Bunlardan bir tanesi İnönü zamanında ‘’yükleyin dedi. Yükledik.’’ Sonra arkasından Jhonson’un mektubu üzerine ‘’Hayır geri dönün ‘’ dediler. Biz götürdük askerleri İskenderun’a çıkarttık Ve böylece bir manevra görüntüsüne büründü yaptığımız iş. Demirel zamanında da ‘’ Yükleyin dendi, yükledik ‘’ Tekrar bizim topraklarımıza çıkardık. Şimdi bu aynı ordudur. Bugün bu ordunun içerisinde siz bize yükleyin ve yola çıkın dersiniz ve ondan sonrada yoldan geriye çevirirseniz, ondan sonra biz artık bu askeri hiçbir zaman hakiki harekâtın yapılacağını inandıramayız.
    Bunun önemini dikkate alarak ne yapacağız? söyleyin dediler’’
    O an kendilerine şu suali sordum: Şimdi şu anda farzedin ki biz hükümet olarak emri size verdik. En erken ne zaman Girne'ye çıkartma yapacaksınız?’’ Dedilerki ‘’Bizim birtakım birliklerimiz ta iskenderun’da. Niğde’de. ( komanda birliği ve saire…) Bunları biz o tarafa doğru kaydırıyoruz. Ancak şu anda bunları onlara getirip bu gemilerin hepsini yüklemek bütün her türlü silahlarla beraber. Ondan sonrada oradan hareket edip Ada ya gitmek bütün bunların hepsi en erken Cumartesi günü sabahleyin olabilir. Eğer şimdi bu emir bize kesin olarak verilirse ‘’
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  3. #3

    Bir An Evvel Mudahele

    O ana kadar o emir verilmemişmiydi?

    Hayır verilmemişti. Çünkü Ecevit İngiltere’ye gidecek.
    İngilizlerin ne diyeceği belli değil.Ecevit hiçbir zaman kesin emir vermedi. Biz Milli Güvenlik Kurulu’nda konuyu konuştuk. Konuştuğumuz zaman zaten Afyon’a giderken Ecevit’e olay çok önemlidir gitmeyin dedik. Ondan sonra da biz MSP olarak Ecevit. Afyonda iken kendi Genel İdare Kurulu toplantımızı yaptık. Mutlaka müdahele etmek lazımdır noktasına geldik biz MSP olarak. Onun için Milli Güvenlik Kurulu’nda da MSP kanadı olarak biz hep bir an evvel mudâhele edilmelidir diyorduk. Halk Partisinin önemli bir kısmı bu macera olur,sakın ha böyle bir şey yapılmasın edilmesin dediği için bir oyalama oluyordu. Ve biz ne Bakanlar Kurulu olarak ne Milli Güvenlik Konseyi olarak kesin bir karara varmış değildik. Bununla beraber olayın gecikmemesi gerektiği için işte orada bendeniz, ‘’ Yükleyin ve harekatı başlatın’’ dedim. Neyi düşünerek söyledim? Şunu düşünerek söyledim: Ecevit gelecek Perşembe günü akşamı. Geldiği zaman şayet çünkü gemiler, bu hazırlıklar yapılacak, yüklenecek ancak harekât Cuma sabahı olabilecek. Şayet bir aksilik olursa yani illede hayır yapılmasın, edilmesin derlerse bu takdirde gemileri hareket ettirmemek veya hareketi tekrar bizim kıyılarımıza çıkartmak gibi yani eski hükümetlerin yaptığının bir tekrarına dönüşür bu iş diye düşündüğüm için bunu yapın dedim. Ve diğer bir ihtimal de tabi Ecevit gitmeden önce İngiliz bölgesine çıkartalım gerekirse diye düşünceleri vardı konuşmalar esnasında. Bir ihtimal olarak da onu gözetiyordum. Askerlerin bir an evvel harekâtı başlatmak için istedikleri hükümet adına söz. Bir nevi orada kendilerine söylenmiş oldu. Bu ihtiyatlar hesaba katılmak suretiyle.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  4. #4

    Zaman çok Mühimdi

    Siz Bülent Ecevit in İngiltere'ye gitmesini tesnip etmiş miydiniz ?

    Efendim biz başlangıçta tensip etmiyorduk. Biz Bülent Ecevit in Londra ya gitme teklifine muhatap olduğumuz anda bunun luzumsuz birşey olduğu kanaatindeydik. Çünkü zaman çok mühimdi. Bize zaman kaybettirecek. oyalanacaktık, bu bir. İkincisi ingiliz'ler ile yapılacak harekat bu Ada nın dolaylı yoldan yine Yunanlılar'a verilmesi demektir. Biz bunları biliriz. Biz garantör devletmiyiz? Biz vazifemzi yapalım. Biz bunun üzerinde durmuşuzdur. Biz böyle dururken onlar tereddütte oldukları için konu Milli Güvenlik Konseyi'ne geldi. Yani önce ''Gidilsin'' denildi. en kısa zamanda. Bir iki gün gecikebiliriz de buna razı olun dediler bizde onun üzerine razı olduk.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  5. #5

    CHP' de Tereddüt

    Yani MSP nin bu çıkarmadaki tutumu ne idi?

    Bu çıkarma için daha ilk günlerden itibaren yıllardan beri birikim içindeyiz.Şu kargaşalık esnasında gidip Ada ya huzuru getirmek lazımdı. Ecevit i Afyon a uğurladıktan sonra yaptığımız Genel İdare Kurulu toplantımızda kesinlikle bir kanaate vardık. bu kararı aldık biz. Bir an evvel bu müdahele yapılmalıdır. Bir nevi bendeniz tam yetki ile partimiz adına bir an evvel bu harekatı yaptırmanın gayreti içindeydim arkadaşlarımla beraber.

    Halk Partisi nde Tereddüt Varmıydı ? Yani kabinede Tereddüt Varmıydı ?


    Tabii . O gitmeden önce yapılmış olan Bakanlar kurulu toplantısında ki, Milli Güvenlik Kurulu nun arkasından yaptık Halk Partisi'nin bir kısmı bizi destekliyordu. Bir kısmı ise bu macera olur, sakın böyle birşey yapılmasın bu bütün dünyaya karşı savaş açmak demektir vesaire gibi uzun uzun sözler söylediler. Biz de bunların hep aksini savunduk Ve bir nevi onları ikna etmek için saatlerce uğraştık. Onlar peki helebir İngiltere'ye bakalım diye bir nevi zaman kazanmaya çalışıyorlardı, oyalanıyorlardı.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  6. #6

    MSP’nin Tarihi Rolü

    Bir yerde MSP nin harekâtın yapılanmasındaki ağırlığını bir defa daha tekrar eder misiniz.

    Hemen şunu söyleyeyim. MSP bu harekatın fiilen başlamasında en önemli tarihi rolü oynamıştır.
    Çünkü Ecevit, Londra’dan döndükten sonra biz Başbakanlıkta Kuvvet Komutanları ile kendisini bekliyorduk. O havaalanından Oğuzhan Asiltürk bey ve Esat Işık bey ile beraber döndüler, geldiler. O nu uğurladığımız zaman kendilerine yani Kuvvet Komutanları’na ‘’Yükleyin askerleri bindirin, toplayın. Harekat bir nevi fiilen başlasın ‘’ dedik. Onlar da bunu yaptılar. Ecevit geldiği zaman gemiler yüklenmişti. Ve artık ertesi gün sabahleyin limandan ayrılacakları noktadaydık. Şimdi bir daha eski hükümetlerin durumuna düşmemek için kumandanlarla Ecevit i bu işe ikna edelim. Bundan dolayıdır ki hep beraber artık dönüş olmayacağını savunalım diye de hazırlık yaptık. Geldi kendisi Londra’daki görüşmelerini anlattı. Bizde Türkiye’de neler yapıldı onu anlattık. Ve sonunda da dedik ki, işte şu anda gemiler yüklenmiştir. Ok yaydan çıkmıştır. Bunun dönüşü yoktur. Eğer dönülecek olursa bak işte askerler burada bir daha bu harekatı yapamıyoruz. Dedik. Birden bire telaşlandı. Bunu belki arzu ediyordu ama böyle bir karar verilmiş olması onu o anda telaşlandırdı.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  7. #7

    Tereddütleri var mıydı yani?

    Tereddütleri var mıydı yani?
    O anda başlatmakta tereddütü vardı. Ama baktı ki bu iş başlamış. Şimdi kendini buna hazırladı ve o şekilde meseleyi düşünmeye çalıştı.
    Ve Kuvvet Komutanları’na giderek muharebeyi yürütecek gücümüz var mıdır, yok mudur? Diye tekrar sualler sorduğu zaman Deniz Kuvvetleri Komutanı, ‘’ ben Karadeniz çocuğuyum. Bir kayıkla bile gider oraya çıkarım’’ dedi. Onun bu sözü çok memnuniyet verici, güven verici bir söz oldu. Diğer komutanlar da başta Sancar Paşa olmak üzere bunun yürütülmesi lazımdır noktasında ısrarla durunca o halde Bakanlar Kurulu nu toplayalım orada konuşalım dedik. Bir nevi bir emrivaki ile karşılaştı. O yüklemelerin planların yapılmış olacağını tahmin etmiyordu. Ve böyle bir durumla karşılaştı. Bakanlar Kurulu’nu topladık. Şimdi Bakanlar Kurulu’nda be sefer Halk Partili birtakım bakanlar baktılar ki bu iş çok ciddileşmiş bunun üzerine kırk dereden su getirmeye başladılar. İşte üzerimize şu da gelir, bu da gelir, bütün dünyaya karşı harp açıyorsunuz, nasıl olur? Bunun önü var, sonu var Saatlerce konuşmalar yaptık. Ama konuşmalar esnasında kendilerini tekrar tekrar ikna ettik. Bakınız bu harekatı yapmaya mecburuz bu yılların birikimidir. Ve yapacaksak şimdi yapmaya mecburuz diye bunları tekrar tekrar izah edilince o gece o harekatın yapılmasına Bakanlar Kurulu olarak karar verdik. İşte Bakanlar Kurulu kararı böyle alınmıştır. Karar alındıktan sonra yine tarihi bir olaydır hatta arkadaşlarımızdan birisi Halk Partili bir Bakan a ‘’ bak tarihi bir karar aldık. Şimdide işte bugün Cuma günü gelmiştir. Hep beraber gelin Cuma namazını Kocatepe Camii’nde kılalım. Kimseye bir şey hissettirmeyiz. Ama canab ı Hak tan zafer nasib etmesi için dua ederiz’’dedi. Ama ertesi gün kocatepe’ye sadece MSP’li Bakanlar geldi. Halk Partili bakanlar ya başka camiye gittiler yada gelmeyi uygun görmediler. Bir teklifimiz daha oldu. ‘’şimdi Diyanet İşleri Başkanımız gitsin sabahleyin gemiler hareket edecek bir an evvel haber verelim ve gemiler hareket etmeden bir dua yapsın’’ dedik. O zaman Devlet Bakanı Arif Emre Bey Diyanet işleri Başkanı nı buldu Mersin’e gidip bu duayı yaptırdı. Diyanet işleri Başkanı gemiler sahilden ayrılmadan önce gitmiş orda dua yapmıştır…
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  8. #8

    Liderler tereddütlü

    Liderler toplantısında kim ne dedi?

    Tabi bu çok önemli bir konudur. Şu kadarını açıklayalım ki liderler toplantısında biz hiçbir lideri- evet öyle bir şey yapılmasını arzu ediyordu önemli bir kısmı ama- bizim istediğimiz kararlılıkta görmedik. Hepsi tereddütler ihsar ediyordu. Belki ismini açıklamak doğru olmaz. Baykal beyde müzakerede beraberdi.

    Ana muhalefet lideri ne dedi mesela?

    Efendim şimdi tabi macera olur diyorlar şimdi bunlar. Onların şeyi bu. Bir tanesi de Amerika’ dan yazılı muvafakat almadan bu harekata kalkışmayın diyecek kadar tekliflerde bulunmuştur. Bunları yaşadık. Biz içimizden zaten ki bendeniz harekâtı başlatmış idim. Demin söylediğim şekilde o hüsnü niyetle dinliyorduk bunları. Onların bu konuşmalarında biz konuşmalarda yetkimiz olduğunu teyit etmekti asıl kastımız buydu. Bir de hakikaten teklifleri nedir görelim ve bunları böyle bir harekâta hazırlayalım. Biz hep iyi ama nasıl olur müdahale etmek gerekmez mi? bunları hep müdahaleye çekmeye çalışıyorduk. Onlar da hep tereddüt gösteriyorlardı. Bize ihtiyatlı olun sakın haa diye tavsiyelerde bulunuyorlardı.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  9. #9

    Harekat başladı

    HAREKÂT BAŞLADI ATEŞKESİ NASIL KARŞILADINIZ?

    Şimdi tabi efendim bu olayın çok önemli kısmı da budur. Harekatın başladığı ve o gün daha hemen akşamleyin sisko harekat başlarken hemen hemen doğru hava alanına koşup Atina ya gitmişti. Orada bir muhatap bulamamış akşamüzeri tekrar dönmüş gelmiş. Dönünce tabi Ecevit ile görüşmüş o günde birleşmiş milletler karar almış saat 5 te ''Ateşkes'' diye. Şimdi sisko da o karara dayanarak ve Amerikan…
    emirlerini bildirerek bir arada ateşi kesin olduğunuz yerde durun daha ileri gitmeyin diyerek Ecevit i sıkıştırmış. Biz orada yoktuk onlar konuştuklarında ama Ecevit bunun üzerine bakanlar kurulunu topladı. biz geldik. birleşmiş milletlerin bu kararı üzerine asıl o zaman biz ateşi başlattık ateş püskürttük. asıl o zaman biz başlattık ateşi. Bakanlar kurulunun içinde nasıl olur? biz daha adada yerleşmiş değiliz? gelen haberler o kadar tereddütlü ki.. ve o gece yunan alayının bir mukabil taarruza geçtiği haberi geldi bize. Acaba top yekûn denize mi dökülüyoruz diye tereddüt geçirdik.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  10. #10
    Bize gelen haberlere göre bu şartlar altında yani adaya kesin olarak yerleşmemiz belli olmayan bir noktada ateşkesin sizin denize döksünler demek mümkün müdür? Hararetle katiyen biz bir karar aldık. ne o kararımız önce G-5 hattına kadar geliceğiz. yani büyük bir harekât ilk önce yapılacak sonra ikinci kısım devam edecekti. Şu anda biz G-5 hattına geleceğiz diye karar almadık mı? bu karar daha önce niçin alındı? şimdi bugün gelmişsiniz beş gün bu harekat devam edecek, ateşkes: “ efendim birleşmiş milletler karar aldı !... Birleşmiş milletlerin aldığı hangi karara bu İsrail bu güne kadar uydu. Yani karar alınıyor biz uyacağız başkası uymayacak. Böylesine önemli bir heyeti meselede bu kararlar gözetilmez. mutlaka yerine gelicek, dedik ve Ecevit i ikna ettik. Ecevit hatta MSP kanadına “teşekkür ederim. Bizi bir yanılgıdan kurtardılar “ dediler ve yanılmıyorsam kısa bir müddet önce, bir gazetede ki bir açıklamalarında bu olayı tekrar ettiler. Fakat ateşkes işi bununla bitmedi. Sabahleyin tekrar bakanlar kurulu toplandı bu haberler üzerine. Sabah ki bakanlar kurulunda halk partili bakanların bir kısmı susuyor, fakat diğer bir kısmı görseniz bizim üzerimize nasıl geliyorlar. Diyorlar ki; gördünüz mü bakın şimdi. Taş ucunda ki telsizimiz çalışmıyor. EE işte şimdi gördünüz mü; füzeler tükeniyor. Kendilerine dedik ki, sizin verdiğiniz bilgilere inanmıyoruz. Askerin durumunu bizzat askerlerimizden dinleyelim. Bunun üzerine Necdet Uruğ paşa, plan prensipler dairesi başkanıydı o zaman. Diğer bir general ile beraber bakanlar kuruluna geldiler. Bakanlar kurulunda ; “ durum nedir yani, büyük bir harekât yapılmış bize malumat verdiler. Biz buradayız onlar burada sonra kendilerine sualler sorduk dedik ki: arkadaşlarımız Şevket Kazan bey bil hassa diğer halk partili bakanlara söylediği sözleri bir şey söyledi.. Dedi ki: taş ucundaki telsizimiz bozulmuş doğru mu? Hayır, kim söyledi bunu? Peki dedik: füzelerimiz tükeniyormuş doğru mu? Bunun gibi 5 tane harekâtı yapacak füzemiz var, dendi. Bu esnada ismini uygun görmediğim bir bakan, askerlere politik sual soruyorsunuz? Ben bu toplantıda bulunmam dedi. Ki biraz önce bu haberleri getiren bakan arkadaşımız içeride oturamadı dışarıya çıktı. Fakat bu hiç bir şeyi değiştirmedi. Müzakere devam etti ve bu müzakerenin sonunda bendeniz sadece bu ateşkes için değil, bilahare mutlaka harekât sonuna kadar gitmesi lazım gelmesini istediğim ve inandığım için o müzakerede en son askerlere şu suali sordum” dedim ki; şu bulunduğunuz yerde veya G-5 te bizim kendimizi savunmamız mümkün mü “ o zaman askerlerin verdiği cevap şu oldu: biz oraya götürdüğümüz birlikleri yerleştirmek isteseydik bu bahçe kadar lık yere zaten yerleştiremeyiz. Burada durmak mümkün değildir. Kaldı ki bir muharebedeyiz. Böyle yoğun bir yerleşme halinde yoğun bir bombardımana maruz kalacak olursak çok büyük zayiat veririz. Askeri bakımdan buralarda durmak hiç mümkün değil. Peki, teşekkür ederiz dedik.Ondan sonra bizim işimiz kolaylaştı. Ve o gün ikinci defa Pazar sabahı ateşkesi önledik. Ve Ecevit gitti sisko ya hedeflere ulaşıncaya kadar yapılacak bir şey yoktur dedi. Ancak iş yinede bitmedi.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  11. #11
    İkinci günün akşamı yani pazarı pazartesiye bağlayan akşam tekrar ateşkes için geldiler. Geldikleri zaman dediler ki: efendim bütün dünyayı karşımıza alıyoruz, şöyle oluyor, böyle oluyor. Biz askerin durumuna bakarız dedik. Bizim kendi ordumuzun durumuna. Savunulabilecek bir yere geldi mi buna bakarız. Efendim ben askerlerle konuştum böyle bir durum olduğunu söylüyorlar, dedi. O halde müsaade ederseniz bende bir konuşayım dedim. Bakanlar kurulunda ki arkadaşlar beklerken çıktım Genelkurmay başkanlığına gittim. Rahmetli Sancar orada harekâtı takip ediyordu. Kendisinden malumat rica ettim. Kendisi o malumat esnasında dedi ki, biz G–5 hedeflerine vaktinden önce ulaşırız. sizden ricam şudur : ateşkessi yarın saat 5 ten önce ilan etmeyin. Çünkü bizim 5 e kadar gideceğimiz yerler var. Yarın saat 5 de askeri bakımdan G–5 hattını tutmuş olacağız zaten harekâtın birinci kısmı buydu. Ondan sonra da 2. kısmını yapacağız. Kendine dedim ki, bakın sizin uzmanlarınız, generalleriniz geldiler bize burada tutunamayız ila nihaiye dedi. Yeşil hatta kadar geleceğiz. Kendisine şunu dedim. Bakın Sayın genelkurmay Başkanım, şimdi bizim durumumuza inanmayın. MSP kanadı olarak ateş kesilsin diye karara iştirak edebiliriz, kestirebiliriz. Ama daha sonra ikinci harekâtı başlatmaya gücümüz yetmiyor. Genelkurmay Başkanına durumun ne dar kötü ve önemli ve kritik olduğunu izah ettim. Dedim ki; bakınız biz ateşkes kararı alabiliriz MSP kanadı olarak. Bu kararın alınmasına gücümüz yetiyor. Ama tekrar ikinci harekâtın başlatılması için emir vermeye tek başımıza gücümüz yetmiyor. Onun için ben sizden asker olarak bir söz istiyorum. Ne yapıp ne edip ikinci harekâtı devam ettireceksiniz. Burada tutunmanız zaten mümkün değil. size asker sözü veriyorum, dedi.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

  12. #12
    Ve eliyle çizmiş olduğu haritayı da hatıra olarak aldım, Bakanlar Kuruluna geldim. Bakanlar kurulun da arkadaşlara izahat verdim. Bakınız genelkurmay başkanımız dedi ki, burada tutunmak mümkün değil daha önce düşünülmüş olan yeşil hatta kadar gidilmesi şarttır. Biz G–5 hudutlarını çok yaklaştık. Buralara geliyoruz. Yarın saat 5 de ateş kesilecek olursa o takdirde G–5 le ilgili planladığımız bölge tamamen kontrolümüz altına girecektir. İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, biz MSP kanadı olarak bu şartlarla ateşkese evet diyoruz. Şartımız şudur: ateşkes yarın saat 5 te ilan edilecek. Bunu genelkurmay başkanından bil hassa rica ettik. Hem orada durduğu zaman askerlerin harekâtı gevşetmesin, hemde yanlış bir yerde kalmak mecburiyetinde kalmayalım. Ve arkadan ikinci harekâtta en kısa bir süre içerisinde başlatılacak. Bu şartlarla ateşkese şimdilik evet diyoruz, dedik. Ancak çok önemli bir noktayı açıklamak mecburiyetindeyim. Sayın Ecevit bil hassa gazetecilikten gelme alışkanlığıyla olacak o gün saat 5 e kadar beklemedi. Saat 11.00’ de ateşkes i açıkladığından dolayı da çok büyük kayba uğradı. Çünkü sonradan yapılan tespitlere göre Lefkoşa’nın tümü bugün kontrolümüzde olacağından dolayı sırf erken ateşkes ilan etme yüzünden Lefkoşa nın bir kısmını kaybetmişizdir. Hava alanını kontrol edememişizdir. Hava alanını tekrar savunmaya başladılar ve Lefkoşa de ki TRT yi kontrolümüz altına alacaktık, Bunları alamadık. Erken ilandan dolayı askerlerin söylediği tavsiyeye uyulmadı. Hâlbuki bakanlar kurulu kararında bu şart alındı. Kıbrıs olayları da maalesef bakanlar kurulunda hükümet olarak alınan kararlara sonra tatbikatta bazı konulara uyulmadığını üzülerek görmüşüzdür.
    Müslümanım diyen bu kadar millet
    islam gözü ile kendine baksa
    Esirmi olurdu Mescid'i Aksa:lac[1]:

Yer İmleri

Gönderme Kuralları

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •